‘Türkiye’de Sermaye Sınıfının Örgütleri’, Türkiye’de sermaye sınıfını tek parça ve uyumlu bir yapı olarak gören yaygın yaklaşımı sorguluyor. Akif Avcı, sermaye örgütlerini yalnızca ekonomik aktörler olarak değil; devletle, küresel kapitalizmle ve sınıf mücadeleleriyle iç içe geçmiş tarihsel güç odakları olarak ele alıyor. Böylece Türkiye kapitalizminin gelişim sürecini, farklı sermaye fraksiyonları arasındaki çatışmalar ve ittifaklar üzerinden yeniden okumaya açıyor.
Çalışmanın merkezinde, Türkiye’nin küresel kapitalist sisteme eşitsiz ve bağımlı biçimde eklemlendiği fikri yer alıyor. Avcı’ya göre bu bağımlı entegrasyon, yalnızca ekonomik yapıyı değil, devletin işleyişini, sınıf mücadelelerini ve sermaye örgütlerinin siyasal konumlanışını da belirledi. IMF, Dünya Bankası ve neoliberal dönüşüm süreçleriyle birlikte Türkiye’de sermaye birikim rejimi yeniden şekillendi; özelleştirmeler, serbest piyasa politikaları ve uluslararası sermaye ilişkileri yeni bir iktidar mimarisi oluşturdu. Kitap, bu dönüşümü emperyalizm kuramı ve “eşitsiz ve bileşik gelişme” yaklaşımı çerçevesinde değerlendirerek Türkiye’yi geç kapitalistleşmiş bir ülke olarak konumlandırıyor.
Eserde sermaye sınıfı; ulusal, uluslararası ve ulusötesi fraksiyonlar biçiminde ayrıştırılıyor. Bu ayrım, yalnızca kültürel ya da ideolojik farklara değil, üretim ilişkilerine, sermaye dolaşımına ve küresel ticaret ağlarına dayanıyor. TOBB, tarihsel olarak daha geniş ve heterojen bir sermaye tabanını temsil eden bir yapı olarak incelenirken; TÜSİAD büyük sermayenin, ulusötesi entegrasyonun ve küresel serbest ticaret politikalarının başlıca taşıyıcısı olarak değerlendiriliyor. MÜSİAD ise Anadolu sermayesinin yükselişiyle birlikte şekillenen, devlet içi güç mücadelelerinde etkin rol oynayan farklı bir sermaye birikim hattını temsil ediyor. TUSKON örneği üzerinden ise dini cemaat ağlarıyla küresel ticaret ilişkilerinin nasıl birleştiği ve bu yapının devletle kurduğu ittifakın nasıl dağıldığı analiz ediliyor.
Kitap, Türkiye’de kapitalist dönüşümün yalnızca ekonomi politikalarıyla değil, devlet aygıtı içindeki mücadelelerle, hegemonya arayışlarıyla ve küresel güç ilişkileriyle birlikte anlaşılabileceğini savunuyor. TÜSİAD’dan MÜSİAD’a, TOBB’dan TUSKON’a uzanan çizgide sermaye örgütleri, yalnızca çıkar grupları değil; aynı zamanda Türkiye’nin modernleşme, neoliberalizm ve küreselleşme deneyimlerinin aktif kurucuları olarak değerlendiriliyor. Bu yönüyle çalışma, Türkiye’de sermaye-devlet ilişkilerini tarihsel materyalist bir zeminde yeniden düşünmeye çağıran kapsamlı ve eleştirel bir analiz sunuyor.
Akif Avcı — Türkiye’de Sermaye Sınıfının Örgütleri: TÜSİAD, MÜSİAD, TOBB ve TUSKON’un Devletle İlişkileri
• Yordam Kitap
Siyaset • 400 sayfa • 2026

