Uzodinma Iweala – Sınırsız Canavarlar (2007)

  • SINIRSIZ CANAVARLAR, Uzodinma Iweala, çeviren: Kıvanç Güney, Merkez Kitaplar, roman, 135 sayfa

sinirsiz

Nijeryalı bir ailenin oğlu olarak 1982 yılında dünyaya gelen Uzodinma Iweala, genç yaşına rağmen, şu ana kadar birçok ödül almış bir yazar. Yazarın ilk romanı olan ‘Sınırsız Canavarlar’ da, 2006’da Barnes&Noble Ödülü, ilk romanlara verilen Los Angeles Times Sanat Ödülü ve Sue Kaufman Ödülü’nü kazanmıştı. Iweala’nın kurgusu, isimsiz bir Afrika ülkesinde, vahşi bir savaşın içine çekilmiş olan çocuk askerleri hikâye ediyor. Bu çocuklardan biri olan Agu, korkunç bir iç savaşın içinde karşılaştığı açlık, şiddet, tecavüz ve ölümle dolu bu dünyada hayatta kalma mücadelesi verecektir. Iweala, çocuk kahramanı Agu’nun gözünden savaşın korkunçluğunu anlatıyor.

Engin Berber (der.) – Türk Dış Politikası Çalışmaları (2007)

  • TÜRK DIŞ POLİTİKASI ÇALIŞMALARI, derleyen: Engin Berber, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 211 sayfa

turk-dis

‘Türk Dış Politikası Çalışmaları’, ‘Cumhuriyet Dönemi İçin Ulusal Rehber’ alt başlığını taşıyor. Kitabın, araştırmacıların ve öğrencilerin Türk dış politikası çalışmaları için başvurabilecekleri yetkin bir kaynak olduğunu söyleyebiliriz. Kitap, Ege Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Engin Berber’in Yener Bulut, Elif Yeneroğlu Kutbay ve Onur Kınlı’yla beraber yaptıkları derlemelerle ortaya çıkmış. Burada Gülhane Hattı Hümayun’un okunmasıyla birlikte yayınlanmaya başlanan Düstur’dan, 1950’li ve 60’Lı yıllarda yayınlanan Kim, Orta Doğu, Yarın, Akis gibi dergilere kadar çok sayıda resmi, yarı resmi ve resmi olmayan süreli yayının dökümü yer alıyor.

Christine B. Whelan – Akıllı Erkekler, Akıllı Kadınlarla Evlenir (2007)

  • AKILLI ERKEKLER, AKILLI KADINLARLA EVLENİR, Christine B. Whelan, çeviren: Seynan Levent, Doğan Kitap, psikoloji, 206 sayfa

akilli-erkekler-akilli-kadinlar

Erkeklerin akıllı kadınlardan korktuğu, evlenmek için hep kendilerinden daha düşük zekâya sahip kadınları tercih ettikleri gibi bir efsane, bir önyargı var. Christine B. Whelan da, çalışmasında, bu yaklaşımın gerçek dışı olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Whelan’ın çalışması, Amerika’da flört ve evlilik eğilimlerindeki değişimi konu alan altı yıllık akademik bir araştırmanın ürünü. Bu araştırmada, daha çok, Amerika’da iş dünyasında başarılı olmuş kadınların yer aldığını belirtmekte fayda var. Kitap, bu dünyada başarılı olmuş iş kadınlarının kişisel hikâyelerine yer veriyor. Hikâyelerden görünense, erkeklerin bu güçlü ve zeki kadınları, uysal kadınlara tercih ettiğidir.

Oktay Rifat – Bir Kadının Penceresinden (2007)

  • BİR KADININ PENCERESİNDEN, Oktay Rifat, Yapı Kredi Yayınları, roman, 199 sayfa

bir-kadinin

Oktay Rifat’ın ‘Bir Kadının Penceresinden’ isimli bu romanının ilk baskısı 1975 yılında yapılmıştı. Roman, mekânı olan İstanbul’da, üç çocuk annesi, evli bir genç kadınla, genç ve evli bir devrimci erkek arasındaki yasak aşkı hikâye ediyor. Bu yasak aşkla çerçevelenen roman, aynı zamanda, o dönemin azgelişmiş Türkiye’sine de ayna tutuyor. Aydınların önemli roller üstlenmesi ve dönemin çalkantılı siyasi havası nedeniyle, romanda, söz konusu azgelişmişlik sorunu da tartışmaya açılır. Böylece, Rifat’ın, Selim ve Filiz karakterleri arasındaki yasak aşkı ve bu aşkın trajik sonunu hikâye eden romanı, Türkiye’nin yakın tarihine dair toplumsal veriler de barındırmış oluyor.

Nejat Gülen – Heybeliada Öyküleri (2007)

  • HEYBELİADA ÖYKÜLERİ, Nejat Gülen, Adalı Yayınları, öykü, 166 sayfa

heybeliada-oykuleri

Nejat Gülen için, tamam bir Heybeliada aşığı demek abartı olmaz herhalde. Zira Heybeliada’da doğan Gülen, hep oralı kalmış. Bunun en büyük delili de, kendisinin Heybeliada hakkında yazdığı romanı, öyküleri, derlemeleri, tarih kitapları ve anıları gibi, çok sayıda çalışmasıdır. “Ada ile ilgili anı ve öyküleri yazmakta esas amacım Ada tutkumu, Ada aşkımı tatmin etmekten ibarettir. Bu yeni kitap da yine Adalara ve Adalılara olan kardeşçe sevgi ve saygılarımı yinelememe vesile olacaktır,” diyen Gülen’in öyküleri, birer tanıklık olmalarıyla da öne çıkıyor. Çiçekçi Filiba, Aristidi Fotiadis ve Yano gibi karakterlerle, adanın vazgeçilmezleri olan figürler, bu anı-öykülerin dikkat çekenleri.

Cahit Tanyol – O Zaten Yoktu (2007)

  • O ZATEN YOKTU, Cahit Tanyol, Altın Kitaplar, roman, 272 sayfa

o-zaten

Bir süre önce yayınlanan ‘Çankaya Dramı’ ile hatırlanacak Cahit Tanyol’un ‘O Zaten Yoktu’ isimli bu kitabı da, bir roman çalışması. Romanın baş kahramanı, Mahmud Aziz isimli bir lise öğretmenidir. Uzun yıllar edebiyat öğretmenliği yapan Mahmud Aziz, yıllar sonra günlüğünün sayfalarına geri döner. Fakat bu sayfalarda, gençliğinde yaşadığı ve hâlâ unutamadığı bir aşkın izine rastlar. Aziz öğretmenlik yaparken, derslerine giren Edibe isimli öğrencisine âşık olmuştur. Fakat daha sonra ailelerden kaynaklı sorunlar nedeniyle evlenemezler. Mahmud Aziz, gençliğinin unutamadığı bu öyküsünü hatırlarken, bir yandan da kendisiyle kıyasıya yüzleşecektir.

Z. Polat Koyuncu – Hızlı Okuma ve Algılama (2007)

  • HIZLI OKUMA VE ALGILAMA, Z. Polat Koyuncu, Omega Yayınları, psikoloji, 166 sayfa

hizli-okuma-ve-algilama

Wody Allen’ın, hızlı okuma konusunda ünlü bir esprisi vardır. Kendisi zamanında, “Hızlı okuma tekniğiyle Anna Karenina’yı okudum, olay Rusya’da geçiyormuş,” demişti. Yani hızlı okumada bir sorun var ki, o da okuduğunu anlamamak gibi, bayağı önemli bir sorundur. Z. Polat Koyuncu da, bu espriyi bilmiş olacak ki, kitabının hızlı okuma bölümüne, “algılama”yı da eklemeyi ihmal etmemiş. Kitabın birinci bölümü, hızlı okumanın nasıl öğrenileceğine; nasıl okuduğumuz ve nasıl okumamız gerektiğine; göz frenlerinden kurtulma yollarına ve göz egzersizlerine yer veriyor. İkinci bölümse, alışkanlıkların yirmi bir günde değişmesi gerçeğinden hareketle, yirmi bir günlük bir uygulama sunuyor.

Petra Hammesfahr – Sessiz Kiracı (2007)

  • SESSİZ KİRACI, Petra Hammesfahr, çeviren: Saadet Tomak, Epsilon Yayıncılık, roman, 295 sayfa

sessiz-kiraci

Petra Hammesfahr’ın ‘Sessiz Kiracı’sı, psikolojik gerilim türüne iyi örneklerden birini oluşturuyor. Bilindiği gibi, daha önce Türkçe’de ‘Son Kurban’ isimli romanı yayınlanan Hammesfahr, kadın polisiye yazarlığının en iyi temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu son romanı ise, Wolfgang Weber Hayvan Evi adlı pet-shop dükkânında yolu kesişen kahramanları ve bu kahramanlar etrafında dönen bir cinayeti anlatıyor. Pet-shop’un üst katındaki dairede yaşayan yaşlı adam; her gün dükkânın vitrini önünde hayvanları seyreden bir kız çocuğu ve yıllar önce eşini kaybetmiş, geçmişinin korkulu rüyalarının etkilerinden kurtulamayan bir kadın, romanın öne çıkan karakterleri.

Felipe Fernández-Armesto – Yemek İçin Yaşamak (2007)

  • YEMEK İÇİN YAŞAMAK, Felipe Fernández-Armesto, çeviren: Elif Akhan, İletişim Yayınları, yemek, 280 sayfa

yemek-icin

Felipe Fernández-Armesto, ‘Yemek İçin Yaşamak’ta, yemeğin tarihi serüvenine yer veriyor. Kitabın ilgi çekiciliği, yiyecek tarihini, insan türünün birbiriyle ve doğanın geri kalanıyla başka etkileşimlerinden ayrılmayan, dünya tarihinin bir konusu olarak ele almaya çalışmasıdır diyebiliriz. İnsanın yiyeceği pişirmeyi öğrenmesini; yamyamlığı ve bunun günümüzün beslenme anlayışıyla ilişkisini; sömürgeciliğin doğal çevre üzerindeki etkilerini; çiftçiler ve çobanların ortaya çıkışını; Amerikan yerlilerinin yiyecek saklama şekillerini ve ilk okyanus aşırı yolculuklarla beslenme sorunlarının nasıl çözüldüğü, kitapta dikkat çeken konulardan birkaçı.

Isaac Asimov – Dolu Dolu Yaşadım (2007)

  • DOLU DOLU YAŞADIM, Isaac Asimov, derleyen: Janet Jeppson Asimov, çeviren: Asena Devlet, Hit Kitap, otobiyografi, 320 sayfa

dolu-dolu

‘Dolu Dolu Yaşadım’, son yıllarda Türkiye’de de kendine has okuyucu kitlesi oluşturan biyografi ve otobiyografi kitaplarına son örneklerden biri. Özellikle yazarının bilimkurgu türünün önemli isimlerinde biri olması, kitabın içeriğini daha da ilgi çekici kılıyor. Daha önce Asimov’un sağlığında kaleme aldığı çeşitli yazılar, mektuplar ve üç büyük bölümden oluşan ayrıntılı bir otobiyografisi bulunuyordu. Janet Jeppson Asimov’un bu çalışması ise, yazarın biyografisini tarihi gelişim sırasına göre değil, daha çok Asimov’un bir yazar ve hümanist olarak kendi hayatı hakkında anlattıklarını öne çıkararak aktarıyor.