Zygmunt Bauman – Akışkan Korku (2020)

Lucien Febvre, modern çağın doğmak üzere olduğu zaman olan on altıncı yüzyıl Avrupası’ndaki yaşam deneyimini “Peur toujours, peur partout” (“Hep ve her yerde korku”) cümlesiyle özetlemişti.

Modernite ise, bizi bütün korkularımızdan kurtaracağını vaat etmişti.

Oysa durum, bunun tam tersi oldu.

Şimdi çevre felaketleri, terör saldırıları, doğal afetler ve salgın hastalıklar gibi güncel korkularımız bulunuyor.

Peki, sıkışıp kaldığımız bu endişe ikliminden nasıl kurtulabiliriz?

Zygmunt Bauman’a göre, diğer tüm insani birlikte yaşam biçimleri gibi akışkan modern toplumumuz da korkulu bir hayatı yaşanabilir kılmaya çalışan bir aygıttır.

Başka bir deyişle potansiyel olarak silahsızlaştıran ve yeteneksizleştiren tehlike korkusunu bastırma, toplumsal düzeni koruma adına etkin bir şekilde önlenemeyen ya da önlenmemesi gereken tehlikelerden türeyen bu korkuları susturma amaçlı bir aygıttır.

Bauman çalışmasında, modern zaman korkularının bir soykütüğünü çıkarıyor ve bizi, bu korkuların nedenlerini keşfedip zorluklarıyla gerçek anlamda yüzleşmeye çağırıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Korku en fazla, yaygın, dağınık, belirsiz, bağlantısız, gayrı sabit, gezici olduğunda, açık bir adresi ya da nedeni olmadığında, bize görünmeyen bir uyak ya da nedenle musallat olduğunda, korkmamız gereken tehdit her yerde belirip hiçbir yerde görünmediğinde korkunçtur.”

“‘Korku’, belirsizliğimize, tehdide ve bunu yörüngesinde durdurmak veya durdurmak gücümüzün ötesindeyse mücadele etmek için ne yapılacağına ya da ne yapılabilip ne yapılamayacağına dair bilgisizliğimize verdiğimiz addır.”

“En korkuncu korkuların her yerde hazır ve nazır oluşudur; bunlar evlerimizin ya da gezegenimizin herhangi bir kuytu ya da çatlağından sızabilir. Karanlık sokaklardan ve parlak ışıklı televizyon ekranlarından. Yatak odalarımızdan ve mutfaklarımızdan. İşyerlerimizden ve oralara gidip gelmek için kullandığımız yeraltı treninden. Tanıştığımız insanlardan ve fark edemediğimiz insanlardan. Yuttuğumuz bir şeyden ve bedenimizin temas ettiği bir şeyden.”

“Uğursuz ‘milenyum böceği’ tarafından kimin bilgisayarı çökertilmişti? Halı akarlarının kurbanı olan kaç kişiyle karşılaştınız? Deli dana hastalığından kaç arkadaşınız öldü? Tanıdığınız insanlardan kaçı genetiği değiştirilmiş yiyeceklerden hasta ya da sakat oldu? Komşularınızdan ya da tanıdıklarınızdan hangisi hain ve kötü mülteciler tarafından saldırıya uğradı ve yaralandı? Panikler gelir gider ve ne kadar korkunç olursa olsun, bunların tüm diğerleriyle aynı kaderi paylaşacaklarını güvenle varsayabilirsiniz.”

“Modern akışkan düzende, hiçbirinin zorlu olduğundan kuşkulanılmasa bile korkuyu tetikleyen tehlikelerin insan hayatının kalıcı, ayrılmaz eşlikçileri olduğuna inanılır hale gelirken, korkulara karşı mücadelenin yaşam boyu bir iş olduğu ortaya çıkmıştır.”

“Hayatımız korkudan muaf olmak dışında her şeydir, bunun yürütüleceği akışkan modern düzen de tehlike ve tehditlerden muaf olmak dışında her şeydir. Artık sağlıklı bir hayat, korkuların potansiyel acizleştirici etkisine karşı, bizi korkaklaştıran gerçek ve varsayılan tehlikelere karşı uzun ve muhtemelen kazanılamayacak bir mücadeledir.”

  • Künye: Zygmunt Bauman – Akışkan Korku, çeviren: Cumhur Atay, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 224 sayfa, 2020

Yayınlayan

dipnotski

İletişim: info@dipnotski.com

Bir cevap yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.