Bernardo Atxaga – Yalnız Kadın (2017)

Bask edebiyatının önde gelen yazarlarından Bernardo Axtaga’nın ‘Bask Üçlemesi’nin son kitabı olan ‘Yalnız Kadın’, bir kadının ruhsal yolculuğunu ve arayışını hikâye ediyor.

Romanın başkahramanı, Barcelona’da hapishaneden henüz çıkmış, 37 yaşındaki Irene’dir.

Dört yıllık işkencelerle dolu hapishane hayatını geride bırakan Irene, cezaevinden çıktıktan sonra bir dönem hayatını dahi feda edebileceği örgütüyle de tüm bağlarını koparmıştır.

Hapisten çıktıktan sonra doğduğu yer olan Bilbao’ya doğru bir otobüs yolculuğuna çıkan Irene, bu yolculukta hayatıyla, idealleriyle ve geleceğiyle büyük bir muhasebeye girişecektir.

Feminist çerçevesiyle de dikkat çeken ‘Yalnız Kadın’ romanında Bernardo Atxaga, Irene’in yaşadıkları üzerinden, İspanya tarihinde büyük yıkımlara sebep olmuş Franco’nun ardında bıraktığı korkunç mirasın izlerini sürüyor.

  • Künye: Bernardo Atxaga – Yalnız Kadın, çeviren: Mesut Özden Gözütok, Aylak Adam Yayınları, roman, 128 sayfa

Thomas Bernhard – Ucuzayiyenler (2017)

Thomas Bernhard’ın kaleminden, yıllarını fizyonomi üzerine bir çalışmaya adamış, saplantılı karakteri Koller’in ayrıksı hikâyesi.

Koller, tamı tamına on altı yıl önce, parkta bir köpek tarafından ısırılmış ve bunun sonucunda bacaklarından birini kaybetmiştir.

Bu olayın etkisiyle, fizyonomi üzerine bir bilimsel araştırma yapmaya girişen Koller, şimdi dönüp baktığında, bu konuda kat ettiği mesafeden pek memnun değildir.

Kahramanımız bir gün, Viyana Açık Mutfağı’nda, ya da daha bilinen adıyla VAM’da birlikte ucuza yemek yediği beylere, Enzig, Goldschmidt, Grill ve Weninger’e rastlar.

Bu esnada büyük bir aydınlanma yaşayacak Koller, kendisi için artık kısırdöngü haline gelmiş fizyonomi çalışmasını bu dört beyin, yani Ucuzayiyenler’in üzerine inşa etmeye karar verir.

Bu beklenmedik fırsatı değerlendirmeyi düşünen Koller’in niyeti, fizyonomi incelemesinin bir bölümü olarak Ucuzayiyenler üzerine bir deneme yazmaktır.

Bernhard’ın alaycı üslubunun en iyi örneklerinden olan anlatı, Koller gibi sıra dışı bir karakteri bize armağan ediyor.

  • Künye: Thomas Bernhard – Ucuzayiyenler, çeviren: Esen Tezel, Yapı Kredi Yayınları, anlatı, 88 sayfa

Fatih Öcal – Mayıs (2014)

Fatih Öcal, olaylı 1 Mayıs 2008’in de yer aldığı politik gerilim romanında, karısının ölümünü araştıran Ayhan’ın başından geçenleri hikâye ediyor.

Gazeteci Nil, acımasız bir cinayete kurban gitmiştir.

Nil’in eşi Ayhan ise, onun ardında bıraktığı araştırmalarından yola çıkarak cinayete dair ipuçlarına ulaşmaya çalışırken, dini gruplar, mafya ve devletten oluşan kirli bir şebekeyi deşifre eder.

  • ·       Künye: Fatih Öcal – Mayıs, Can Yayınları, roman, 377 sayfa

Gulam Hüseyin Sâedi – Top (2017)

İran edebiyatının önde gelen yazarlarından Gulam Hüseyin Sâedi’nin, İran’ın yakın tarihini bir baştan ötekine kuşatan görkemli romanı.

Yirminci yüzyıl başında İran’da Meşrutiyet’e geçiş sürecinde yaşanan çatışma ve çelişkieri anlatan ‘Top’, ülke içinde iktidarı ele geçirmeye çalışan farklı güç odaklarının mücadeleleri üzerinden ilerliyor.

İran toplumunun nitelikli bir panoramasını sunan roman, hikâye boyunca farklı anlarda karşımıza çıkan bir topun etrafında dönüyor.

Top, her tarihsel anda karşımıza çıkacak ve bu esnada da okurunu her şeyden habersiz, masum halkın dünyasıyla onu ezerek iktidarını kaim kılmaya çalışan “Hoca”nın ceberut, kötücül zihni arasında gidip gelecektir.

Sâedi’nin psikolojik temalar barındıran romanı, İran toplumunun zihin yapısını anlamak için de pek çok ipucu barındırıyor.

Okunması elzem romanlardan.

  • Künye: Gulam Hüseyin Sâedi – Top, çeviren: Makbule Aras ve Farhad Eivazi, Yapı Kredi Yayınları, roman, 156 Sayfa

Ian McEwan – Sahilde (2008)

Ian McEwan ‘Sahilde’de, ikisi de birbirinden farklı toplumsal sınıflara ait bir kadınla erkek karakteri üzerinden, 1960’ların İngiltere’sinde aşka ve cinselliğe nasıl bakıldığını hikâye ediyor.

Varlıklı bir aileden gelen Florence ile babası bir kasaba okulunda müdür olan Edward, evlendikleri gün balayını geçirmek üzere bir sahil oteline giderler.

Burada geçirilen bir geceye dayanan roman, bu iki gencin evlilik ve cinsellik konusundaki farklı fikirlerine yer vermesinin yanı sıra, ikisinin kökenlerine ve geçmişlerine odaklanarak, bu farklılığın toplumsal/sınıfsal boyutunu analiz ediyor.

Beklenmedik bir sonla biten roman, birey ve toplum çatışmasının iyi kurgulayan metinlerden.

  • Künye: Ian McEwan – Sahilde, çeviren: İlknur Özdemir, Turkuvaz Kitap, roman, 152 sayfa

Guy de Maupassant – Ölümden Acı (2008)

Guy de Maupassant, ‘Ölümden Acı’da, yaşlılık dönemlerine dayanmış bir çiftin ilişkisini hikâye ediyor.

Maupassant’nın yaşamının son yıllarında kaleme aldığı roman, ressam Olivier Bertin’in, metresi Kontes de Guilleroy’nın kızı Anette’ye âşık olmasını anlatıyor.

Olivier Bertin, yitip giden gençliğinin izini, Anette’de sürmeye çalışacaktır.

Maupassant’ın bu ilişkiyi merkeze alan kurgusu, adım adım gelen yaşlılığın neden olduğu gerilimlerle de besleniyor.

Hem ressamın hem de yaşlı Kontes’in, bu aşk hikâyesinin ekseninde, geçip giden gençlikleriyle hesaplaşmaları ise, romanın ilgi çeken yönlerinden.

  • Künye: Guy de Maupassant – Ölümden Acı, çeviren: Tahsin Yücel, Can Yayınları, roman, 221 sayfa

Keith Donuhue – Çalınan Çocuk (2008)

Keith Donuhue, fantastik romanı ‘Çalınan Çocuk’ta, ifritler tarafından kaçırılan Henry Day isimli çocuk karakterinin maceralarını hikâye ediyor.

Evinden kaçan Henry Day, ormandaki bir ağacın kovuğuna saklanır.

Çocuk, herkesten gizlenerek yaşayan tuhaf ifritler tarafından kaçırılır ve adı da Aniday olarak değiştirilir.

Fakat ifritler aynı zamanda, Day’in ailesine de, onun kılığına girmiş bir arkadaşlarını bırakmışlardır.

Böylece Day, bir yandan ailesini unutmamak, öte yandan yerine geçen ifritin geçmişini ve geleceğini çalmasının önüne geçmek zorundadır.

  • Künye: Keith Donuhue – Çalınan Çocuk, çeviren: Suat Ertüzün, Turkuvaz Kitap, roman, 327 sayfa

David Michie – Dalay Lama’nın Kedisi (2014)

David Michie, Budistlerin önde gelen liderlerinden Dalay Lama ile bir kedi arasındaki bilge arkadaşlığı hikâye ediyor.

Ölümün kıyısında bir sokak kedisi, Dalay Lama tarafından bulunup tapınağa getirilir.

Kedi buradaki özenli ilgi sayesinde kısa süre sonra kendine gelir.

Kahramanımız bu esnada, hem tapınakta bilgelikle örülü atmosferi gözlemlemeye ve bunlardan aldığı feyzle aydınlanmaya başlar hem de Dalay Lama’yı ziyaret eden Holywood yıldızlarıyla tanışma şerefine nail olur.

  • Künye: David Michie – Dalay Lama’nın Kedisi, çeviren: Burcu Yalçınkaya, Maya Kitap, roman, 249 sayfa

Tarquin Hall – Ölümcül Tereyağlı Tavuk Vakası (2014)

Hindistan’ın mahir özel dedektifi Vish Puri, Türkçeye kazandırılan yeni macerasında, bu sefer bölgenin azılı çetelerinin peşine düşüyor.

Pakistan’ın en başarılı kriketçisi Kamran Khan’ın babası, bir ziyafet esnasında ölür.

Sebep, tereyağlı tavuğuna konan bir zehirdir.

Vish Puri bu cinayeti aydınlatmaya koyulurken, bölgenin azılı çetelerini işaret eden ipuçlarına ulaşır. Dedektifimizin işi bu kez oldukça zordur.

Zira cinayetin nedeni, yasadışı bahisçilik olarak görünmektedir.

  • Künye: Tarquin Hall – Ölümcül Tereyağlı Tavuk Vakası, çeviren: Zeliha Babayiğit, Büyülü Fener Yayınları, roman, 384 sayfa

Adalet Ağaoğlu – Bir Düğün Gecesi (2014)

Adalet Ağaoğlu’nun, Türk aydınının iç dünyasını inceleyen bir anatomi dersi olarak da okunabilecek romanı, ilk yayımlandığı 1979 yılında, verilen bütün edebiyat ödüllerini kazanmıştı.

Bir gecede yaşananları anlatan ve o kült “İntihar etmeyeceksek içelim bari!” cümlesiyle açılan roman, Anadolu kulübündeki bir düğüne katılan Aysel’in iç dünyasına iniyor.

Roman, Aysel’in çevresindeki karakterler ekseninde Türkiye yakın tarihindeki iktidar olgusuyla görkemli bir tarzda yüzleşiyor.

  • Künye: Adalet Ağaoğlu – Bir Düğün Gecesi, Everest Yayınları, roman, 376 sayfa