Ender İmrek – Ben de Sana Onu Söyleyecektim (2016)

Siyasetçi kimliğiyle bildiğimiz Ender İmrek’ten, bir işçinin bilinçlenip aydınlanması üzerine kurulu bir hikâye.

Kerem, zorlu çalışma şartlarında ayakta kalmaya çalışırken, yavaş yavaş kendine ve işçi sınıfına dair bilinçlenmeye başlar.

Kerem’in mücadelesiyle, Türkiye işçi sınıfının örgütlenme ve partileşme süreci paralel bir şekilde ilerler.

  • Künye: Ender İmrek – Ben de Sana Onu Söyleyecektim, Evrensel Yayınları

Kolektif – Bitmeyen Savaş, Paylaşılamayan Ortadoğu (2016)

Ortadoğu’yu adeta cehenneme çeviren ve 100. yılına giren Sykes-Picot antlaşmasını tartışan makaleler.

Antlaşmanın Araplar, Türkler, Kürtler ve bölgenin diğer halkları üzerindeki tarihsel ve güncel etkileri ile Yeni Osmanlıcılığın Suriye’de yaşadığı çıkmaz, kimi makalelerin konularını oluşturuyor.

  • Künye: Kolektif – Bitmeyen Savaş, Paylaşılamayan Ortadoğu, hazırlayan: Ali Karataş ve Yusuf Karataş, Evrensel Yayınları

Cuma Boynukara – Yoksun / Bêpar (2016)

Türkçe/Kürtçe yayımlanan, başkahramanı 1994’te Sudan’da çektiği fotoğrafla Pulitzer Ödülü almış Kevin Carter olan bir oyun.

Carter’a ilişkin biyografik unsurlar barındıran oyun, dönemin tarihsel ve politik ortamı paralelinde, Batı’nın ikiyüzlü tavrının yoksulluğa mahkûm ettiği Kara Afrika’da sistemle savaşan bir avuç insanın yaşadıklarını anlatıyor.

  • Künye: Cuma Boynukara – Yoksun/Bêpar, Evrensel Yayınları

Yevgeniy Panteleyeviç Dubrovin – Asfalttaki Mantarlar (2016)

‘Asfalttaki Mantarlar’, trajikomik bir güç zehirlenmesi hikâyesi.

Bir derneğin üyeleri, şehrin zengin insanlarının kızlarıyla evlenme kararı alır.

İlk başta işler iyi gider, hatta bazı evlilikler de gerçekleşir.

Fakat dernekte, adı Kobzikov olan bir üye yozlaşır: Sekreter tutar ve etrafına yardakçılarla dalkavukları toplar.

Kitabın yazarı Yevgeniy Panteleyeviç Dubrovin, mizah yapıtlarında, Sovyetlerin savaş sonrası yıllarındaki perişanlığı, insanların endişelerini, ahlaki değerlerin yozlaşmasını hikâye eder.

İlk kez 1966 yılında yayımlanan ‘Asfalttaki Mantarlar’ da bu eserlerin en görkemlisi olarak elimizde duruyor.

  • Künye: Yevgeniy Panteleyeviç Dubrovin – Asfalttaki Mantarlar, çeviren: Ali Rıza Dırık, Evrensel Yayınları

Halime Yıldız – Şehzadenin Sırrı (2016)

“Ben diyeyim üç yüz yıl önce, siz deyin bugün, kısacası evvelbugün içinde yaşayan bir masalcıyım ben. Ne evvelim ne şimdi, ama hem evvelim hem şimdi.”

Özgün tarzıyla, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını süren okurlar için masallar kaleme almış Halime Yıldız böyle diyerek bizi karşılıyor.

Yıldız’ın, birbirinden güzel on beş masalı, bu kitapta.

  • Künye: Halime Yıldız – Şehzadenin Sırrı, Evrensel Yayınları

Kolektif – Şiirin ve Umudun Yorulmaz İğnesi: Sennur Sezer (2010)

‘Şiirin ve Umudun Yorulmaz İğnesi’ başlıklı elimizdeki armağan kitap, şiir, deneme, inceleme-araştırma, çocuk kitapları, anlatı, seçki ve yemek kitabı gibi çok farklı türlerde sayısız eserler vermiş Sennur Sezer’in hayatını ve yazarlığını konu edinen metinleri bir araya getiriyor.

Kitapta, Sezer’in biyografisinin yanı sıra, onun hakkında yazılanlar, şiirlerine dair incelemeler, armağan yazılar, şiirlerinden örnekler ve yazdığı şarkı sözleri yer alıyor.

Sezer’in bir fotoğraf albümünün de yer aldığı kitapta ayrıca, şiir ve resim, şiir ve fotoğraf, şiir ve kadın, kent ve emek ilişkisinin irdelendiği metinler de yer alıyor.

  • Künye: Kolektif – Şiirin ve Umudun Yorulmaz İğnesi: Sennur Sezer, hazırlayan: Cavit Nacitarhan, Evrensel Yayınları, armağan, 352 sayfa

Kolektif – Benim İstanbul’um (2010)

Adnan Özyalçıner’in hazırladığı ‘Benim İstanbul’um’, okurlarına, yaşayan, devinen İstanbul’un dünden bugüne uzanan bir haritasını sunmayı amaçlıyor.

Kitapta, Özyalçıner’in yanı sıra, Türkiye edebiyatının önde gelen isimlerinin İstanbul’un farklı yönlerini konu edinen öyküleri yer alıyor.

On beş yazarın metinlerinden oluşan kitap, aynı zamanda Ferit Öngören’in çizgileriyle de zenginleştirilmiş.

Özyalçıner’in yanı sıra, kitaba öyküleriyle katılan isimler şöyle: Atilla Birkiye, Cengiz Bektaş, Deniz Kavukçuoğlu, Enver Ercan, Gülsüm Cengiz, Ferit Edgü, Hilmi Yavuz, Semra Aktunç, Hulki Aktunç, Kemal Özer, Orhan Alkaya, Tuğrul Tanyol, Uğur Kökden ve Üstün Akmen.

  • Künye: Kolektif – Benim İstanbul’um, hazırlayan: Adnan Özyalçıner, Evrensel Basım-Yayın, öykü, 255 sayfa

Nikolay Gavriloviç G. Çernişevski – Adressiz Mektuplar (2009)

Nikolay Gavriloviç Çernişevski, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada daha çok ‘Nasıl Yapmalı?’ adlı yapıtıyla bilinir.

Çernişevskiy aynı zamanda, bir köylü devrimi ideoloğu ve Marksist estetiğin temellerini atanlardan biriydi.

İki bölümden oluşan ‘Adressiz Mektuplar’, okuru, Çernişevski’nin dünyasına davet ediyor.

Kitabın Lebedyev-Polyanskiy imzalı ilk bölümünde, Çernişevski’yi çocukluğu, yetiştiği aile ortamı, çalkantılı öğrencilik yılları, Sibirya’ya kürek mahkûmu olarak gönderilişi ve değişik alanlara yönelik teorik ve pratik çalışmaları ekseninde anlatıyor.

Bu bölümde, Çernişevski’nin devrimci özellikleri ve sosyalist kültüre katkıları da inceleniyor.

Kitaba adını veren ikinci bölümü ise, Çernişevski’nin Çarlık Rusya’sını siyasi ve ekonomik açıdan eleştirel bir gözle değerlendiren mektuplarından oluşuyor.

  • Künye: Nikolay Gavriloviç G. Çernişevski – Adressiz Mektuplar, çeviren: Arif Berberoğlu, Evrensel Yayınları, inceleme, 183 sayfa

Şeyhmus Diken – Bir Kürdün AKP Okumaları (2009)

Kuşkusuz Türkiye’nin son dönemlerde yaşadığı büyük dönüşümlerden biri de, Kürt sorununda gelinen aşama.

Fakat hükümetin yaklaşımının, beklentileri tam anlamıyla karşılamadığı da bazı kesimler tarafından dillendirilen şikâyetlerden.

Şeyhmus Diken ‘Bir Kürdün AKP Okumaları’nda, partinin Kürt sorununun çözümüne yaklaşımını eleştirel bir bakışla değerlendiriyor.

Diken, AKP’nin demokrasinin askıya alındığı diktatörlükler ve darbeler döneminde, ancak darbecilere “kısmet” olabilecek bir oy çokluğuyla iktidara geldiğini, fakat buna rağmen sorunun çözümünü hakkıyla üstlenemediğini savunuyor.

Yazar, AKP’nin söz konusu politik gücü temsil edememesinin “Kürde yansıyan yüzünü” anlatıyor.

  • Künye: Şeyhmus Diken – Bir Kürdün Akp Okumaları, Evrensel Yayınları, siyaset, 192 sayfa

Seyit Soydan – Yollar (2009)

Muhalif tavrı nedeniyle birçok kez tutuklanan ve yargılanan Seyit Soydan, ilk kitabı ‘Yollar’da, öykülerinden bir demet sunuyor.

Kendisini kutluyor, eserlerinin devamını diliyoruz. Soydan’ın öyküleri, bu toprakların özgün renklerinin izini sürüyor ve bunlardan her birinin, bütünün vazgeçilmez birer parçası olduğu gerçeğinin altını çiziyor.

Soydan, Güçlükonak katliamı mağdurlarıyla yaptığı söyleşiler nedeniyle DGM tarafından 20 ay hapisle cezalandırıldı.

Yazarın öyküleri de, kendisi gibi barış mücadelesinden taviz vermiyor.

Barut kokuları, demir parmaklıklar ve yangınları anlatan öyküler, aynı zamanda geleceğe dair sönmeyen bir barış ve mutluluk umudunu da diri tutuyor.

  • Künye: Seyit Soydan – Yollar, Evrensel Yayınları, öykü, 176 sayfa