Laura Sjoberg – Toplumsal Cinsiyet, Savaş ve Çatışma (2015)

Vaka çalışmalarıyla zenginleşen, çatışma ve savaşları toplumsal cinsiyet perspektifiyle irdeleyen özgün bir çalışma.

Savaşlarda, cinsiyetler arasındaki hiyerarşilerin nasıl kurulduğunu ve cinsiyetin ırk, sınıf, etnik kimlik ve dinle kesişme noktalarını iyice kavramak isteyenlere, Laura Sjoberg imzalı bu eseri okumalarını tavsiye ederiz.

  • Künye: Laura Sjoberg – Toplumsal Cinsiyet, Savaş ve Çatışma, çeviren: Onur Aydın, Altın Bilek Yayınları

Michael Shermer – Evrim ve Yaratılışçılık (2009)

‘Bilimin Sınır Bölgeleri’ ve ‘İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanır?’, bilim, batıl inançlar ve zamanımızın diğer kafa karışıklıkları konusunda çok satan kitapların yazarı Michael Shermer’in daha önce Türkçede yayımlanmış eserleri.

Shermer elimizdeki nitelikli eserinde ise, yaratılışçıların evrim teorisine, Darwin’e ve bilime saldırılarına yanıt veriyor.

Shermer, rahat okunabilir bir üslupla evrim teorisini anlatıyor; din ve bilimin neden bir araya getirilemeyeceğini gösteriyor.

Shermer, “yaratılış bilimi”nin sadece ad olarak bilimsel olduğunu; bunun aksine evrim teorisininse dini bir doktrinden ziyade bilimsel bir teori olduğunu bir kere daha gözler önüne seriyor.

  • Künye: Michael Shermer – Evrim ve Yaratılışçılık, çeviren: Zeynep Beyhan Koç, Altın Bilek Yayınları, bilim, 123 sayfa

James George Frazer – İnsan, Tanrı ve Ölümsüzlük (2015)

Sir James George Frazer’dan erken toplumları din, insan, doğaüstü ve ölümsüzlük çerçevelerinden irdeleyen öncü bir antropoloji çalışması.

Yazar, insanın ve kültürün evrimi, totemcilik, batıl inançlar, insanlardaki tanrı kavramının kökeni, doğanın din üzerindeki etkisi ve ölümsüzlük inancı gibi konuları tartışıyor.

Antropoloji meraklılarına, alanın bir kült çalışması olarak bu kitabı muhakkak öneriyoruz.

  • Künye: James George Frazer – İnsan, Tanrı ve Ölümsüzlük, çeviren: Onur Aydın ve İrem Demirel, Altın Bilek Yayınları

Nicolai Lilin – Sibirya İlmi (2014)

Uçsuz bucaksız Sibirya’da, zenginlerden çaldıklarını yoksullara dağıtan, acımasızlıkta sınır tanımayan bir örgüt.

Adam öldürmenin sıradan eylemlerinden biri haline geldiği bu örgüt, kurduğu muazzam bir sistemle sürekliliğini sağlamaktadır.

Günün birinde buraya yolu düşen kahramanımız Nikolai ise, örgütün gizemini aydınlatmaya koyulur.

  • Künye: Nicolai Lilin – Sibirya İlmi, çeviren: Esra Çıldır, Altın Bilek Yayınları

Anton Çehov – Parti (2008)

‘Parti’, Anton Çehov’un siyasî yönleri ağır basan bir uzun öyküsü.

Çehov’un beş bölüme ayırdığı bu öyküsünde, siyasal arenadaki çatışmaların aile içine yansıması anlatılıyor.

Bu yansıma, Pyotr Dimitriç ve karısı Olga Mihaylovna’nın yaşadıkları üzerinden veriliyor.

Yazar, siyasetin insanları birleştirirken aynı zamanda birbirinden uzaklaştırmasını, bu iki ismin merkezinde bulunduğu bir ailenin siyasetle alt üst olan ilişkileri yoluyla veriyor.

Çehov’un öyküleri içinde ayrı bir yeri olan ‘Parti’, ustayı farklı bir yönüyle okumak için şahane bir fırsat.

  • Künye: Anton Çehov – Parti, çeviren: Onur Kaya, Altın Bilek Yayınları, öykü, 80 sayfa

Pınar Çekirge – Başrolde Filiz Akın (2014)

Yeşilçam’ın en görkemli zamanlarında yaşamış, en güzel kadınlarımızdan Filiz Akın’ın hayatı.

Kitap Akın’ın 1960’lı yılların başında başlayan oyunculuk serüveni üzerinden, dönemin kapsamlı bir tasvirini de sunmakta.

Hem Akın’ın sanatı ve hayatı, hem de Türkiye sinema tarihinin kaydettiği aşamaları anlayabilmek açısından derli toplu bir giriş.

  • Künye: Pınar Çekirge – Başrolde Filiz Akın, Altın Bilek Yayınları, biyografi, 216 sayfa

Kolektif – Ergenekon’un Derinlerinde (2008)

Cem Aydın’ın hazırladığı ‘Ergenekon’un Derinlerinde’, Ergenekon örgütlenmesi hakkında muhtelif gazete ve dergilerde kaleme alınmış yazıları bir araya getiriyor.

İlhan Selçuk’un gözaltına alınmasından hemen sonra, Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan başyazı;

Ergenekon’un beş lideri hakkında kaleme alınmış detaylı bir yazı;

Sabih Kanadoğlu’nun AKP kapatma davası ile Ergenekon davasını eleştiren yorumu;

Fikri Sağlar’ın oldukça önemli ayrıntılar barındıran, Susurluk’ta ortaya çıkan örgütlenmeyle ilgili yazısı;

İngiliz Observer gazetesinin dava hakkındaki yorumu;

Ve Doğu Perinçek’in davayla ilgili olarak gözaltına alındığında verdiği ifade, kitapta yer alan metinlerden birkaçı.

  • Künye: Kolektif – Ergenekon’un Derinlerinde, hazırlayan: Cem Aydın, Altın Bilek Yayınları, siyaset, 144 sayfa

Rupert Thomson – Mahremiyet (2014)

  • MAHREMİYET, Rupert Thomson, çeviren: Ruhiye Erulaş, Altın Bilek Yayınları, roman, 295 sayfa

mahremiyet

Rupert Thomson, Rönesans’ın hemen öncesindeki 17. yüzyıl Floransa’sında geçen ‘Mahremiyet’te, etrafı entrikalar ve ihanetlerle çevrili bir adamın hikâyesini anlatıyor. Geatano Zummo’nun yaşadığı dönem, yobazlığın ve baskının doruğa ulaştığı bir zamandır. Yüzünü özgürlük ideallerine dönen Zummo’nun engizisyonun zulmüne uğraması gecikmez. Bu esnada kendisine yöneltilen suçlamalar karşısında genç adama güç verecek en önemli şey, yirmi yaşındaki kölesiyle yaşadığı aşktır.

Anton Çehov – Kabuğuna Sinmiş Adam (2012)

  • KABUĞUNA SİNMİŞ ADAM, Anton Çehov, çeviren: İlker Balkan, Altın Bilek Yayınları, öykü, 109 sayfa

 

‘Kabuğuna Sinmiş Adam’, Anton Çehov’un ‘Besleme’, ‘Voladya’, ‘Başkalarının Derdi’, ‘Nişanlı Kız’ ve ‘Boyundaki Nişan’ adlı öykülerini bir araya getiriyor. Çehov, kitaba adını veren öyküsünde de, kendini kuşatılamaz zırhlarla donatarak yaşamaya alışmış Belikov isimli karakterinin trajikomik hayatını anlatıyor. Latince öğretmeni olan Belikov, mevsim ne olursa olsun sıkı sıkı giyinip örtünmesiyle meşhurdur. Onun örtünmeden anladığı, kendisini dış etkenlerden koruyup yalnız kalmasını sağlayacak bir kılıf yaratmaktır. Belikov’un bu yalıtılmış hayatı, günün birinde Verenka adlı bir kadına aşık olmasıyla tepetaklak olacaktır.

John Connolly – Ölüm Sanatçısı (2007)

  • ÖLÜM SANATÇISI, John Connolly, çeviren: Gizem Genç, Altın Bilek Yayınları, roman, 594 sayfa

John Connolly’nin ‘Ölüm Sanatçısı’, 1999 yılında Los Angeles Times tarafından yılın kitabı seçilmişti. Romanın kahramanı New York polis departmanı dedektifi Charlie Parker, karısının ve kızının aydınlanamamış cinayetleri nedeniyle, şiddet, suçluluk, pişmanlık ve intikam duyguları arasında gidip gelmektedir. Ancak eski partneri ondan kayıp bir kızı bulmasını istediğinde, Parker’ın yolu, ölülerin seslerini duyan siyahi yaşlı bir kadınla kesişecektir. Parker bunun dışında, Gezen Adam diye bilinen ve insan vücudunu tuval olarak kullanan, bir “serikatil sanatçıyla” da mücadele edecektir.