Polybios – Akdeniz Dünyası ve Roma’nın Yükselişi (2022)

Dünyanın gördüğü en büyük imparatorluk olan Roma’nın serüvenini, buna bizzat tanık olmuş Polybios’tan dinlemek büyük şans.

Antikçağın en önemli olaylarından biri, hiç beklenmedik bir zamanda, beklenmedik bir hızla Roma diye bir devletin ortaya çıkması ve ardından kısa süre içerisinde Akdeniz’in tamamını egemenliği altına almasıdır.

Yaklaşık 50 yıllık bir zaman diliminde tüm Akdeniz Dünyası Roma’nın kudretine boyun eğmek zorunda kalmıştır.

MÖ 2. yüzyılda yaşamış ve bu sürece bizzat şahitlik etmiş Polybios, eserini yazma amacını kendi sözleriyle şöyle özetler: “Dünya tarihinde o zamana kadar eşi benzeri görülmemiş ve daha sonra da görülemeyecek bir devletin yükselişinin altında yatan nedenleri tespit etmek.”

Polybios eserini devlet arşivlerinden, olayların görgü tanıklarından ve hizmetine sunulan diğer imkânlardan yararlanarak yazmış.

Dünyanın gördüğü en büyük imparatorluğun başarıya giden serüvenini, olaylara bizzat tanık olan birisi olarak anlatmasının yanı sıra, benimsediği tarihyazımı yöntemi de onu antikçağın en önemli tarihçilerinden biri sıfatıyla ölümsüzleştirdi.

  • Künye: Polybios – Akdeniz Dünyası ve Roma’nın Yükselişi, çeviren: Oğuz Yarlıgaş, Alfa Yayınları, tarih, 456 sayfa, 2022

Karen Armstrong – Tanrı Adına Savaş (2021)

‘Tanrı Adına Savaş’, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamda, korkunç örneklerine tanık olduğumuz köktendincilik hakkında iyi bir inceleme.

Karen Armstrong, bizi, militan dindarlığı ciddiye almaya ve onunla baş etmeye yönelik stratejiler geliştirmeye davet ediyor.

Geniş kapsamı kadar ayrıntılarıyla da önem arz eden çalışma, köktendinciliğin zorla kontrol altına alınamayacağını ve eğer yenilgiye uğratılmak isteniyorsa öncelikle anlaşılmak zorunda olduğunu ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Konuyu orta çağdan 19. yüzyıla ve oradan 20. yüzyılla uzanarak irdeleyen Armstrong’un çalışması, din ve politikayla çok az ilgisi olanlara da hitap edecek türden.

  • Künye: Karen Armstrong – Tanrı Adına Savaş: Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamda Köktendincilik, çeviren: Murat Erdem, Alfa Yayınları, inceleme, 625 sayfa, 2021

Charles Tilly, Ernesto Castañeda ve Lesley J. Wood – Toplumsal Hareketler (2022)

Charles Tilly’nin bu kitabı, sırf tarihsel süreçte demokrasinin nasıl ağır bedeller karşılığında elde edildiğini öğrenmek için dahi okunmalı.

Çağımızın en yetkin sosyalbilimcilerinden olan Tilly, 1768’den 2018’e uzanarak toplumsal hareketlerin doğuşu ve yayılışına dair aydınlatıcı bilgiler sunuyor.

Okuru, incelenen olaylara aşina kılmak için zaman çizelgeleri ekleyen Tilly, toplumsal hareketlerin ne olduğunu, nasıl işlediklerini, neden ve nasıl diğer politik meselelerle bağlantılı olduklarını açıklıyor.

Bu yeni edisyonda Ernesto Castañeda ve öğrencileri, Tilly’nin oluşturduğu çerçeve etrafında günümüz toplumsal hareketlerine ışık tutuyor.

Ele alınan vaka çalışmaları uluslararası nitelikte olmakla beraber sosyal medya, internet gibi yeni teknolojilerin olaylar üzerindeki etkilerine de parmak basıyor.

Occupy, Black Lives Matter, #YoSoy132 kitapta işlenen hareketlerden yalnızca birkaçı.

  • Künye: Charles Tilly, Ernesto Castañeda ve Lesley J. Wood – Toplumsal Hareketler 1768-2018, çeviren: Orhan Düz, Alfa Yayınları, tarih, 504 sayfa, 2022

Peter Phillips – Dev Şirketler (2022)

‘Dev Şirketler’, dünyanın en güçlü devletlerine kafa tutan küresel güç elitleri hakkında uyarı niteliğinde bir rehber.

Peter Phillips, Coca Cola, LinkedIn, Facebook ve Apple gibi büyük şirketlerin arkasındaki 389 kişinin kaydını sunuyor.

‘Dev Şirketler’, global zenginliği kontrol etmek, korumak ve sermayenin sürekli büyümesini sağlamak için aynı eğitimi almış zengin insanların kurduğu bir hükümetlerötesi ağ olarak işlev görüyor.

Hükümet yetkililerinin denetimindeki uluslararası kurumları; Dünya Bankası, IMF, Dünya Ticaret Örgütü, G7, G20 ve benzer birçok başka kurumu etkiliyor ve kullanıyor, medya tekelleriyle beraber kitleleri yönlendiriyorlar.

Bu kitapta Coca Cola’dan Nestle’ye, Linkedln’den Facebook’a, BP’den Apple’a kadar birçok markanın küresel sermayedeki sürekli artışını idare eden ve koruyan 389 kişinin kaydı veriliyor.

Bununla beraber, sistemsel değişimin ve zenginliğin yeniden bölüştürülmesinin önemini anlatma yönünde bir gayretin sonucu ve ürünüdür ‘Dev Şirketler’.

  • Künye: Peter Phillips – Dev Şirketler: Küresel Güç Elitleri, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, ekonomi, 416 sayfa, 2022

Jack Goody – Batıdaki Doğu (2022)

Yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan ‘Batıdaki Doğu’, Batının Avrupadışı uygarlıklar hakkındaki önyargılarıyla hesaplaşan şahane bir çalışma.

Jack Goody, Batı rasyonalitesi kavramı ve ticari faaliyetlerdeki farklılıklar da dahil olmak üzere Avrupa temelli varsayımlara meydan okuyor.

Goody eserinde Doğudaki aile kavramı gibi bölgenin gelişimini engellediği düşünülen unsurların ne denli abartıldığını ve hem Doğu hem de Batı tarih ve toplumlarının yanlış değerlendirilmesine nasıl katkıda bulunduğunu gözler önüne seriyor.

Bu geniş kapsamlı kitap, Batı ile Doğu arasındaki dengeyi yeniden inşa etmesiyle çok önemli.

  • Künye: Jack Goody – Batıdaki Doğu, çeviren: Burhan Mert Angılı ve İsmail Mert Bezgin, Alfa Yayınları, tarih, 412 sayfa, 2022

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Sanat Nedir ve Edebiyat Üzerine Yazılar (2022)

Tolstoy’un sanat ve edebiyatı irdelediği harikulade metinleri bu kitapta.

Kitap, bu büyük yazarın çağının sanatını yakından izleyen ve toplumcu sanatın ilk örneklerini saptayan bir düşünür olduğunu ortaya koyuyor.

Tolstoy estetik ve sanat tarihi üzerine düşüncelerini ‘Sanat Nedir?’ adlı çalışmasında bir senteze ulaştırmıştı.

Bu çalışmada sanatın halk kökenlerinden kopması, zengin sınıfın ve onun emrine giren kilisenin eğlencesi haline gelmesi, anlaşılmaz bir dekadanlığa doğru sürüklenmesi anlatılır.

Tolstoy’a göre çağdaş sanat illüzyon ve efekt sanatı haline gelmiştir ve bundan uzak durabilen, kendisi dahil, çok az sanatçı vardır.

Dostoyevski, Dickens gibi sanatçılar bunun ender örneklerini verebilmiştir.

Bu çalışma dini içeriğinden dolayı çarlık döneminde yasaklanmış, Sovyet döneminde de göz ardı edilmiş olmasına rağmen uluslararası etki yarattı.

Tolstoy’un ‘Sanat Nedir?’ dışındaki sanat ve edebiyat yazıları, Shakespeare mitinin çürütülmesinden, Maupassant eleştirisinden, halk için sanatın ve yayıncılığın nasıl yapılacağına dair çözümlerin önerilmesine kadar uzanır.

Bu yazılarda Tolstoy’u çağının sanatını yakından izleyen ve toplumcu sanatın ilk örneklerini saptayan bir düşünür olarak görürüz.

  • Künye: Lev Nikolayeviç Tolstoy – Sanat Nedir ve Edebiyat Üzerine Yazılar, çeviren: Sabri Gürses, Alfa Yayınları, sanat, 480 sayfa, 2022

Brian O’Connor – Adorno (2022)

Aydınlanma diyalektiğinden şeyleşmeye negatif diyalektikten özerkliğe, Theodor Adorno felsefesinin merkezi unsurlarını aydınlatan harika bir giriş.

Brian O’Connor’ın özenli çalışması, kronoloji ve terimler sözlüğünün yanı sıra ek okuma önerileriyle de zenginleşmiş.

Adorno, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin önde gelen filozof ve toplum kuramcılarından biridir.

Eleştirel Kuramın gelişmesinde önemli rolü olan, özgün ve de genellikle zor olan yazıları sadece temel felsefi sorular ileri sürmekle kalmayıp aynı zamanda edebiyat, sanat, müzik, sosyoloji ve siyaset kuramına ilişkin derin analizler de sunar.

Bu kapsamlı kitapta O’Connor, Adorno’nun felsefesini, onun eserleriyle ilk kez karşılaşanlara açıklıyor.

O’Connor, bu amaçla, yaşamı ve entelektüel çevresinin bağlamını oluşturan ana felsefi görüşleri aracılığıyla Adorno felsefesinin merkezi unsurlarını değerlendiriyor.

Bu bağlamda Aydınlanmanın diyalektiği, şeyleşme, bütünsellik, dolayımlama, özdeşlik, özdeşsizlik, deneyim, negatif diyalektik, içkinlik, özgürlük, özerklik ve sanatta taklit gibi kavramları, felsefesinin temel alanları üzerinden tartışıyor.

Kronoloji ve terimler sözlüğünün yanı sıra ek okuma önerileri de içeren Adorno, felsefe, edebiyat, sosyoloji ve kültürel çalışmalarla ilgilenenler için kaçırılmayacak bir giriş kitabı.

  • Künye: Brian O’Connor – Adorno, çeviren: Soner Soysal, Alfa Yayınları, felsefe, 264 sayfa, 2022

Isabelle Collombat – Ormansızlaştırmaya Hayır: Chico Mendes (2022)

Amazon ormanlarında ekosisteme büyük zarar dev şirketlere kafa tutmuş ekolojist sendikacı Chico Mendes’ten öğreneceğimiz çok şey var.

Isabelle Collombat, Mendes’in hayatı ve görkemli mücadelesini anlatıyor.

Tarih boyunca dünyanın tüm coğrafyalarında adaletsizlik, temel hakları gasp, ötekileştirme ve sömürü düzeni süregelmiştir.

Ancak bunların yanında tüm canlıların refahı için mücadele veren insanlar da var.

İşte, Hayır Serisi bu yolda savaşan, direnen ve inandığı doğruların arkasında canı pahasına duranların hikâyesini anlatıyor.

Amazon ormanlarındaki ekosisteme zarar veren, yerli halkı köleleşme ile yurtsuz kalma arasında seçime zorlayan dev şirketlere, “Testerelerinizi bıraksanız iyi olur,” diyerek karşı duruyor ekolojist sendikacı Chico Mendes.

  • Künye: Isabelle Collombat – Ormansızlaştırmaya Hayır: Chico Mendes, çeviren: Ali Berktay, Alfa Yayınları, siyaset, 84 sayfa, 2022

Alice Calaprice, Daniel Kennefick ve Robert Schulmann – Einstein Ansiklopedisi (2022)

Bu özenli çalışma, büyük fizikçi Einstein’ı daha iyi anlamak açısından tam bir hazine.

Üç Einstein akademisyeni, Einstein’ın bilimsel, kamusal ve özel hayatlarını en ince ayrıntısına kadar ele alıyor ve hem meslekten olmayanlar hem de uzmanlar için çok hoş bir ansiklopedik referans çalışması yazmış.

Bu eser, Einstein’ın kişisel, bilimsel, manevi, etik, düşünsel ve sosyopolitik yönünü gözler önüne seren bir kaynak kitap niteliğinde, yalnızca bilim insanlarını değil, kamuoyunu da ilgilendirecek konuları da kapsıyor.

Einstein’ın yaşamının ve önemli başarılarının kronolojisiyle başlayan kitap, dâhi bilim insanının felsefi ve politik görüşlerinin özetiyle devam ediyor.

Kişisel ve ailevi yaşantısından bilimsel başarılarına kadar Einstein hakkında bilinmesi gereken hemen her şeyi kapsayan bu temel eser aynı zamanda tarihsel ortamı da yansıtıyor.

Bir bilim insanı, siyasal figür ya da hümanist olarak Einstein’la ilgilenen herkes için büyüleyici ve olağanüstü okunabilir bir referans kitabı olan bu eserde yazarlar, Albert Einstein hakkında bildiklerimizi nasıl öğrendiğimizi de açıkça ortaya koyuyorlar.

  • Künye: Alice Calaprice, Daniel Kennefick ve Robert Schulmann – Einstein Ansiklopedisi, çeviren: Ozan Karakaş, Alfa Yayınları, ansiklopedi, 456 sayfa, 2022

Ferdinand Von Schirach – Ceza (2022)

Bir kişiyi suçlu ya da suçsuz ilan etmek, bazen dünyanın en zor kararlarından olabiliyor.

Ceza avukatı Ferdinand Von Schirach bu çarpıcı kitabında, on iki davayı ve bu davaların belirlediği on iki kaderi anlatıyor.

Schirach, ‘Suç’ kitaplarında olduğu gibi, insan kaderini belirlemenin ne kadar güç olduğunu, “iyi” ve “kötü”nün kararını vermekte ne kadar aceleci davranıldığını ve bunlardan doğan sonuçları gösteriyor.

Yazar suçluları yargılamıyor.

Aksine mesafeli bir dinginlikle ve büyük bir empatiyle; yalnızlığı, tuhaflığı, mutluluğu ve başarısızlığın peşinde koşmayı anlatıyor.

Ünlü yönetmen Michael Haneke, Schirach için şöyle diyor:

“Ferdinand von Schirach’ın en dar alanda bile çelişkileri kavrama ve büyük duygular barındıran alanları birkaç kelimeyle tasarlama yeteneği beni tekrar tekrar şaşırtıyor. Metinlerini bu kadar eşsiz kılan, duygusallıktan uzak doğruluk ve olağanüstü insancıl empatinin biraradalığı karşısında tekrar tekrar gözyaşlarına boğuluyorum.”

  • Künye: Ferdinand Von Schirach – Ceza: Bir Ceza Avukatından Gerçek Hikâyeler, çeviren: Firuzan Gürbüz Gerhold, Alfa Yayınları, hukuk, 176 sayfa, 2022