Hakan Karakaşoğlu – Mumsema Han (2015)

Kumaşçı yamağı Adem’in gözünden Eminönü, Kapalı Çarşı, Tahtakale gibi İstanbul’un ticaret ve turizm merkezlerinde yaşam.

Kendi ayakları üzerinde durmaya henüz adım atmış Adem, buralardaki esnafın dünyasına, insani ilişkilerine ve çelişkilerine tanıklık ederken, dünyasını alt üst edecek bir aşkın beklenmedik trajedisini de sırtlanacaktır.

  • Künye: Hakan Karakaşoğlu – Mumsema Han, Sel Yayıncılık

Kemal Tahir – Körduman (2009)

Kemal Tahir’in ‘Sağırdere’ ve ‘Körduman’ isimli romanları, Türkiye köy romancılığının kilometre taşlarından olarak kabul edilir.

Türkiye köyünü ve köylüsünü gerçekçi bir tarzla kaleme alan bu romanlar, halkbilimi açısından büyük zenginlikler barındırmalarıyla da, birer kaynak eser niteliğinde.

Kemal Tahir’in bu romanlarından ‘Körduman’, 2. Dünya Savaşı öncesinde, Anadolu insanının içinde bulunduğu durumu hikâye ediyor.

Bu dönemde, hem dünya hem de Türkiye büyük dönüşümlerin eşiğindedir.

Yazar, tarımda traktörün kullanılmasına başlanmasına az bir zamanın kaldığı o dönemde, Anadolu köylüsünün yaşadıklarını anlatıyor.

  • Künye: Kemal Tahir – Körduman, İthaki Yayınları, roman, 481 sayfa

Rhea Galanaki – Suskun Derin Sular (2009)

Çağdaş Yunan edebiyatının önde gelen kalemlerinden Rhea Galanaki, ‘Suskun Derin Sular’ı, Yunanistan’da ulusal bir sorun haline gelen gerçek bir olaydan yola çıkarak kaleme almış.

Girit’in İrikliyo şehrinde yaşayan büyük bir aileye mensup Kundokostas, yörenin bir diğer büyük ailesi Petrakoyorgis’in kızı Tasula’yı kaçırır.

Bu durum, iki ailenin birbirine girmesine neden olur.

Daha sonraki gelişmeler, büyük bir siyasi krizin ülkeyi boğmasını, ordunun sıkıyönetim ilan etmesini, anayasada değişikliğe gidilmesini, basının sansüre uğramasını beraberinde getirir.

Galanaki, gürültü koparan bu olayın ekseninde, Kundokostas ve Tasula arasında yaşanan büyük aşkı anlatıyor.

  • Künye: Rhea Galanaki – Suskun Derin Sular: Tasula’nın Kaçırılması, çeviren: Gül Oya Fidan, İthaki Yayınları, roman, 381 sayfa

Sarah Lotz – Dört, çeviren: Mehmet Gürsel, Altın Kitaplar (2015)

‘Dört’, bir yolcu gemisinde büyük bir felaketle karşılaşan yolcuların ölüm kalım savaşını hikâye ediyor.

Hayalperest Dilber transatlantiğinin yolcularının keyifli günleri, yolculuğun dördüncü gününde elektriklerin kesilmesiyle kâbusa dönüşmeye başlar.

Bu yetmezmiş gibi yolcular, esrarengiz bir virüs yüzünden hastalanmaya başlamıştır.

  • Künye: Sarah Lotz – Dört, çeviren: Mehmet Gürsel, Altın Kitaplar

Abdullah Hussein – Yorgun Nesiller (2009)

Abdullah Hussein ‘Yorgun Nesiller’ romanında, Naim karakterinin yaşadıklarından hareketle, Hindistan’ın özgürlüğüne, Pakistan’ın kuruluşuna giden trajik dönemin portresini sunuyor.

Fakir bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya gelen Naim, tüm engellere rağmen, zengin toprak ağasının kızı Azra’yla evlenir.

Fakat ülkenin içinde bulunduğu kötü durum, bu mutluluğa gölge düşürür.

Sömürge altında yaşayan Hint halkının karşı karşıya kaldığı haksızlıkları kabullenemeyen Naim, özgürlükçü hareketlere katılır.

Fakat büyük mücadelelerden sonra kazanılan özgürlük, beklenen eşitliği getirmez.

Zira Naim ve Azra’nın Müslüman ailesi Hindistan’ı, yeni kurulan Pakistan için terk etmek zorundadır.

  • Künye: Abdullah Hussein – Yorgun Nesiller, çeviren: Zehra Savan, Everest Yayınları, roman, 454 sayfa

Javier Marías – Duygusal Adam (2009)

Çağdaş İspanyol edebiyatının önde gelen isimlerinden Javier Marías ‘Duygusal Adam’da, bir opera şarkıcısının, günün birinde karşısına çıkan Natalie Manur’a âşık oluşunu hikâye ediyor.

Hayatını, Avrupa’nın farklı kentlerinde konserler vererek geçiren bir opera şarkıcısı, yaptığı tren yolculuklarından birinde, yanında iki adamla birlikte yolculuk yapan Natalie Manur’la karşılaşır.

Kadına âşık olan şarkıcı, daha sonra, ona eşlik eden adamlardan biriyle tanışır.

Bu tanışma, şarkıcıyı Manur’a âşık olmaya götüren sürecin başlangıcı olacaktır.

Fakat hem şarkıcıyı hem de kadını bir sorun beklemektedir:

Manur’un işadamı kocası, bu aşkın önüne geçmek için elinden geleni yapacaktır.

  • Künye: Javier Marías – Duygusal Adam, çeviren: Ayşe Ayhan, Sel Yayıncılık, roman, 142 sayfa

Marc Levy – Özgürlük İçin (2009)

Türkiye’de sevilen yazarlardan olan Marc Levy, Türkçeye yeni kazandırılan ‘Özgürlük İçin’ başlıklı elimizdeki romanında, 2. Dünya Savaşı zamanlarında Fransa’da bir grup gencin faşizme karşı direnişini anlatıyor.

Roman, çocuk denecek yaşta bir grup gencin, Nazilere teslim olmuş Vichy Hükümeti’ne başkaldırışını, verdikleri yaşam mücadelesini, acılarını, yalnızlıklarını ve hayal kırıklıklarını hikâye ediyor.

Levy’nin kurgusu, anne-babaları toplama kampına gönderilen iki Yahudi kardeşin Güney Fransa’daki direniş hareketine katılmalarıyla başlar.

Aralarında Levy’nin babasının da bulunduğu bu gençlerle Nazi işgalciler arasındaki kovalamaca, romanın asıl çerçevesini oluşturuyor.

  • Künye: Marc Levy – Özgürlük İçin, çeviren: Ayça Sezen, Can Yayınları, roman, 318 sayfa

André Aciman – Adınla Çağır Beni (2009)

André Aciman’ın anı kitabı ‘Out of Eqypt’, yayımlandıktan kısa bir sonra Whiting Ödülü’nü kazanmıştı.

‘False Papers’ başlıklı bir deneme kitabı da bulunan Aciman’ın, elimizdeki romanı ise 2007’de yayımlandı.

Bu roman yayımlandıktan sonra, New York Times tarafından “Yılın Dikkate Değer Kitabı” seçildi.

Aciman bu romanında, beklenmedik bir şekilde insanın karşısına çıkan aşkı anlatıyor.

Delikanlılık çağındaki bir gençle, ailesinin yazlığında bir süreliğine kalmaya gelen bir konuğun arasındaki aşka dayanan roman, bu aşkın her iki karakterin dünyasında yarattığı dönüşümleri hikâye ediyor.

Roman, aşk, aşkın gücü ve olağanüstülüğüne saygı duruşunda bulunuyor.

  • Künye: André Aciman – Adınla Çağır Beni, çeviren: Süha Sertabiboğlu, Sel Yayıncılık, roman, 245 sayfa

James Howard Kunstler – El Yapımı Dünya (2009)

James Howard Kunstler’in, “Çok uzakta olmayan gelecekte bir zaman”da geçen ‘El Yapımı Dünya’ isimli elimizdeki romanı, dünyanın bu gidişle varacağı felaketin bir resmini çiziyor.

Son zamanların en kaygı veren gündemi, iklimdeki değişiklikler.

Dünyanın yaşadığı dönüşümlerin, yakın zamanda bize neler getireceği konusu da, bilindiği gibi pek iç açıcı değil.

İşte Kunstler, azalan kaynaklar nedeniyle birçok iç savaşın baş gösterdiği bir dünyayı tasvir ediyor.

Yazar, ABD’nin kuzey kesimindeki bir yerleşim bölgesinde baş gösteren savaşlardan sonra, insanlığın geldiği noktayı irdeliyor.

Roman, kaçınmak için fazla bir şey yapılmayan, insanlığı bekleyen tehlikelere dikkat çekiyor.

  • Künye: James Howard Kunstler – El Yapımı Dünya, çeviren: Ufuk Duruman, APRIL Yayıncılık, roman, 400 sayfa

Jaume Cabré – İtiraf Ediyorum (2015)

Jaume Cabré’nin, Avrupa medeniyetini hem yarattığı güzellikler hem de kötülükleriyle ustaca resmettiği kült romanı.

Cabré benzersiz üslubuyla, romanın başkahramanı Adria’nın sevgilisine yazmaya başladığı ve bir süre sonra adeta bir günah çıkarmaya dönüşecek mektubu üzerinden ilerliyor.

Roman, Avrupa uygarlığının kusurlarının bir itirafı olarak okunabilir.

  • Künye: Jaume Cabré – İtiraf Ediyorum, çeviren: Suna Kılıç, Alef Yayınları