Zaven Biberyan – Mahkûmların Şafağı (2021)

Bir başyapıt olan ‘Karıncaların Günbatımı’ romanının yazarı Zaven Biberyan’ın 1921-1946 yılları arasındaki anıları bu kitapta.

‘Mahkûmların Şafağı’ ile Biberyan’ın Türkiyeli bir Ermeni ve solcu olarak maruz kaldığı baskılara ve bir yazarın doğuşuna ilk elden tanıklık ediyoruz.

Biberyan’ın özyaşamöyküsü, bir yazarın yaşamını ve yaşadığı zamanı en dürüst, en çıplak, en hakiki haliyle yansıtıyor.

1921 doğumlu Biberyan’ın 100. doğum yıldönümünde yayımlanan ‘Mahkûmların Şafağı’, Biberyan’ın ömrünün ilk yirmi beş yılına, çocukluğuna, gençliğine, 1930’ların ve 40’ların siyasi ve kültürel ortamına dair eşsiz bir tanıklık.

İstanbul’da yaşama dair ayrıntılar ve insanlar, hatta toplumlar arasındaki ilişkilerin tasviri bakımından oldukça zengin olan bu anlatı, yazıyla ve edebiyatla daha çocuk yaşta tanışan Biberyan’ın usta bir yazara dönüşme serüvenini de görünür kılıyor.

Türkiyeli bir Ermeni yurttaş olarak maruz kaldığı ayrımcılığın, özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında yıllar süren Nafıa askerliği esnasında çektiği ıstırabın, sonrasında Ermeni ve sol kimlikleri nedeniyle uğradığı kovuşturmaların hayatına, ruhuna nasıl damga vurduğunu ayrıntılarla anlattığı bölümler de, bu acıların Biberyan tarafından nasıl işlenerek edebiyat yoluyla benzersiz birer kara inciye dönüştüğünü düşündürüyor.

‘Mahkûmların Şafağı’nı, edebiyatına hayran olduğumuz yazarımızın iç dünyasına, o çok katmanlı dünyanın kilitli kapılarına açılan bir kılavuz kitap olarak büyük bir sevinçle takdim ediyoruz.

  • Künye: Zaven Biberyan – Mahkûmların Şafağı: Özyaşamöyküsü (1921-1946), çeviren: Deniz Kureta, Aras Yayıncılık, otobiyografi, 456 sayfa, 2021

Maksim Gorki – Ana (2016)

1905 Rus Devrimi’nin destansı hikâyesini sunduğu gibi, dünya edebiyatına Pavel ve Ana (Pelageya) gibi iki unutulmaz karakter armağan eden bir klasik.

Akıl almaz baskılarla, işkencelerle insanların sindirildiği Çarlık Rusya’sında, bir avuç devrimcinin ölümüne verdiği mücadeleyi hikâye eden roman, eğitimsiz ve deneyimsiz bir annenin adım adım bilinçlenişini ve devrimci saflara katılışını, dönemin etkileyici bir panoraması eşliğinde sunuyor.

  • Künye: Maksim Gorki – Ana, çeviren: Zaven Biberyan, Yordam Kitap

Zaven Biberyan – Meteliksiz Âşıklar (2017)

Kuşkusuz birçok okur Zaven Biberyan’ı, onun başyapıtı olarak kabul edilen ‘Babam Aşkale’ye Gitmedi’ ile bilir.

Yazar söz konusu kitabında, bir ailenin başından geçenler üzerinden İstanbul Ermenileri’nin 1940’lı ve 1950’li yıllardaki yaşamının görkemli bir fotoğrafını çekmişti.

Varlık Vergisi uygulaması altında ezilen bir baba, yaşadığı zorlukları onun yüzüne vuran aile üyeleri ve askerliğini yaptıktan sonra evinde döndüğünde hiçbir şeyi eskisi gibi bulamayan, parçalanmış bir karşı karşıya kalan oğul Baret’in yaşadıkları, romanın çerçevesini oluşturuyordu.

Zaven Biberyan’ın eserleri yalnızca karakterleri ve olay örgüleriyle değil, aynı zamanda romanda geçen dönemin toplumsal dokusunu ve siyasi haletiruhiyeyi çok iyi tasvir etmeleriyle de öne çıkar.

Bu tanım, Biberyan’ın elimizdeki ‘Meteliksiz Âşıkları’ için de sonuna kadar geçerli.

Roman iki genç arasında yaşanan aşk ve bu aşkın yansımaları üzerinden 1950’ler Türkiye’sinin nitelikli bir fotoğrafını çekiyor.

Lise son sınıf öğrencisi Sur, uzun yıllara yayılan çabaları neticesinde Ermeni cemaati içinde bir mevki sahibi olmuş babası ve İstanbullu annesiyle yaşadığı hayattan pek de memnun değildir.

Bunun başlıca sebebi, anne-babasının burjuva yaşam biçimleri ve tutuculukları olsa da, ailenin, Sur’un âşık olduğu Norma’nın da çalışıyor olmasını kabul edememesi de etkilidir.

Bu durum, Sur’un bunalıma girmesine ve yoğunlaşan bir öfke krizine girmesine neden olur.

6-7 Eylül saldırıları sonrasında ve 27 Mayıs askeri darbesinin öncesinde geçen roman, dönemin ruh halini yetkin bir şekilde yansıtan usta işi bir hikâye.

Romanın Türkçe çevirisi, yazar Marc Nichanian’ın Zaven Biberyan’ın edebiyatını ve ‘Meteliksiz Âşıklar’ı ele aldığı bir yazısıyla sunuluyor.

  • Künye: Zaven Biberyan – Meteliksiz Âşıklar, çeviren: Natali Bağdat, Aras Yayıncılık, roman, 224 sayfa