Kolektif – Yiğit İken Ölenlere: 12 Mart Öyküleri Antolojisi (2008)

Hürriyet Yaşar’ın hazırladığı ‘Yiğit İken Ölenlere’ isimli antoloji, Türkiye’nin usta kalemlerinin yapıtlarında, 12 Mart askeri darbesinin izini sürüyor.

Darbe dönemini ve sonrasında yaşanan büyük yıkımı metinlerine katık eden bu isimlerin, yaşananların sonraki kuşaklara edebiyat yoluyla aktarılması anlamında önemli bir görev üstlendikleri kuşkusuz.

Darbe döneminde ve sonrasında yaşananlar, alt üst olan toplumsal hayat, öykülerin asıl çerçevesini oluşturuyor.

Kitapta ayrıca, 12 Mart’ın yarattığı tahribata odaklanan, bu darbenin 12 Eylül’e giden yolu nasıl döşediğini anlatan, Hürriyet Yaşar’ın kaleme aldığı bir yazı da bulunuyor.

  • Künye: Kolektif – Yiğit İken Ölenlere: 12 Mart Öyküleri Antolojisi, hazırlayan: Hürriyet Yaşar, Can Yayınları, antoloji, 280 sayfa

Faruk Bildirici – Serkis Bu Toprakları Sevmişti (2008)

Türkiye siyasetinin önemli isimlerine dair biyografileriyle bildiğimiz Faruk Bildirici, ‘Serkis Bu Toprakları Çok Sevmişti’de, Elazığlı bir Ermeni olan ve geçen sene hayatını kaybeden Serkis Imas’ın hayat macerasını anlatıyor.

Tehcir esnasında ailesinden kırk beş kişiyi kaybeden Imas’ın, kuşkusuz bu topraklara dair söyleyebileceği çok şey var.

Fakat yaşadığı tüm acılara rağmen Imas, kendini hep bu topraklara ait hissetti ve Alman vatandaşı olduktan sonra da, Türkiye’ye ve memleketi Elazîz’e duyduğu özlem azalmadı, aksine gün geçtikçe arttı.

Imas, anılarını ve büyüklerinden duyduklarını on beş deftere kaydetti.

Bu defterler, Bildirici’nin aracılığıyla okura ulaşıyor.

  • Künye: Faruk Bildirici – Serkis Bu Toprakları Sevmişti, Doğan Kitap, biyografi, 166 Sayfa

Ergun Aydınoğlu – “Sol Hakkında Her Şey” mi? (2008)

Yıldız Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde öğretim görevlisi olan Ergun Aydınoğlu, ‘“Sol Hakkında Her Şey” mi?’ başlıklı bu kapsamlı çalışmasında, İletişim Yayınları’nın ‘Modern Türkiye’de Siyasi Düşünce’ dizisinin Türkiye’deki sol düşünceyi ele alan 8. cildini eleştiriyor.

İletişim Yayınları’nın yetmiş küsur yazar, araştırmacı, akademisyen ve solcu militanın katkıda bulunduğu, yaklaşık bin üç yüz sayfa tutan söz konusu makale derlemesi düşünüldüğünde, Aydınoğlu’nun bu çalışmasının ne denli zor bir görev üstlendiği daha iyi anlaşılır.

Aydınoğlu’nun polemik-tartışma tarzında kurduğu çalışması, Türkiye solunun “yanlış” veya “sorunlu” bulduğu yanlarını eleştirirken, eski TKP’den TİP’e, MDD’den Dev-Genç ve silahlı mücadele deneyimine, 1974 sonrası TKP’den Devrimci Yol’a kadar, Türkiye solunun önemli duraklarına uğruyor.

  • Künye: Ergun Aydınoğlu – “Sol Hakkında Her Şey” mi?, Versus Kitap, siyaset, 368 sayfa

Oya Köymen – Kapitalizm ve Köylülük: Ağalar, Üretenler, Patronlar (2008)

Prof. Oya Köymen ‘Kapitalizm ve Köylülük’te, kapitalizmle birlikte köylülüğün geçirdiği dönüşümleri analiz ediyor.

Bu analizin, tarihsel/kuramsal veriler ve köylülükle ilgili tartışmalar ekseninde yapılması, eserin asıl zenginliğini oluşturuyor.

Köylülüğü “mülksüzleşme ve bağımlılık” çerçevesinden ele alan Köymen,

  • Kapitalist modellerde köylülüğün farklı değişim/dönüşüm süreçlerini, bunların sanayileşmeye etkilerini,
  • Yirminci yüzyılda tarımın önemli dönüm noktalarını,
  • Türkiye’de 1923’ten günümüze tarımsal yapının değişimini ve tarım politikaları gibi ilgi çekici konuları tartışıyor.

Kitap, Türkiye’de köylülüğün başına gelenleri kapsamlı örnekler üzerinden değerlendirmesiyle alan için önemli.

  • Künye: Oya Köymen – Kapitalizm ve Köylülük: Ağalar, Üretenler, Patronlar, Yordam Kitap, iktisat, 232 sayfa

Christian Jacq – Tutankamon: Son Sır (2008)

Christian Jacq, Türkiyeli okurların yakından izlediği isimlerden.

Jacq ‘Tutankamon: Son Sır’ isimli bu romanında, Tutankamon’un gizlediği hazineyi bulmaya çalışan Amerikalı avukat Mark Wilder’ın başından geçenleri anlatıyor.

Wilder, 1951 yılında “Gerçekten kim olduğunuzu bilmek istiyor musunuz?” cümlesiyle başlayan bir mektupla Mısır’a davet edilir.

Çağrıya uyan Wilder’ın yolu Papaz Pakom’la kesişir.

Papaz, Tutankamon’un son sırrının henüz aydınlığa kavuşamadığını ve bu sırrın da Firavunun özenle gizlediği hazinesi olduğunu açıklar.

Wilder hazineyi bulma görevini üzerine alır.

Fakat hazineyi koruyan büyü, avukatın bu işi başarmasına engel olmaya çalışacaktır.

  • Künye: Christian Jacq – Tutankamon: Son Sır, çeviren: Haldun Bayrı, Doğan Kitap, roman, 309 sayfa

Hasan Harmancı – Aleviliğin Anayasası: Varoluş (2008)

Hasan Harmancı ‘Aleviliğin Anayasası: Varoluş’ta, dünyanın kuruluşu, insanın yaratılışı ve varoluşu konularına Alevilik öğretisinin getirdiği yorumu anlatıyor.

Alevi ozanların bu temayla kurdukları şiirler düşünüldüğünde, öğretinin bu anlamda önemli bir birikime sahip olduğu kuşkusuz.

Alevilik felsefesi, Tanrı-doğa-insan ilişkisini, Tanrı’dan çıkıp yeniden Tanrı’ya dönen bir çevrim üzerinde açıklar.

Harmancı, konuya dair elde bulunan kaynaklar ve kutsal kitaplarda yer verilen kuramlar ve meselleri anlattıktan sonra; Alevilik kuramı ve Aleviliğin mitolojik verilerinin dünyanın kuruluşu, insanın yaratılışı ve varoluşu konusunu nasıl açıkladığını inceliyor.

  • Künye: Hasan Harmancı – Aleviliğin Anayasası: Varoluş, Yurt Kitap, din, 278 sayfa

Bülent Ermiş – Bulmaca Sözlüğü (2008)

Bülent Ermiş’in yayıma hazırladığı ‘Bulmaca Sözlüğü’nde, bulmaca meraklılarının karşısına çıkan çok sayıda sorunun cevabı yer alıyor.

Tematik ve alfabetik sırayla hazırlanan sözlükte, tarih, coğrafya, edebiyat, ekonomi, mitoloji, siyaset, tıp, müzik, sanat, spor, argo ve eski dil gibi, bulmaca alanına giren birçok konunun açıklaması bulunuyor.

Bulmaca çözmek için bir sözlüğe ihtiyaç duymak kulağa biraz tuhaf gelse de, kitabın birbirinden farklı bilgileri aynı çerçeveye sığdırabilmesi, onu aynı zamanda bir genel kültür rehberi haline de getiriyor.

Sözlüğün, neredeyse her alanda temel bilgi sahibi olması beklenen bulmaca meraklısı için faydalı bir rehber olacağı söylenebilir.

  • Künye: Bülent Ermiş – Bulmaca Sözlüğü, Omega Yayınları, sözlük, 296 sayfa

Vural Sözer – Dilinizi Eşek Arıları Sokmasın (2008)

Vural Sözer ‘Dilinizi Eşek Arıları Sokmasın’da, günümüz Türkçesini doğru ve eksiksiz biçimde kullanma yöntemlerini anlatıyor.

“Doğru yazmak kadar, konuşurken yanlış yapmamak da önemli” diyen Sözer, 70 bin sözcüğü tarayarak kılavuzu hazırlamış.

Kılavuzda, bir sözcüğün doğru yazılışının yanı sıra, sözcüklerin gündelik hayatta nasıl doğru söylenebileceği de veriliyor.

Sözer’in bunun için bulduğu yöntem de, kısa okunması gereken heceleri nokta (.), uzun okunması gereken heceleri de çizgi (-) ile göstermek.

Bu yöntemin, kılavuzu daha işlevsel hale getirdiği söylenebilir.

Kitap, temel yazım bilgilerinin yanı sıra, alfabetik bir Türkçe ve Türkçeleşmiş sözcükler dizini de barındırıyor.

  • Künye: Vural Sözer – Dilinizi Eşek Arıları Sokmasın, Gürer Yayınları, dil, 359 sayfa

Lale Müldür – Güneş Tutulması 1999 (2008)

Geçen yıl ‘Bizansiyya’ isimli romanıyla okurun karşısına çıkan Lale Müldür, yeni yayınlanan ‘Güneş Tutulması 1999’da, Türkiye’yi yasa boğan 17 Ağustos Marmara depremi öncesi ve sonrasında yaşadıklarını şiir aracılığıyla anlatıyor.

Kitaptan bir alıntı:

“birisi ölüyor öyle mi?

birisi enkaz altında kalıyor

sonsuza gidiyor

ben yürüyorum

yürürken sonsuza

kader de yanımda yürüyor

belki bunlar son şiirler

yürürken

Büyük İstanbul depremine

birileri ölürken

birisi yazıyor, öyle mi?

nasıl bir duygu bu

kader, büyük gözlerle önüne bakmak mı?

yürürken yanımızda büyük

görünmeyen ama korkunç

bir şeyin yürümesi mi?

dünya bize olacak mı yeniden mi? (…)”

  • Künye: Lale Müldür – Güneş Tutulması 1999, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 87 sayfa

Muhammed Bennis – Aşkın Kitabı (2008)

‘Aşkın Kitabı’, Fas’ın önde gelen şairlerinden Muhammed Bennis’in tamamı aşka adanmış şiirlerini bir araya getiriyor.

Kitapta yer alan ‘Aşkın Sonsuz Irmağı’ isimli şiirden bir alıntı:

“Örgülü saçlardan başka bir şey

Ulaştıramaz beni

Çıplaklığına

Bu aşkın

 

Ben ona diyorum

Benzerim benzerinle duruyor

Benzerim benzerinle sarkık

 

Ben ona diyorum

Sevişenlerin cezası

Islaklığın içinde

Başarıya ulaşır

 

Ben ona diyorum

Denedim

Tanık oldum

Onlarda ve bende öğrendiğimi aldım

Kişilerin benzerliği bir birine karışırsa o aşktır

 

Katmanlar sende giz oldu

Başlatan giz

Sende

Ey bu kişilik

Hafif insanları çoğaltan (…)”

  • Künye: Muhammed Bennis – Aşkın Kitabı, çeviren: Metin Fındıkçı, Kırmızı Yayınları, şiir, 163 sayfa