Emine Çaykara – Arkeolojinin Delikanlısı: Muhibbe Darga (2008)

  • ARKEOLOJİNİN DELİKANLISI: MUHİBBE DARGA, Emine Çaykara, Can Yayınları, söyleşi, 369 sayfa

Emine Çaykara’nın ‘Arkeolojinin Delikanlısı: Muhibbe Darga’ isimli bu çalışması, Türkiye’nin saygın arkeologlarından olan Prof. Muhibbe Darga ile yapılan bir söyleşiden oluşuyor. Söyleşide, Prof. Darga’nın çocukluğu, ilk gençliği, üniversiteye gidişi, arkeolojinin kendisi için ne ifade ettiği, katıldığı arkeolojik çalışmalar, bu çalışmalar esnasında tanıdığı ünlü isimler ve günümüzdeki arkeoloji çalışmalarına dair düşünceleri gibi, çok sayıda ayrıntı yer alıyor. “Arkeoloji, benim bütün hayatımı ifade ediyor,” diyen ve bu disiplinin Türkiye’de yeni yeni oturtulmaya çalışıldığı bir dönemde işe koyulan Prof. Darga, arkeolojinin kendisine ve Türkiye’ye yaşattığı dönüşümleri paylaşıyor.

 

 

David Ricardo – Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri (2008)

  • EKONOMİ POLİTİĞİN VE VERGİLENDİRMENİN İLKELERİ, David Ricardo, çeviren: Tayfun Ertan, Belge Yayınları, iktisat, 368 sayfa

David Ricardo’nun ‘Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri’, iktisat alanında bir klasik olmaya devam ediyor. Ricardo’nun çalışması, ilk olarak 1817 yılında yayınlanmıştı ve bilindiği gibi Marx’ın çalışmaları için de önemli bir temel oluşturmuştu. Marksist çalışmalar da, eserlerinin temeli olarak Adam Smith’i seçen ve toplumsal alanı sınıflar çerçevesinden değerlendiren iktisatçılardan biri Ricardo ile yakından ilgilenmişti. Ricardo’yu dikkat çekici bir isim kılan diğer bir husus da, iktisadi düşüncenin tarihi gelişimi içinde, emek değer teorisini tutarlı bir biçimde inşa etmesiydi.

 

Fatmagül Demirel – Son Ziyaretler, Son Ziyafetler (2008)

  • SON ZİYARETLER, SON ZİYAFETLER, Fatmagül Demirel, Doğan Kitap, tarih, 175 sayfa

Fatmagül Demirel’in ‘Son Ziyaretler, Son Ziyafetler’i, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, Yıldız ve Dolmabahçe saraylarında verilen ziyafetleri anlatıyor. O dönemde bu iki saray, Avrupa hükümdarlarının ve Balkan devletleri krallarının ziyaretlerine tanık olmaktaydı. Alman İmparatoru II. Wilhelm, İran Şahı Muzafferüddin, Bulgar Kralı Ferdinand, Sırp Kralı Petro ve Avusturya İmparatoru Karl, bu ziyaret ve ziyafetlerde ağırlanan son isimlerdi. Demirel’in çalışması, bu dönemde dünyanın büyük güçlerinin Osmanlı üzerine hesaplarına yer verirken, ziyaretlerde Osmanlı’nın hükümdar ağırlama inceliklerini ve ziyafet mönülerini de ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Waris Dirie – Anneme Mektup (2008)

  • ANNEME MEKTUP, Waris Dirie, çeviren: Nurten  Hatırnaz, Bilge Kültür Sanat Yayınları, kadın, 183 sayfa

Ünlü manken Waris Dirie’nin ‘Anneme Mektup’u, yazarın kendi geçmişini anımsama çabası olarak da düşünülebilir. Dirie’nin annesine hitap ettiği mektuplarından oluşan bu anlatı, annesi üzerinden, yaşadıkları toplumun baskısı altında ezilmiş Afrika kadınlarının çileli yaşamlarını anlatıyor. Dirie, henüz on üç yaşındayken, yaşı altmışı geçen bir adamla beş deve karşılığında evlendirilmek istenir. Evlenmemek için Somali’den kaçan Dirie, on sekiz yaşında iken, İngiliz bir fotoğrafçı tarafından keşfedilir. Ünlü bir manken olan Dirie, modellik kariyerinin ardından, Afrika’da uygulanan kadın sünnetiyle mücadele etmeye başlar. İşte kitap, bu yaşanmışlığın ayrıntılarını sunmasıyla dikkat çekiyor.

Josef Nyary – Yeni Dünyanın Keşfi (2008)

  • YENİ DÜNYANIN KEŞFİ: VİKİNGLER, Josef Nyary, çeviren: Bünyamin Taşdemir, Yurt Kitap, roman, 727 sayfa

‘Yeni Dünyanın Keşfi: Vikingler’, Vikingler’in Amerika’yı keşfetme maceralarını hikâye ediyor. Nyary’nın kurgusunda, Vikingler cesaretleriyle olduğu kadar, batıl, kör inanışlar konusundaki korkularıyla da öne çıkıyor. Çünkü romandan yansıyan Vikingler, hem savaşma konusundaki büyük cesaretleriyle hem de cinlerden ve perilerden duydukları korkularla birlikte verilir. Vikingler’in Amerika’yı keşfetme çabaları da, birbirine karşıt bu iki durum üzerinden veriliyor. Zira bir yandan önlerine çıkan tüm insanları yenecek derecede cesaretli olan Vikingler, öte yandan da, keşfetmeyi amaçladıkları bu kıtanın cinleri, perileri ve gizemlerinden büyük bir korku duyarlar.

 

Emir Kıvırcık – Cepheye Giden Yol (2008)

  • CEPHEYE GİDEN YOL, Emir Kıvırcık, GOA Yayınları, biyografi, 368 sayfa

Emir Kıvırcık’ın ‘Cepheye Giden Yol’u, Çanakkale Savaşı ile Kurtuluş Savaşı’nda önemli görevler üstlenen Behiç Erkin’in hayatını anlatıyor. Erkin’in torunu olan Emir Kıvırcık, çalışmasını, Erkin’in toplamda 960 defteri bulan günlüklerinden yararlanarak hazırlamış. 1818-1961 yılları arasında yaşayan Erkin, Türkiye tarihinin iki önemli savaşında bulunmasının yanında, Mustafa Kemal’in de en yakın arkadaşlarından biriydi. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra da, demiryolları kurucu genel müdürü olan Erkin’in, demiryollarının millileştirilmesi konusunda büyük çabaları olmuştu. Kıvırcık’ın çalışması, bu ismin kişisel dünyasından ve Türkiye’nin yakın tarihinden önemli ayrıntılar barındırmasıyla ilgi çekiyor.

Etyen Mahçupyan – Batı’yı Anlamak (2008)

  • BATI’YI ANLAMAK: ZİHNİYET, DEĞİŞİM VE KRİZ, Etyen Mahçupyan, İletişim Yayınları, siyaset, 288 sayfa

Etyen Mahçupyan ‘Batı’yı Anlamak’ta, modernliğin zihniyet analizini yaparak, bunun nasıl değiştiği, ne tür sorunlar yarattığı ve geleceğe dair neler ima ettiğine odaklanıyor. Modern anlayışın kilit noktası olan Aydınlanma’dan başlayarak, modernizmin günümüz dünyasındaki konumunu geçmişiyle birlikte değerlendiren Mahçupyan, Batı modernliğinin nasıl algılandığını ve kavrandığını inceliyor. Doğu ve Batı arasındaki karşıtlıklar; kapitalizm, liberalizm ve devlet arasındaki ilişkiler; küreselleşmenin modernite üzerindeki etkileri; kimlik sorunları; dinin modern dünyadaki konumlanışı ve bu aşamada sol siyasetin önemi, kitapta üzerinde durulan konulardan birkaçı.

Hüseyin Aykol – Haber Basınından İslamcı Medyaya (2008)

  • HABER BASININDAN İSLAMCI MEDYAYA, Hüseyin Aykol, Agora Kitaplığı, 139 sayfa

Hüseyin Aykol’un ‘Haber Basınından İslamcı Medyaya’ isimli bu çalışması, Türkiye medyasının iktidarla nasıl bir bağ kurduğunu analiz etmeye çalışıyor. Otuz yılı aşkın bir zamandır gazetecilik mesleğini icra eden Aykol, Türkiye’de medyanın nereye gitmekte olduğuyla yakından ilgilenen, muhalif bir gazeteci. “Bazı holdinglerin sahip olduğu yüksek tirajlı gazeteler, dünyaya kendi çıkarları açısından baktıkları için, olup biteni objektif olarak vermezler. Hatta biraz da mevcut iktidarlara yaranmak için bol bol yalan yanlış haber ya da makale yayınlamaktan çekinmezler,” diyen Aykol, Türkiye medyasının 12 Eylül darbesinden günümüze uzanan ekonomik-politik yapısını deşifre ediyor.

Joseph Conrad – Narcissus’un Zencisi (2008)

  • NARCISSUS’UN ZENCİSİ, Joseph Conrad, çeviren: Haluk Şahin, İletişim Yayınları, roman, 189 sayfa

Joseph Conrad dünya edebiyatının başyapıtlarından ‘Narcisus’un Zencisi’nde, Bombay’dan Londra’ya giden Narcissus gemisinde, James Wait isimli zenci bir tayfayla diğer mürettebat arasında geçen gerilimli bir hikâyeyi anlatıyor. Conrad’ın sunduğu bu hikâye, aslında günümüzün “ötekilik” sorunu olarak da okunabilir. Çünkü gemilerini ve hayatlarını tehlikeye atarak, tüberküloza yakalanan bir tayfayı kurtarmaya çalışan bir kısım mürettebat, karşılarında bu zenciyi umursamayan bir kaptan bulurlar. Conrad’ın 1897’de yayınlanan ünlü öyküsü, bu aşamada başlayan karışıklık üzerinden, insancıllık, bencillik ve bir arada yaşamanın ahlâki boyutunu sorguluyor.

 

Tayfun Aygün – Hakikat, Düş ve Özgürlük (2008)

  • HAKİKAT, DÜŞ VE ÖZGÜRLÜK, Tayfun Aygün, Versus Kitap, siyaset, 115 sayfa

Tayfun Aygün ‘Hakikat, Düş ve Özgürlük’te, günümüz dünyasında yaşanan temel sıkıntılara karşı ne gibi alternatif mücadele araçları geliştirebileceğimizi irdeliyor. Kitap özgürlük, ilerleme, kaygı hali, tarih, mülkiyet, milliyetçilik, iktidar, sınıf savaşı, insanlık ve arzu gibi, günümüzün sıkıntılı durum ve kavramları üzerinde yeniden düşünüyor. Aygün’ün yazıları, iktidarı hedef almaları ve bu yapının gerçeklikle, gündelik hayatla, sömürgeciliğin yeniden inşa edilmesiyle kurduğu bağı analiz etmeleriyle öne çıkmakta.