Mustafa Erdem Özler – Erdem Devesi (2009)

Mustafa Erdem Özler’i, daha önce yayımlanan ‘Kelebekli Zaman’ isimli şiir kitabıyla biliriz.

Özler, ‘Erdem Devesi’ başlıklı elimizdeki dosyasıyla da 2008 Cemal Süreya Şiir Ödülü’nü aldı.

Kitaba adını veren şiirden bir alıntı:

 

“anne çöl pişmedi mi hâlâ

 

baktıkça zayıfladı yollar

baktıkça taşların diline düştüm

peşinden gittim sesimin

kuşların vaktini çaldım

 

kuyulara atılmış günahları çıkardım

suçunu bağışladım kirimin

ben kimim ki

heyelanla yıkadım ellerimi

 

acıkınca kuru kelime yedim

haram sularını içtim sözlerimin

seğirdi zaman ipini eğirdi

kısalan ömrünü giydim sabrımın

 

eskiden atlar okşardı saçlarımı

yokluğunu bahçeler toplardı (…)”

  • Künye: Mustafa Erdem Özler – Erdem Devesi, Metis Yayınları, şiir, 69 sayfa

Mehmet Akif Ersoy – Safahat (2009)

‘Safahat’, Mehmet Akif Ersoy’un, en ünlü şiiri sayılan İstiklal Marşı da dâhil, çok sayıda şiirini bir araya getiriyor.

Safhalar, devreler ve dönemler anlamına gelen ‘Safahat’, aynı zamanda esere adını veren kitap ile ‘Süleymâniye Kürsüsünde’, ‘Hakkın Sesleri’, ‘Fâtih Kürsüsünde’, ‘Hatıralar’, ‘Asım’ ve ‘Gölgeler’ başlıklı, farklı zamanlarda yayımlanan yedi kitaptan oluşuyor.

Ersoy bu en büyük eserinde, hem bir şair, hem bir yazar hem de bir hatip olarak okuyucunun karşısına çıkıyor.

Kurtuluş Savaşı esnasında, Türkiye’de yaşanan acılara tanık olan, bunları şiirlerinde, konuşmalarında dile getiren Ersoy, işgale karşı mücadele eden halkın talebini, coşkulu bir üslupla dile getiriyor.

  • Künye: Mehmet Akif Ersoy – Safahat, Palet Yayınları, şiir, 511 sayfa

Şebnem Güngeçiren – Büyümüşsün (2015)

Denize, kokulara, renklere ve mevsimlere adanmış şiirler.

“Yüreği parçalarcasına çıkıp / Gökyüzüne kanatlanan bir güvercindir şiir” diyen ve kendine has üslubuyla ilgi çeken Şebnem Güngeçiren, içindeki çocuğu kaybederek pervasızca büyüyenleri, heyecanını hepten yitirenleri, çocukluk masallarını unutanları, şiirin efsunlu dünyasına davet ediyor.

  • Künye: Şebnem Güngeçiren – Büyümüşsün, Delisarmaşık Yayınları

 

Emel Kaya – Yan Etkiler (2015)

Kimliği, aidiyetleri, ezberleri ve rutinleri sorgulayan şiirler.

“Sözü de devirdim üstüm başım hay! / çektim koydum dilimi sağır odaya” diyerek bir kadim zamandan rüya ve imge devşiren Emel Kaya’dan ev hallerine, anneliğe, aile saadetine, benliğin karmaşalarına, arayışa, bunaltıya, kaçışa, kısacası varoluşun farklı hallerine uzanan bir nevi tefekkür yolculuğu.

  • Künye: Emel Kaya – Yan Etkiler, Yasakmeyve Yayınları

Kenan Yücel – Örselenmiş Ruhlar Bandosu (2009)

‘Uzaklara Atılmış Bir Kedi Hüznü’, Kenan Yücel’in ilk şiir kitabıydı.

Yücel’in üç bölümden oluşan bu son kitabı, gündelik hayat ile şiirin efsunlu dünyasını buluşturan şiirleriyle öne çıkıyor.

‘Derinlik’ başlıklı şiir şöyle:

“aç martılara can simidi atan çocuk

martılara özenen bir karganın koştuğu

soluksuz vapur koşusuna gülüyor

 

genleşen bir sevinci tedirgin edebilir

ansızın bulutlara saplanan güneş

kaptanın öttürdüğü düdüğe sığınıyor

ışıltıyı yalıyor nerede görse

 

vapurlarda cumartesi anneleri aklığı

yapışmış bırakmıyor kayıp suretlerini

sıkı sıkıya darı saçlı kız elleriyle

 

bir şiir oluyor gözleri

şaşı bakıp şaşıyorum derinliğine”

  • Künye: Kenan Yücel – Örselenmiş Ruhlar Bandosu, Şiirden Yayınları, şiir, 72 sayfa

Enis Batur – Taşrada Ölüm Dirim Hazırlıkları (2009)

‘Taşrada Ölüm Dirim Hazırlıkları’, Enis Batur’un 1972-1982 yılları arasındaki on yıllık sürede yazdığı şiirlerinden yapılmış bir seçme.

Kitapta yer alan ‘Ölü’m’ isimli şiir şöyle:

“İnatçı bir gölge gibi ardımda

iz sürdü ölüm. Gece sonu

bir pusuydu gece. Kapılar

kapalı, pervazlarda sızıntı

bile esirgenmiş, sessizlik

arttıkça artıyor; bir döşek,

bir kâse çorba, bir çift

yumuşak söz için seyiriyor

içim.

 

Dostlar uyuyorsunuz! Derin

ve kilitli. Sabah bir dürtüyle

uyanacak ve sürdüreceksiniz

tekerleğin çevrimini.

Rue de la Vieille Lanterne, bin

sekiz yüz altmış sekiz. Ben

Prometheus: Sizin için salacağım

ateşe küsüyorum.”

  • Künye: Enis Batur – Taşrada Ölüm Dirim Hazırlıkları, Kırmızı Yayınları, şiir, 179 sayfa

Firdevsi – İskendername (2015)

İran edebiyatında kahramanlık şiirini doruklara taşımış Firdevsî’den, İran rivayetleri, mitolojisi ve tarihi hikâyelerinin bir karışımı olan klasik bir metin.

Kahramanlık anlatılarının öncüsü olarak kabul edilen bu başucu eser, bilhassa antik İran’ın köklerine doğru yol almak isteyenler için biçilmiş kaftan.

  • Künye: Firdevsî – İskendername, yayına hazırlayan: Nimet Yıldırım, Kabalcı Yayınları

Şevket Akıncı – Hezeyan Sözlüğü (2009)

Şevket Akıncı’nın uzun bir şiirinden oluşan ‘Hezeyan Sözlüğü’, bir duygu patlaması olarak da okunabilir.

Müzik, edebiyat ve sinemanın birbiriyle karıştığı bu şiirler, delilikle akıllılık, güzellik ile çirkinlik ve yaşama sevinciyle intihar arasında gidip geliyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Kötü kan saatim

Uzuvlarım evin ortasında

Yüzüyor

Ardından düğmelerim kemerim ve imgelerimin saralı atları

Ayarsız kalemim kurtulup avucumdan

Yazıyor gerilen ümidini bedenime

Oysa isterdim hezeyanım büsbütün yumsun gözünü

Ve uzansın senelerin üzerine sere serpe

Ne var ki hayatın ortasında

O yalnızca kendine görünen bir ışık

Cinnetin rahminde

Güneş taklidi yapan

Şahitsiz bir

Kıvılcım (…)”

  • Künye: Şevket Akıncı – Hezeyan Sözlüğü, Artshop Yayınları, şiir, 47 sayfa

Ergin Yıldızoğlu – Çürüme ve Çözülme (2009)

Alt başlığı ‘Dünyanın Sonuna Dair Şiirler’ olan ‘Çürüme ve Çözülme’, daha önce yayımlanmış kitaplarıyla da bilinen Ergin Yıldızoğlu’nun 2006-2008 arasındaki şiirlerinden oluşuyor.

Kitapta yer alan ‘Son Bir El Daha…’ şiirinden bir alıntı:

“Terk edilmiş odalarda eskiyor sahipsiz fısıltılar

Ölenler anıların tenha köşelerine çekilmiş

Uzakta gecenin içinde bir köpek sesi

Apartman boşluğundaki… Yalnızca rüzgar

Kent soylular iğrenerek bakıyor tinercilere

Et ve naftalin kokan evlerine dönerken

 

Uyanınca birden, sanki biri dürtmüşçesine

Kafanın içindeki sessizliği fark ediyorsun

Siyah keçe bir kaftan gibi, giderek ağırlaşıyor

Binlerce iğnesiyle terli teninin üzerinde (…)”

  • Künye: Ergin Yıldızoğlu – Çürüme ve Çözülme, Pan Yayıncılık, şiir, 54 sayfa

Yalçın Hafçı – Şehlâ Balıklar Denizi (2009)

On yıldır çeşitli hapishanelerde kalan ve halen Kırşehir E Tipi hapishanesinde bulunan Yalçın Hafçı, ‘Şehlâ Balıklar Denizi’ ile 2008 yılında verilmeye başlanan Mahsus Mahal Şiir Ödülü’nün ilkini kazandı.

Kendisini kutluyor, eserlerinin devamını diliyoruz.

Kitapta yer alan ‘Yüzümüzden Tarih Kanıyor’ isimli şiirden bir alıntı:

“Uzaklara baktıkça, engin

rüyalarla avunuyordu ezberimiz

çocukluğumuz kınalı bulut, fırtınalarda

kanatları coşkuyla çarpan umut

Yazgımızı bağladığımız kızılcık ağacını

bulutlar yağdıkça, büyütürken

tarihin sırtında dağları

kalbimizden geçiyordu dünyanın bütün patikaları

yüzümüzdeki arkaik gürültüyle

hayatı sevecek kadar çok nefret ediyorduk (…)”

  • Künye: Yalçın Hafçı – Şehlâ Balıklar Denizi, Mahsus Mahal Kitaplığı, şiir, 126 sayfa