Isabelle Collombat – Ormansızlaştırmaya Hayır: Chico Mendes (2022)

Amazon ormanlarında ekosisteme büyük zarar dev şirketlere kafa tutmuş ekolojist sendikacı Chico Mendes’ten öğreneceğimiz çok şey var.

Isabelle Collombat, Mendes’in hayatı ve görkemli mücadelesini anlatıyor.

Tarih boyunca dünyanın tüm coğrafyalarında adaletsizlik, temel hakları gasp, ötekileştirme ve sömürü düzeni süregelmiştir.

Ancak bunların yanında tüm canlıların refahı için mücadele veren insanlar da var.

İşte, Hayır Serisi bu yolda savaşan, direnen ve inandığı doğruların arkasında canı pahasına duranların hikâyesini anlatıyor.

Amazon ormanlarındaki ekosisteme zarar veren, yerli halkı köleleşme ile yurtsuz kalma arasında seçime zorlayan dev şirketlere, “Testerelerinizi bıraksanız iyi olur,” diyerek karşı duruyor ekolojist sendikacı Chico Mendes.

  • Künye: Isabelle Collombat – Ormansızlaştırmaya Hayır: Chico Mendes, çeviren: Ali Berktay, Alfa Yayınları, siyaset, 84 sayfa, 2022

Alice Calaprice, Daniel Kennefick ve Robert Schulmann – Einstein Ansiklopedisi (2022)

Bu özenli çalışma, büyük fizikçi Einstein’ı daha iyi anlamak açısından tam bir hazine.

Üç Einstein akademisyeni, Einstein’ın bilimsel, kamusal ve özel hayatlarını en ince ayrıntısına kadar ele alıyor ve hem meslekten olmayanlar hem de uzmanlar için çok hoş bir ansiklopedik referans çalışması yazmış.

Bu eser, Einstein’ın kişisel, bilimsel, manevi, etik, düşünsel ve sosyopolitik yönünü gözler önüne seren bir kaynak kitap niteliğinde, yalnızca bilim insanlarını değil, kamuoyunu da ilgilendirecek konuları da kapsıyor.

Einstein’ın yaşamının ve önemli başarılarının kronolojisiyle başlayan kitap, dâhi bilim insanının felsefi ve politik görüşlerinin özetiyle devam ediyor.

Kişisel ve ailevi yaşantısından bilimsel başarılarına kadar Einstein hakkında bilinmesi gereken hemen her şeyi kapsayan bu temel eser aynı zamanda tarihsel ortamı da yansıtıyor.

Bir bilim insanı, siyasal figür ya da hümanist olarak Einstein’la ilgilenen herkes için büyüleyici ve olağanüstü okunabilir bir referans kitabı olan bu eserde yazarlar, Albert Einstein hakkında bildiklerimizi nasıl öğrendiğimizi de açıkça ortaya koyuyorlar.

  • Künye: Alice Calaprice, Daniel Kennefick ve Robert Schulmann – Einstein Ansiklopedisi, çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, ansiklopedi, 456 sayfa, 2022

Ferdinand Von Schirach – Ceza (2022)

Bir kişiyi suçlu ya da suçsuz ilan etmek, bazen dünyanın en zor kararlarından olabiliyor.

Ceza avukatı Ferdinand Von Schirach bu çarpıcı kitabında, on iki davayı ve bu davaların belirlediği on iki kaderi anlatıyor.

Schirach, ‘Suç’ kitaplarında olduğu gibi, insan kaderini belirlemenin ne kadar güç olduğunu, “iyi” ve “kötü”nün kararını vermekte ne kadar aceleci davranıldığını ve bunlardan doğan sonuçları gösteriyor.

Yazar suçluları yargılamıyor.

Aksine mesafeli bir dinginlikle ve büyük bir empatiyle; yalnızlığı, tuhaflığı, mutluluğu ve başarısızlığın peşinde koşmayı anlatıyor.

Ünlü yönetmen Michael Haneke, Schirach için şöyle diyor:

“Ferdinand von Schirach’ın en dar alanda bile çelişkileri kavrama ve büyük duygular barındıran alanları birkaç kelimeyle tasarlama yeteneği beni tekrar tekrar şaşırtıyor. Metinlerini bu kadar eşsiz kılan, duygusallıktan uzak doğruluk ve olağanüstü insancıl empatinin biraradalığı karşısında tekrar tekrar gözyaşlarına boğuluyorum.”

  • Künye: Ferdinand Von Schirach – Ceza: Bir Ceza Avukatından Gerçek Hikâyeler, çeviren: Firuzan Gürbüz Gerhold, Alfa Yayınları, hukuk, 176 sayfa, 2022

Ferdinand Von Schirach – Terör (2022)

70.000 hayatı kurtarmak için 164 hayat feda edilebilir mi?

Ferdinand Von Schirach’ın bir tiyatro oyunu ile Charlie Hebdo saldırısı üzerine yaptığı bir konuşmadan oluşan eldeki kitap, bizi özgürlük ve uygarlık üzerine yakıcı sorular üzerine düşünmeye çağırıyor.

Bir terörist, pilotları, ele geçirdiği Lufthansa uçağını Münih’teki 70.000 seyirciyle dolu Allianz Arena’ya düşürmeye zorlar.

Hava Kuvvetleri savaş Pilotu Lars Koch, üstlerinden gelen emirleri hiçe sayarak uçağı vurur, içindeki tüm yolcular ölür, arenadakiler kurtulur.

Adam şimdi, mahkeme önünde cinayetten yargılanmaktadır.

Bu davadaki yargıçlar, seyircilerdir.

Suçluluğu ve masumiyeti yargılamak onlara düşer.

Schirach’ın ilk tiyatro oyunu ‘Terör’, okurları ve seyircileri jüri koltuğuna oturtuyor ve çeşitli sorular yöneltiyor.

Özgürlüğü mü yoksa güvenliği mi seçeceğiz?

Terör tehdidine rağmen insan onuru hâlâ dokunulmaz mıdır?

70.000 hayatı kurtarmak için 164 hayat feda edilebilir mi?

Hayat hayatla tartılabilir mi?

Ocak 2015’te Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo’ya yapılan saldırı, özgürlük için ödenmesi gereken bedelleri en korkunç haliyle göstermişti.

Schirach’ın ‘Terör’de yer alan Charlie Hebdo üzerine konuşması, düşmanlar karşısında uygarlığa dair bir ifade özgürlüğü talebidir.

  • Künye: Ferdinand Von Schirach – Terör: Bir Tiyatro Oyunu ve Bir Konuşma, çeviren: Firuzan Gürbüz Gerhold, Alfa Yayınları, oyun, 120 sayfa, 2022

Stephen Hawking ve Leonard Mlodinow – Zamanın Daha Kısa Tarihi (2022)

Zamanın Kısa Tarihi’, mizahla örülmüş, günlük yaşamdan örneklerle zenginleşmiş bilimsel yazın alanında bir başyapıttır.

Stephen Hawking’in yeni bir önsöz ve yeni bilgiler eklediği kitabın devamı da yine harikulade.

‘Zamanın Kısa Tarihi’, o dönemde evrenin doğası hakkında öğrendiğimiz en son bilgiler göz önüne alınarak yazılmıştı, öte yandan o günden bu güne hem atom-altı dünyanın hem de büyük ölçekte evrenin gözlem teknolojilerinde olağanüstü ilerlemeler yaşandı.

Bu yeni gözlemler Profesör Hawking’in kitabın ilk baskısında yaptığı kuramsal öngörülerin çoğunu doğrulayan nitelikteydi.

Bu gözlemlere, evrenin başlangıcından sonrasını araştıran ve Hawking’in varlığını ileri sürdüğü uzayzaman dokusundaki kırışıklıkları tespit eden Kozmik Ardalan Kâşifi COBE uydusunun son bulguları da dahil.

Kaleme aldığı özgün metne kendisinin son araştırmasından ve en son gözlemlerden edindiğimiz yeni bilgileri katma arzusuyla Hawking, elinizdeki son baskı için yeni bir önsöz yazmanın yanı sıra, solucan delikleri ve zaman yolculuğuyla ilgili çok etkileyici yepyeni bir bölüm kaleme alarak kitabını güncelledi.

  • Künye: Stephen Hawking ve Leonard Mlodinow – Zamanın Daha Kısa Tarihi, çeviren: Selma Öğünç, Alfa Yayınları, bilim, 184 sayfa, 2022

Carlo M. Cipolla – Para ve Akdeniz Uygarlığı (2022)

Ortaçağ’da para toplumu ve kültürü ne şekilde dönüştürdü?

Ortaçağ ekonomi tarihi üzerine çalışmalarıyla bildiğimiz Carlo Cipolla, ‘Para ve Akdeniz Uygarlığı’nda paranın kısa tarihini gözler önüne seriyor.

Cipolla gündelik hayat üzerinden örneklerle ulaşım maliyeti, kitap fiyatları üzerinden fiyatların göreli değerini ve toplumun mevcut koşullarını nasıl değiştirdiğini ve kültür üzerindeki etkilerini araştırıyor.

  • Künye: Carlo M. Cipolla – Para ve Akdeniz Uygarlığı, çeviren: Erdal Turan, Alfa Yayınları, tarih, 116 sayfa, 2022

Philippe Ariès ve Georges Duby (haz.) – Özel Hayatın Tarihi, 5 Cilt (2022)

Beş ciltlik devasa bir çalışma olan ‘Özel Hayatın Tarihi’, yeni baskısıyla raflarda.

Kitap, Roma İmparatorluğu’ndan günümüze, medeniyetler, kültürler, çağlar boyunca yaşanan derin değişimleri, çok sayıda görsel malzeme eşliğinde ele alıyor.

Alanında uzman yazarlar tarafından kişi, beden ve mahremiyet kavramları odak noktası alınıp incelenen çalışma, Roma İmparatorluğundan günümüze, domus’lardan apartmanlara, hayatın evrimi mercek altına alınıyor.

  • Künye: Philippe Ariès ve Georges Duby (haz.) – Özel Hayatın Tarihi, 5 Cilt, çeviren: Devrim Çetinkasap, Roza Hakmen, Turhan Ilgaz, Şehsuvar Aktaş ve Ali Berktay, Alfa Yayınları, tarih, 3456 sayfa, 2022

Bruno Doucey – Diktatörlüğe Hayır: Victor Jara (2022)

Şarkıları bugün de dillerden düşmeyen Victor Jara, Pinochet diktatörlüğü tarafından henüz 41 yaşındayken vücuduna 43 kurşun sıkılarak katledildi.

Bruno Doucey, Jara’nın çarpıcı hayatını ve mücadelesini anlatıyor.

Tarih boyunca dünyanın tüm coğrafyalarında adaletsizlik, temel hakları gasp, ötekileştirme ve sömürü düzeni süregelmiştir.

Ancak bunların yanında tüm canlıların refahı için mücadele veren insanlar da var.

Alfa Yayınları da ‘Hayır Serisi’yle bu yolda savaşan, direnen ve inandığı doğruların arkasında canı pahasına duranların hikâyesini anlatıyor.

Hâlâ dillerden düşmeyen şarkılarıyla Victor Jara, manifestosunu dimdik okuyor, ezilenlerin sesini müziğiyle duyuruyor.

Gencecik bedenini bu dünyadan koparan 43 kurşun fikirlerine işlemiyor.

“Nasıl dehşet saçıyor faşizmin yüzü!

Asla inanmazdım bir insana böyle vurulabileceğine.”

  • Künye: Bruno Doucey – Diktatörlüğe Hayır: Victor Jara, çeviren: Ali Berktay, Alfa Yayınları, biyografi, 80 sayfa, 2022

Christopher Lasch – Narsisizm Kültürü (2021)

‘Narsisizm Kültürü’, çağdaş Amerikan yaşamındaki kültürel çöküşüngüçlü bir eleştirisini sunuyor.

Christopher Lasch’ın burada narsisizmi yalnızca bireysel bir hastalık olarak değil, aynı zamanda burjuva bir toplumsal salgın olarak tanımlaması çığır açtı.

Lacsh, bireyin kendi içine gömülüp tüm dikkatini kendisine vermesinin Amerikan kültürü ile yaşamını nasıl olumsuz etkilediğini, geçtiğimiz yüzyılda aile kurumunun iyice çökmesiyle birlikte çağdaş toplumların nelere gebe kaldığını soruşturuyor.

Lasch, insan ruhunun derinlerine işleyen narsisizmin toplumsal kurumların işleyişini bozduğunu; tüketimciliğe dayalı bencil, hırslı bir toplum ile renksiz, sığ bir kültür yaratılmasına yol açtığını ortaya koyuyor.

Analizleri Freudçu teoriye ve tarihsel olaylara dayanan Lasch’in Amerikan kültürüne koyduğu tanı, endişeli ve açgözlü narsisistik benliğin hayatın her alanına girmesiyle günümüzde daha da anlamlı hale geldi.

Yazar, 1960’larda doğan ve günümüzde de kullandığımız, muhafazakâr ve liberal tanımlamalarını masaya yatırıyor; bireyselliğin önlenemez yükselişini inceliyor.

Narsisistik kişilik bozukluğundaki yükselişi ele alırken bunu iş hayatında, dinsel ve toplumsal anlam azalışıyla bağdaştırıyor.

‘Narsisizm Kültürü’, bireysel psikolojik meselelerin, miras aldığımız kolektif sorunların kültürel ve siyasal çözümleri üzerinde ne kadar önemli olduğuna dair çok önemli bir eser.

  • Künye: Christopher Lasch – Narsisizm Kültürü: Beklentilerin Azaldığı Bir Çağda Amerikan Hayatı, çeviren: Ayşen Tekşen, Alfa Yayınları, inceleme, 360 sayfa, 2021

Augustus – Ankara Anıtı (2021)

‘Ankara Anıtı’, Roma’nın ilk imparatoru Augustus’un, hüküm sürdüğü dönemdeki “Res Gestae”, yani Türkçe adıyla yapılan işleri yazdırdığı bir levhanın Ankara’da bulunan kopyası.

Anıt, epigrafi ve klasik filoloji tarihinin en önemli keşifleri arasında yer alıyor.

‘Ankara Anıtı’, Roma’nın ilk imparatoru Augustus’un, hüküm sürdüğü dönemdeki “Res Gestae”, yani Türkçe adıyla yapılan işleri yazdırdığı bir levhanın Ankara’da bulunan kopyası.

Mermer üzerine Latince ve Yunanca yazılmış yazıt, 1865 yılında levhanın ilk edisyonunu hazırlayan Theodor Mommsen tarafından ‘Monumentum Ancyranum’, yani ‘Ankara Anıtı’ olarak adlandırılmış.

On altıncı yüzyılda keşfedilen ‘Monumentum Ancyranum’, altı levha halinde, 35 paragraflık bir satır.

İçerik olarak üç bölüme ayrılan yazıtta, Senatus ve Roma halkı tarafından Augustus’a bahşedilen onurlar; Augustus’un, devleti için kişisel servetinden yaptığı harcamalar ve Augustus’un barışta ve savaşta gerçekleştirdiği hizmetler anlatılıyor.

Yazıtın Latince, Yunanca ve Türkçe olarak yayımlandığı elimizdeki baskıda, çevirme Çiğdem Dürüşken’in ‘Ankara Anıtı’nı ele aldığı kapsamlı bir sunuş yazısı da yer alıyor.

  • Künye: Augustus – Ankara Anıtı, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları, tarih, 136 sayfa, 2021