Epiktetos – Kılavuz Kitap (2009)

Özgün adı ‘Enchiridion’ olan ‘Kılavuz Kitap’, Epiktetos’un öğrencilerinden biri olan Arrian tarafından, ‘Söylevler’in ahlaka ilişkin pasajlarından derlenmiş bir düşünce kitapçığı.

İç huzura kavuşma yollarını irdeleyen eser, Stoa felsefesinin en büyük isimlerinden Epiktetos’un hem Hıristiyanlar hem de Grek paganları tarafından saygın bir filozof, hatta yer yer bir aziz olarak görülmesine vesile olmuş.

“Dünyaya, davetli olduğun bir ziyafet sofrası gibi davran. Yemekler ayağına kadar getirildiği vakit elini incelikle uzat ve sana yetecek kadarını al” diyen Epiktetos, felsefesinde düşünceden çok eyleme ağırlık vermiş ve eserlerini de bu şekilde oluşturmuş bir filozof olarak bilinir.

Epiktetos, kişiye düşünce vermekten çok, onu düşünmeye ve doğruyu bulmaya teşvik etmeye çalışır.

Kitabın bu yönüyle, bir günlük yaşam kılavuzu niteliğinde olduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Epiktetos – Kılavuz Kitap, çeviren: Birdal Akar, Şule Yayınları, felsefe, 110 sayfa

Fikret Hakan – Joe Brico Masumdur (2009)

‘Joe Brico Masumdur’, Fikret Hakan’ın ‘Tellâk Ali’ ve ‘Hamalın Uşakları’ isimli öykü kitapları ile 1952’de İstanbul Ekspres gazetesinde yayımlanan öykülerini bir araya getiriyor.

Kitap, Fikret Hakan olarak ünlenmeden önce, Bumin Gaffar olarak edebiyatta kendi yolunu çizmeye çalışan genç bir kalemin 26 öyküsünü okurlara sunuyor.

Hakan, kimi küçük eleştiriler de barındıran öykülerinde, toplumsal alanda yaşanan değişimleri, göç ve savaşları, insanların acımasızlığı, kaybetme ve cinsellik gibi bireyin iç dünyasındaki gerilimler ekseninde anlatıyor.

DP döneminde, Türkiye’de yaşanan değişimin ve büyük şehirlere doğru gerçekleşen yoğun göçün izlerini de, Hakan’ın öykülerinde okumak mümkün.

  • Künye: Fikret Hakan – Joe Brico Masumdur, Umuttepe Yayınları, öykü, 264 sayfa

Faruk Balıkçı ve Namık Durukan – Ölümün İki Yakasında (2009)

İlk baskısı 2004 yılında yapılan, Faruk Balıkçı ve Namık Durukan imzalı ‘Ölümün İki Yakasında’, iki gazetecinin Güneydoğu’daki tanıklığını okurlara sunuyor.

90’lı yıllardan itibaren bölgede yaşanan savaşın beraberinde getirdiği içinden çıkılmaz sıkıntılar, özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Irak’ın kuzeyindeki gelişmeler, Körfez krizi ve sonrasında yaşanan çatışmalı ortam, Kürt sorunun ivme kazanması ve bölgede görev yapan gazetecilerin maruz kaldığı baskılar ve karşı karşıya kaldığı tehlikeler, kitabın çerçevesini oluşturuyor.

Kendilerini olayların içinde bulan gazeteciler, bir anlamda bellek tazelerken, tanıklıklarıyla da tarihe not düşüyor.

  • Künye: Faruk Balıkçı ve Namık Durukan – Ölümün İki Yakasında, Berfin Yayınları, anı, 174 sayfa

Kâzım Karabekir – Edirne Hatıraları (2009)

Balkan Savaşı’nda 10. Fırka’nın kurmay başkanı olan Kâzım Karabekir, Edirne’deki muharebe günlerinin doğrudan şahidiydi.

Karabekir’in savaştan sonra kaleme aldığı ‘Edirne Hatıraları’, savaş sırasında, kuşatma altındaki bu kentte yaşananları ayrıntılı bir biçimde anlatıyor.

Kuşatma altında bulunduğu dönem içerisinde gerek asker, gerek silah ve cephane, gerek yiyecek olarak hiçbir yardım alamayan Edirne savunucularının yaşadıkları, kuşatmanın devamı süresince gelişen olaylar, personelin fedakârlığı, çekilen sıkıntılar, karşılaşılan zorluklar, yönetim ve bazı personel ile ilgili üzücü olaylar, Karabekir’in anılarında karşımıza çıkan başlıca konular.

  • Künye: Kâzım Karabekir – Edirne Hatıraları, yayına hazırlayan: Ziver Öktem, Yapı Kredi Yayınları, anı, 271 sayfa

Tayfun Er – Yalıdakiler (2009)

Tayfun Er, ‘Yalıdakiler’de, Türkiye’de siyaset sahnesinden medya dünyasına, tepe konumlarda yer etmiş aktörlerin izini sürüyor.

Er, başarının çoğu zaman şans ya da çabayla değil, ilişkilerin gölgesinde elde edildiğini savunuyor.

Abud Efendi ve Kıbrıslı yalılarından yola çıkarak bu ilişkileri irdeleyen Er, Süleyman Demirel ve Nazlı Ilıcak’ın ortak düşmanları, 6-7 Eylül olaylarının sorumlusu gibi önemli konuları anlatıyor.

Şu ana kadar aslanların tarihini avcıların yazdığını, fakat kitabıyla aslanların, avcıların tarihini yazdığını söyleyen Er’in dikkat çeken bir iddiası da, Büyük Kulüp ve siyasî ilişkileri.

Er, Türkiye’deki en büyük kulübün Büyük Kulüp olduğunu ve iktidar yolunun buradan geçtiğini savunuyor.

  • Künye: Tayfun Er – Yalıdakiler, Destek Yayınları, inceleme, 307 sayfa

Erdal İnce – Türk Siyasal Yaşamında Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (2009)

Erdal İnce elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, tek partili sistemden çok partili yaşama geçiş döneminde, 1930’dan beri kendisini ifade etme olanağı bulamamış olan muhalefetin, Çiftçiyi Topraklandırma Kanun Tasarısı görüşmeleri sırasında kendisine yeni aktörler bularak varlık gösterdiği süreci irdeliyor.

Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde, Osmanlı’nın Türkiye Cumhuriyeti’ne devrettiği toprak sistemi ve sorunları ele alınıyor.

İkinci bölümde, söz konusu kanunun içeriği, amacı ve yasanın müzakereleri sırasındaki görüşmelere yer veriliyor ve üçüncü bölümde de, kanunun siyasal hayata etkilerine odaklanılıyor.

  • Künye: Erdal İnce – Türk Siyasal Yaşamında Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu, Libra Kitap, inceleme, 198 sayfa

Richard Bach – Hipnozcu (2009)

Richard Bach, ‘Martı’dan uzun bir süre sonra kaleme aldığı ‘Hipnozcu’ romanında, bir pilotun hipnoz sayesinde zihninin gücünü keşfedişini hikâye ediyor.

Kurgusunu, deneyimli pilot ve uçuş öğretmeni Jamie Forbes’in yaşadıklarıyla çerçeveleyen roman, insanın bilinç, farkındalık ve kendini tanımayla örülü hayatını irdeliyor.

Neden burada olduğumuz ve nereye gittiğimiz; insanın gerçek doğasının zaman ve uzayla çevrili olup olmadığı; yanılsamalarla dolu bir dünyada yaşayıp yaşamadığımız; bu yanılsamalarla hesaplaşmanın beraberinde getirecekleri ve sınırların nasıl aşılabileceği, romanın karşımıza çıkan temalardan birkaçı. Bach, okurunu, iç dünyasının derinlerine inmeye davet ediyor.

  • Künye: Richard Bach – Hipnozcu, çeviren: Cihat Taşçıoğlu, APRIL Yayıncılık, roman, 160 sayfa

Kenan Arıbaş – Hispanya (2009)

Kenan Arıbaş ‘Hispanya’da, Latin Amerika’nın siyasi coğrafyasına odaklanıyor.

Samuel P. Huntington, ABD’nin yaşadığı/yaşayacağı en büyük sorunlardan birinin Hispanik tehlike olacağını söyler.

Bilindiği gibi ABD, Huntington’un bahsettiği bu Hispanik tehlikeden hareketle, Latin Amerika’nın siyasal, kültürel ve ekonomik yaşantısını, sürekli kontrol etme gayretini gösteriyor.

Arıbaş, dünyada en fazla konuşulan dil ailesi içinde İspanya/Hispanik dilin bulunmasından yola çıkarak, adını ‘Hispanya’ koyduğu çalışmasında, Latin Amerika’yı siyasî coğrafyanın ölçütleriyle ele alıyor.

Kitapta, bölgenin tarihi; fiziki ve siyasi coğrafyası; kırılgan ekonomisi ve ekonomik örgütleri gibi konular ele alınıyor.

  • Künye: Kenan Arıbaş – Hispanya, Çizgi Kitabevi, ülke, 222 sayfa

Evrim Çalkavur ve Yavuz Durmuş – Rekabet Etmeden Yaşamak (2009)

İki yazarlı ‘Rekabet Etmeden Yaşamak’, rekabet konusunu eğitimde, öğrenimde, oyunlarda, kişisel ilişkilerde, toplumsal yaşamda, iş hayatında, doğayla ilişkide, yani yaşamın her alanındaki farklı boyutları ve sonuçlarıyla inceliyor.

Kitap, doğası gereği kazanmayı, yani diğerinin kaybetmesini hedefleyen, yarışma odaklı bir düşünce şekli olan rekabet yerine, bütüne zarar vermeyecek bir yaklaşımın nasıl mümkün kılınabileceği konusunda önerilerde bulunuyor.

Çalkavur ve Durmuş, yaratılan rakipler ya da düşmanlarla yarışmanın uzun dönemde zarar getirdiğini ve hayatın, paylaşılabilecek zenginliklere sahip bir bütün olduğunu göstermeye çalışıyor.

  • Künye: Evrim Çalkavur ve M. Yavuz Durmuş – Rekabet Etmeden Yaşamak, Remzi Kitabevi, kişisel gelişim, 133 sayfa

Mehmet Komşu – Taif’te Ölüm (2009)

Mehmet Komşu ‘Taif’te Ölüm’de, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş yıllarında Mithat Paşa’nın Taif’te katledilişinin ve bu ölüm fermanını yerine getiren Edirneli Berber İsmail’in hikâyesini anlatıyor.

Osmanlı’nın yenilikçi devlet adamlarından Mithat Paşa, Abdülhamit tarafından Taif’e sürgün edilmişti.

Burada, Abdülhamit’in emriyle öldürülüp öldürülmediği meselesi, yıllardır tartışılan konulardan.

Mehmet Komşu’nun romanında, Mithat Paşa’yı öldüren kişi olarak Edirneli Berber İsmail karşımıza çıkıyor.

Roman, Taif’te Osmanlı Ordusu’na ait bir kışlada hapis bulunan Mithat Paşa’nın öldürülmesini cinayeti işleyen İsmail’in iç dünyasında yaşadıkları ekseninde anlatıyor.

  • Künye: Mehmet Komşu – Taif’te Ölüm, Bizim Kitaplar, roman, 167 sayfa