Stavros Stavridis – Anatol Türküleri, 1896 (2017)

Bu kitap, Osmanlı’da yayımlanan ilk halk türküleri derlemesi oluşuyla altın değerinde bir kaynak.

Stavros Stavridis’in bu altın değerinde çalışması, 126 Karamanlı türküsüne yer veriyor.

Kitapta türküler, hem orijinallerindekiler gibi Yunan alfabesi hem de Latin alfabesiyle yer alıyor.

Gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla bu türküleri derlediğini söyleyen Stavridis’in çalışması, Türklerle Rumlar arasında kopuşun başladığı bir dönemde, 19. yüzyılda yayımlanmasıyla da oldukça anlamlı.

Kitabın bir diğer ilginç yanı da, Kapadokya ve Karadeniz’in Hıristiyan yerleşimlerinden Türkçe konuşan 600 Ortodoks’un da, ön sipariş vererek bu yayına destek sunmuş olması.

Çalışma, Türkiye’nin kültürel zenginliğini gözler önüne sermesi açısından büyük bir katkı.

  • Künye: Stavros Stavridis – Anatol Türküleri (1896), hazırlayan: Evangelia Balta ve Ari Çokona, Literatür Yayıncılık, müzik, 384 sayfa

Ali Çelik – Türk Halk Şiiri Antolojisi (2008)

Ali Çelik’in uzun soluklu çalışmasının ürünü olan ‘Türk Halk Şiiri Antolojisi’, çok sayıda halk şairini, kronolojik sırayla okurun karşısına çıkarıyor.

Çelik’in farklı yazılı kaynakların yanı sıra, yaşayan halk şairleriyle yaptığı birebir görüşmelerle ortaya çıkardığı antoloji, İslamiyet’in kabulünden önceki halk edebiyatı ürünleri ile Azerbaycan’ı da kapsayan Osmanlı coğrafyasında 20. yüzyıla gelinceye kadar ortaya çıkan halk şiiri örneklerini barındırıyor.

Halk şiiri hakkında bilgilendirici yazıların da bulunduğu antolojinin, özel bir baskıyla yayımlandığını da belirtelim.

  • Künye: Ali Çelik – Türk Halk Şiiri Antolojisi, Timaş Yayınları, şiir, 459 sayfa

Cemil Gülseren – Malatya Sözlüğü (2014)

Yerel dil kullanımları muazzam bir zenginliğe sahip.

Tarih boyunca önemli geçiş yolları üzerinde bulunmuş Malatya da,  kendine has diliyle bunun iyi örneklerini sunuyor.

Cemil Gülseren bu çalışmasında, yöre dilinin kapsamlı bir sözlüğünü sunduğu gibi, Malatya’nın dil özellikleri, Malatya’nın etnik yapısı ve diyalektolojik durumu konusunda da bizi aydınlatıyor.

  • Künye: Cemil Gülseren – Malatya Sözlüğü, Malatya Valiliği Yayınları

Mustafa Duman – Nasreddin Hoca ve 1555 Fıkrası (2008)

2008, Nasreddin Hoca’nın 800. doğum yıldönümü.

Mustafa Duman’ın uzun yıllar üzerinde çalışarak tamamladığı bu kitapta da, Nasreddin Hoca’nın biyografisi ile 857’si Türkiye’deki yazılı ve sözlü kaynaklardan, 698’i ise Türkiye dışından derlenen 1555 Nasreddin Hoca fıkrası yer alıyor.

Dolayısıyla çalışma, Nasreddin Hoca kaynak kitabı niteliğinde.

Ayrıca eserde, Nasreddin Hoca hakkında yeni bilgiler ve kaynakların bulunduğunu da belirtmekte fayda var.

Bugüne kadar yayımlanan Nasreddin Hoca kitapları içerisinde en çok fıkra içeren kitap olma özelliğini taşıyan eserdeki ilklerden biri de, ‘Menâkıb-ı Nasreddin Efendi’ isimli yazmanın metnini de barındırıyor olması.

  • Künye: Mustafa Duman – Nasreddin Hoca ve 1555 Fıkrası, Heyamola Yayınları, mizah, 672 sayfa

Ömer Yılar – Ferhâd ile Şirin (2014)

Dillere destan Ferhâd ile Şirin hikâyesinin on iki farklı varyantı, bize her şeyden önce, halk kültürünün muazzam zenginliğini görme fırsatı veriyor.

Yılar’ın incelikli çalışması, hem hikâyedeki motifler, şahıslar, zaman ve mekân için hem de söz konusu hikâyenin efsanelere ve diğer halk hikâyelerine yansımalarını görmek için iyi bir kaynak.

  • Künye: Ömer Yılar – Ferhâd ile Şirin, Pegem Akademi Yayıncılık

Mahmut Makal – Memleketin Sahipleri (2008)

Mahmut Makal’ın ‘Memleketin Sahibi’, yazarın köy yaşamı ve köylünün inançları konusundaki gözlemlerini barındırıyor.

“Kayalık, dere olan, ören denilen eski viranelerin bulunduğu yerler hakkında öyle söylentiler ve inanışlar vardır ki, bunları duyup dinleyenin bu köyden kaçası gelir.” diyen Makal, Anadolu köylüsünün cinlere, şeytanlara, yatırlara ya da ölümsüzlüğün sırrına eren dedelere dair inanışlarını anlatıyor.

Makal ustanın çalışması, bir mizah eseri, folklorik bir çalışma veya lezzetli bir edebi metin olarak okunabilir.

Kitap, Anadolu köylüsünün ilginç inanışlarını gözlemlemesi ve köylünün yenileşmeye bakışını can alıcı noktalar üzerinden yakalamasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Mahmut Makal – Memleketin Sahipleri, Literatür Yayıncılık, anlatı, 164 sayfa

Béla Bartók – Küçük Asya’dan Türk Halk Musıkisi (2017)

Béla Bartók’un ‘Küçük Asya’dan Türk Halk Musıkisi’, tam kırk yıl el yazmaları halinde arşivlerde kaldıktan sonra, bizde ancak 1991’de yayımlanabilmişti.

Bu fazlasıyla trajik bir durum, ama biz yine de geç olsun güç olmasın diyelim ve büyük emeklerle kitabı çeviren Bülent Aksoy’a teşekkürlerimizi sunalım.

Yeni bir baskıyla sunulan bu kitap, besteci, piyanist ve folklor araştırmacısı olarak bildiğimiz Béla Bartók’un, ağırlıklı olarak etnomüzikolog kimliğiyle karşımıza çıktığı çalışmalarından biri.

Bartók köylü halk müziğiyle çok ilgiliydi ve bu ilgiden Anadolu halk müziği de nasibini aldı.

1936 yılında Türkiye’ye gelen Bartók, burada yoğun araştırmalar yapmış ve araştırma, gözlem ve deneyimlerini bu kitapta bir araya getirmiş.

Anadolu’nun müzikal zenginliğini gözler önüne seren, bu müziği tür, form ve biçimleriyle derinlemesine analiz eden çalışma, alan için halen büyük öneme haiz.

Şimdi yeniden yayımlanan bu kitapta ayrıca, Bartók’un konuya ilişkin makaleleri ve mektupları da yer alıyor.

Kitabın çevirmeni Bülent Aksoy’un, konuyla ilgili Ankara Halkevi’nde verdiği üç konferansın metinlerinin de burada yer alması, çalışmayı ayrıca ilgi çekici kılıyor.

  • Künye: Béla Bartók – Küçük Asya’dan Türk Halk Musıkisi, çeviren: Bülent Aksoy, Pan Yayıncılık, müzik, 320 sayfa

Mehmet Fuad Köprülü – Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar (2014)

Mehmet Fuad Köprülü, İslamiyet’ten sonraki Türk edebiyatında, halk dilini ve halk veznini kullanarak geniş kitlelere ulaşan büyük mutasavvıfların izini sürüyor.

Köprülü burada halk tasavvuf edebiyatı ve ilk mutasavvıf şairlerin hususiyetlerini inceliyor.

Yazar ayrıca, Hoca Ahmed Yesevi ile Yunus Emre başta olmak üzere,

  • Yusuf Hemedani,
  • Arslan Babazade Mansur,
  • Tac Hoca,
  • Ve Süleyman Bakırganî gibi alana önemli katkılar sunmuş isimlerin hayatları ve eserlerini ayrıntılı bir biçimde ele alıyor.

Künye: Mehmet Fuad Köprülü – Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, Alfa Yayınları, tarih, 556 sayfa

İlhan Başgöz – Gemerek Nire Bloomington Nire: Hayat Hikâyem (2017)

İlhan Başgöz, folklor alanında yaptığı sayısız çalışmayla yalnızca Türkiye’de değil, dünya çapında beğeni kazanmış isimlerden.

Amerikan Folklor Derneği’nin onur üyelerinden olan ve halen Bloomington Üniversitesi’nde çalışmalarını yürüten Başgöz otobiyografisinde, Sivas Gemerek’te başlayıp Ankara’ya, Tokat’a Londra ve Amerika’ya uzanan maceralı hayatından önemli detayları bizimle paylaşıyor.

Başgöz kitabında:

  • Doğup büyüdüğü Gemerek’i,
  • Ali çevresini,
  • Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ndeki öğrencilik yıllarını,
  • Pertev Naili Boratav ve Wolfram Eberhard’ın öğrencisi oluşunu,
  • Fakülte yıllarında tanıştığı Enver Gökçe ile Gökçe’nin ölümüne değin süren sıkı dostluğunu,
  • Halk Edebiyatı Kürsüsü’ndeyken siyasi nedenlerle Tokat Lisesi’ne sürülüşünü,
  • Edebiyat öğretmeni olarak görev yaptığı Tokat Lisesi’nde yaptığı çalışmalarla şehrin kültürel ortamına yaptığı katkıları,
  • Ülkenin sıkıntılı döneminde sürekli iktidarların hedefi haline gelişini ve Sansaryan Han’da sorguya çekildiği zamanları,
  • Siyasi baskılar nedeniyle 1960 yılında Londra’ya göç edişini,
  • Londra’da Can Yücel ile aralarında başlayan dostluğu,
  • Amerika’da California ve Berkeley üniversitelerinde görev aldığı dönemi,
  • Ve burada ünlü dilbilimci Andreas Tietze ile yaptıkları çalışmaları anlatıyor…

Hocası Pertev Naili Boratav’ın “Hayatımın ilk övünülecek ve güvenilecek meyvesi” dediği Başgöz’ün kitabı, yukarıdaki isimlerin yanı sıra, Yaşar Kemal, Sabit Müdami, Fikret Otyam, Kemal Tahir ve Aziz Nesin gibi birçok önemli kişiye dair anlatımlar da yer alıyor.

Cumhuriyetle yaşıt Başgöz’ün anıları, kendisinin kişiliğine ve çalışmalarına daha yakından bakmamıza fırsat verdiği gibi, ülkenin yakın tarihinin dönüm noktalarını adım adım izleyebilmemize de rehberlik ediyor.

  • Künye: İlhan Başgöz – Gemerek Nire Bloomington Nire: Hayat Hikâyem, İş Kültür Yayınları, otobiyografi, 480 sayfa

İlhan Başgöz – Türkü (2008)

Türkiye’nin önemli folklor araştırmacılarından İlhan Başgöz’ün bu çalışması, halk kültürünün ana kaynaklarından olan türküye odaklanıyor.

Türküyü, “gerçekle hayali birleştiren şiir” olarak tanımlayan Başgöz, türkülerin Anadolu kültüründeki kaynaklarını ve türlerini değerlendiriyor.

  • Gurbet türküleri,
  • Hapishane türküleri,
  • Asker türküleri,
  • Ninniler,
  • Ağıtlar,
  • İş türküleri,
  • Ve mâniler, çalışmada ele alınan başlıca türkü türleri.

Yazar ayrıca, türkülerde anlam kayması, kalıp sözler ve kalıp dizeler, türküde biçim özellikleri ve türkülerin toplumsal işlevi gibi, birçok aydınlatıcı konuyu da irdeliyor.

  • Künye: İlhan Başgöz – Türkü, Pan Yayıncılık, folklor, 191 sayfa