Ertuğrul Mavioğlu – Asılmayıp Beslenenler (2006)

  • ASILMAYIP BESLENENLER, Ertuğrul Mavioğlu, İthaki Yayınları, siyaset, 350 sayfa

‘Asılmayıp Beslenenler’in ismen, hangi söze atıfta bulunduğu ortada. Ertuğrul Mavioğlu’nun bu kitabı, kısa zamanda dördüncü baskıya ulaştı. 1980 darbesinden önce iki kez hapse giren Mavioğlu, darbeden sonra da, 1980-1984 ve 1987-1991 yılları arasında toplam sekiz yıl cezaevinde yattı. Dolayısıyla Mavioğlu, 12 Eylül darbesinin birebir mağduru. Darbenin ertesinde Kenan Evren’in Cumhurbaşkanı sıfatıyla, “Hainleri asmayıp da besleyecek miyiz?” sözünden sonra, idam edilen hükümlülerin sayısı 50’ye yükseldi. Tabi bu arada, hapishanelerdeki on binlerce insan, nam-ı diğer “beslenenler” de vardı. İşte, kendisi de bir “beslenen” olan Mavioğlu, o dönemin cezaevlerine dair tanıklığını okurlarıyla paylaşıyor.

Abdülhak Şinasi Hisar – Geçmiş Zaman Fıkraları (2006)

  • GEÇMİŞ ZAMAN FIKRALARI, Abdülhak Şinasi Hisar, Yapı Kredi Yayınları, mizah, 176 sayfa

Abdülhak Şinasi Hisar, Cumhuriyet dönemi yazarı olmasına rağmen, dil ve üslup bakımından Meşrutiyet kuşağına bağlı kalmasıyla ve bütün yapıtlarının esas olarak “hatıra”ya dayalı olmasıyla bilinir. ‘Geçmiş Zaman Fıkraları’, yine “hatıra”ya dayalı olan ve Türk edebiyatının bu önemli isminin karakteristik üslubuyla bezenmiş bir eser. Bir çeşit sosyal tarih araştırması olarak da düşünülebilecek bu kitap, 3. Selim döneminden Meşrutiyet yıllarına kadar, üç bölüm halinde, tarihte iz bırakmış kişilere ilişkin çok sayıda fıkra ve anekdot içeriyor. Hisar’ın genel olarak mizaha meyilli kalemi, bu kitabın ana çerçevesi olduğundan, kendini daha bir hissettiriyor.

Arif Keskiner – Elbette Çiçek (2006)

  • ELBETTE ÇİÇEK, Arif Keskiner, Doğan Kitapçılık, anı, 348 sayfa

Arif Keskiner en çok, kurduğu Sinema Sevenler Derneği Lokali ile bilinir. Bu lokal, asıl olarak “Çiçek Bar” ya da “Arif’in Yeri” olarak hafızalarda yer edinmiş, sinemacıların ve sanatçıların uğrak yeri olmuştu. Dolayısıyla “Çiçek Bar”ın onu hem kuran ve hem de yirmi iki yıldır işleten Arif Keskiner’le özdeşleşen bir yönü kesinlikle var. Keskiner’in daha önce yayımlanan ‘Çiçek Gibi’ ve ‘Yine mi Çiçek’ isimli kitapları, bu barın kendisinde bıraktığı anılara yer veriyordu. ‘Elbette Çiçek’ kitabı, isminin de iyi anlattığı gibi, “Çiçek Bar”dan kalan anıları aktarmaya, anlatmaya devam ediyor. Bu anılarda, Yılmaz Güney, Kadir İnanır, Ahmet Kaya, Türkan Şoray, Kemal Sunal, Şener Şen, Yaşar Kemal, Duygu Asena, İsmet Ay, Yaman Okay, Mesut Yılmaz, Erkan Mumcu, Ahmet Priştina ve Türkiye’nin daha birçok ünlü ismi yer alıyor.

Jean-François Elberg – Çocuklar Koğuşu (2006)

  • ÇOCUKLAR KOĞUŞU, Jean-François Elberg, çeviren: Cengizhan Yiğitler, Agora Kitaplığı, anı, 166 sayfa

‘Çocuklar Koğuşu’, Nazilerin mağduru Dr. Michel Elberg’in, Jean-François Elberg tarafından hikâyeleştirilen anılarından oluşuyor. Romanya’dan Fransa’ya göç eden ve burada aldığı tıp eğitiminden sonra muayenehanesini açan Elberg, bu dönemde Yahudi düşmanlığının kurbanı olarak Nazilerin Fransa’daki Drancy toplama kampına götürülür. Kampta hekim olduğu için çocuklar koğuşunda görevlendirilir ve burada bulunan Paula’yla birlikte, hem çocukların hayatlarını mümkün olduğunca iyileştirmeye hem de bulaşıcı hastalık bahanesiyle çok sayıda çocuğun kamptan firar etmesini sağlamaya çalışırlar. Elberg’in anıları, “Yahudiliğin yaşı yoktur!” diyerek, henüz on dört yaşındaki çocukları dahi ölüme sürecek kadar zalimleşen Naziler’i ve soykırımı kayıt altına alıyor.