Aimé Césaire – Barbar Batı (2007)

 

barbar-bati

Alt başlığı ‘Sömürgecilik Üzerine Söylev’ olan ‘Barbar Batı’, ilk yayınlandığı 1950’den itibaren post-kolonyal çalışmalar literatürünü başlatmış bir eser.

Alanın klasikleri arasında gösterilecek bu çalışmasında, “kendi yarattığı problemleri çözmekten aciz olduğunu ispat etmiş bir medeniyet, çürümüş bir medeniyettir,” diyen Aimé Césaire, Batı’nın barbar ve kanlı tarihine odaklanmıştı.

Kitabın bu Türkçe edisyonunda, Césaire’nin bu çalışmasının yanı sıra, ‘Maurice Thorez’e Mektup’ isimli eseri de bulunuyor.

Kitapta ayrıca, yazarla yapılmış bir röportaj, yazılarından bir seçme ile Robin D. G. Kelley’in, Césaire’e odaklanan ‘Anti-Sömürgeciliğin Poetikası’ başlıklı bir yazısı da yer alıyor.

  • Künye: Aimé Césaire  – Barbar Batı, çeviren: Güneş Ayas, Salyangoz Yayınları, siyaset, 239 sayfa

Faik Bulut – Ali’siz Alevilik (2007)

  • ALİ’SİZ ALEVİLİK, Faik Bulut, Berfin Yayınları, din, 496 sayfa

alisiz-alevilik

Faik Bulut’un ‘Ali’siz Alevilik’inin ilk baskısı bundan tam on yıl önce, 1997 yılında yapılmıştı. Bulut’un kitabı, Aleviliğin ilk kaynaklarını, tarihsel köklerini, dış etkilerini, Arap-İslam, Türk-İslam, İran-İslam dünyasındaki oluşum ve gelişimini irdeliyor. İlk baskısı yapıldıktan hemen sonra bayağı oldukça çeken ve Alevilikle ilgili tartışmaların odağında yer alan kitabında Bulut, Alevi fikriyatının “Türklük ve Kürtlükle” özdeşleştirilmesini, Aleviliği, Türk-İslam sentezi çerçevesinde Sünnileştirmeye çalışan görüşleri eleştiriyor. Alevilik inanışının İslam dışı bir inanış olduğunu savunan Bulut, Gerçek Ali ile Efsane Ali arasına net bir çizgi çizmeye çalışıyor.

Ellen Meiksins Wood – Kapitalizmin Arkaik Kültürü (2007)

  • KAPİTALİZMİN ARKAİK KÜLTÜRÜ, Ellen Meiksins Wood, çeviren: Oya Köymen, Yordam Kitap, siyaset, 238 sayfa

kapitalizmin-arkaik-kulturu

Siyaset bilimi profesörü Ellen Meiksins Wood’un, Türkiye’nin önemli İktisat tarihçilerinden Prof. Dr. Oya Köymen tarafından çevirisi yapılan ‘Kapitalizmin Arkaik Kültürü’ isimli bu kitabı, Batı’daki modernite kavramlarını ve burjuva toplum modelinin tarihsel gelişimini irdeliyor. Wood, Aydınlanma düşüncesine yol açan tarihsel bir güç olan burjuva kültürünün, azami kâr peşinde koşan kapitalist mantıktaki gelişmeye benzemediğini savunuyor. Buna örnek olarak İngiltere’yi veren yazar, burada, Kıta Avrupa’sına benzer modern devlet ve buna ilişkin siyasî söylemin bulunmadığını, bunun da ülkedeki gelişkin kapitalizmin önemli bir göstergesi olduğunu söylüyor.

Emre Kongar – Demokrasimizle Yüzleşmek (2007)

  • DEMOKRASİMİZLE YÜZLEŞMEK, Emre Kongar, Remzi Kitabevi, siyaset, 318 sayfa

demokrasimizle-yuzlesmek

Emre Kongar, ‘Demokrasimizle Yüzleşmek’te, Türkiye’deki demokrasi tartışmalarına kendi cephesinden katılıyor. Kitabın eksenini ağırlıklı olarak demokrasi ve küreselleşme konuları oluşturuyor. Kongar demokrasiyle, sadece genel anlamıyla demokrasiyi değil, Türkiye’deki uygulamalar bağlamında, kendine özgü bir model olarak demokrasiyi kastediyor. “Demokrasiyle niçin yüzleşmeliyiz?”, “Özürlü demokrasimizin çelişkileri nelerdir?”, “Demokrasi nedir, nasıl kurulur, nasıl işler, nasıl gelişir?”, “Kadınların ezildiği bir dünyada demokrasi olur mu?” ve “Türk milliyetçiliği ile Kürt milliyetçiliğinin birbirleriyle ve demokrasiyle ilişkisi nedir?”, Kongar’ın cevap aradığı sorulardan birkaçı.

Max Blechman (ed.) – Devrimci Romantizm (2007)

  • DEVRİMCİ ROMANTİZM, editör: Max Blechman, çeviren: Bilal Çölgeçen, Versus Kitap, siyaset, 372 sayfa

devrimci-romantizm

‘Devrimci Romantizm’, bu akımın tarihinde yer etmiş önemli edebi, felsefi ve siyasî aktörler ile yapılara odaklanan bir derleme. Bu kitapta farklı yazarların imzasıyla yer alan makaleler, devrimci romantizmi tanımlamaya çalışırken, bu akımın önemli deneyimlerini ve isimlerini de okuyucuya sunuyor. Adı geçen deneyimlere ve isimlere bakıldığındaysa çok sayıda ayrıntıya ulaşılabiliyor. Paris Komünü, ütopik topluluklar, Alman dışavurumculuğu,  anarşizmin serüvenleri ve sosyalist romantizm, bunların birkaçı. Bu akım içinde adı geçen isimlere bakıldığındaysa, Novalis, Hölderlin, Schelegel, Shelley, Byron, Rimbaud, William Blake, Marx, Herbert Marcuse, Walter Benjamin ve Ernst Bloch gibi çok sayıda önemli aktöre ulaşılıyor. Kitap, romantizmi edebi ve düşünsel bir deneyim olmasının yanında, devrimci boyutunu da ihmal etmeden irdelemesiyle ilgi çekiyor.

Emin Çölaşan – Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi (2007)

  • KOVULDUK EY HALKIM UNUTMA BİZİ, Emin Çölaşan, Bilgi Yayınevi, basın-yayın, 208 sayfa

kovulduk-ey-halkim

Emin Çölaşan, hatırlanacağı gibi, yirmi iki yıl gazetecilik yaptığı Hürriyet gazetesinden yakın zamanda kovuldu. Kendisinin bu kitabı da, hem bu kovulma sürecine dair anlatımlarından hem de bu süreç üzerinden Türkiye medyasına dair eleştirilerinden oluşuyor. Kovulma nedenini, iktidar korkusu, baskı ve sansüre bağlayan Çölaşan, “Niçin sadece Hürriyet’te değil, medyanın çok büyük bir bölümünde parasal çıkarlar ve gazetecilik dışı ticaret ilişkileri ön plana çıktı?” diye soruyor. Kitap, Çölaşan’ın kovulma öncesi ve sonrasında yaşadıklarına, AKP iktidarının medya dünyasında neden olduğu dönüşümlere ve bu dönüşümlerin gazetecilik mesleğindeki yansımalarına yer veriyor.

Kolektif – Hrant’a…: “Ali Topu Agop’a At” (2007)

hranta

‘Hrant’a: Ali Topu Agop’a At’, yaklaşık yüz ismin yazılarına yer veren ve 19 Ocak 2007’de karanlık bir suikasta uğrayan Hrant Dink’in anısına ithaf edilen bir kitap.

Dink’in “Biz yaşadığı cehennemi, cennete çevirmeye talip insanlardandık,” cümlesiyle başlayan kitabın içeriğindeki yazılar, Türkiye için oldukça değerli olan bu ismin kaybı karşısında duyulan burukluğa, Dink’in çalışmalarıyla halklar arasındaki önyargıların aşılmasına yaptığı katkıya odaklanıyor.

Kitapta, yazılar, mektuplar ve şiirlerin yanında, karikatürler ile Dink’in daha önce yayınlanmamış çok sayıda fotoğrafı da yer alıyor.

Kaliteli kağıt ve cilt baskısıyla da dikkat çeken çalışma, Dink’in anısına yakışacak türden.

  • Künye: Kolektif – Hrant’a…: “Ali Topu Agop’a At”, editör: Fahri Özdemir ve Arat Dink, Kırmızı Yayınları, armağan, 339 sayfa

Mehmet Altan – Eğrisiyle Doğrusuyla Ak Parti (2007)

  • EĞRİSİYLE DOĞRUSUYLA AK PARTİ, Mehmet Altan, Hemen Kitap, siyaset, 359 sayfa

egrisiyle-dogrusuyla-akp

Son seçimlerde AKP’nin aldığı yüksek oy oranı, ülkede yoğun değişimlerin önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi. İşte Mehmet Altan’ın ‘Eğrisiyle Doğrusuyla Ak Parti’ isimli bu kitabı da, Türkiye’de bu süreçte görülen derin değişimleri ve bu değişimlerin en önemli aktörü olan AKP’ye odaklanıyor. “Bizde burjuvazinin yerini tutmaya çalışanlar kendilerini garip bir şekilde solcu diye tanımlarken, emeğiyle yarım yamalak geçinmeye savaşan ve emekten yana olması gerekenler de İslamcı ya da muhafazakâr. Aslına bakarsanız yoksullar ile tuzu kurular karşı karşıya.” diyen Altan, Türkiye’ye irticanın gelmediğini, daha çok, egemenliğin bir sınıfın himayesinden alındığını söylüyor.

Sadun Emrealp ve Semih Poroy – Yerel Yöneticinin 1 Nisan Rehberi (2007)

  • YEREL YÖNETİCİNİN 1 NİSAN REHBERİ, hazırlayan: Sadun Emrealp, çizimler: Semih Poroy, UCLG-MEWA Yayınları, yerel yönetim, 101 sayfa

yerel-yoneticinin-1-nisan

‘Yerel Yöneticinin 1 Nisan Rehberi’, yerel yönetim konusuna daha çok mizah çerçevesinden bakan bir çalışma. Dolayısıyla kitabı, “olanı ve olması gerekeni” ters-yüz ederek, bunu “olmaması gereken”in aynasından yansıtma çabası şeklinde özetleyebiliriz. “Yerel yönetimlerin, hiçbir ayrım gözetmeden insanı yerel demokrasinin temeli kabul eden, işleyişlerinde insan haklarını ve çoğulcu ve katılımcı demokrasi ilkelerini yaşama geçiren, özerk ve demokratik yönetim birimleri olarak görülmesinin zamanı gelmiştir.” diyen Emrealp, yerel yönetimler konusunda yapılması gerekenleri anlatırken, hem bilgilendiriyor hem de eğlendiriyor.

Deniz Adalı – 21. Yüzyıl ve Kapitalist Emperyalizm (2007)

 

21-yuzyil-ve-kapitalist-emperyalizm

Deniz Adalı’nın ’21. Yüzyıl ve Kapitalist-Emperyalizm’ isimli bu kitabı, kapitalizmin 21. yüzyıldaki serüvenine geniş bir çerçeveden odaklanıyor.

Kitabın birinci bölümü, kapitalist dünya ekonomisinin karakteri, emperyalist ideoloji, medya ve reklamın bu ideolojideki etkinliği, dünyanın toprak ve pazar olarak paylaşımı, sermayenin uluslararasılaşması, teknolojinin örgütlenmesi ve küreselleşme ulus-devlet ilişkisi gibi pek çok ayrıntıyı inceliyor.

Çalışmanın ‘Kapitalist Emperyalizm ve İşçi Sınıfı’ başlıklı ikinci bölümü ise, modern kapitalizmde işçi sınıfının konumu, mücadelesi, tarihsel ve toplumsal misyonu, son olarak da ideolojik mücadelenin önemi üzerinde duruyor.

  • Künye: Deniz Adalı – 21. Yüzyıl ve Kapitalist-Emperyalizm, Kaldıraç Yayınevi, siyaset, 688 sayfa