Francisco J. Ayala – Ben Maymun muyum? (2021)

Evrim kuramını hiç uzatmadan, konuyu öne çıkan altı soru bağlamında açıklayan şahane bir giriş kitabı.

Francisco Ayala kısır tartışmalar yerine, evrimi bilimsel yönleriyle inceliyor.

Kitapta yanıtı aranan sorular şöyle:

  • Ben maymun muyum?
  • Evrim neden bir kuram olarak ele alınır?
  • DNA nedir ve evrim sürecine etkileri nelerdir?
  • Bütün bilim insanları evrim kuramını kabul eder mi?
  • Yaşam nasıl başladı?

Tüm bu sorularla evrim kuramına dair yaptığı açıklamaları genişleten Ayala, kitabın son bölümünde ise hem evrime hem Tanrı’ya aynı anda inanmanın mümkün olup olmadığını da ele alıyor.

  • Künye: Francisco J. Ayala – Ben Maymun muyum?: Evrim Hakkında Altı Büyük Soru, çeviren: Ferit Burak Aydar, Fol Kitap, bilim, 88 sayfa, 2021

Charles Darwin – İnsanda ve Hayvanlarda Duyguların İfade Edilmesi (2021)

Charles Darwin’in evrim kuramında eksik olan tek nokta duygulardı.

İşte Darwin’in son büyük eseri olan eldeki çalışma da, tam da insan ve hayvan duygularına odaklanmasıyla hazine değerinde bir yapıt.

Darwin, önceki eserlerinde insanların diğer hayvanlardan kategorik olarak farklı olmadığını ve dünya üzerindeki bütün canlıların ortak bir atadan geldiğini ispatlamıştı.

Bu eserinde ise, insanlar ve hayvanlarda duyguların nasıl ortaklıklar gösterdiğini analiz ederek hayvan davranışlarını inceleyen bir bilim dalı olan etolojinin de temellerini atmış olur.

Darwin’in ölümünün üzerinden yüz yıldan fazla zaman geçti.

Fakat bugün de, onun parmak ısırtan çıkarımlarla dolu ifadelerini tam olarak hazmedebilmiş değiliz.

Hiçbir bilimsel devrim daha önceki alışkanlıklarımızı ve kanaatlerimizi değiştirme açısından Darwin’in buluşuyla karşılaştırılamaz.

İşte bu kitap da, bu gerçeği bir kez daha ortaya koymasıyla çok önemli ve değerli.

  • Künye: Charles Darwin – İnsanda ve Hayvanlarda Duyguların İfade Edilmesi, çeviren: Bahar Kılıç, Alfa Yayınları, bilim, 360 sayfa, 2021

Jaak Panksepp ve Lucy Biven – Zihnin Arkeolojisi (2021)

‘Zihnin Arkeolojisi’, evrimin mirası olan temel duygulara odaklanan harika bir çalışma.

Jaak Panksepp ve Lucy Biven’in 740 sayfalık kitabı, hayvan zihni ile insan zihni arasındaki sürekliliği çarpıcı biçimde ortaya koymasıyla da dikkat çekiyor.

Yazarlar, bu kitaba zemin oluşturacak çalışmalarına, temelde insan duyguları ve duyguların, özellikle de klinik bozukluklardaki rahatsızlıklarına eğilerek başlamış, daha sonra uygun hayvan modelleri olmaksızın derin bir nörobilimsel anlayışın geliştirilemeyeceğini fark etmişti.

Kitapta, memeli beyinlerinin eski subkortikal bölgelerinde en az yedi temel afektif sistem olduğu belirtiliyor.

Bunlar da, Arayış (Beklenti), Korku (Kaygı), Öfke (Kızgınlık), Arzu (Cinsel Heyecan), Bakım (Besleme), Panik/Yas (Üzüntü) ve Oyun (Sosyal Neşe).

Kitap, beynin daha yüksek düzeydeki süreçlerini anlamamızın temelini oluşturan bu yedi birincil süreci inceliyor ve yaşamak için evrimsel araçlar olarak miras aldığımız temel duygusal hisleri güvenilir bir şekilde anlayamadan, güvenilir bir zihin kuramı geliştiremeyeceğimizi vurguluyor.

  • Künye: Jaak Panksepp ve Lucy Biven – Zihnin Arkeolojisi: İnsan Duygularının Nöroevrimsel Kökeni, çeviren: Çiğdem Çalkılıç Taylor, Alfa Yayınları, bilim, 740 sayfa, 2021

Hoimar von Ditfurth – Başlangıçta Hidrojen Vardı (2021)

Özellikle son yıllarda gericilerin bitmek bilmez saldırılarıyla karşı karşıya kalmış “evrimi” bilimsel ve felsefi düzlemde açıklayan sıkı bir eser.

Hoimar von Ditfurth, ‘Başlangıçta Hidrojen Vardı’da, big-bang’in ardından gezegende başlayan hayatın öyküsünü anlatıyor.

Modern doğa bilimleri alanında çok sayıda bilim dalının verilerini bir araya getirerek doğa tarihinin büyüleyici bir panoramasını çizen Ditfurth, toplamda üç kitaptan oluşan bu çalışmasında, “yaratılış” mitoslarının ardından, son yıllarda özellikle ABD’nin başını çektiği “Akıllı Tasarım”cı tezlerin hedefi halindeki “evrimi”, hem bilimsel hem de felsefi düzlemde tartışmaya açıyor.

Sistem teorisi, “sosyal sistemleri” de kapsadığı için, evrim ile sosyal sistem karşılaştırmaları çok yönlü bir ilgiyi hak ediyor.

İşte Ditfurth’un çalışması da bilhassa, evrim süreçleriyle birlikte, özellikle günümüzde çok konuşulan “sistem teorisi”nin sağlam bir modelini sunmasıyla dikkat çekiyor.

Yazar, ayrıntılı bilimsel zorlamalara girmeden, fakat aynı zamanda düşünce alışkanlıklarımıza da meydan okuyan kitabında, big-bang’den başlayarak büyük patlamanın ardından evrenin bir köşesinde ortaya çıkan bir gezegenin ve onun üzerinde başlayan hayatın öyküsünü anlatıyor.

Oksijenin zehirli gaz olarak başlangıçta canlıları yok olmanın eşiğine getirmesi, karaya çıkan hayatın “sıcakkanlılığı” keşfedişi ve bilinç ile kültürün ortaya çıkışı, burada aydınlatılan çarpıcı konulardan birkaçı.

  • Künye: Hoimar von Ditfurth – Başlangıçta Hidrojen Vardı, çeviren: Veysel Atayman, Alfa Yayınları, bilim, 418 sayfa, 2021

David Quammen – Kördüğüm Evrim Ağacı (2021)

Biyolojideki en dudak uçuklatan hikâyelerden biri protein moleküllerindeki zengin çeşitliliktir.

David Quammen’in bu enfes çalışması da, moleküler filogenetikteki son keşiflerden yola çıkarak insanın kimliği ve canlıların evrimi konusunda bize yepyeni bilgiler veriyor.

Kitabın en büyük katkısı, bu keşiflerin evrim anlayışımızı ve yaşamı nasıl değiştirebildiğini bilim tarihinde iz bırakan araştırmacıların yaşamları ve çalışmaları üzerinden anlatması.

Arkeleri keşfeden Carl Woese, endosimbiyotik teorinin mimarı Lynn Margulis ve yatay gen transferinin şaşırtıcı sonuçlarını ortaya koyan Tsutomu Watanabe, bunlardan birkaçı.

Quammen bu isimlerin ortaya koyduğu muazzam katkılardan hareketle, “İnsan birey nedir?” ve “Bu keşifler insanın kimliği, bireyselliği ve tarihine dair bize neler söyleyebilir?” gibi hayati soruların yanıtlarını arıyor.

‘Kördüğüm Evrim Ağacı’, canlılar arası evrimsel bağlantıların atalarımızdan kalma doğası ve her bir organizmanın iç içe geçme derecesi üzerine derinlemesine düşünmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: David Quammen – Kördüğüm Evrim Ağacı, çeviren: Akın Emre Pilgir, Tellekt Kitap, bilim, 568 sayfa, 2021

Nick Lane – Yaşam Neden Var? (2016)

Biyolojinin temel sorularına yanıt veren, bunu yaparken de yaşamın evrilişindeki dönüm noktalarını gözler önüne seren bir rehber.

Dört küsur milyar yıl önce ortaya çıkmış bir bakteri hücresinin bugünkü karmaşık insan hücresine nasıl dönüştüğünü ve yaşamın kökenini merak edenler için dört dörtlük bir kılavuz.

Nick Lane, kitabına, yaşamın anlamının ne olduğuna biyolojinin nasıl yanıtlar verdiğini anlatarak başlıyor ve devamında da,

  • Yaşamın kökeninde enerjiyi,
  • Hücrelerin ortaya çıkışını,
  • Bakteriler ve arkelerin neden temelden farklı olduğunu,
  • Karmaşık hücrelerin kökenini,
  • Karmaşıklığın anahtarları olarak mitokondrileri,
  • Eşeyli üreme ve ölümün kökenlerini,
  • Türlerin kökenini,
  • Cinsiyet kararlılığını,
  • Yaşlanmayla ilgili serbest radikal kuramı,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konuları anlatıyor.

Künye: Nick Lane – Yaşam Neden Var?, çeviren: Ebru Kılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 317 sayfa, 2016

Jonathan B. Losos – Kader, Şans ve Evrimin Geleceği (2019)

Evrim biyolojisi hakkında güncel kaynak arayanlara ‘Kader, Şans ve Evrimin Geleceği’ni şiddetle öneriyoruz.

Özellikle konuyu sade bir üslupla ele almasıyla her seviyeden okura hitap eden kitabında Jonathan Losos, en son araştırmaların verilerinden yararlanarak ekosistemlerin korunması, zararlı virüs ve bakterilerle mücadele, uzayda yaşam gibi önemli konularda bizi aydınlatıyor.

Evrimin getirdiği çözümleri her seferinde yeniden deneyimliyoruz.

Fakat kimi zaman en ufak bir mutasyon bile evrim sürecini farklı bir mecraya sürükler.

İşte Losos’un çalışması da, tüm bu değişkenlerin evrimde oynadığı rolü açık bir şekilde ortaya koymasıyla, öte yandan evrimin geleceği üzerine yaptığı dikkat çekici öngörülerle büyük öneme haiz.

Kitaptan birkaç alıntı:

“(…) Staphylococcus (stafilokok enfeksiyonunun nedeni) direnç geliştirdi ve 1950’li yılların ortalarında penisilinden elde edilen sağlık kazanımlarının çoğu kaybedildi. Sonrasında her yeni antibiyotiğin geliştirilmesiyle bakteriler evrimle buna karşı hızla direnç geliştirdi.”

“… Yakınsamaya hak ettiği değeri vermiyor olabiliriz. Biz evrimsel tekizler (kiviler, ornitorenkler, bukalemunlar ve insanlar) benzersiz olabiliriz, ama vücudumuzdaki birçok bölüm başka organizmalarda yakınsak şekilde evrimleşmiştir.”

“Gerçek şu ki, biz insanlar, bir evrimsel tekizlik örneğiyiz; Dünya üzerinde hiçbir yerde hiçbir zaman bizim gibi bir şey evrimleşmedi. Yakınsak evrimin genel olarak her yerde görülmesi, görünüşe göre bizim evrimsel kaçınılmazlığımıza sınırlı bir destek sağlayabiliyor.”

“Evet, doğru; bundan 550 milyon yıl önce dünyada yüzerek dolaşan en yakın ortak atamızın bahse değer gözleri dahi olmamasına rağmen, ahtapotlar sizinle, benimle neredeyse tıpatıp aynı gözyuvarlarına sahiptir.”

“Geçmişte yaşanacak çok cüzi bir farklılığın (büyük-büyük-büyük-milyonuncu-nesilden-büyükbabamız Ernie’nin üzerine düşen bir ağaç, bir orman yangını, bir mutasyon) bizim gelecekteki varlığımızı bitirmeyeceğini kim bilebilir?”

“Kuzey Trinidad’daki tüm dere yataklarında aynı tezat tekrarlanıyor: nehrin aşağısında donuk mat balıklar; yukarısında süslü püslü, göz kamaştırıcı balıklar. Bu tam da bir evrimsel biyoloğu heyecanlandıracak cinsten bir gözlem.”

“Dinozorlar hayatta kalmış olsaydı, onların soyundan gelenler (hakikaten zeki dinozorlar bile) bugün bize hiç benzemeyeceklerdi. Süper boyutta beyne sahip bir tavuk, bundan daha doğru bir benzetme olurdu.”

“…Evrimi öngörebilir miyiz? Kısa vadede, evet, belli ölçüde. Fakat zamanın akışı uzadıkça, atalar ve koşullar farklılaştıkça başarıyla tahminde bulunma olasılığımız düşüyor.”

  • Künye: Jonathan B. Losos – Kader, Şans ve Evrimin Geleceği, çeviren: Barış Gönülşen, Tellekt Kitap, bilim, 376 sayfa, 2019

Charles Darwin – Solucanlar (2020)

Darwin’in evrim kuramı kadar, daha önceki alışkanlıklarımızı ve kanaatlerimizi köklü bir şekilde dönüştüren bilimsel bir devrim yoktur.

Darwin’in, ufuk açıcı değerlendirmelerde bulunduğu ‘Solucanlar’ adlı bu çalışması ise, evrim olgusunu bu sefer solucanların oluşumu, yaşamları ve alışkanlıklarını merkeze alarak izliyor.

Darwin’in son bilimsel kitabı olan ve ‘İnsanın Türeyişi ve Cinsel Seçilim’ adlı çalışmasından on yıl sonra, yani 1881’de yayımlanan kitap, ele aldığı konuyu çok özgün bir şekilde ortaya koyduğu gibi, Darwinci kuramın nasıl üstün bir açıklama gücüne sahip olduğunu ve açıklamasındaki ekonomikliğin ne denli olağanüstü olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

  • Künye: Charles Darwin – Solucanlar: Bitkisel Humus Oluşumunda Solucanların Etkileri ve Solucan Alışkanlıklarına Dair Gözlemler, çeviren: Mehmet Doğan, Alfa Yayınları, bilim, 190 sayfa, 2020

Stephen Jay Gould – Darwin ve Sonrası (2020)

 

Stephen Jay Gould’un, Charles Darwin ve onun bilimsel mirası üzerine yazdığı denemeleri, bizde bu aralar temin edilemiyordu.

Şimdi yeniden raflardaki yerini alan kitap, evrim kuramını açıklıyor, Darwin’in düşüncesinin bilim dünyası ve toplumsal yaşam üzerindeki etkilerini ayrıntılı bir üslupla anlatıyor.

Gould burada, insanın evrimleşmesini ele alırken Friedrich Engels’in beynin evriminde düşüncenin değil emeğin belirleyici olduğu görüşünü ileri sürmede ne kadar haklı olduğunu belirtiyor ve Homo sapiens’in ırklara ayrılmaması gerektiğini belirtiyor.

Kitabın yayımlandıktan sonra, Amerika’da milyonlarca adet sattığını da belirtelim.

  • Künye: Stephen Jay Gould – Darwin ve Sonrası: Doğa Tarihi Üzerine Düşünceler, çeviren: Ceyhan Temürcü, Say Yayınları, bilim, 352 sayfa, 2020

Charles Darwin – Türlerin Kökeni (2010)

Daha önce ‘Kapital’ ve ‘Yengeç Gemisi’ adlı eserleri, Japonlara has çizgi roman formu manga tarzıyla okurlarına sunan Yordam Kitap, bu seriye Charles Darwin’in ünlü eseri ‘Türlerin Kökeni’ni de dahil ediyor.

East Press Yayınevi tarafından hazırlanan manga, biyoloji biliminde dönüm noktası olan ‘Türlerin Kökeni’nde anlatılanları, Darwin’in yaşam öyküsü ve Galapagos Adaları’na uzanan meşhur yolculuğuyla harmanlayarak sunuyor.

Charles Darwin’in ‘Türlerin Kökeni’nin yayımlanışının 150 yılı bulduğu günümüzde, evrim teorisine dair tartışmalar ve saflaşmalar yeniden alevlendi.

Elimizdeki manga da, bu tartışmaya çizgiroman cephesinden katkıda bulunuyor.

  • Künye: Charles Darwin – Türlerin Kökeni, mangalaştıran: East Press, çeviren: H. Can Erkin, Yordam Kitap, 192 sayfa