Bart D. Ehrman – İncil Nasıl Değiştirildi?

  • İNCİL NASIL DEĞİŞTİRİLDİ?, Bart D. Ehrman, çeviren: Özlem Toprak, Truva Yayınları, din, 271 sayfa

incil-nasil-degistirildi

Prof. Bart Ehrman, İncil ayetlerini orijinal dilinde incelemeye başladıktan sonra, daha önce İncil’i tercüme edenler tarafından birçok yanlışlığın, hatta kasıtlı değiştirmelerin yapıldığını fark etmiş. Ehrman’ın ‘İncil Nasıl Değiştirildi?’ kitabı da, kendisinin konu hakkındaki incelemelerinin sonuçlarını sunuyor. Çalışmanın ilgi çekiciliği, Ehrman’ın, bu yanlışlık ve kasıtlı değiştirmelerin, İncil’in bugünkü okuması üzerinde yarattığı etkiyi göstermesidir diyebiliriz. Yazar, İsa’nın tanrısallığı, üçlü birlik ve İncil’in tanrısal kaynaklı olduğunun, yazıcılar tarafından yapılan değişimlerle ortaya çıktığını savunarak, önemli bir tartışma başlatmış oluyor.

Ellen Meiksins Wood – Kapitalizmin Arkaik Kültürü (2007)

  • KAPİTALİZMİN ARKAİK KÜLTÜRÜ, Ellen Meiksins Wood, çeviren: Oya Köymen, Yordam Kitap, siyaset, 238 sayfa

kapitalizmin-arkaik-kulturu

Siyaset bilimi profesörü Ellen Meiksins Wood’un, Türkiye’nin önemli İktisat tarihçilerinden Prof. Dr. Oya Köymen tarafından çevirisi yapılan ‘Kapitalizmin Arkaik Kültürü’ isimli bu kitabı, Batı’daki modernite kavramlarını ve burjuva toplum modelinin tarihsel gelişimini irdeliyor. Wood, Aydınlanma düşüncesine yol açan tarihsel bir güç olan burjuva kültürünün, azami kâr peşinde koşan kapitalist mantıktaki gelişmeye benzemediğini savunuyor. Buna örnek olarak İngiltere’yi veren yazar, burada, Kıta Avrupa’sına benzer modern devlet ve buna ilişkin siyasî söylemin bulunmadığını, bunun da ülkedeki gelişkin kapitalizmin önemli bir göstergesi olduğunu söylüyor.

Emre Kongar – Demokrasimizle Yüzleşmek (2007)

  • DEMOKRASİMİZLE YÜZLEŞMEK, Emre Kongar, Remzi Kitabevi, siyaset, 318 sayfa

demokrasimizle-yuzlesmek

Emre Kongar, ‘Demokrasimizle Yüzleşmek’te, Türkiye’deki demokrasi tartışmalarına kendi cephesinden katılıyor. Kitabın eksenini ağırlıklı olarak demokrasi ve küreselleşme konuları oluşturuyor. Kongar demokrasiyle, sadece genel anlamıyla demokrasiyi değil, Türkiye’deki uygulamalar bağlamında, kendine özgü bir model olarak demokrasiyi kastediyor. “Demokrasiyle niçin yüzleşmeliyiz?”, “Özürlü demokrasimizin çelişkileri nelerdir?”, “Demokrasi nedir, nasıl kurulur, nasıl işler, nasıl gelişir?”, “Kadınların ezildiği bir dünyada demokrasi olur mu?” ve “Türk milliyetçiliği ile Kürt milliyetçiliğinin birbirleriyle ve demokrasiyle ilişkisi nedir?”, Kongar’ın cevap aradığı sorulardan birkaçı.

Guillaume Martin – İstanbul’a Seyahat (2007)

  • İSTANBUL’A SEYAHAT, Guillaume Martin, çeviren: İsmail Yerguz, İstiklal Kitabevi, seyahat, 172 sayfa

istanbula-seyahat

‘İstanbul’a Seyahat’, rahip Guillaume Martin’in, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentinde geçirdiği yaklaşık üç aylık bir sürece dair gözlemlerinden oluşuyor. 1794 yılının ortalarında Osmanlı İmparatorluğu’na gelen Martin, aynı yılın Kasım ayında ayrılarak, bağlı bulunduğu Fransa’ya geçmişti. Martin, oldukça mütevazı ve titiz bir üslupla, burada geçirdiği zamanları anlatıyor. Şehrin yüksek tepelerinden sık sık Marmara’yı izleyerek ona hayran kalan Martin’e en çok acı verense, İstanbul’un yangınlarla kül olan alanları ile her yıl çok sayıda insanın canını alan veba tehlikesi.

Fikret Adaman ve Tuğçe Bulut – 500 Milyonluk Umut Hikâyeleri (2007)

  • 500 MİLYONLUK UMUT HİKÂYELERİ, Fikret Adaman ve Tuğçe Bulut, İletişim Yayınları, ekonomi, 262 sayfa

500-milyonluk-umut

Mikrokredi, ellerindeki tek varlıkları emekleri olan yoksul kesimlere verilecek küçük bir imkânla, bu kesimlerin küçük çaplı işler kurmaları esasına dayanıyor. Diyarbakır’daki “Türkiye Grameen Mikrokredi Projesi” ile İstanbul’daki Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı tarafından kurulan “Maya Projesi”, mikrokrediye Türkiye’den en iyi iki örnek. Bu kitap, Türkiye’nin söz konusu iki örneğini ele alıyor. Bu iki şehirde, aldıkları krediyle kendi işlerinin sahibi olan kadınların değişen ve dönüşen hayatı, çalışmanın başlıca konusunu oluşturuyor.

William Ury – Pozitif “Hayır”ın Gücü (2007)

  • POZİTİF “HAYIR”IN GÜCÜ, William Ury, çeviren: Aylin Yengin, İnkılap Kitabevi, kişisel gelişim, 288 sayfa

pozitif-hayirin-gucu

Bazı durumlarda “hayır” dememenin, iki kişi arasındaki iletişimi olumsuz etkilediği veya bireyi kendisini yıpratan bir sürece sürüklediği söylenir. William Ury’nin bu kitabı ise, hayır demenin bazen en doğru yol olabileceğini gösteriyor. Ury, insanlar arasındaki uzlaşmayı mümkün kılacak sağlıklı bir iletişim için uzun yıllar çalıştı. Kitabın başlıca amacı, okura kendi haklarını nasıl gözetebileceğini anlatıyor. Öte yandan, bireyin kendi haklarını gözetirken, karşı tarafla olan ilişkilerini de olabildiğince gerilimsiz ve stressiz kılmayı amaçlıyor. Ury, bunu sağlamanın en önemli yolunun da alışkanlıkları değiştirmek olduğunu savunuyor.

Abbas Vali – Kapitalizm Öncesi İran (2007)

  • KAPİTALİZM ÖNCESİ İRAN, Abbas Vali, çeviren: İbrahim Bingöl, Avesta Yayınları, tarih, 357 sayfa

kapitalizm-oncesi-iran

‘Kürt Milliyetçiliğinin Tarihi’ Abbas Vali’nin daha önce Türkçe’de yayınlanmış ilk kitabıydı. Vali’nin bu yeni kitabı ise, İran’da kapitalizm öncesinde yaşanan sorunlar ile ülkede modern ulus-devletin ortaya çıkışına odaklanıyor. Çalışmanın önemi, Türkiye ile yüzyıllardır siyasî ve iktisadi ilişkileri olan ve kültürel alışverişleri bulunan büyük bir komşu ülkenin, modern öncesi dönemine dair oldukça değerli veriler ve analizler barındırıyor olması. Kitabın Türkiye düşün dünyası açısından ikinci önemi de, çalışmanın kapitalizm öncesi toplumlarda devlet ve tarımsal ekonominin analizine yönelik kuramsal bir model olarak kullanılabilir olmasıdır diyebiliriz.

Max Blechman (ed.) – Devrimci Romantizm (2007)

  • DEVRİMCİ ROMANTİZM, editör: Max Blechman, çeviren: Bilal Çölgeçen, Versus Kitap, siyaset, 372 sayfa

devrimci-romantizm

‘Devrimci Romantizm’, bu akımın tarihinde yer etmiş önemli edebi, felsefi ve siyasî aktörler ile yapılara odaklanan bir derleme. Bu kitapta farklı yazarların imzasıyla yer alan makaleler, devrimci romantizmi tanımlamaya çalışırken, bu akımın önemli deneyimlerini ve isimlerini de okuyucuya sunuyor. Adı geçen deneyimlere ve isimlere bakıldığındaysa çok sayıda ayrıntıya ulaşılabiliyor. Paris Komünü, ütopik topluluklar, Alman dışavurumculuğu,  anarşizmin serüvenleri ve sosyalist romantizm, bunların birkaçı. Bu akım içinde adı geçen isimlere bakıldığındaysa, Novalis, Hölderlin, Schelegel, Shelley, Byron, Rimbaud, William Blake, Marx, Herbert Marcuse, Walter Benjamin ve Ernst Bloch gibi çok sayıda önemli aktöre ulaşılıyor. Kitap, romantizmi edebi ve düşünsel bir deneyim olmasının yanında, devrimci boyutunu da ihmal etmeden irdelemesiyle ilgi çekiyor.

Benedict Anderson – Üç Bayrak Altında (2007)

  • ÜÇ BAYRAK ALTINDA, Benedict Anderson, çeviren: Emine Bademci, Metis Yayınları, tarih, 307 sayfa

uc-bayrak-altinda

Benedict Anderson’a dünya çapında haklı bir ün getiren ‘Hayali Cemaatler’ isimli kitabı, Türkçe’de de kendine has bir okuyucu kitlesi yaratmış durumda. Yazarın bu kitabı da, kendisinin asıl ihtisas alanına, yani tarih çalışmasına dayanan bir kitap. Anderson bu kitapta, Filipinler tarihinde belirleyici rol oynamış iki aydının yaşam öyküsünü anlatıyor. Bu isimlerden birincisi, Katalan anarşistlerle birlikte Barcelona’daki ünlü Montjuich kalesinde hapsedilen ve Maletesta ile Bakunin gibi anarşistlerin etkisiyle Filipinler’deki ilk militan sendikaları kuran folklorcu Isabelo de los Reyes, ikincisi de otuz beş yaşında İspanyol sömürge rejimi tarafından idam edilen ve “Filipinler ulusunun babası” olarak tanımlanan romancı José Rizal. Anderson, hem akıcı kurgusu, hem de kendine has metin tarzıyla, bu iki tarihi figürü, dünya tarihine yön vermiş kuramlar çerçevesinden anlatıyor.

Robert Louis Stevenson – İntihar Kulübü (2007)

  • İNTİHAR KULÜBÜ, Robert Louis Stevenson, çeviren: Emre Ağanoğlu, Merkez Kitaplar, öykü, 104 sayfa

intihar-kulubu

‘İntihar Kulübü’, ‘Kremalı Turtalı Genç Adamın Öyküsü’, ‘Hekim ile Saratoga Sandığının Öyküsü’ ve ‘Faytonlu Macera’ isimli üç öyküden oluşuyor. Türkçeye ilk kez çevrilen bu öyküler, Viktorya dönemi Londra’sında geçiyor. Bu dönemde kendi yaşamlarına son verecek kadar cesur olmayan insanlar ‘İntihar Kulübü’ adında bir kulüp kurarlar. Her gece, toplantılarında bir katil ve maktul seçerler. Fakat bu durum, genç bir Amerikalı’yla Britanya İmparatorluğu’nun subaylarından birinin de devreye girmesiyle büyük bir kovalamacaya dönüşecektir. Bohemya Prensi Florizel ve hizmetkârı Albay Geraldine de öyküde karşımıza çıkacak diğer önemli karakterler.