Kolektif – İş Cinayetleri Almanağı 2013 (2014)

Soma’daki iş cinayeti, Türkiye çapında haklı bir infial yarattı.

Adalet Arayana Destek Grubu tarafından hazırlanan verilerine göreyse, geçen yıl ölen işçi sayısı en az 1235.

Bu tabloya, basına haber olmayan ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmiş işçilerimiz dâhil değil.

Almanak, Gökdere Köprü Barajı inşaatında 2012’de meydana gelen patlamanın üzerinden iki yıl geçmesine rağmen halen naaşlarına ulaşılamayan beş işçiyi, 2011’de Elbistan’da meydana gelen göçükten beri 50 milyon metreküp toprağın altında ulaşılmayı bekleyen dokuz işçiyi ve bunun gibi ihmallerin kurbanı olmuş işçilerimizi unutmamaya davet ediyor.

  • Künye: Kolektif – İş Cinayetleri Almanağı 2013, hazırlayan: Adalet Arayana Destek Grubu, Bir Umut Yayıncılık, almanak, 311 sayfa

Irmak Zileli – Gözlerini Kaçırma (2014)

Irmak Zileli ‘Gözlerini Kaçırma’da, üç kadının annelik anlayışları üzerinden Türkiye toplumundaki annelik mitini sorguluyor.

Roman, Rüya isminde bir kız çocuğuna sahip olan başkahramanı Didem, annesi Hicran ve anneannesi Kâmile Hanım’ın annelik deneyimleri aracılığıyla, Türkiye kültüründe kuşaktan kuşağa dönüşüm geçiren annelik olgusunun izini sürüyor ve ataerkinin tüm pervasızlığıyla bu deneyime nasıl derinlemesine sızdığını gözler önüne seriyor.

Tümüyle ataerkil ve kadına biat eden bir varlıktan öte rol biçmeyen ‘Kırmızı Başlıklı Kız’ masalıyla açılan roman, toplumdaki kız çocuklarının bilinçaltına henüz küçük yaşlardayken yerleştirilen kalıpların kurbanı olmuş Didem’in, kadına dayatılan kadere isyan edişini anlatıyor.

  • Künye: Irmak Zileli – Gözlerini Kaçırma, Remzi Kitabevi, roman, 230 sayfa

 

Cüneyt Arkın – Fakir Gencin Hikâyesi (2014)

Türkiye sinemasının meşhur simalarından Cüneyt Arkın ‘Fakir Gencin Hikâyesi’nde, çocukluğundan ünlü olduğu dönemlere hayatının dönüm noktalarını paylaşıyor.

Arkın, büyük bir yoksulluk içinde yaşadığı çocukluk yıllarını, yetiştiği çevreyi, eğitim dönemini, tıp fakültesine girme sürecini, sinemayla tanıştığı yılları, sanat dünyasında tanıdığı isimleri ve meslek yaşamında karşılaştığı garip olayları okurlarıyla paylaşıyor.

Öğrenciliği yıllarında kazandığı ilk parayla ekmek alışı, üniversitenin ardından 1963’te Yeşilçam’a adım atmasına vesile olan tesadüfler ve mafyadan ölüm tehditleri alışı, Arkın’ın anlatımındaki ilginç detaylardan.

  • Künye: Cüneyt Arkın – Fakir Gencin Hikâyesi, Epsilon Yayıncılık, otobiyografi, 206 sayfa

Cansen Erdoğan – Hayatın C Şıkkı (2014)

Uluslararası hukuk, ticaret hukuku alanlarında avukatlık yapan Cansen Erdoğan, çocukluğundan beri ilgi duyduğu yazıyla da bağını hiç koparmamış.

Erdoğan, bu ilgisinin ilk ürünü olan kitabında, hayata, aşka, mutluluğa, arkadaşlığa, hayallere dair düşüncelerini okurlarıyla paylaşıyor.

Her insanın hayatta bir B planının olmasının yanı sıra, bir “C şıkkı”na da sahip olması gerektiğini düşünen Erdoğan, hayatın nasıl bir derya olduğunu, aşkın zihinde ve yürekte bıraktığı silinmez izleri, çikolata-kahve ikilisinin vazgeçilmezliğini, farklı bireyleri bir araya getiren ailenin olağanüstülüğünü, masalları ve hayalleri anlatıyor.

  • Künye: Cansen Erdoğan – Hayatın C Şıkkı, Sayfa 6 Yayınları, anlatı, 326 sayfa

Marshall B. Rosenberg – Çatışma Ortamında Barış Dili (2014)

Psikolog Marshall B. Rosenberg, genç yaşlarında karşılaştığı şiddete karşı barışçıl bir alternatif sunmak için, karşılaştırmalı din bilimleri ekseninde şiddetin dil, düşünce ve iletişim tarzımızda aşılmasına ön ayak olması açısından şiddetsiz iletişim kuramını geliştirmişti.

Şiddeti “yıkıcı bir mitoloji” olarak tanımlayan ve bunun insanları nesnelere dönüştüren bir dille tamamlandığını söyleyen Rosenberg’in elimizdeki kitabı, kimi tarihsel ve güncel örnek üzerinden şiddetsiz iletişimin nasıl olması gerektiğini anlatıyor, okuruna kişisel, sosyal, siyasi ve kültürel alanda barış dilini nasıl inşa edebileceğini anlatıyor.

  • Künye: Marshall B. Rosenberg – Çatışma Ortamında Barış Dili, çeviren: Vivet Alevi ve Can Baldan, Maya Kitap, psikoloji, 191 sayfa

Cihan Oğuz – Mehteran Bölüğüyle Enternasyonal (2014)

Gazeteci Cihan Oğuz’un, şiir kitaplarının yanı sıra, eleştiri ve deneme çalışmaları da bulunuyor.

Oğuz, ‘Mehteran Bölüğüyle Enternasyonal’de de, yeni şiirlerini okurlarıyla paylaşıyor.

“Daha dün ıssızda bin çocuğa bin kurşun sıkan çakallar

Şimdi bayrak töreniyle Che şapkası giymek için kuyrukta” diyen Oğuz, üç kuşağın değerlerini, umutlarını ve yenilgilerini aynı durakta bir araya getiriyor.

Kitaba adını veren şiirden bir alıntı:

“(…) Sıradaki gelsin, hayır hayır, bir adım daha arkadaki

İstanbul’a kefen biçmeye nâzır tellâklar

Keselerle uğurlasın kendi kafesinde turist gibi yaşayan aylakları

 

Bizi bize o diye tanıtıp kandırdılar ya

Kimliksiz olmamız bu veçhile

Şimdi ne kadar konuşsak o kadar suskunuz

Kelimeler aslına rücû etmeye korkan birer orospu çocuğu

Her satıra zorla vesika etmişler masum halini (…)”

  • Künye: Cihan Oğuz – Mehteran Bölüğüyle Enternasyonal, Yasakmeyve Yayınları, şiir, 94 sayfa

Henry David Thoreau – Ekonomik İtaatsizlik (2014)

Sivil itaatsizlik kavramının babası, kalkınmacılık anlayışının azılı karşıtı Henry David Thoreau ‘Ekonomik İtaatsizlik’i yalnız, ormanda ve tüm medeniyetten uzak, Concord Massachussetts’teki neredeyse kendisiyle özdeşleşmiş Walden Gölü kıyısında yazdı. Thoreau metninde, “medeniyet”in insanı doğadan kopardığı gibi, onu nasıl kendi kendine yeten bir varlık durumundan her şeyi başkalarından bekleyen tembel ve pasif bir varlığa indirgediğini anlatıyor.

“Medeniyet”e ve şehir hayatına bizi bağlayan tek şeyin ekonomik gerçekler olduğunu düşünen Thoreau, en başta ekonomik anlamda itaatsiz olmayı öğrenmemiz gerektiğini belirtiyor.

  • Künye: Henry David Thoreau – Ekonomik İtaatsizlik, çeviren: Eylül Desen Kaytancı, Kafe Kültür Yayıncılık, siyaset, 112 sayfa

Zeynep Uysal – Metruk Ev (2014)

Zeynep Uysal ‘Metruk Ev’de, Servet-i Fünun akımının önemli yazarlarından Halit Ziya Uşaklıgil’in romanlarındaki Osmanlı bireyinin izini sürüyor.

Halit Ziya’nın romanlarının yekpare, büyük bir romanın parçaları olduğunu belirten Uysal,

  • Uşaklıgil’in romanlarındaki bireyin arzularını,
  • Bireysel arzularla toplumsal ahlak kuralları arasındaki çatışmayı,
  • Arzunun biçimlendirdiği iktidar mücadelesini,
  • Ev içi iktidarın biçimlenmesinde mülkiyetin etkisini
  • Ve Halit Ziya romanlarında anlatıcının rolünü tartışıyor.

Uysal, genel kanının aksine, bireyi ve evin içini öne çıkaran Halit Ziya romanının gerçekte politik olduğunu savunuyor.

  • Künye: Zeynep Uysal – Metruk Ev, İletişim Yayınları, edebiyat inceleme, 320 sayfa

Mustafa Balcı – Türkçe – Farsça İlişkileri (2014)

Farsçanın, Türkçe üzerindeki etkileri devamlı ve ezici bir vurguyla dillendirilir. Mustafa Balcı ise, diller arasındaki ilişkilerin karşılıklı olduğu gerçeğinden yola çıkarak, Türkçenin Farsça üzerindeki etkilerini araştırıyor.

Yazara göre, Farsça öğrenmeye başlayan bir Türk, bu dilin mantık ve işleyiş olarak Türkçeye çok yakın olduğunu fark eder.

Balcı, Türkiye Türkçesine daha çok bir arka bahçe dili muamelesi yapılmakla birlikte, bir Oğuz lehçesi olan Azerbaycan Türkçesi ile İran’daki diğer Türk unsurların konuştuğu Oğuzca ağızların, Farsçanın söz varlığı, ses ve yapı unsurları üzerinde derin tesirler yarattığını savunuyor.

  • Künye: Mustafa Balcı – Türkçe – Farsça İlişkileri, Çizgi Kitabevi, inceleme, 158 sayfa

Kadir Natho – Çerkesya’dan Amerika’ya (2014)

Çerkesya’nın Sapsığ-Nathuac bölgesinde doğan Kadir Natho, on beş-on altı yaşlarında kendini, dünyayı kasıp kavuran İkinci Dünya Savaşı’nın alevleri içinde buldu.

İlerleyen yıllarda Amerika’ya göç etmek zorunda kalan Natho, Çerkes kimliğini koruyarak Çerkes diasporasının önemli aktörlerinden biri oldu.

New Jersey’de Çerkes Yardımlaşma Derneği’nde uzun yıllar başkanlık yapan Natho elimizdeki anılarında, çocukluğundan Amerika’ya uzanan maceralı hayatına dair anılarını paylaşıyor.

Yazar, Çerkesya’nın Nazi Almanyası’nca işgalini, ülkesinden tehcir edilmesinden sonraki zor yılları ve Amerika’ya göç ettikten sonraki faaliyetlerini anlatıyor.

  • Künye: Kadir Natho – Çerkesya’dan Amerika’ya, çeviren: Nur Nirven, Chiviyazıları Yayınevi, anı, 701 sayfa