İrfan Yalçın – Yorgun Sevda (2009)

Şiir, hikâye ve eleştiri alanında da eserleri bulunan İrfan Yalçın, roman türündeki eserleri de beğeniyle karşılanan bir yazar.

Türkiyeli okurlarca Yalçın, ‘Pansiyon Huzur’, ‘Genelevde Yas’, ‘Ölümün Ağzı’, ‘Fareyi Öldürmek’, ‘Büyük Soytarı’ ve ‘Uzun Bir Yalnızlığın Tarihi’ gibi başarılı romanlarıyla bilinir.

Yazarın uzun bir aradan sonra kaleme aldığı ‘Yorgun Sevda’ isimli elimizdeki romanı ise, bunalıma giren genç bir kadının çalışmaya başladığı lunaparkta yepyeni bir dünyaya tanık olmasını anlatıyor.

Yalçın, bu dünyanın içine girmesiyle ruhu yenilenen genç kadının hikâyesini, lunaparkta demir kafeste sergilenen Hüseyin, Cüce Hamdi, Dede Cemal gibi, ilginç karakterler ekseninde anlatıyor.

Bu başarılı romanın, 2009 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: İrfan Yalçın – Yorgun Sevda, Can Yayınları, roman, 101 sayfa

Steven Lukes – Profesör Caritat’ın Şaşırtıcı Aydınlanması (2015)

‘Profesör Caritat’ın Şaşırtıcı Aydınlanması’, siyaset felsefesi alanındaki çalışmış Aydınlanma filozoflarının da dâhil olduğu, güzel bir siyasal yergi.

Steven Lukes imzalı roman, eşit, özgür ve sınıfsız toplum ütopyası sunmasıyla dikkat çekiyor.

Roman, aydınlanma değerlerine bağlı felsefe profesörü Caritat’ın Askeristan’da başlayıp Yararistan, Ortakistan ve Özgüristan’a uzanan keyifli ve öğretici yolculuğunu anlatıyor.

  • Künye: Steven Lukes – Profesör Caritat’ın Şaşırtıcı Aydınlanması, çeviren: Fisun M. Demir, Pharmakon Yayınları

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski – Öteki (2015)

Günün birinde uyanıp size tıpatıp benzeyen diğer parçanızla karşılaştığınızda ne hissedersiniz?

Dostoyevski’nin yayımlandığı dönem hakkı yenmiş ikinci romanı, bize 9. dereceden memur Golyadkin’in parçalanmış, yoldan çıkmış ruhundan sesleniyor.

Golyadkin’in adım adım delirişi, yozlaşmış toplumsal değerlere güçlü bir isyan niteliğinde.

  • Künye: Dostoyevski – Öteki, çeviren: Serdar Arıkan, İthaki Yayınları

Christopher Golden – Ağrı Dağı (2018)

Korku-gerilim türünde roman tutkunları, ödüllü ‘Ağrı Dağı’nı ziyadesiyle sevecektir.

Christopher Golden okurlarına, Nuh’un Gemisi efsanesi hakkında tüyler ürperten bir hikâye anlatıyor.

Ağrı’da büyük bir deprem olmuş ve depremin neden olduğu çığ sonucunda ortaya esrarengiz bir gemi çıkmıştır.

Kimilerine göre bu gemi, efsanede bahsedilen meşhur Nuh’un Gemisi’dir.

Kısa bir süre sonra bölgeye arkeologlar, akademisyenler, rehberler ve Türk hükümet görevlilerinden oluşan bir ekip ulaşır.

Ekip geminin bulunduğu bölgeye doğru zorlu bir yolculuğa çıkar ve bu esnada gizemli olduğu kadar korkunç bir durumla karşılaşır:

Bu, esrarengiz bir tabut ve içinde bulunan korkunç cesettir.

İşin asıl dehşet veren yanı ise, ekibin bir mağarada mahsur kaldıktan sonra peş peşe işlenen ürpertici cinayetlerdir.

Şimdi burada bulunan herkes, sonu gelmez bir kötülükle karşı karşıya bulunduğunu ve bu kötülüğün sadece kendilerini değil, tüm dünyayı tehdit edecek denli büyük olduğunu keşfedecektir.

Farklı olayları ilginç bir şekilde birbirine bağlaması ve yüksek temposuyla dikkat çeken ‘Ağrı Dağı’nın, 2018 Bram Stoker en iyi roman ödülünü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Christopher Golden – Ağrı Dağı, çeviren: Cihan Karamancı, İthaki Yayınları, 320 sayfa, 2018

Maylis de Kerangal – Yaşayanı Onarmak (2015)

İç burkucu olduğu kadar, büyük ümit de uyandıran, organ naklinin hayat verdiği insanların hikâyeleri.

Romanda karşımıza çıkan Simon Limbres, kendi organlarının başka insanlara nakledilmesiyle, adeta suyun yayıldığı bir kaynak gibi başka hayatlara can verir.

Sörf yaparken kaza geçiren, ardından komaya giren Limbres’in organları ailesi tarafından bağışlanır ve bu organlar sayesinde başka insanların eksik hayatları tamamlanır.

  • Künye: Maylis de Kerangal – Yaşayanı Onarmak, çeviren: Duygu Dalgakıran, Domingo Kitap

Armağan Ethemoğlu – Güneş Hanım veya Kar (2009)

Armağan Ethemoğlu’nun ilk romanı, 2004 yılında yayımlanan ‘Son Masal’dı.

Yazar, ilk eserindeki gibi, fantastik, masalsı yönleri ağır basan bu romanında ise, sürekli ad değiştirmek zorunda kalan bir karakterinin hüzünlü dünyasına odaklanıyor.

Dokuz kez adını değiştiren bu karakterin ilk adı Ayşe, son adı da Güneş Hanım’dır.

Fakat bu ad değiştirmelerin bir oyun icabı değil, zorunluluktan kaynaklanması, bu hikâyeyi trajik hale getirir.

Zira her isim değiştiğinde, dünyası da tümüyle değişen karakter, parçalı, hiçbir zaman bir bütün teşkil etmeyen dünyasında bocalar.

Roman, Güneş Hanım’ın acısını, güneş, bulut, biblolar ve hayvanların da rol aldığı, masalsı bir dünyanın içinden veriyor.

  • Künye: Armağan Ethemoğlu – Güneş Hanım Veya Kar, Remzi Kitabevi, roman, 254 sayfa

Nancy Huston – Fay Hatları (2009)

Amerikalı romancı ve denemeci Nancy Huston’ın ‘Fay Hatları’, bir ailenin dört kuşağı üzerinden, etkisi günümüze değin süren bir sırrı hikâye ediyor.

Ailenin son kuşağı Sol’un yaşadığı 2004 yılından geriye doğru giden kurgu, bir ailenin hayatını yıllar boyu alt üst edecek bir sırrın izini, ailenin diğer üyeleri Randall, Sadie ve Kristina’nın hayatları ekseninde; ayrıca California, Hayfa, Toronto ve Münih gibi şehirlere uzanarak anlatıyor.

Öyküsüne, altı yaşındaki Sol’un, aile içinde gözlemlediği tuhaflıklarla başlayan Huston, diğer fertlerin yaşadıkları aracılığıyla, 1944 yılının Nazi Almanya’sına, ailenin geleceğini şekillendirecek o kırılma noktasına varıyor.

Künye: Nancy Huston – Fay Hatları, çeviren: Sosi Dolanoğlu, Metis Yayınları, roman, 292 sayfa

Isabel Allende – Cinayet Oyunu (2015)

Isabel Allende’den pek alışık olmadığımız tarzda bir roman, bir polisiye.

San Fransisco’da işlenen cinayetlerin sebebini, polis ve dedektiflerin yanı sıra merak eden başkaları da var: Bilgisayarları başında hafiyeliğe soyunan oyuncular!

Bir süre sonra, oyunculardan birinin annesinin kaçırılması, olayları daha da içinden çıkılmaz bir hale getirir.

  • Künye: Isabel Allende – Cinayet Oyunu, çeviren: İnci Kut, Can Yayınları

Mark Mann – Gezginler (2015)

Güney Amerika’yı bir baştan diğer başa kat eden, anı, roman ve anlatı karışımı bir metin.

Bölgenin yakın dönem tarihi, güncel yaşamı ve renkli kültürünü harmanlayan Mann’den, Andlardan Ekvator’a, Peru’dan Bolivya’ya, Karayiplerden Kolombiya’ya ve Banditolardan Campesinolara uzanan, bölgenin kara mizahla, maceralarla örülü bir hikâyesi.

  • Künye: Mark Mann – Gezginler, çeviren: Aslı Dağlı, Net Kitap

John Steinbeck – Kısa Süren Saltanat (2015)

Demokrasinin beşiği Fransa krizlerle boğuşmakta.

Bunlardan bıkan Fransızların bulduğu çözüm, Pippin Heristal’i kral ilan etmek.

Fakat bütün tutkusu yıldızlar, gökyüzü ve teleskop olan yeni kral Pippin, bunu becerebilecek mi?

Ya yeni kraliçenin, yeni prensesin yaşamı?

Ayrıca, kraliyet arabasının atları nereden bulunacak?

  • Künye: John Steinbeck – Kısa Süren Saltanat, çeviren: Belkıs ÇorakçıDişbudak, Sel Yayıncılık