Leo Strauss – Hegel Dersleri (2024)

Leo Strauss Hegel üzerine ayrıntılı bir inceleme yazmayı planlamış fakat buna fırsat bulamamıştı.

Strauss’un yirminci yüzyıl siyaset felsefesini şekillendiren başlıca figürlerden olduğu düşünüldüğünde, böyle bir eserin hayata geçirilememiş olmasını hem yirminci yüzyılın hem de bugünün felsefesi için büyük bir talihsizlik olarak değerlendirmek yanlış olmaz.

Öte yandan, Strauss’un 1965 Kış döneminde Chicago Üniversitesi’nde verdiği Hegel’in Tarih Felsefesi üzerine derslerin elinizdeki dökümü, bu talihsizliği hiç değilse en önemli başlıklarında telafi edebilecek bir metindir.

Şayet böyle bir inceleme yapabilseydi ele alacağı başlıca Hegelci temalar hangileri olurdu, Hegel’le kritik karşılaşmalarında beliren yol çatallarında hangi yöne gitmeyi tercih ederdi, hâlâ bütün canlılığını koruyan fakat Marksizm dolayımından yorumlanması gelenek hâline gelmiş Hegelciliğin hiç değilse siyaset felsefesi özelinde farklı bir yorumu mümkün müydü; elinizdeki metinde tartışmaya yer bırakmayarak cevaplanmış bu sorular ve daha nicesi, Strauss’un kendi Hegel’inin capcanlı biçimde gözlerimizin önünde belirmesi için yeterli görünüyor.

Hegel Dersleri, tam da bu yönüyle, Soğuk Savaş döneminin fokurdayan “Hegelci-Marksist” Avrupa’sından –elbette deyim yerindeyse– “Hegelci-Liberal” Birleşik Devletler’in sütliman çöllerine bakış olarak da okunabilecek, tam anlamıyla “diyalektik” bir metin.

  • Künye: Leo Strauss – Hegel Dersleri, çeviren: Enes Bilgin, Babil Kitap, felsefe, 556 sayfa, 2024

William J. Prior – Antik Felsefe (2024)

Filozofların hep hayatın büyük sorularıyla meşgul olduğunu düşünürüz ama bu her zaman böyle değildi.

İlk antik filozoflar öncelikle depremler ve tutulmalar gibi doğal fenomenlerle ilgilenmişlerdi.

Ancak Sokrates adında esrarengiz bir Yunanlı, insan varoluşu hakkındaki soyut fikirleri tartışmaya başladı:

  • Bizi mutlu eden nedir?
  • Ruhun doğası nedir?
  • Bu evrendeki amacımız nedir?
  • Sorgulanmamış hayat, yaşanmaya değer mi?
  • İyi ve kötü nedir?

William Prior, Sokrates’in kişiliği ve onun ortaya attığı ya da başkaları vasıtasıyla gündeme getirmeye çalıştığı sorular aracılığıyla antik felsefe dünyasına tematik bir bakış atıyor.

Yer yer Presokratiklere yer yer de Sokrates sonrasına uzanan bu giriş metni, felsefenin oluşum yıllarına ve önemli antik metinlere dair kritik meseleleri ve kavramları irdeliyor.

Doğa, gerçeklik, ruh ve etik olmak üzere dört tema halinde düzenlenen Antik Felsefe, bugün hâlâ zihnimizi kurcalayan ve asla eskimeyecek büyük sorulara Antik Yunan dehâlarının gözüyle bakmak isteyen okurlar için bir rehber kitap niteliği taşıyor.

  • Künye: William J. Prior – Antik Felsefe, çeviren: Zeynep Bozoğlan, Babil Kitap, felsefe, 210 sayfa, 2024

Daniel L. Everett – Dil Nasıl Ortaya Çıktı? (2024)

İnsanın diğer türlere göre belirgin bir avantajı var: Birbirimizle konuşabiliyoruz.

Dil, dünya üzerindeki en gelişmiş iletişim biçimi.

Peki, bu muhteşem araca nasıl sahip olabildik?

Amazon’daki saha araştırmalarıyla öne çıkan dilbilimci Daniel L. Everett, bu büyük sorunun yanıtını arıyor.

Hominidlerin ilk konuşma girişimlerinden günümüzdeki mevcut yedi bini aşkın dile kadar uzanan kapsamlı bir evrimsel hikâye anlatıyor.

Fosil avcıları ve dilbilimciler bizi dilin kökenini anlamaya epeyce yaklaştırsa da Daniel Everett’in keşifleri, akademik çevrelerin çok ötesinde yankı uyandırmış ve çağdaş dilbilim dünyasını altüst etmiştir.

Everett, bu çalışmasında da dilbilim dünyasının yerleşik ilkelerine meydan okuyor ve dilin Sapiens’e özgü olmadığını ileri sürüyor.

Dili biyolojik yapımız kadar kültürel öğelerle de ilişkilendiriyor ve dili anlamak için disiplinler arası bir yaklaşımın şart olduğunu savunuyor.

Everett’in kuramına göre ilk konuşan canlı, kültürel olarak icat edilen simgeler aracılığıyla sözcükleri ortaya çıkaran Homo Erectus’tu.

Bir yandan ilk insanların beyni büyüyor, diğer yandan jest ve tonlamaların kullanıldığı konuşma ortaya çıkıyordu.

Bu süreç 60.000 nesil boyunca devam etti.

Çağlar boyunca bu süreçteki önemli değişimlerin ve gelişmelerin izini süren Everett, gırtlak ve diyaframdaki yüzden fazla solunum kasının kontrolünden dilin kullanımında ustalaşmaya kadar konuşmanın her bileşenini inceliyor.

Konuya antropoloji, nörobilim ve arkeoloji gibi çeşitli disiplinlerden yaklaşarak türümüzün kültürel, fizyolojik ve nörolojik avantajlarını ele alıyor ve sosyal karmaşıklığın önemine dikkat çekiyor.

Dilin kültürel bir icat olduğunu savunan Everett, gramer ve hikâye anlatımı gibi unsurların dil için neden sanıldığı kadar kritik olmadığını da açıklıyor.

‘Dil Nasıl Ortaya Çıktı?’, nihayetinde insanların salt iletişimden dile nasıl geçtiğine dair bildiklerimizi, bilmek istediklerimizi ve muhtemelen asla bilemeyeceklerimizi açıklıyor. Everett, yaklaşık kırk yıllık saha çalışmasına dayanarak, Platon’dan Chomsky’ye pek çok büyük düşünürün dil kuramlarına karşı çıkıyor.

Bizi insan yapan şeyin ne olduğuna dair yepyeni bir bakış açısı sunuyor.

  • Künye: Daniel L. Everett – Dil Nasıl Ortaya Çıktı?: İnsanlık Tarihinin En Büyük İcadının Öyküsü, çeviren: Cemil Üzen, Babil Kitap, dilbilim, 430 sayfa, 2024

Sharon M. Kaye – Ortaçağ Felsefesi (2023)

  • Ortaçağ sadece “karanlık çağ” mıydı?
  • Bunu anlamak için Ortaçağ filozoflarının uğraştığı meselelerin canlılığına bakmalıyız.
  • Tanrı var mıdır?
  • Neden iyi insanların başına kötü işler gelir?
  • Doğruyu yanlışı nasıl ayırt edeceğiz?

Bugün de bu sorular aynı yakıcı gücünü koruyorsa, Ortaçağ felsefesi pek çok açıdan hâlâ zihnimizde ve kalbimizde yaşamaya devam ediyor demektir.

Sharon M. Kaye bu kitapta Ortaçağ’daki en yetkin fikirleri bireysel bir değerlendirme yapmanızı mümkün kılacak şekilde sunuyor.

Kaye, incelemesinin ilk kısmında Ortaçağ felsefesinin Antikçağ’daki köklerini ele alıyor.

Sonrasında sırasıyla Ortaçağ’ın önemli düşünürleri Augustinus, Boethius, Canterbury’li Anselmus, Petrus Abelardus, İbn Rüşd, Musa Bin Meymûn, Thomas Aquinas, Pierre De Jean Olivi, John Duns Scotus ve Ockham’lı William’ın felsefesini değerlendiriyor.

Yardımcı metinlerle ve bilgi kutucuklarıyla da desteklenen bu çalışma, hem öğrenciler hem de genel okurlar için bir rehber niteliği taşıyor.

  • Künye: Sharon M. Kaye – Ortaçağ Felsefesi, çeviren: Egemen Kurtoğlu, Babil Kitap, felsefe, 230 sayfa, 2023

Denis McManus – Wittgenstein ve Tractatus Logico-Philosophicus İçin Bir Kılavuz (2024)

Analitik felsefenin öncülerinden Wittgenstein’ın erken dönem başyapıtı ve hayattayken yayımlanan tek eseri ‘Tractatus Logico-Philosophicus’, yayımlandığı 1922 yılından günümüze dek felsefe dünyasında radikal bir etki yarattı.

Bu son derece zorlu ve ufuk açıcı eser, dile dair güçlü bir anlama çabasının ürünüdür.

Önde gelen Wittgenstein uzmanlarından Denis Mcmanus’un hazırladığı bu kılavuz çalışma, Tractatus’teki metafizik, etik, zihin, dil ve mantık konularına ışık tutmayı hedefliyor.

McManus, başta mantıksal hakikat, nesneler, isimler, çıkarım, öznellik, solipsizm ve tarif edilemezlik tartışmaları olmak üzere Tractatus’un tüm ana meselelerini ele alıyor.

Wittgenstein’ın Tractatus’un amacını neden etik olarak ilan ettiğine, kendini saçma ilan eden bir kitabın nasıl olup da hem düşüncelerimizi açıklığa kavuşturup hem de onu okurken akıl yürütme kapasitemizi kullanmamızı gerektirdiğine ve Wittgenstein’ın daha sonra Tractatus’un başarısını nasıl yeniden değerlendirdiğine dair özgün açıklamalar sunuyor.

Wittgenstein düşüncesiyle yeni tanışacaklar için ideal bir başlangıç niteliğindeki bu çalışma, tüm felsefe öğrencileri ve meraklıları için bir kılavuz niteliği taşıyor.

  • Künye: Denis McManus – Wittgenstein ve Tractatus Logico-Philosophicus İçin Bir Kılavuz, çeviren: Osman Baran Kaplan, Babil Kitap, felsefe, 356 sayfa, 2024

Kassia St Clair – Renklerin Gizli Hayatı (2023)

 

‘Renklerin Gizli Hayatı’, yetmiş beş büyüleyici renk, boya ve tonun sıra dışı hikâyelerinden oluşuyor.

Sarışınlar, kızıllar, savaşların şeklini değiştiren kahverengiler, vebaya karşı koruyan beyazlar, Picasso’nun mavisi, mağara resimlerinin siyahı, asit sarısı, toprak yeşili, imparatorluk moru, daha nicesi…

Bu şaşırtıcı, büyüleyici, kimi zaman da kışkırtıcı hikâyeler dünyaya farklı bir pencereden bakmamızı sağlıyor.

Renklere ve renklerin nereden geldiğine (örneğin Van Gogh’un krom sarısı ayçiçekleri ya da punk’ın floresan pembesine) dair müthiş merakını insan uygarlığına dair eşsiz bir çalışmaya dönüştüren Kassia St Clair, bizi moda ve politikadan sanata ve savaşa uzanan heyecanlı bir yolculuğa davet ediyor.

Işık, renk ve tarihin labirentlerinde bize yoldaşlık ve rehberlik ediyor.

  • Künye: Kassia St Clair – Renklerin Gizli Hayatı, çeviren: Çağla Taşkın, Babil Kitap,  inceleme, 300 sayfa, 2023

Carl Safina – Yaban Dersleri (2023)

 

Nedir bizi biz kılan, doğa mı yoksa çevremiz mi?

İnsanların gelişimine dair uzun zamandır süregelen bir tartışma bu.

Peki ya hayvanlar?

Bazıları kültürün sadece insanlara özgü bir olgu olduğuna inanır.

Ancak bu kitap, tam olarak hayvan kültürlerini ele alıyor.

İspermeçet balinalarının, makavların ve şempanzelerin geleneklerinin olduğunu, belirli bir topluluk içinde bir birey olarak kendilerini tanıdıklarını ve eylemlerinin büyük oranda “öğrenilmiş” olduğunu gösteriyor.

Kalıtım denince aklımıza genler gelir; oysa kültür, nesiller boyunca aktarılan ikinci bir kalıtım biçimidir.

Koşulların değiştiği durumlarda sosyal öğrenme, genlerden çok daha hızlı biçimde uyum sağlamayı mümkün kılar.

‘Yaban Dersleri’, bizi serbest yaşayan hayvan topluluklarındaki bireylerle tanıştırıyor.

Hayvanların nasıl yaşadığına dair önyargılarımızın ötesinde, aydınlatıcı bir açıklama sunuyor.

Carl Safina, hem insanlar hem de diğer hayvanlar için kültürün “Burada nasıl yaşıyoruz?” sorusuna verilen cevaplardan oluştuğunu gösteriyor.

Hayvan kültürlerini açıklarken aynı zamanda insan kültürünü daha iyi anlamamızı sağlıyor.

İnsanlar arasındaki önemsiz kültürel farkların nasıl olup da bu denli çözümsüz gerilimlere yol açtığını açıklıyor.

  • Künye: Carl Safina – Yaban Dersleri: Hayvan Kültürleri Nasıl Aile Kurar, Güzellik Yaratır ve Barış İçinde Yaşar, çeviren: Özgür Umut Hoşafçı, Babil Kitap, antropoloji, 496 sayfa, 2023

Kolektif – Siyaset Felsefesi Tarihi (2022)

Siyaset felsefesi alanında arşivlik bir eser arayanlar bu çalışmayı kaçırmasın.

Geçtiğimiz yüzyılın önde gelen siyaset felsefecilerinden Leo Strauss ve Joseph Cropsey tarafından derlenen yaklaşık 1000 sayfalık kitapta, Antik Yunan’dan 20. yüzyıla kadar siyaset felsefesine yön vermiş tam 38 filozofun düşünceleri özetleniyor.

Alanında uzman isimlerin kaleme aldığı kitaptaki makaleler, başta öğrenciler olmak üzere siyaset felsefesine ilgi duyan herkes için bir başvuru kaynağı niteliğinde.

Çalışmada editör ve yazarlar, siyasal problemlerin felsefi alımlanışını irdelerken rasyonel siyasal düşüncenin önemli dönüm noktalarını tarihsel sırasına uygun biçimde ortaya koyuyor.

Siyaset filozoflarının yürüttüğü eşitlik, özgürlük, adalet gibi değerlere dair kadim tartışmaları ve siyasal sorunlara sundukları çözüm önerilerini aktarıyor.

Bu bağlamda büyük siyaset filozoflarının öğretileri yalnızca tarihsel bakımdan ele alınmıyor, aynı zamanda geçmişteki ve günümüzdeki toplumları anlamak adına mutlaka anlaşılması gereken birer fenomen olarak değerlendiriliyor.

  • Künye: Kolektif – Siyaset Felsefesi Tarihi, editör: Leo Strauss ve Joseph Cropsey, yayına hazırlayan: Mehmet Akkurt, Babil Kitap, siyaset, 992 sayfa, 2022

Geoffrey Gorham – Bilim Felsefesi (2022)

Bilim, siyaset ve cinsiyetten nasıl etkileniyor?

Geoffrey Gorham’ın bu kitabı, bilim felsefesi denince akla gelebilecek hemen her soruya yanıt aradığı bu kitabı, alana iyi bir giriş yapmak isteyen okurlar için çok iyi seçenek.

  • Bilimsel bilgi nasıl üretilir?
  • Bilim, mutlak hakikate yaklaşıyor mu?
  • Bilimsel bilgi diğer bilgi türlerinden farklı mıdır?
  • Psikoloji (Bir makine düşünebilir mi?), fizik (Dünya, belirlenimci midir?) ve biyoloji (Evrimin karmaşıklık eğilimi var mıdır?) gibi belirli bilimlerde ortaya çıkan felsefi soruları nasıl düşünebiliriz?
  • Hepsinden önemlisi, bilimin doğası nedir?

Gorham’ın ‘Bilim Felsefesi’ tüm bu sorulara ve daha fazlasına temas eden, alana kolayca giriş yapmanızı sağlayacak bir rehber niteliğinde.

  • Künye: Geoffrey Gorham – Bilim Felsefesi, çeviren: Gülsüm Esen, Babil Kitap, bilim, 228 sayfa, 2022

Nick Mansfield – Öznellik (2021)

Nick Mansfield’in bu enfes çalışması, öznellik anlayışımızın geçtiğimiz yüzyıl boyunca nasıl geliştiğini mercek altına alıyor.

“Ben” dediğimizde tam olarak neyi kastediyoruz?

Günlük yaşamda kolaylıkla kullandığımız bu sözcük, teorik ve felsefi tartışmalarda büyük bir zorluğa karşılık geliyor.

  • Benlik hissimizin kökeni nedir?
  • Kendiliğinden mi ortaya çıkar, yoksa toplum ya da medya tarafından mı yaratılır?
  • Kendimizi gerçekten biliyor muyuz?
  • Daha ötesi, bilebilir miyiz?

Benlikle, öznelliğimizle ilgili kaygılar bir süredir toplumumuzun ana referans noktalarından birini teşkil ediyor.

Kimlik artık varoluşumuzun belirleyici unsurlarından biri.

Peki, bu mesele nasıl ve ne zaman bu denli önemli hale geldi?

Öznelliğe yönelik farklı yaklaşımlar neler ve birbiriyle hangi noktalarda ayrışıyorlar?

Mansfıeld, öznellik anlayışımızın geçtiğimiz yüzyıl boyunca nasıl geliştiğini mercek altına alıyor.

Freud, Foucault, Nietzsche, Lacan, Kristeva, Deleuze ve Guattari gibi modern ve postmodern düşüncenin önde gelen kuramcılarının düşünceleri arasında bir yolculuğa çıkıyor.

Cinsiyet, toplumsal cinsiyet, etnisite, teknoloji, postmodernizm gibi başlıklar üzerinden modem kuram tartışmalarında öznelliğin nasıl merkezi bir konum işgal ettiğini gösteriyor.

“Ben kimim?” sorusuna çağdaş felsefe dünyasında cevap arayanlar için derleyici, açıklayıcı ve kapsayıcı bir giriş metni sunuyor.

  • Künye: Nick Mansfield – Öznellik: Freud’dan Haraway’e Benlik Kuramları, çeviren: Elif Okan Gezmiş, Babil Kitap, felsefe, 272 sayfa, 2021