M. Enes Özel — Normal (2026)

Normal dediğimiz şey gerçekten doğal, doğru ve sağlıklı olanı mı ifade ediyor, yoksa alıştığımız ve sorgulamadan kabul ettiğimiz kuralları mı? Psikiyatrist M. Enes Özel ‘Normal’ adlı kitabında, gündelik hayatımızın içine yerleşen bu kavramı psikolojik, biyolojik ve sosyolojik boyutlarıyla inceliyor. Çocuk sahibi olmak ya da olmamak, evlenmek ya da evlenmemek gibi kişisel tercihlerden toplumsal düzeni şekillendiren kabullere uzanarak, normalin nasıl belirlendiğini ve hayatımızı nasıl yönlendirdiğini sorguluyor.

Normal, çoğu zaman tanıdık olanla, sık karşılaştığımız ve alıştığımız şeylerle özdeşleşiyor. Bu tanıdıklık bize güven verirken alışılmışın dışına çıkan düşünce ve davranışlar belirsizlik, kaygı, suçluluk ya da öfke yaratabiliyor. Kültür, dünyayı anlamlandırmamızı sağlayan bir çerçeve sunuyor; neyin uygun, kabul edilebilir veya yanlış sayılacağını belirleyen sınırlar çiziyor. Ancak insan zihninin ürünü olan kültür, zamanla bireylerden bağımsızlaşmış gibi işleyerek kendi normlarını dayatabiliyor. Böylece toplumun normal kabul ettiğiyle kişinin kendisi için doğru bulduğu arasında derin bir uçurum oluşabiliyor.

Kitap, normalin yalnızca toplumsal uzlaşmalarla açıklanamayacağını da gösteriyor. Biyolojik koşullar ve yaşamın somut sınırları, yapabileceklerimizi belirliyor. Buna karşılık toplumsal normlar tarih boyunca ve kültürden kültüre değişiyor; aynı davranış bir yerde olağan karşılanırken başka bir yerde yadırganabiliyor. İnanç da bu süreçte, toplumun kültürel yapısı içindeki konumuna bağlı olarak normalin belirlenmesinde farklı roller üstleniyor.

Özel, özellikle toplumsal hayatta sıkça başvurulan “normalleşme” söylemini sorguluyor. Eski düzene geri dönme arzusunun güvenli bir geçmişe dönüş yanılsaması yaratabildiğini, oysa değişen koşullarla birlikte yeni normların ortaya çıktığını savunuyor. Üstelik normalin sürdürülmesi her zaman iyilik ya da iyileşme anlamına gelmiyor. Bireylerin ve toplumların uyum sağlamaya çalıştığı düzen, kimi zaman ruhsal sıkıntıları derinleştirebiliyor; hatta gezegene zarar veren alışkanlıkların devamını destekleyebiliyor.

Değişim ise çoğu zaman yerleşik normlarla aramızda oluşan gerilimden doğuyor. Alışılmış düzenin dışına çıkan düşünceler ve davranışlar, yalnızca tehdit değil, yenilenmenin ve farklı imkânların da kaynağı olabiliyor. Bu nedenle anormal sayılan her şeyi bastırmak, değişimin önünü kapatabiliyor.

‘Normal’, gündelik hayatta neredeyse hiç düşünmeden kullandığımız bir kavramın ardındaki güç ilişkilerini, korkuları ve kabulleri görünür kılıyor. Okuru, başkalarının belirlediği ölçülere ne ölçüde uyduğunu ve bu ölçülerin gerçekten kendisine ait olup olmadığını düşünmeye çağırıyor. Asıl mesele yalnızca neyin normal olduğunu belirlemek değil, “alışılmış olanla doğru olanı birbirinden ayırabilmek ve kendi normalimizi başkalarının beklentileri arasında yeniden keşfetmek” olarak beliriyor.

M. Enes Özel — Normal
• Ayrıntı Yayınları
Psikoloji • 140 sayfa • 2026

Published by

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

Bir cevap yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.