Burçin Çokuysal — Gıda Egemenliği ve Adaleti (2026)

Burçin Çokuysal’ın ‘Gıda Egemenliği ve Adaleti’nde, sofraya gelen yiyeceklerin ardındaki üretim ilişkilerini, güç dengelerini ve kültürel mirası yeniden düşünmeye çağırıyor. Kitap, gıdayı yalnızca beslenme ihtiyacını karşılayan bir tüketim nesnesi olarak ele almak yerine, toprağın, tohumun, bilginin ve üretim kararlarının kimin denetiminde olduğunu sorguluyor. Bu nedenle gıda egemenliğini, kişinin ne yiyeceğine özgürce karar vermesinden çok, gıdanın nasıl, nerede ve hangi koşullarda üretileceğine toplumların söz sahibi olabilmesi üzerinden tanımlıyor.

Tohum bu yaklaşımın merkezinde yer alıyor. Bir tohum yalnızca tarımsal üretimin başlangıç noktası değil, aynı zamanda kuşaklar boyunca aktarılan deneyimleri, yerel bilgiyi ve kültürel hafızayı taşıyan bir miras olarak görülüyor. Tohumun üretim biçimini ve dolaşımını belirleme hakkının kaybedilmesi, dolayısıyla toplumların kendi gıda sistemleri üzerindeki söz hakkının da zayıflaması anlamına geliyor. Gıda egemenliği böylece sofradan önce tarlada, üretim bilgisinde ve karar alma süreçlerinde başlayan bir meseleye dönüşüyor.

Kitap, gıda adaletini de yalnızca yiyeceklerin daha ucuz ya da daha bol olması üzerinden değerlendirmiyor. Asıl sorunun, gıdanın üretiminden dağıtımına kadar uzanan ilişkilerde kimin karar verdiği, kimin kaynaklara erişebildiği ve ortaya çıkan yük ile imkânların nasıl paylaşıldığı olduğunu gösteriyor. Küresel gıda sisteminin yarattığı bağımlılık ilişkileri sorgulanırken, adaletin yalnızca tüketiciye sunulan seçeneklerin çoğalmasıyla sağlanamayacağı vurgulanıyor.

Çokuysal’ın “gıdanın sessiz direnişi” olarak adlandırdığı yaklaşım ise verimlilik ve ilerleme kavramlarının tarım üzerindeki etkilerini yeniden düşünmeye açıyor. Bugünün üretim anlayışının geçmişten devralınan tercihlerini sorgulamak, gelecek kuşaklara karşı sorumluluğu yalnızca daha fazla üretmekle değil, nasıl bir gıda ve yaşam düzeni bırakılacağıyla birlikte ele almayı gerektiriyor. Böylece ‘Gıda Egemenliği ve Adaleti’, ne yediğimiz kadar gıdanın arkasındaki kararları, bilgiyi, emeği ve güç ilişkilerini de düşünmeye davet ediyor.

Burçin Çokuysal — Gıda Egemenliği ve Adaleti
• Yeni İnsan Yayınevi
Ekoloji • 272 sayfa • 2026

Published by

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

Bir cevap yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.