Bawer Ferat – Dewrêş ile Adûle (2014)

Karacadağ eteklerinde, Ceylanpınar ovasında, Cudi’de, Şengal Dağı’nda, Şeyh Adî’de yaşanmış, dengbêjler tarafından söylene söylene günümüze kadar gelmiş bir aşk öyküsü.

Bu tarihsel öykü, hem Dewrêş ile Adûle’nin olağanüstü aşkını anlatıyor hem de Arapların, Türkmenlerin, Kürtlerin ve Osmanlıların toplumsal ilişkilerine dair önemli detaylar sunuyor.

  • Künye: Bawer Ferat – Dewrêş ile Adûle, Yurt Kitap

Mehmet Can Şaşmaz – Güzey (2014)

Dağın tepesindeki kayanın düşeceği korkusu, Anadolu’da bir kasabanın kâbusu olur.

Kasaba sakinleri bu korku nedeniyle bir bir intihar ederken, buraya tayin edilen bir kaymakam kimi cezalar, kasabanın ileri gelenleri ise, yaptıkları yatırımlarla bu intiharların önüne geçmeye çalışır.

Yalnız her girişim, işleri daha da içinden çıkılmaz hale getirir.

  • Künye: Mehmet Can Şaşmaz – Güzey, Pan Yayıncılık

Jeannette Walls – Camdan Kale (2008)

Jeannette Walls’un anıları üzerinden kaleme aldığı ‘Camdan Kale’ isimli bu romanın belkemiğini, kuşaklar arasında yaşanan çatışma oluşturuyor.

Roman, bu çatışmayı bir çocuğun gözünden anlatırken, aynı zamanda yetişkinler ve çocukların iç dünyalarını da karşılaştırıyor.

Walls, idealist bir anne ve baba tarafından yetiştirilmiş ve toplum kurallarına karşı çıkan anne ve babanın, uzun süre göçebeler gibi yaşamaları ve ideallerinde inatçı olmaları, Walls üzerinde büyük izler bırakmış.

Yazar, derin bir sevgiyle kaleme aldığı kitabında, aile ilişkilerini; anne ve babasının tavırlarının kendisinde yarattığı etkileri anlatıyor.

  • Künye: Jeannette Walls – Camdan Kale, çeviren: Özlem Yüksel, Marka Yayınları, roman, 319 sayfa

Damon Galgut – İyi Doktor (2014)

Apartheid sonrası Güney Afrika’sında, karanlık geçmişiyle yüzleşen bir doktorun trajedisi.

Dr. Eloff, ülkenin boğucu bir taşra kasabasındadır.

Bir süre sonra kasaba, eski bir diktatörün etrafta dolandığı söylentisiyle iyiden iyiye hareketlenir.

Dr. Eloff’un üzerini örttüğü karanlık geçmişi, tam da bu anda gün yüzüne çıkar.

  • Künye: Damon Galgut – İyi Doktor, çeviren: Kıvanç Güney, Yapı Kredi Yayınları

Nalan Tuntaş – Zor Yıllar (2008)

Nalan Tuntaş ‘Zor Yıllar’da, Sarıkamış’tan Cumhuriyet’e uzanan süreçte, cephelerde ve sınır boylarında görev yapan Türkiye askerlerinin yaşadıklarını hikâye ediyor.

Romanına, 1915 Aralık ayında Sarıkamış’ta donarak ölen 90 bin askerle başlayan Tuntaş, başkahramanı Sarı Saffet üzerinden, zorlu savaş yıllarında görev yapan askerlerin yaşadıklarını anlatıyor.

1918 yılında, henüz on sekiz yaşındayken Harp Okulu’ndan alınıp Kafkas Cephesi’ne gönderilen Sarı Saffet, Kazım Karabekir’in kolordusunda göreve başlar.

Roman, bu dönemde yaşanan savaşları ve zorlukları, Saffet’in dünyası üzerinden izliyor.

  • Künye: Nalan Tuntaş – Zor Yıllar, Remzi Kitabevi, roman, 248 sayfa

Jean Webster – Sevgili Düşmanım (2008)

Olgunluk döneminde hayata gözlerini yuman Jean Webster’ın ‘Sevgili Düşmanım’ isimli bu eserinin ilk baskısı 1915 yılında yapıldı.

Webster’ın bu romanı, ‘Uzun Bacaklı Baba’ isimli eseri ile birlikte, Amerika’da yetimhanelerin kötü şartlarını gözler önüne seren ve bu sorunun ülkede tartışılmasının yolunu açan eserler olarak öne çıkıyor.

‘Sevgili Düşmanım’, sıradan, sorunsuz dünyasında mutlu mesut yaşarken, bölgede bulunan John Grier Yetimler Yurdu’na yönetici olduktan sonra hayatı muazzam bir şekilde dönüşen Sallie McBride’in öyküsüyle dikkat çekiyor.

McBride için yetimhanede çalışmak ilk başlarda çok sıkıntılı olsa da, daha sonra bu farklı dünyayı keşfederken, kendisiyle ve üyesi olduğu toplumla da yüzleşecektir.

Buradaki deneyim, McBride için olgunluğa giden yolun başlangıcını oluşturuyor ve kendi iç sesine kulak vermesini, kendine varmasını da sağlıyor.

  • Künye: Jean Webster – Sevgili Düşmanım, çeviren: İbrahim Yıldız, Notos Kitap, roman, 262 sayfa

 

Rabindranath Tagore – Gora (2008)

Rabindranath Tagore’un, Nobel edebiyat ödülü kazanan ve canlı gözlemleriyle öne çıkan ‘Gora’sı, bir gencin Büyük Hindistan için mücadele edişini hikâye ediyor.

Hindu dininin geleneklerine bağlı genç Gora, bir yandan Bengal Hindistan’ındaki İngiliz emperyalizmiyle mücadele ederken, öte yandan da kadının maruz kaldığı baskılar üzerinden, içinde bulunduğu kültürün baskıcı yönleriyle de hesaplaşır.

Gora böylece, İngiliz emperyalizminin nasıl sona erdirilebileceğine kafa yorarken, bir kadına âşık olmasının ertesinde de, törelerin baskısı altındaki kadınların sosyal hayatta yasaklı oldukları gerçeğini de sorgulayacaktır.

Tagore, Gora’nın diğer karakterlerle ilişkileri üzerinden, o dönem Hindistan’daki İngiliz taraftarları ile bağımsızlık taraftarlarını ve gelenekleri sorgulamadan itaat edenlerle daha modern bir hayatı talep edenleri karşı karşıya getiriyor.

  • Künye: Rabindranath Tagore – Gora, çeviren: Murat Sirkecioğlu, Bilge Kültür Sanat Yayınları, roman, 557 sayfa

Lucy Eyre – Portakalın Aklı Olsa (2008)

Lucy Eyre’nin ilk romanı ‘Portakalın Aklı Olsa’, merkeze felsefeyi koymasıyla ilgi çekiyor.

Sıkıntılı, bunalımlı bir gençlik yaşayan Ben Warner’ın çalıştığı kafeye, günün birinde Lila isimli bir kadın gelir.

Warner’a, filozofların ölümden sonra toplandıkları Fikirler Dünyası’ndan bahseden Lila, kendisinin de otuz yıl önce öldüğünü ve şimdi orada yaşadığını söyler.

Gerçekte ise Sokrates ile Wittgenstein bir iddiaya girmiştir ve iddiayı Wittgenstein kazanması halinde de, Sokrates’in felsefe dünyasındaki 2 bin 109 yıllık başkanlığı sona erecektir.

Lila da Sokrates için çalıştığından, Warner’ı kullanarak Wittgenstein’ın bahsi kaybetmesini hedeflemektedir.

İşte Warner’ın bu yeni dünyayla ilişkisi, onu felsefeyle harmanlanmış maceralara sürükleyecektir.

  • Künye: Lucy Eyre – Portakalın Aklı Olsa, çeviren: Berna Yılmazcan, Doğan Kitap, roman, 199 sayfa

Barbara Mutch – Cradock Evi: Hizmetçinin Kızı (2014)

1930’larda, ırk ayrımının doruğa ulaştığı, 2. Dünya Savaşı’nın gölgesinde bir Güney Afrika…

Kuraklık ve fakirlikle boğuşan kara kıtadaki Cradock Evi’nde hayata gözlerini açmış, hizmetçinin kızı Ada’nın arayışı.

Beyaz “efendilerinin” evi dışında başka hayat görmemiş zeki ve meraklı Ada, dışarıda kopan fırtınaya daha fazla duyarsız kalamayacaktır.

  • Künye: Barbara Mutch – Cradock Evi: Hizmetçinin Kızı, Feniks Kitap

Metin Atamer – Suzan (2014)

Bir kadının, Bursa’nın şirin kasabası Tirilye’den Almanya’ya uzanan sancılı yolculuğu.

Türkiyeli her kadın gibi toplumun sonu gelmez baskılarıyla ezilen Suzan, kendi hayatını kendi elleriyle yaratmak gibi zor bir göreve soyunur.

Büyük çabalarla Almanya’ya gidebilen genç kadın, ülkesinden çok uzaktaki bu coğrafyada büyük zorlukların neticesinde adeta yeniden doğacaktır.

  • Künye: Metin Atamer – Suzan, Yeni İnsan Yayınevi