Melisa Gürpınar – Mühür Kesesi (2009)

Geçen yıl yayımlanan ‘Dul Evinde İncesaz’ın devamı niteliğindeki ‘Mühür Kesesi’, Melisa Gürpınar’ın İstanbul’a odaklanan metinlerinden oluşuyor.

Gürpınar, “yaşlı kadın” metaforu üzerinden İstanbul’a, İstanbul’un doğasına ve yaşadığı sorunlara yaklaşıyor.

Yazar, şehrin elli, altmış yıl öncesini; değişen mevsimlerini; artık bir tarih belgesi olan mühür keselerini; Emirgan’da lale zamanını anlatıyor.

Kitaptaki metinler ayrıca, toplumsal hayattaki muazzam değişimleri ve küresel hayatın, tek kültürlülüğün dayattığı olumsuzlukları, bu şehrin kendine has ritmi üzerinden izliyor.

Daha önce yayımlanmış yazılarından bir derlemeyle oluşan kitap, İstanbul yazınına katkıda bulunuyor.

  • Künye: Melisa Gürpınar – Mühür Kesesi, Gürer Yayınları, anlatı, 185 sayfa

Deniz Kavukçuoğlu – Moda’da Gezinti (2015)

İstanbul’un kadim semtlerinden Moda’da geçmişten günümüze uzanan keyifli bir yolculuk.

Deniz Kavukçuoğlu, anılar ve portrelerle zenginleşen nitelikli kitabında eski iskele ve tramvaylardan Yoğurtçu Parkı’na, Levanten ailesi Tubinilerden Mehmed Rıza Paşa’ya, Cem Karaca’dan Barış Manço’ya, bu semtin tarihinde yer etmiş kişilerin ve mekânların peşine düşüyor.

  • Künye: Deniz Kavukçuoğlu – Moda’da Gezinti, Can Yayınları

Tahsin Tapur – Karaman Şehir Coğrafyası (2009)

Tahsin Tapur ‘Karaman Şehir Coğrafyası’nda, yaklaşık 10 bin yıldan bu yana insanların yaşadığı merkezlerden ve Cumhuriyet tarihi boyunca şehirleşmenin geliştiği yerleşim birimlerinden biri olan Karaman’ın coğrafyasına odaklanıyor.

Kitabın giriş bölümünde Tapur, Karaman’ın yeri, genel coğrafi özellikleri ve saha ile ilgili daha önce yapılmış çalışmaları anlatıyor.

Kitaptaki konular, Karaman’ın doğal ve çevre özellikleri; şehrin beşeri çevre özellikleri; Karaman şehrini oluşturan şehir fonksiyonları ve özellikleri; şehrin imar ve altyapı durumu; şehrin yerleşim alanı ve arazi kullanımı; şehrin etki bölgesi, kentsel kademe durumu ve kentsel çevre sorunları şeklinde özetlenebilir.

  • Künye: Tahsin Tapur – Karaman Şehir Coğrafyası, Çizgi Kitabevi, coğrafya, 175 sayfa

Metin Özata – Burdur Tarihi (2009)

Metin Özata ‘Burdur Tarihi’nde, Türkiye’nin güney-batısında yer alan bu küçük ve sevimli şehrin ilk çağlardan Kurtuluş Savaşı’na uzanan tarihini anlatıyor.

Çeşitli kitap, röportaj ve arşiv kaynaklarından yararlanarak kitabını hazırlayan Özata, ağırlıklı olarak Burdur’un Milli Mücadele’deki konumunu irdeliyor.

1919-1923 zaman aralığında Burdur’da gelişen olaylar; İtalyanların işgal siyaseti ve Burdur’un işgal edilmesi ile işgale karşı direniş, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

Kapsamlı bir şekilde hazırlanan kitapta ayrıca, Burdur’un o yıllardaki sosyal yaşantısı, kültür varlıkları, Atatürk’ün ve İsmet İnönü’nün Burdur’a gelişi ve bazı tarihi şahsiyetler hakkında bilgiler veriliyor.

  • Künye: Metin Özata – Burdur Tarihi, Umay Yayınları, şehir, 262 sayfa

Fıstık Ahmet (Tanrıverdi) – Bir Başka Kentte Ölümü Beklemek… (2009)

Fıstık Ahmet (Tanrıverdi) ‘Bir Başka Kentte Ölümü Beklemek’te, kendi rızasıyla Türkiye’den ayrılan ve ömrünün geri kalanını Yunanistan’da geçiren Büyükadalı Rumların hikâyelerini anlatıyor.

Bunlar, Tanrıverdi’nin deyimiyle, “kimi akrabaları ve dostlarını 1964’te kovan devlet”in kovmadığı kişilerdi.

Tanrıverdi, konuştuğu isimlerin, Atina’da yaşamlarına devam ederken, Büyükada’yı çeşitli nedenlerle bırakıp gitmelerinden dolayı üzüntülü ve pişman olduklarını söylüyor.

Zira doğdukları, büyüdükleri, ekmeklerini kazandıkları, aile mezarlarının bulunduğu Büyükada’dan uzak olmak, kalplerinde büyük bir burukluk yaratmış.

Daha önce yayımlanan ‘Atina’daki Büyükada’ kitabıyla, köklerinden zorla koparılarak Yunanistan’a sürgün edilen Rumların hikâyelerini aktaran Tanrıverdi, bu kitabında da, seçtikleri geleceğin pek mutlu etmediği Rumları anlatıyor.

  • Künye: Fıstık Ahmet (Tanrıverdi) – Bir Başka Kentte Ölümü Beklemek…, Adalı Yayınları, anlatı, 136 sayfa

Fatma Mansur Coşar – Bodrum: Ege’de Bir Kasaba (2015)

Bodrum tarihi ve gündelik hayatı konusunda iyi bir rehber.

Fatma Mansur Coşar, önceleri kendi halinde, sakin bir kasaba iken, sonraları popüler bir mekân haline gelen Bodrum’un son otuz yıllık süreçteki muazzam dönüşümünü gözler önüne seriyor.

Bodrum yerlilerinin, kasabanın eski ve yeni haline dair gözlemleri eşliğinde.

  • Künye: Fatma Mansur Coşar – Bodrum: Ege’de Bir Kasaba, İMEAK Deniz Ticaret Odası Yayınları

Mario Vitti – Doğduğum Şehir (2018)

İtalya’nın en tanınmış Çağdaş Yunan Edebiyatı uzmanlarından olan Mario Vitti, 1926 İstanbul doğumlu.

Vitti, 1946’da eğitim için Roma’ya gider ve bir daha İstanbul’a dönmez.

Vitti’nin elimizdeki anıları da, bir türlü dinmek bilmeyen İstanbul özlemiyle kaleme alınmış.

Yazar bu kısa ama güçlü metninde, doğup büyüdüğü İstanbul’un etkileyici bir fotoğrafını çekiyor.

  • İstanbul’da Levanten yaşamları,
  • Rum ailelerinde gündelik hayat,
  • İstiklal Caddesi,
  • Eminönü,
  • Hatice Sultan,
  • Cumhuriyet aydınlanmasının önde gelen simaları,
  • Yeni kurulan Cumhuriyet’in yarattığı heyecan,
  • Adalarda hayat,
  • Atatürk,
  • Mussolini,
  • Lebon Pastanesi,
  • Hachette Kitabevi,
  • İstanbul Borsası,
  • İstanbul’da ilk sesli filmler,
  • Şehirdeki çokkültürlü dostluklar…

Vitti, bu ve bunun gibi birçok konuya dair hatırladıklarını, kendine has etkileyici üslubuyla bizimle paylaşıyor.

Petros Markaris’in önsözüyle zenginleşen; geçen yüzyılın başlarındaki İstanbul hayatı hakkında aydınlatıcı olduğu kadar, oldukça güzel ve duygulu bir metin.

  • Künye: Mario Vitti – Doğduğum Şehir: İstanbul, 1926-1946, çeviren: Sula Bozis, İstos Yayın, anı, 144 sayfa, 2018

Erk Acarer – % 100 İstanbul (2009)

Erk Acarer’in ilk kitabı, hatırlanacağı gibi ‘Matruşkadan Tayyare’ ismini taşıyordu.

Yazar, elimizdeki ikinci kitabı ‘% 100 İstanbul’da ise, tarihi ve gözde mekânlarıyla İstanbul’u anlatıyor.

Kitabına, İstanbul konulu yüz öyküyü alan Acarer, bu kadim kenti hem tarihi hem güncel yönleriyle işliyor.

İstanbul’un kuruluşu, Ahırkapı, Yedikule’nin kanlı tarihi, Sarayburnu’nda ilk uzay çalışmaları, Sultanahmet Meydanı, Gülhane Parkı’nda yaşananlar, İstanbul’un sarnıçları, Beyazıt hamamının zorba tellağı, Anemas Zindanı gibi farklı konuları işleyen Acarer eseri, dünyanın gözde şehirlerinden İstanbul’un bitmeyen bir tarihe ve bitmeyen öykülere sahip olduğunu göstermesiyle ilgi çekiyor.

  • Künye: Erk Acarer – % 100 İstanbul, İnkılap Kitabevi, şehir, 432 sayfa

Bülent Habora – Benim Başkentim: Adana (2009)

Yazar Bülent Habora, ‘Benim Başkentim Adana’da, bereketli topraklarıyla bilinen Adana’yı çok yönlü bir biçimde anlatıyor.

İstanbul doğumlu olan Habora, Adana’da ikinci doğumunu, kendisinin deyimiyle “gerçek doğumunu” gördüğünü ve hayatının “ilk”lerini hep Adana’da yaşadığını belirtiyor.

Seyhan ırmağı, Adana’da basın yayın, Adana sokakları, camileri, sinemaları, kentin önde gelen simalarından Hacı Ömer, Adana’nın sanatçıları, kentle özdeşleşen kebap kültürü, Adana’nın demiryolu ve Adanalı şairler, kitapta ele alınan birçok konudan sadece birkaçı.

Habora, tarihi bir Adana portresi sunmakla yetinmeyerek, bu şehirle iç içe geçen hayatını; dünün ve bugünün yaşayan Adana’sını anlatıyor.

  • Künye: Bülent Habora – Benim Başkentim: Adana, Heyamola Yayınları, şehir, 214 sayfa

Öksel Demir – Tekirdağ: Mavi Gözlü Kent (2009)

 

Düzyazı ve şiirleri birçok dergi ve yıllıkta toplanmış Öksel Demir’in, ‘Ölüm Biraz’ başıklı yayımlanmış bir kitabı da bulunuyor.

Tekirdağ’da doğan ve halen bu kentte yaşamaya devam eden Demir, elimizdeki eserinde, anılarından hareket ederek, “sarışın ve mavi gözlü kent” dediği Tekirdağ’ı anlatıyor.

Kitapta, denizle iç içe geçmiş Tekirdağ’ın iskeleleri ve limanları, gündelik yaşamı, insanları, Ertuğrul Mahallesi, kentte yaşayan Musevi ve Ermeniler, coşkuyla kutlanan deniz bayramları, Eski İskele ile Çukur Çeşme gibi meydanları, Efe Kemalettin ve Ömer Faruk Öztoprak gibi şahsiyetleri, Oyan Pastanesi ve kentte yayımlanan Özekin Dergisi gibi, Tekirdağ’a dair birçok ayrıntı yer alıyor.

  • Künye: Öksel Demir – Tekirdağ: Mavi Gözlü Kent, Heyamola Yayınları, şehir, 232 sayfa