Emel Özer – Diyabetliler İçin Hayatı Kolaylaştırma Kılavuzu (2007)

  • DİYABETLİLER İÇİN HAYATI KOLAYLAŞTIRMA KILAVUZU, Emel Özer, Hayy Kitap, sağlık, 208 sayfa

diyabetliler-icin-hayati

Emel Özer, uzman bir diyetisyen. Kendisinin, alt başlığı ‘Karbonhidrat Sayımı Yapın, Diyet Stresinden Kurtulun!’ olan bu çalışması, kan şekeri ayarını sağlamak ve sağlıklı bir yaşam sürdürmek için beslenmenin çok önemli olduğu bu hastalar için, bu dengeyi sağlayacak pratik bir diyet sunuyor. Özer’in diyetiyle hasta, öğün planını kendisi yapacak ve karbonhidrat miktarına veya kan şekeri düzeyine göre insülin doz ayarını da yine tek başına yapabilecek. Özer, “Karbonhidrat Sayımı”nın, diyabet hastaları için sağlıklı beslenmeyi mümkün kılacağını söylüyor.

Ahmet Hamdi Başar – “Gazi Bana Çok Kızmış…” (2007)

  • “GAZİ BANA ÇOK KIZMIŞ…”, Ahmet Hamdi Başar, yayına hazırlayan: Murat Koraltürk, Bilgi Üniversitesi Yayınları, anı, 762 sayfa

gazi-bana-cok-kizmis

“Gazi Bana Çok Kızmış…”, Türkiye yakın tarihinin önemli isimlerinden Ahmet Hamdi Başar’ın anılarının birinci cildini oluşturuyor. Anıların bu cildinde, Başar’ın Meşrutiyet, Cumhuriyet ve tek parti dönemine dair anıları yer alıyor. Türkiye’nin yakın tarihinde, “Limancı Hamdi” veya “İktisatçı Hamdi” diye de bilinen Başar, İkinci Meşrutiyet döneminden 27 Mayıs askeri darbesine uzanan süreçte, Türkiye’nin sîyasi ve ekonomik gelişmelerine tanıklık etmiş, yakın tarihte yaşanan önemli olayların bizzat içinde yer almış bir fikir ve eylem adamıydı.

Burçin Utku – Ben Bir Hemşireyim (2007)

  • BEN BİR HEMŞİREYİM, Burçin Utku, Ozan Yayıncılık, anlatı, 136 sayfa

ben-bir-hemsireyim

Alt başlığı ‘Melek Değil İnsanım’ olan ‘Ben Bir Hemşireyim’, Burçin Utku’nun hemşireliğe dair düşüncelerinden oluşuyor. “Hemşire kimdir? Ne iş yapar, ne yer, nasıl yaşar bileniniz var mı?” diye soran Utku, insanların sadece ihtiyaçları olduğunda bu kişileri anımsadığını ve mesleklerinin hâlâ hak ettiği saygınlığı kazanamadığını düşünüyor. Böylesi zorlu bir mesleğin, bu mesleği icra eden insanların ruh dünyalarına olumlu ve olumsuz etkileri, hemşirelerin özlük hakları, nöbetler, hastanelerdeki yetersiz imkânlar, Utku’nun kitabında karşımıza çıkan ayrıntılardan birkaçı.

Aylin Kılıç Oğuz – Fedakâr Eş – Fedakâr Anne (2007)

  • FEDAKÂR EŞ – FEDAKÂR YURTTAŞ, Aylin Kılıç Oğuz, Kitap Yayınevi, eğitim, 236 sayfa

fedakar-es-fedakar-anne

Aylin Kılıç Oğuz’un ‘Fedakâr Eş – Fedakâr Yurttaş’ adlı bu çalışması, Türkiye’nin 1970-1990 yılları arasındaki “Yurttaşlık Bilgisi” ve “Yurttaş Eğitimi” politikalarına odaklanıyor. Türkiye’de devletin, bireyi, haklarından çok sorumluluklarıyla tanımlaması, eğitim sisteminin de, her daim bireye bu “sorumluluklarını” benimsetme rolünü üstlenmesine neden oldu. Aylin Kılıç Oğuz’un kitabı, genel bir yurttaşlık tanımlamasını verdikten sonra, yurttaşlığın Türkiye serüvenini masaya yatırıyor. Kitapta en öne çıkan yön de, devlet erkinin, yurttaşlığı hak olmaktan çok, bireye yurttaşlık hakkını, “vergi vermek, askere gitmek, seçimlere katılmak” şeklindeki görev üçlemesini gerçekleştirmesi halinde tanıdığıdır. Dönemi, yurttaşlık bilgisi kitapları üzerinden değerlendiren çalışma, Türkiye’deki birey-devlet ilişkisi konusunda önemli saptamalar sunuyor.

Mustafa Duman – Geleneksel Türk Yorgancılık Sanatı (2007)

  • GELENEKSEL TÜRK YORGANCILIK SANATI, Mustafa Duman, Heyamola Yayınları, folklor, 135 sayfa

geleneksel-turk-yorgancilik-sanati

Mustafa Duman’ın görsel açıdan da çok zengin ‘Geleneksel Türk Yorgancılık Sanatı’ isimli bu çalışması, geçmişten günümüze yorgancılığı anlatıyor. Kitabın ilk bölümünde, bu sanatın tarih içindeki seyri, günümüzdeki durumu, yorganların özellikleri, dikimi ve kullanılması anlatılıyor. Yine aynı bölümün bir alt başlığı olan ‘Türk Kültüründe Yorgan’da da, halk edebiyatında yorgan gibi, oldukça keyifli ayrıntılar yer alıyor. Yine burada, yorganla ilgili gezi yazıları, anı ve anlatılardan da örnekler sunuluyor. Çalışmanın ikinci bölümünde ise, görsel malzemelere yer veriliyor ve böylece geleneksel yorgancılık sanatının geçmişten günümüze uzanan yolculuğu resimlerle gösteriliyor. Resimler arasında, 16. yüzyıldan başlayarak İstanbul’da düzenlenen esnaf alaylarında, padişahların ve devlet görevlilerinin önlerinden geçen yorgancıları gösteren minyatür örnekleri de bulunuyor.

Nihat Kaya – Sorularla Panik Atak (2007)

  • SORULARLA PANİK ATAK, Nihat Kaya, Sistem Yayıncılık, psikoloji, 238 sayfa

sorularla-panik-atak

‘Sorularla Panik Atak’ın yazarı, Dr. Nihat Kaya’nın uzmanlık alanı, panik-atak ve sosyal-psikoloji. Kendisinin bu çalışması da, bu alandaki on iki yıllık deneyimlerini bir araya getiriyor. Daha önce konu hakkında bazı kitap çalışmaları, televizyon ve radyo programları yapan Kaya’nın bu eseri, Türkiye’de özellikle 2000 yılından sonra şikâyetlerin arttığı bu hastalığa dair pratik, yol gösterici bilgiler veriyor. Kaya, hastalığın nasıl teşhis ve tedavi edilebileceğini ve onunla nasıl başa çıkılabileceğini de, soru cevap formunda anlatıyor. Kitabının birinci bölümünde, fiziksel muayene ve tetkiklerle hiçbir şeyin saptanamadığı bu hastalık ve onun alt dalları anlatılıyor. Kitabın ikinci bölümünde de, hastalığın tedavi yolları, nasıl üstesinden gelinebileceği konularına yer veriliyor. Kitap hem hasta ve hasta yakınlarına hem de bu konuda pratik bilgiler edinmek isteyenlere önerilir.

Orhan Kemal – Bütün Oyunlar 1 (2007)

  • BÜTÜN OYUNLAR 1, Orhan Kemal, Everest Yayınları, oyun, 321 sayfa

butun-oyunlar-1

Pek bilinmese de, edebiyatımızın önemli isimlerinden Orhan Kemal’in oyun türünde kaleme aldığı birçok eseri de bulunuyor. Orhan Kemal’in insandan, umuttan ve aydınlıktan yana tavrını bir kez daha gözler önüne seren bu oyunlar, aynı zamanda kendisinin edebiyatın farklı türlerinde yazma yetisinin de en iyi örneklerinden. Yayınevinin Orhan Kemal’in bütün oyunları serisinin bu birinci kitabında ise, yazarın ’72. Koğuş’, ‘Kardeş Payı’ ve ‘Üçkâğıtçı’ isimli oyunları yer alıyor. Bu oyunlardan ’72. Koğuş’, ilk kez, 26 Ocak 1967’de Ankara Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenmişti. ‘Kardeş Payı’, ilk kez, Eylül 1970’te Ankara Mithatpaşa Tiyatrosu tarafından ve ‘Üçkâğıtçı’ da, ilk kez 31 Ekim 1997’de Adana Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenmişti. Kitaba, ’72. Koğuş’ oyununa dair dönemin önemli isimlerinin kaleme aldıkları yazılar da eklenmiş.

H. Erdal Yalt – Körfez Canavarı (2007)

  • KÖRFEZ CANAVARI, H. Erdal Yalt, Kent Kitap, roman, 127 sayfa

korfez-canavari

H. Erdal Yalt’ın ‘Körfez Canavarı’ isimli bu romanının alt başlığı, ‘1958 Üsküdar Gemisi Faciasının Romanı’. Yalt, Almanya’da 1927’de yapılıp, Şirket-i Hayriye’nin 72 baca numaralı yolcu vapuru olan Üsküdar Gemisi’nin İzmit Körfezi’nde fırtınada batarak bir faciaya neden oluşunu hikâye ediyor. Üsküdar Gemisi’nde yaşanan bu felaket, çoğu öğrenci olmak üzere, yaklaşık dört yüz yolcunun hayatını kaybetmesine neden olmuştu. Gemiden kurtulanların sayısı ise sadece kırktı. Yalt, Albi ve Ömer karakterlerinin sıradan hayatlarını, bu büyük facia ekseninde anlatıyor. İkisi de öğrenci olan Albi ve Ömer’in hayatı, kazanın gerçekleştiği günden sonra, asla eskisi gibi olamayacaktır.

Rudolfo Anaya – Alburquerque, Yılanın Dansı (2007)

  • ALBURQUERQUE, YILANIN DANSI, Rudolfo Anaya, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları, roman, 306 sayfa

alburquerque

Meksikalı edebiyatçı Rudolfo Anaya, daha önce aynı yayınevi tarafından yayınlanan ‘Kutsa Beni, Ultima’ isimli romanıyla hatırlanacaktır. Anaya yeni yayınlanan bu romanında da, kahramanı Abrán González’in inişli-çıkışlı hikâyesini anlatıyor. New Mexico’nun yoksul bir mahallesinde büyüyen González, hiç tanımadığı öz babasının gerçek kimliğini, annesi ölüm döşeğindeyken öğrenir. Bu arayış González’i, Alberquerque kentinin en zengin çevrelerine götürecek; onu açgözlü işadamları, hırslı politikacılarla yüz yüze getirecektir. Kahramanımız tam bu esnada, kendini kentin geleceği uğruna verilen bir savaşın içinde bulacak ve böylece ruhunu yeniden keşfedecektir.

Metin Cengiz – Küreselleşme, Postmodernizm ve Edebiyat (2007)

  • KÜRESELLEŞME, POSTMODERNİZM VE EDEBİYAT, Metin Cengiz, Şiirden Yayınları, inceleme, 285 sayfa

kuresellesme-postmodernizm-ve-edebiyat

Metin Cengiz elimizdeki kitabında, küreselleşme ve postmodernizm kavramlarını, edebiyat, birey ve toplum bağlamında tartışıyor. İki bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde, küreselleşmenin ne olduğu, tarihi süreci ve postmodernizmle ilişkisi, Marksist bir bakış açısıyla irdeleniyor. Kitabın ikinci bölümünde de, postmodernist teoriler ile bunların önemli temsilcileri inceleniyor. Türkiye’de küreselleşme ve postmodernizm gibi konuların edebiyat üzerinden düşünüldüğü önemli bir çalışma olan kitap, günümüz şiirine ve yaşadığı tıkanmalara yeni bir bakış açısı getirmeyi amaçlıyor. Marksist felsefe ve şiir ilişkisi, kitabın öne çıkan bir diğer yönü.