Ty Tashiro – Tuhaf (2020)

Tuhaf büyülü, neredeyse İsviçre çakısı gibi çok işlevli bir kelimedir.

Bize benzemeyenleri anlamaya çalışmak, onları tuhaf olarak yaftalamaktan daha zordur.

Zira toplum zora gelmez, normal diye tutturup durur.

Bu kitap ise, tuhaf olmanın bizi nasıl özgür kıldığıyla ilgili.

Ty Tashiro, sosyal hayatta kendimizi rahat hissetmemize engel olan tuhaf kişilik özelliklerimizin, aynı zamanda olağanüstü başarıların tohumlarını atabileceğini söylüyor.

Psikoloji, nörobilim ve sosyoloji gibi alanlardan yararlanan Tashiro, bir kişinin neden tuhaf olarak tanımlandığını anlatarak kitabına başlıyor.

Yazar ardından, tuhaflığı nasıl güce dönüştürebileceğimizi, başka bir deyişle potansiyelimizi gerçekleştirmek için kişisel garipliklerimizi ve özgün yeteneklerimizi nasıl kucaklayabileceğimizi anlatıyor.

Kitap bunun yanı sıra, otizm spektrum bozukluğu ve Asperger Sendromu konuları üzerine sunduğu kapsamlı bilgilerle, kafa karışıklığı yaratan kimi özelliklerin ve durumların netleşmesine de olanak sağlıyor.

İnsanlarda iyi bir ilk izlenim bırakmak için neler yapılması gerektiği; duyguların işlevi; sosyal formalitelerin arkasında yatan mantık nedir; sosyal yaşamın anlaşılması güç kuralları; modern sosyal yaşamın hepimiz için nasıl tuhaf bir dünyaya dönüşmekte olduğu ve tuhaf bireyleri neyin mutlu ettiği gibi konularda aydınlanmak isteyenlerin muhakkak edinmesi gereken bir çalışma.

  • Künye: Ty Tashiro – Tuhaf: Sosyal Açıdan Tuhaf Olmanın ve Bunun Neden Harika Olduğunun Bilimi, çeviren: Esra Ergün, Paloma Yayınevi, psikoloji, 288 sayfa, 2020

Ulrich Eberl – Akıllı Makineler (2019)

Robotlar ve akıllı bilgisayarlar insanlık için bir nimet mi yoksa işlerimiz, mahremiyetimiz ve güvenliğimiz için bir tehdit mi?

Dünyada çok sayıda laboratuvar ve şirkette araştırmalar yapan fütürist Ulrich Eberl, teknolojik gelişmelerin bizi nereye götürdüğü konusunda çarpıcı saptamalar yapıyor.

Kendi arabalarını süren, yemek ve servis yapmayı öğrenen, resim ve beste yapan, hatta bütün bunları bazen çoğumuzdan daha iyi yapan makineler, kimileri için çağımızın en olağanüstü ve işe yarar icadıyken, kimileri içinse insanlığın sonunu getirecek büyük bir felakettir.

Eberl’in bütün bu seçenekleri ele alıp delilleriyle tartışan kitabı, çoktan başlamış olan yapay zekânın öncesi, öncesi, bugünkü hali ve gelecekte alacağı biçimler hakkında iyi bir başvuru kaynağı.

Akıllı makineler çağının beraberinde neler getireceğine, bunun iyi mi yoksa kötü mü olacağını daha yakından bakmak isteyenlere.

  • Künye: Ulrich Eberl – Akıllı Makineler: Yapay Zekâ Hayatımızı Nasıl Değiştiriyor, çeviren: Levent Tayla, Paloma Yayınevi, bilim, 356 sayfa, 2019

David Lewis – Dürtü (2015)

Sebebini bilmeden yaptıklarımızın arkasındaki garip nedenler…

Modern araştırma ajansı Mindlab International’ın direktörü David Lewis, en son araştırmaların rehberliğinde, dürtülerimizin ticari ve politik niyetlerle nasıl manipüle edildiğini ortaya koyuyor; âşık olmak, aşırı yemek yemek, alışveriş yapmak gibi, dürtülerin önemli rol oynadığı hayati durumları irdeliyor.

Lewis, hepimizin sahip olduğu “zombi beynin” gizemlerini araştırarak bilinçsiz nörolojik süreçlerin, birini cinsel açıdan çekici bulup bulmamamızdan ikinci dilim pastanın cazibesine nasıl kapıldığımıza ya da direndiğimize kadar hayatımızın her yönünü ne şekilde desteklediğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: David Lewis – Dürtü: Sebebini Bilmeden Yaptıklarımızın Arkasındaki Neden, çeviren: Mehtap Gün Ayral, Paloma Yayınevi, bilim, 312 sayfa, 2015

Srdja Popoviç ve Matthew Miller – Devrim Planı (2015)

Tahrir Meydanı ve Wall Street örneklerine benzer; bir araya gelerek yaratıcı fikirler üretmenin ve devamında devrim yapmanın ipuçları.

Yazar Srdja Popoviç, Miloseviç’i şiddet içermeyen yöntemlerle deviren OTPOR hareketinin liderlerindendi.

Popoviç hem bu süreçten edindiği deneyimleri hem de, Pussy Riots’un yaptığı gibi gülmek ve müziği kullanmak, Sırbistan’daki yapılan Lego Adam protestosu,  enflasyona karşı çıkmak için İsrail’de düzenlenen süzme peynir boykotu gibi örneklerle, şiddet içermeyen direnişin amacına ulaştığı gerçek yolları anlatıyor.

Tahrir Meydanı ve Wall Street deneyimlerini de çok yönlü şekilde analiz eden kitap, dünyanın her yerinden aktivistler için uygulanabilir öneriler sunmasıyla, rehber nitelikte bir çalışma.

  • Künye: Srdja Popoviç ve Matthew Miller – Devrim Planı: Diktatörleri Devirmek ya da Sadece Dünyayı Değiştirmek İçin Şiddetsiz Teknikler, çeviren: Ebru Erbaş, Paloma Yayınevi, siyaset, 220 sayfa, 2015

Edward Frenkel – Aşk ve Matematik (2015)

Herhangi bir matematik altyapısı bulunmayan okurlara hitaben yazılmış, matematiğin büyüleyici dünyasından keyifle okunan detaylar sunan bir kitap.

Matematiğin hayatın ne denli içinde olduğunu, eğriler ve şekillerin ardına gizlenerek evrenin akışına nasıl yön verdiğini açıklıkla görmek isteyenlere.

  • Künye: Edward Frenkel – Aşk ve Matematik, çeviren: Cem Keskin, Paloma Yayınevi

Petra Bock – Mind Fuck Koçluk (2015)

Kendi kendimizi niçin sabote ederiz?

Peki, buna karşı ne yapabiliriz?

Kendi kendimizi kandırmamıza neden olan kimi düşünce kalıplarının gündelik hayatta ne denli yoğun bir şekilde karşımıza çıktığını ortaya koyan Petra Bock, kimi pratik yöntemlerle bu engellerin nasıl aşılacağını, zihnin nasıl özgürleştirilebileceğini irdeliyor.

Bock bu amaçla kurduğu sisteme “mind fuck”, Türkçesiyle “beyni becermek” adını uygun bulmuş.

  • Künye: Petra Bock – Mind Fuck Koçluk, çeviren: Levent Tayla, Paloma Yayınevi

Paul Ekman ve Christopher Hadnagy – Sosyal Mühendisin Maskesini Düşürmek (2018)

Sosyal mühendisler kendilerine özgü sinsice araçlarla çalışırlar.

Peki, bunlar nedir ve kendimizi, bunlara karşı nasıl koruyabiliriz?

Paul Ekman ve Christopher Hadnagy’nin elimizdeki çalışmalarının konusu, tam da bu.

Yazarlar, sosyal mühendisliğin ve genel olarak “insan kandırma” yöntemlerinin hangi yollardan ilerlediği konusunda okurunu aydınlatıyor ve insanın kontrolü elinde bulundurmak için sözlü iletişimin olduğu kadar sözsüz iletişim yöntemlerini de nasıl çözümleyebileceğini adım adım anlatıyor.

İnsanların beden dili ve yüz ifadeleri ne anlama gelir?

Kötü niyetli hackerlar hangi yollardan güvenimizi kazanmaya çalışır?

Bilişim teknolojilerinin altyapısı dışındaki güvenlik zaafları nedir?

Sosyal mühendise özgü sözsüz davranışlar neyi anlatır?

Sosyal mühendislik girişimleri karşısında kendimizi geliştirmek için hangi bilgi ve becerilere sahip olmalıyız?

Ekman ve Hadnagy çalışmalarında, bütün bu soruların yanıtlarını arıyor ve bizi, teknolojinin kusursuz bir Büyük Birader’e dönüştüğü günümüzde, güvenliğimizi sağlayacak araçları nasıl edineceğimizi açıklıyor.

  • Künye: Paul Ekman ve Christopher Hadnagy – Sosyal Mühendisin Maskesini Düşürmek: Güvenlikten İnsan Unsuru, editör: Paul F. Kelly, çeviren: Yudit Sevinir, Paloma Yayınevi, siyaset, 200 sayfa, 2018

E. Fuller Torrey – Beynin Evrimi ve Tanrıların Ortaya Çıkışı (2018)

Dinlerin ortaya çıkışıyla evrim arasında nasıl bir ilişki var?

Fuller Torrey, çokça tartışılan bu soruya elimizdeki kitabıyla dâhil oluyor ve dini inancın evrimin ürünü olduğunu savunuyor.

Torrey, bu ilişkiyi ele alırken, arkeolojik ve antropolojik pek çok kanıtı ortaya koyduğu gibi, insan beyninin nörobiyolojik evriminin fosil kanıtlarını ve beynin evrimine dair psikolojik kanıtlar da sunuyor.

Torrey’e göre tanrıların ortaya çıkışı, çeşitli evrimsel etkenlerin rastlantısal bir sonucudur.

Antik kafataslarından insan ürünü eşyalara, beyin görüntüleme sistemlerinden primatolojiye ve çocuk gelişimi çalışmalarına çok çeşitli kaynaklardan gelen verileri inceleyen kitap, özellikle yeni bilişsel becerilerin edinilmesinin insan davranışlarını nasıl yönlendirdiğini ortaya koymasıyla önemli.

Yazar buna örnek olarak da, otobiyografik hafızanın gelişiminin rekabet avantajı sağladığı gibi, ölümlülüğün kavranmasına ve ölüme bir alternatif olduğuna dair inancın reddine sebep oluşunu gösteriyor.

Yazar, tanrıların ortaya çıktığı zamanları insanoğlunun o dönemdeki nörobiyolojik gelişimi bağlamında izliyor.

Evrimsel nörobilim konusunda muhakkak okunması gereken bir çalışma, dinlerin nereden geldiği konusuna güçlü ve yeni bir ışık tutmasıyla önemli.

  • Künye: E. Fuller Torrey – Beynin Evrimi ve Tanrıların Ortaya Çıkışı: İlk İnsanlar ve Dinlerin Kökeni, çeviren: Erkan Aktaş, Paloma Yayınevi, bilim, 316 sayfa, 2018

John Wright – Çözülememiş Suçlar (2015)

Cinayetler, suikasta kurban giden politikacılar, adam kaçırma, soygun ve dolandırıcılık…

Çözülememiş uluslararası olaylar, bu kitabın konusu.

Olof Palme ve Benazir Butto suikastlarından Beyrut’taki British Bank soygununa, Sabrina Aisenberg’in kaçırılmasından Vatikan Bankası skandalına, elliyi aşkın vaka.

  • Künye: John Wright – Çözülememiş Suçlar, çeviren: Cansu Ünsal, Paloma Yayınevi

Bora Ercan – Yoga (2015)

Yogaya dair ortalıkta dolaşan yanıltıcı bilgilerden sakınmak isteyenlere fazlasıyla hitap edecek, yoganın doğasına uygun, çok katmanlı bir çalışma.

Yoganın tanımından yoganın dört ana türüne, ustaların yoga tanımlarından vedizme, brahmanizmden Patanjali’nin yoga sutralarına ve mantralardan yantralara, yogaya dair pek çok aydınlatıcı bilgi bu rehberde.

  • Künye: Bora Ercan – Yoga, 1. Kitap, Paloma Yayınevi