Sibel Öz Arslan – Oyuncu (2020)

Adile Naşit neden bu kadar seviliyor?

İyi bir oyuncu olduğu için mi?

Halktan biri olduğu için mi?

Yeşilçam’ın bildik karakter oyuncularından farklı bir anti-yıldız olduğu için mi?

Adile Naşit, bunların tümü bir arada hesaba katılmadan anlaşılamayacak oyunculardandır.

Sibel Öz Arslan da, yaklaşık dört yılı bulan bu şahane çalışmasında, Naşit’in kendine has dünyasından pek çok bilinmeyeni aydınlatıyor.

Adile Naşit ve ailesinin yaşamıyla kitabına başlayan Arslan, burada, geleneksel tuluattan modern döneme uzanan ülkemiz tiyatrosunun tarihsel gelişim sürecinde çok önemli yere sahip olan Naşit Ailesi’nin hikâyesini, tiyatronun bir döneminin tarihini de içeren bu aile hikâyesinde Adile Naşit’in nerede durduğunu, özellikle sinemacı kimliğini ön plana alarak anlatıyor.

Naşit’in babası tiyatronun efsane isimlerinden tuluatçı “Komik-i Şehir” Naşit Bey, annesi kantocu Amelya Hanım, büyükannesi kantocu “Küçük Verjin”,  dedesi kemani Yorgi efendi, dayıları tuluatçı-düettocu Niko ve kemani Andre ve kardeşi tiyatro-sinema oyuncusu Selim Naşit, burada karşımıza çıkan birkaç isim.

Kitabın, bildik biyografi çalışmalarından farklı olduğunu özellikle belirtelim.

Arslan, bağlamdan kopuk bir biyografi yaklaşımından ziyade, Adile Naşit’i özellikle sanatçı kimliğinin olgunlaştığı bağlam içinde ele alıyor

Onun 1940’lı yıllardan başlayan tiyatro ve sinema oyunculuğuna eşlik eden, kimi dönem Adile Naşit’i etkileyen, hatta belirleyen koşulları arka planda vermeye çalışması, 1950, 1960 ve 1970’li yılları detaylarıyla işlemesi de kitabın diğer artıları.

Bu yönüyle kitap, Adil Naşit, Türkiye sineması, yakın tarihi ve toplumu üzerine bir sosyolojik çalışma niyetine okunabilir.

  • Künye: Sibel Öz Arslan – Oyuncu, Yeşilçam Yıldız Sisteminde Bir Anti-Yıldız: Adile Naşit, İletişim Yayınları, biyografi, 256 sayfa, 2020

Hakan Güngör – Biz Güzel Bir Aileyiz (2019)

Yeşilçam’ın sıcak aile filmlerinin piri, Ertem Eğilmez’dir.

Eğilmez’in açtığı yoldan ilerleyen başka yönetmenler de; yoksul ama onurlu, namuslu, haddini bilen, paylaşmaktan mutlu olan aile filmleri çekmeye başladı.

Sev Kardeşim, Yalancı Yârim, Oh Olsun, Mavi Boncuk, Bizim Aile, Aile Şerefi, Gülen Gözler ve Neşeli Günler bu yapımlar arasında en unutulmaz olanlardır.

Bu filmlerin bir diğer katkısı da, sinemamıza unutulmaz karakterler armağan etmesidir.

Biz Adile Naşit, Münir Özkul, Tarık Akan, Kemal Sunal, Ayşen Gruda, Zeki Alasya, Metin Akpınar ve Şener Şen gibi büyük ustaları ilk kez bu filmlerde gördük.

İşte Hakan Güngör’ün bu çalışması, bu filmlerin sıkı bir analizini sunuyor.

Güngör, söz konusu aile filmlerini başarılı kılan esas etkenleri açıkladığı gibi, bu filmlerin o dönemin Türkiye toplum ve siyaset hayatında ne ifade ettiğini de tartışıyor.

Bu bağlamda yazar, söz konusu filmlere yönelik; toplumdaki sınıfsal yarılmayı görünmez kıldıkları, kadının toplumsal konumundaki değişim isteğini ve mücadelesini yok saydıkları ve hâlihazırdaki toplumsal düzeni ve yaşantıyı olağanlaştırdıkları gibi eleştirileri irdeliyor.

Dolayısıyla Güngör’ün çalışması, güzelleme yapmak yerine bu filmleri bütün yönleriyle anlatıyor ve böylece sinema tarihimize önemli katkı sunuyor.

  • Künye: Hakan Güngör – Biz Güzel Bir Aileyiz: Yeşilçam Aile Filmlerinden Hiç Bilmediğiniz Sırlar, Anılar, Ayrıntılar, h2O Kitap, sinema, 192 sayfa, 2019