Gérard Rabinovitch – Terörizm mi Direniş mi? (2017)

  • TERÖRİZM Mİ DİRENİŞ Mİ?, Gérard Rabinovitch, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayınları, felsefe, 84 sayfa

terorizm-mi-direnis-mi

Bütün kötü iktidarların ilk faaliyeti, dili yozlaştırmak, kavramları dejenere etmektir. Hep söylenegeldiği gibi tahakküm en başta dilde kurulur ve buradan başka alanlara yayılır. İşte Fransız filozof ve sosyolog Gerard Rabinovitch bu kısa ama öz yapıtında, manipülasyonun sınır tanımadığı günümüzde bilinçli olarak birbiriyle karıştırılan veya yersiz şekillerde kullanılan “terörizm” ve “direniş” kavramlarını zengin bir düşünsel zemin bağlamında hakiki anlamlarına kavuşturuyor. Yazar bunu da Sokrates’ten Arendt’e, Adorno’dan Benjamin ve Camus’ye pek çok düşünürün fikirleri ile 2. Dünya Savaşı’ndaki direnişin deneyimleri bağlamında yapıyor.

Hüseyin Kıran – Resul (2017)

  • RESUL, Hüseyin Kıran, Sel Yayınları, roman, 141 sayfa

resul

Kıran’ın simgeler, örtük ifadeler ve oyunlarla yol alan, özgün diliyle pek çok okurun beğenisini kazanmış ilk romanı, yeni baskısıyla karşımızda! Nevi şahsına münhasır karakteri Resul’un bitmemiş kavgasını, parçalanmış kişiliğini, çevresiyle kurduğu çatışmalı ve gerilimli dünyasını hikâye eden roman, aynı zamanda tuhaf bir sürgünle cezalandırılmış baba, kiracı Işıl ve Hafize Hanım gibi sıra dışı karakterleriyle de dikkat çekiyor. Bütün bunların yanı sıra, otoriteyi simgeleyen, bireyin hiçbir şekilde karşı çıkmasının mümkün olmadığı buyurgan bir kurum olarak Daire, kurguyu, romanın bütününü baştan sona kuşatan ürkütücü bir yapı olarak karşımıza çıkıyor.

Pedro Domingos – Master Algoritma (2017)

  • MASTER ALGORİTMA, Pedro Domingos, çeviren: Tufan Göbekçin, Paloma Yayınevi, teknoloji, 416 sayfa

master-algoritma

Yapay öğrenmenin hayatımızı nasıl değiştireceği konusunda ne kadar bilgiliyiz? Bu alana dair henüz yeteri kadar bilgi sahibi olduğumuz söylenemez, fakat özellikle Google ve Amazon’un yakın zamanda gerçekleştirdiği bu anlamdaki uygulamalara baktığımızda “öğrenen makineler”in yakın zamanda dünyayı nasıl bir yönde dönüştürebileceğine dair ipuçlarını görebiliyoruz. İşte Pedro Domingos da bu kitabında, devrim niteliğindeki söz konusu dönüşümlere daha yakından ve kapsamlı bir gözle bakarak bizi bilgilendiriyor. Büyük veri, yapay öğrenme ve master algoritma gibi konularda aydınlanmak için sağlam bir kaynak.

Alex Shearer – Teneke Kutular (2007)

  • TENEKE KUTULAR, Alex Shearer, çeviren: Nursel Yıldız, Tudem Yayın Grubu, 270 sayfa

teneke-kutular

Alex Shearer’in bu romanı, gerilimli bir fantastik dünyayı hikâye ediyor. Romanın, teneke kutu biriktiren kahramanı Fergal, ucuzlukta satılan etiketsiz teneke kutulardan hoşlanır. Günün birinde Fergal, teneke kutulardan birinin içinde kesik bir parmak, bir diğerinde ise içinde “İmdat” yazan bir not bulur. Fergal, kurgunun ilerleyen sayfalarında, onu çok farklı ve fantastik dünyalara götürecek başka teneke kutularla da karşılaşacaktır.

Jamie Kelly – Sevgili Salak Günlük (2007)

  • SEVGİLİ SALAK GÜNLÜK, Jamie Kelly, çeviren: Sevin Okyay, Altın Kitaplar, 144 sayfa

sevgili-salak-gunluk

Jamie Kelly, bu bir serinin devamı olan bu günlüğünün tamamen gerçek olaylardan oluştuğunu belirtiyor. ‘Uskumru Ortaokolu’nda öğrenci olan Jamie, oldukça haşarı olmasıyla dikkat çekiyor. Kitap, yaramazlıkta ve sorun çıkarmada hiçbir sınır tanımayan Jamie’nin ailesi, beden eğitimi öğretmeni Bay Dover, köpeği Kokulu ve sınıf arkadaşlarıyla yaşadıklarını anlatıyor.

Almıla Aydın – Huysuz Bay Kuş’un Pigretto’daki Anıları (2007)

  • HUYSUZ, SAKAR VE YALNIZ BAY KUŞ’UN PIGRETTO’DAKİ ANILARI, Almıla Aydın, Altın Kitaplar, 64 sayfa

huysuz-sakar-bay-kusun-pigrettodaki-anilari

Bay Kuş şimdi de, Pigretto Sağlıklı Ev Hayvanları Dükkânı’nın kuytu bir köşesinde karşımıza çıkıyor. Önceki maceralardan da tanıdığımız, sinir bozucu papağan Roni, Bay Kuş’un yeni yuvasında da peşini bırakmıyor. Veterineri gagalamak, dükkânı birbirine katmak, tropikal balık akvaryumunu boylamak, Roni’nin tüylerini yolmak, Bay Kuş’un olağan halleri. Bay Kuş’un en sevdiği şey ise, çocuklardır.

Almıla Aydın – Huysuz Bay Kuş’un Letargo’daki Anıları (2007)

  • HUYSUZ, SAKAR VE YALNIZ BAY KUŞ’UN LETARGO’DAKİ ANILARI, Almıla Aydın, Altın Kitaplar, 63 sayfa

huysuz-sakar-bay-kusun-letargodaki-anilari

Bu kitabın kahramanının adı, Bay Kuş. Cesur ve becerikli biri olmayan Bay Kuş, aslında çok sakar ve korkaktır. Bay Kuş’un yaşam alanı ise, Letargo Doğal Yaşam Parkı’nda görkemli bir ağaçtır. Aydın’ın kitabı, Bay Kuş’un bu parktaki günlerini ve papağan Roni ile çığırtkan maymun Arno’ya yaşadığı maceraları anlatıyor.

Arif Berberoğlu – Gökyüzü Kuşlara Kalsaydı (2007)

  • GÖKYÜZÜ KUŞLARA KALSAYDI, Arif Berberoğlu, Evrensel Çocuk Kitaplığı, 55 sayfa

gokyuzu-kuslara-kalsaydi

Arif Berberoğlu, şiirin uçarılığını ve sınır tanımayan yönünü, çocukların bu özellikleriyle özdeşleştiriyor. Kitapta yer alan ‘Kitap Okuyorum’ şiiri şöyle: “Kitap okuyorum: / harfler çiçekleniyor gözlerimde / öğreniyorum denizdeki balığın / topraktaki karıncanın dilini / bakışım güzelleşiyor / görüyorum ter damlasındaki güneşi // Soruyorum: ne için ne zaman / gökyüzü neden mavi / insan nasıl oldu insan / ve anlıyorum ki / hep köleler ölmüş savaşlarda / rahat yaşasın diye efendileri”

Ayşe Çekiç Yamaç – Sokaklar Düş Yangını (2007)

  • SOKAKLAR DÜŞ YANGINI, Ayşe Çekiç Yamaç, Bu Yayınevi, 250 sayfa

sokaklar-dus-yangini

Ayşe Çekiç Yamaç’ın Eskişehir, İstanbul ve Antalya’da yaptığı araştırmalarının ürünü olan bu çocuk romanının ana konusunu sokak çocukları oluşturuyor. Romanda, sokak çocuklarının yaşadığı çileler kadar, onların kurduğu düşler, hayaller ve sevdalar da bulunuyor. Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en trajik durumlarından biri olan sokak çocuklarının yaşadıkları, tüm ayrıntılarıyla Yamaç’ın kurgusunda okuyucunun karşısına çıkıyor.

Emin Özdemir – Yalnızlığı Seven Kırlangıç (2007)

  • YALNIZLIĞI SEVEN KIRLANGIÇ, Emin Özdemir, resimleyen: Ferit Avcı, Kök Yayıncılık, 120 sayfa

yalnizligi-seven-kirlangic

Emin Özdemir, bu kitabındaki her öyküsü için bir atasözü seçiyor. Yazar, bu atasözünden hareketle olay örgüsünü oluşturduğu için de, oldukça öğretici metinler ortaya çıkmış. Örneğin kitaba adını veren öyküde, yalnız kalmakta ısrar eden bir kırlangıcın hikâyesini anlatan Özdemir, bunu, “Sürüden ayrılanı kurt kapar” atasözüyle ilişkilendiriyor. Kitabın diğer öyküleri de aynı teknikten hareket ediyor.