Erkin Özalp – Devrim Nasıl Yapılır? (2023)

“Küçük azınlıkların büyük çoğunluklara hükmetmesine son vererek, insanların kendileriyle ilgili her tür kararı özgürce kendilerinin almasını sağlamak mümkün mü?”

“21. Yüzyılda Marksizm ve Sosyalizm” alt başlıklı ‘Teorisyeniniz Devrimciydi’nin yazarı Erkin Özalp, yeni çalışmasında, farklı ülkelerdeki görece yakın tarihli mücadele deneyimlerinden hareketle, yukarıdaki soruya olumlu yanıtlar veriyor.

Kitapta incelenen çok sayıda örnek arasında, Nepal’de Maoistler tarafından yürütülmüş olan gerilla savaşı, Hugo Chávez’in Bolivarcı Devrimi, Meksika’daki Zapatistaların “aşağıdan yukarıya” devrim yapma mücadeleleri, Yunanistan’da Syriza’nın iktidara gelişi ve teslim bayrağını açması, İspanya’da popülizm teorisini hayata geçirmeye çalışan Podemos’un henüz muhalefetteyken yaşadığı dönüşümler ve Avusturyalı komünistlere Graz kentinin belediye başkanlığını kazandıran yerel çalışmalar da bulunuyor.

Sosyalist sistemin çöküşü sonrasında başvurulan mücadele stratejilerini somut deneyimler ışığında değerlendiren Özalp, Türkiye’deki devrim mücadelesinin gereklerini de göz önünde bulundurarak, kitlelerin kendi eserleri olacak, geçmişteki zaafların yeniden ortaya çıkmasına izin vermeyecek ve insanlığın kurtuluşunu yakınlaştırabilecek olan devrimlerin nasıl yapılabileceğini ana hatlarıyla tartışıyor ve somut önerilerde bulunuyor.

  • Künye: Erkin Özalp – Devrim Nasıl Yapılır?: Dünyada Strateji Arayışları, Yordam Kitap, siyaset, 240 sayfa, 2023

David McNally – Kan ve Para (2023)

Marx, ünlü eseri ‘Kapital’de, paranın, “bir yanağında doğuştan bir kan lekesiyle” dünyaya geldiğini söylemişti.

David McNally, ‘Kan ve Para’da, Marx’ın izinden giderek paranın tarih boyunca kat ettiği kanlı yolculuğu anlatıyor.

İktisat kitapları tarihte üç para biçimi görüldüğünü anlatır: kıymetli metalden üretilen sikkeler, kıymetli metal karşılığı olan temsilî kâğıt para ve karşılığı olmayan yasal kâğıt para.

İktisat kitaplarındaki anlatım bu parasal gelişmelerin insanların hayrına olduğu izlenimini verir.

‘Kan ve Para’, sikke kullanımının Yunanistan’da kölecilikle ilişkisi; altın-gümüş karşılıklı banknot icadının İngiltere’nin sömürgecilikte öne geçme mücadelesinde savaş finansmanıyla ve köle ticaretiyle ilişkisi üzerinde duruyor.

Aynı şekilde, Amerika Birleşik Devletleri’nde 19. yüzyılda üretilen çeşitli banknotların yerli halkların katledilerek topraklarının gaspıyla ilişkisini; günümüzde karşılıksız banknot sisteminin de işçi sınıfını hizada tutmakta nasıl kullanıldığını ortaya koyuyor.

Eser, ayrıca, İngiltere’de tarımda sermayedar sınıfın ortaya çıkışını; İngiliz egemen sınıfın İrlanda’da ilk sömürgecilik deneyini; Kuzey Amerika’da kolonilerin kurulmasıyla Atlas Okyanusu üzerinde yürütülen insan ticaretini çarpıcı verilerle ve ilginç olaylarla betimliyor.

‘Kan ve Para’, para ekseninde toplumsal dönüşümlerin ideolojik yönünü de ele alıyor; toplumsal ilişkilerde parasallaşmanın felsefeye ve edebiyata yansımalarından örnekler veriyor.

  • Künye: David McNally – Kan ve Para: Savaş, Kölelik ve Devlet, çeviren: Cem Somel, Yordam Kitap, siyaset, 384 sayfa, 2023

Sungur Savran – Bir İhtilal Olarak Milli Mücadele (2023)

Cumhuriyetin kuruluşunun yüzüncü yıldönümünü yaşıyoruz.

Bu yolu açan, 1918-1923 arası dönemde verilen Millî Mücadele’dir.

Gerek cumhuriyet gerekse onu hazırlayan bu tarihî mücadele, daima tek bir bireyin, Mustafa Kemal’in zihninde şekillenmiş bir fikrin uygulanması olarak indirgemeci biçimde ele alınmıştır.

‘Bir İhtilal Olarak Millî Mücadele’, her şeyden önce Millî Mücadele’yi farklı bir pencereden, Marksist bir analiz temelinde anlama çabasıdır.

Sungur Savran, bu tarihî olayın Marksist anlayışa göre gerçek bir devrim olduğunu savunuyor.

Sonuçta bir burjuva devrimi olarak biçimlenmiştir ama özellikle 1918’den 1921 başına kadar başta köylülük ve işçi sınıfı olmak üzere emekçi sınıflar da kendi örgütleri ile bu mücadeleye katılmışlardır.

Millî Mücadele bu kitapta her şeyden önce bir toplumun kriz çağında yaşadığı sınıf mücadeleleri açısından ele alınıyor.

Savran bu kitapta epey bir putu kırmaya yöneliyor. Millî Mücadele’nin 19 Mayıs 1919’dan önce zaten başlamış olduğunu vurguluyor.

Kuvayı Milliye olarak bilinen güçlerle Ankara hükümetinin askerî güçlerini özdeşleştirmenin yanlışlığını kanıtlarıyla gösteriyor.

Mustafa Kemal’in ta Sakarya Meydan Muharebesi’ne (Ağustos-Eylül 1921) kadar Millî Mücadele’nin tartışılmaz lideri haline gelmediğinin altını çiziyor.

En önemlisi, Sovyet Rusya’nın mücadelenin kazanılmasındaki rolünün vazgeçilmez olduğunu ortaya koyuyor.

Başta Mustafa Suphi olmak üzere Türkiye Komünist Fırkası’nın önderlerinin, Ocak 1921’de katledilmesinin gerçek faili hep belirsizlik taşımıştır.

Savran bu kitapta aynı zamanda bu cinayetin failini tarihî bir belge temelinde açıklıyor.

  • Künye: Sungur Savran – Bir İhtilal Olarak Milli Mücadele, Yordam Kitap, tarih, 432 sayfa, 2023

T. M. Thomas Isaac – Hindistan’da Toplumcu Bir Deneyim: Kerala (2023)

Hindistan çok geniş bir ülke, yirmi sekiz eyalet, sekiz birlik bölgesi, neredeyse bir buçuk milyara ulaşan bir nüfus…

Ülkenin güney ucunda kırk milyona yakın nüfusuyla “aykırı” bir eyalet…

1950’lerden itibaren uzun yıllardır komünistlerin iktidara gelip gittiği, son iki seçimde ise eyalet tarihinde ilk kez üst üste iki defa seçimi zaferle noktalayıp iktidardaki yerini pekiştirdiği bir eyalet: Kerala!

  • Peki, komünistler bunca yıldır ne yapıyor Kerala’da?
  • Ne gibi toplumcu uygulamalar devrede?
  • Nasıl iktidara geliyor, nasıl koruyor, nasıl geliştiriyorlar?
  • Geliştiriyorlar mı sahiden?
  • Eğitim, sağlık, barınma gibi sosyal sektörlerden teknoloji ve altyapı yatırımlarına nasıl bir yol takip ediyorlar?
  • Kitaplara konu olan mikro-kredi, mikro-finans, plan seferberliği, yetki devri, yerinden yönetim vb. uygulamalar kapitalizmden ayrı bir yol mu oluşturuyor?

Kerala’da 2006-2011 ve 2016-2021 yılları arasında on yıl Maliye Bakanlığı yapan, “Halkın Planı”nın sorumluluğunu üstlenen iktisatçı, akademisyen, siyasetçi ve Hindistan Komünist Partisi (Marksist) Merkez Komite üyesi T.M. Thomas Isaac anlatıyor.

  • Künye: T. M. Thomas Isaac – Hindistan’da Toplumcu Bir Deneyim: Kerala (Başka Bir Dünya Mümkün!), çeviren: Ali Haluk İmeryüz, Yordam Kitap, siyaset, 192 sayfa, 2023

Çağdaş Sümer – Düzenini Arayan Osmanlı (2023)

Osmanlı tarihini devlet-toplum karşıtlığı üzerinden okuyan ve özellikle İmparatorluğun uzun on dokuzuncu yüzyılında yaşanan siyasal çatışmaları milliyetçiliklerin kaçınılmaz mücadelesini merkeze alarak açıklamaya çalışan hâkim yaklaşımlar, giderek daha fazla itiraz ve eleştiriyle karşılaşıyor.

Bununla birlikte, söz konusu hâkim yaklaşımların yerini alabilecek, bütünlüklü bir alternatif anlatının inşası için daha fazla kuramsal tartışma ve ampirik araştırmaya duyulan ihtiyaç azalmadı.

Bu ihtiyacın giderilmesinde hayati önem taşıyan sınıf mücadelesi odaklı çözümlemeler, Osmanlı tarihyazımının ‘‘kayıp halkası’’ olmayı sürdürüyor.

‘Düzenini Arayan Osmanlı’, Eski Rejimden II. Meşrutiyet’e uzanan uzun bir dönem boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nda devlet oluşumunun farklı evreleriyle siyasal çatışma dinamikleri arasındaki ‘‘eş-kurucu’’ ilişkiye odaklanarak, sınıf mücadelesi odaklı bir anlatının oluşmasına ve ‘‘kayıp halkanın’’ ortaya çıkarılmasına katkıda bulunuyor.

Bir yandan Osmanlı eski rejiminin sonunu getiren kriz dinamiklerini ele alan çalışma, diğer yandan da demokratik devrim, pasif devrim ve karşıdevrim uğraklarının özgüllüklerini ortaya koyarak Marksist burjuva devrimi kuramını Osmanlı örneği üzerinden yeniden tartışıyor.

İmparatorluğun farklı tarihsel coğrafyalarında sınıf mücadelesinin ürünü olan çeşitli siyasal çatışmaları ayrıntılı bir şekilde değerlendiren kitap, devlet-toplum, seçkin-madun, Müslüman-Gayrimüslim gibi ikiliklerin ötesine geçen bir çözümleme öneriyor.

‘Düzenini Arayan Osmanlı’, günümüzde büyük anlatılardan uzak durma ve aşırı uzmanlaşma eğilimleri nedeniyle bir kenara bırakılan 1960’ların verimli
 “düzen tartışmaları”nı yeni araştırma ve yaklaşımların ışığında sürdürmeye yönelik bir çağrı olarak da okunmalı.

Osmanlı İmparatorluğu’ndaki çoklu kriz dinamiklerini, farklı siyasal çatışmaları ve devlet aygıtındaki değişim ve dönüşümü bütünlüklü ve ilişkisel bir şekilde kavrama çabasının ürünü olan ve Marksizmin açıklayıcı gücünü bir kez de Osmanlı çalışmaları bağlamında ortaya koyan ‘Düzenini Arayan Osmanlı’yı, sadece konunun uzmanları değil, Osmanlı’ya, tarihe ve Marksizme meraklı herkes ilgiyle okuyacaktır.

  • Künye: Çağdaş Sümer – Düzenini Arayan Osmanlı: Eski Rejimden Meşrutiyet’e Osmanlı’da Siyasal Çatışma ve Rejimler, Yordam Kitap, tarih, 400 sayfa, 2023

Oğuz Oyan – Vergi-Ordu Sistemleri ve Geçiş Tartışmaları (2023)

Bu kitapta önemli olduğu kadar zor ve karmaşık sorulara yanıt aranıyor.

  • Örneğin kapitalizm öncesinin sınıflı toplumlarında ordu oluşturma sistemleri ile vergi sistemleri arasında karşılıklı belirlenme ilişkisi var mıdır?
  • Varsa, bu ilişki farklı tarihsel dönemlerde, farklı üretim tarzlarında ve bunların farklı aşamalarında hangi biçimleri almıştır?
  • Hititlerden Eski Yunan’a ve Roma’ya, oradan Franklara, Bizans’a ve Osmanlı’ya kadar evrimin doğrultusu ne yöndedir?
  • Meiji Dönemi Japonya’sı, tarımsal artığın sanayileşmenin finansmanına aktarılması bakımından tipik bir iktisadi kalkınma örneği iken aynı dönemin Osmanlı Devleti bunun tam zıttında yer aldı.
  • Bunun tarihsel/sınıfsal nedenleri nelerdir?
  • Cumhuriyet Türkiye’si bunu telafi edebilmiş midir?
  • Osmanlı’da büyük çiftlikler ile kapitalizme geçiş arasında farklı dönemlerde ve farklı bölgelerde ne gibi bağlantılar oluştu?
  • Osmanlı tarımında kapitalizme geçiş tartışmaları hangi noktadadır?
  • Balkan ülkelerinde köklü toprak reformlarına gidilirken Cumhuriyet’te 1950’lere kadar çiftliklerin nüfuzu neden kırılamadı?

Kitapta, ayrıca, önde gelen iktisat tarihçilerimizden İşaya Üşür’ün kapitalizme geçiş tartışmalarına yaptığı katkı üzerinde duruluyor.

Maurice Dobb, Henri Pirenne, Werner Sombart ve Max Weber de tartışmaya dâhil edilerek İşaya Üşür’ün görüşlerinin eleştirel bir değerlendirmesi yapılıyor.

İktisat ve maliye tarihi alanında çok önemli bir çalışma olan bu kitap, Antik ve Orta Çağ toplumlarının askeri-tarımsal-vergisel sistemlerini derinlemesine irdeliyor.

  • Künye: Oğuz Oyan – Vergi-Ordu Sistemleri ve Geçiş Tartışmaları, Yordam Kitap, iktisat, 224 sayfa, 2023

Yaşar Ayaşlı – Eski ve Yeni Faşizm (2023)

Ülkede seçim kazanıp koalisyon hükümetleri kurarak yığınak yapan, merkezî siyasetteki yerini ve kitle tabanını gittikçe genişleten faşizm, günümüzde çok daha güncel, çok daha acil ve çok daha ciddi bir tehlike.

Yaşar Ayaşlı, faşizmin arka planı, ideolojik kökenleri, doğuşu ve gelişme aşamalarını; her aşamadaki örgütlenme, siyaset ve iktidar etme tarzlarını; ayırt edici özelliklerini; günümüzde aldığı şekil de dahil olmak üzere, bugün inceleme ve tartışma konusu olan hemen hemen bütün sorunları ele alıyor.

  • Faşizm, geçmişe ait bir kötü bir hatıra mı sadece?
  • Yoksa, aynı zamanda, ayak seslerini işittiğimiz, önlenmesi gereken bir tehdit mi?

Yaşar Ayaşlı, ‘Eski ve Yeni Faşizm’ kitabında, faşizmin yükselen bir tehdit olduğuna dikkat çekiyor, dünya halklarına korkunç acılar ve felaketler yaşatmış bu belayı tanımanın güncel önemine vurgu yapıyor.

Faşizmin doğuşunu, tarihsel ve sosyal bağlamını, hareket olarak oluşumunu, karakteristik özelliklerini, iktidara gelişini, türevlerini, mutasyonlarını, tanımlarını ve yeni biçimlerini materyalist tarih anlayışı ışığında irdeliyor.

Avrupa’dan Latin Amerika’ya, Asya’dan Japonya ve Orta Doğu’ya kadar uzanan tezahürlerini, olgular ile teorik ve siyasi arka planları arasında uyum sağlayarak gözler önüne seriyor.

Eski ve yeni faşizmle ilgili kritik önem taşıyan sorulara yanıtlar üretiyor.

Yaşar Ayaşlı, çalışmasını Marksist teorisyenlere dayandırırken, Marksist faşizm teorisini itibarsızlaştırmaya çalışan, faşizmin çarpık bir resmini sunan liberal/reformist faşizm yorumlarıyla da hesaplaşıyor.

‘Eski ve Yeni Faşizm’, faşizme karşı mücadelenin tanığı ve sanığı olmuş eski bir politik militanın kaleminden bir faşizm tarihi, eski ve yeni biçimleriyle faşizmi anlama kılavuzu.

  • Künye: Yaşar Ayaşlı – Eski ve Yeni Faşizm, Yordam Kitap, siyaset, 288 sayfa, 2023

 

Taner Timur – Osmanlı Kültüründe “Delilik” Sorunsalı (2023)

Taner Timur’un bu kitabı, ülkemizde tıp alanı dışında pek fazla incelenmemiş olan “delilik” konusunu tarihsel ve toplumsal açılardan ele alıyor.

Gündelik dilde “deli” sözcüğünü çok kullanmamıza rağmen, siyasi tahlillerde “toplumsal paranoya”lara, “kolektif şizofreni”lere sıkça gönderme yapmamıza rağmen, yine de Türkiye’de deliliği çok boyutlu olarak kavramaya yönelik genel bir eksiklikten ve ilgisizlikten söz etmek mümkün.

Oysa konu giderek önem kazanıyor çünkü yalnızca toplumsal psikoloji alanında değil, bireysel anlamda da Türkiye’de ruh sağlığı konusunda son yıllarda bir vahimleşme yaşandığı tıbbi verilerle ortada.

Osmanlı’da deliliği ve delileri merak etmekle işe başlayan Taner Timur, Cumhuriyet tarihine doğru genişlettiği araştırmasında şu soruların peşine düşüyor:

  • Deliliğin diğer hastalıklardan farklı olarak organik nedenlerden kaynaklanmayan, çağlara ve ülkelere göre değişen “ideolojik” biçimleri var mıdır?
  • Batı’da ve Osmanlı’da deliliğin ortaya çıkış koşulları ve delilere nasıl bakıldığı ne açılardan farklıdır?
  • Bu farklılıkların oluşmasında dinin ve siyasetin etkisi nedir?

‘Osmanlı Kültüründe “Delilik” Sorunsalı’, farklı tarihsel dönemlerin toplumsal-siyasi koşullarıyla delilik arasındaki bağlantıları ortaya koyan ilgi çekici bir araştırma.

  • Künye: Taner Timur – Osmanlı Kültüründe “Delilik” Sorunsalı, Yordam Kitap, tarih, 160 sayfa, 2023

Alfredo Saad-Filho – Kriz Çağı (2023)

Gittikçe otoriterleşen neoliberalizm, demokrasiyi tehdit eder hale geldi.

Alfredo Saad-Filho, süregelen küresel ekonomik kriz, siyasi kriz ve pandemi gibi yürürlükteki neoliberalizm çağındaki üç krizi Marksist ekonomi politik bakış açısından tartışıyor.

Kitap, pandemi sonrası siyasal-iktisadi bağlamın nasıl bir manzara gösterebileceği ve mevcut siyasete karşı siyasal alternatifler izlememizi tartışmasıyla çok önemli.

‘Kriz Çağı’, yürürlükteki “neoliberalizm çağı”nda üst üste gelen üç krizi, Marksist ekonomi politik bakış açısından irdeliyor: Küresel ekonomideki kriz (süregiden durgunluk, finans kaynaklı oynaklık, dönemsel çöküşler); çağdaş siyasetteki kriz (demokrasinin gerileyişi, otoriterliğin ve yeni faşizm biçimlerinin yükselişi) ve insan sağlığı alanındaki (COVID-19 pandemisiyle öne çıkan) kriz.

Kitap, Covid-19 pandemisinin, ekonomide ve siyasette derin eşitsizliklerle ve bunalımlarla dikkat çeken bir bağlamda ortaya çıktığını, neoliberalizmin dışlayıcı eğilimlerini büyük olasılıkla pekiştireceğini ve hem ekonomik refaha hem de demokrasiye zarar veren sonuçlar doğuracağını savunuyor.

Öte yandan, pandemi, neoliberalizmin yetersizliklerini daha önce hiç olmadığı biçimde ortaya çıkardı, böylece bizatihi kapitalizmin meşruiyetine ilişkin soru işaretlerini çoğaltarak, sol için benzeri görülmemiş alanlar açtı.

Bu kitap, iktisat, uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, ekonomik politik ve sosyolojiye ilgi duyanlar için önemli bir kaynak niteliğinde.

  • Künye: Alfredo Saad-Filho – Kriz Çağı: Neoliberalizm, Demokrasinin Çöküşü ve Pandemi, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, siyaset, 288 sayfa, 2023

Katy Turton – Unutulmuş Yaşamlar (2023)

Lenin’in, Çar’a suikast suçlamasıyla genç yaşta idam edilen Aleksandr dışında dört kardeşi daha vardır: Lenin’den yaşça daha büyük 1864 doğumlu Anna; devrimci mücadeleye ve Petersburg’da üniversite eğitimine başladıktan kısa süre sonra erken yaşta tifodan ölen Olga; kardeşlerin en uzun yaşayanı Dmitriy; kardeşlerin en küçüğü Mariya.

Bu kardeşler Rusya’daki devrimci harekette aktif olarak yer almışlardır.

Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’ndeki bölünmeden sonra Lenin’in önderlik ettiği Bolşeviklerin saflarında yeraltı mücadelesi vermiş, hapsedilmiş, sürülmüş, Ekim Devrimi’nden sonra da etkin görevlerde bulunmuşlardı.

Ne var ki Rus Devrimi ve Lenin üzerine yapılmış çalışmalarda bu kardeşler hakkında pek az bilgiye rastlanır.

Kardeşler, özellikle de kız kardeşler, satır aralarında, ağırlıkla Lenin’in hayatını kolaylaştırmak için yaptıkları hizmetlerle anılırlar.

Peki, devrimin her anında ve her aşamasında yer alan bu kadınların devrime katkısı satır aralarına sığdırılabilir mi?

Rus devrim tarihi ve bu devrimde kadınların rolü üzerine uzmanlaşan Katy Turton’ın yoğun ve sabırlı çalışmasının ürünü olan bu kitapta Lenin’in kız kardeşlerinin “unutulmuş yaşamlar”ı gün ışığına çıkarılıyor.

Anna İlyiniçna Ulyanova ve Mariya İlyiniçna Ulyanova’nın ilk gençlik yıllarında üniversitede başlayan yeraltı faaliyetlerinden, Bolşeviklerin en önemli gazetesi Pravda’daki editörlük görevlerinden, 1917 sonrasında Sovyet devletinin çeşitli kademelerinde verdikleri hizmetlere uzanarak onları tarihte hak ettikleri yere oturtuyor.

  • Künye: Katy Turton – Unutulmuş Yaşamlar: Rus Devriminde Lenin’in Kız Kardeşlerinin Rolü, 1864-1937, çeviren: Özlem Koşar, Yordam Kitap, tarih, 320 sayfa, 2023