Nick Mansfield – Öznellik (2021)

Nick Mansfield’in bu enfes çalışması, öznellik anlayışımızın geçtiğimiz yüzyıl boyunca nasıl geliştiğini mercek altına alıyor.

“Ben” dediğimizde tam olarak neyi kastediyoruz?

Günlük yaşamda kolaylıkla kullandığımız bu sözcük, teorik ve felsefi tartışmalarda büyük bir zorluğa karşılık geliyor.

  • Benlik hissimizin kökeni nedir?
  • Kendiliğinden mi ortaya çıkar, yoksa toplum ya da medya tarafından mı yaratılır?
  • Kendimizi gerçekten biliyor muyuz?
  • Daha ötesi, bilebilir miyiz?

Benlikle, öznelliğimizle ilgili kaygılar bir süredir toplumumuzun ana referans noktalarından birini teşkil ediyor.

Kimlik artık varoluşumuzun belirleyici unsurlarından biri.

Peki, bu mesele nasıl ve ne zaman bu denli önemli hale geldi?

Öznelliğe yönelik farklı yaklaşımlar neler ve birbiriyle hangi noktalarda ayrışıyorlar?

Mansfıeld, öznellik anlayışımızın geçtiğimiz yüzyıl boyunca nasıl geliştiğini mercek altına alıyor.

Freud, Foucault, Nietzsche, Lacan, Kristeva, Deleuze ve Guattari gibi modern ve postmodern düşüncenin önde gelen kuramcılarının düşünceleri arasında bir yolculuğa çıkıyor.

Cinsiyet, toplumsal cinsiyet, etnisite, teknoloji, postmodernizm gibi başlıklar üzerinden modem kuram tartışmalarında öznelliğin nasıl merkezi bir konum işgal ettiğini gösteriyor.

“Ben kimim?” sorusuna çağdaş felsefe dünyasında cevap arayanlar için derleyici, açıklayıcı ve kapsayıcı bir giriş metni sunuyor.

  • Künye: Nick Mansfield – Öznellik: Freud’dan Haraway’e Benlik Kuramları, çeviren: Elif Okan Gezmiş, Babil Kitap, felsefe, 272 sayfa, 2021

María Teresa Ruiz – Yıldızların Çocukları (2021)

Astronomi üzerine kısa ve öz bir çalışma arayanlara bu kitabı tavsiye ediyoruz.

Ünlü astronom María Teresa Ruiz, ‘Yıldızların Çocukları’nda evren hakkındaki mevcut bilgilerimizi büyük bir yetkinlikle derleyerek nereden gelip nereye gittiğimizi açıklıyor.

Temel astronomik teorilere ulaşmamızı sağlayan araştırmaları, bu araştırmalar için kullanılan metot, teknik ve araçları anlatıyor.

Tüm bunları sade ve çekici bir üslupta aktarırken bir bilgi karmaşası içinde kaybolmanıza asla müsaade etmiyor.

Merak ve keşfetme duygusunun insanlığın evrimindeki asli rolüne odaklanan Ruiz, insanın bilgiye duyduğu açlığı bir çocuğun çevresini keşfetmek için duyduğu doyumsuz arzuya benzetiyor.

  • Künye: María Teresa Ruiz – Yıldızların Çocukları: Evrenin ve İnsanlığın Kökenine Harika Bir Yolculuk, çeviren: Selin Oransayoğlu, Babil Kitap, bilim, 92 sayfa, 2021

Ainissa Ramirez – Bizim Kimyamız (2021)

Bir malzeme bilimcinin gözünden, insanlık tarihinin büyük icatlarına bakmak çok ilginç.

Ainissa Ramirez, saatten tren raylarına, ampullerden hard disklere sekiz icadın insanlığa nasıl yön verdiğini aydınlatıyor.

Malzeme bilimci Ramirez, ‘Bizim Kimyamız’da sekiz önemli icadı –saatler, tren rayları, bakır iletişim kabloları, fotoğraf filmleri, ampuller, hard diskler, laboratuvar malzemeleri ve silikon çipler– inceliyor ve insanlığa nasıl yön verdiklerini açığa çıkarıyor.

Bu icatların ardındaki ilginç insani öyküleri anlatarak insan ve teknoloji arasındaki çift yönlü etkileşimi görünür kılıyor.

Zamanın net ölçümüyle uyku saatlerimizin değişimi, tren raylarıyla geleneksel bayramların ticaret günlerine dönüşmesi, telgraf teknolojisiyle Hemingway’in üslubu arasındaki ilişki gibi pek çok ilginç meseleyi ele alıyor.

Tekniğin salt bir laboratuvar edimine indirgenemeyeceğini, toplumsal neden ve sonuçları olduğunu ortaya çıkaran Ramirez, aynı zamanda geleneksel tarihyazımının yok saydığı kimi teknoloji kahramanlarıyla da tanışmamıza vesile oluyor.

  • Künye: Ainissa Ramirez – Bizim Kimyamız: İnsan ve Madde Birbirini Nasıl Dönüştürdü?, çeviren: Deniz Keskin, Babil Kitap, inceleme, 360 sayfa, 2021

José Ortega y Gasset – Çağımızın Meselesi (2021)

“Çağımızın meselesi, aklı yaşamsallığa tabi kılmaktan, onu biyolojik şema içine yerleştirmekten, spontan olana teslim etmekten ibarettir.”

Geçtiğimiz yüzyılın en büyük düşünürlerinden José Ortega y Gasset, ‘Çağımızın Meselesi’nde aklın metafiziğindeki son kavşağı değerlendiriyor.

Tüm felsefi etkinlikleri temelde iki zorunluluğa; eşyanın neliğine ve nasıl düşünebileceğine indirgeyen Gasset, rasyonellik ve göreceliğin sıkı bir eleştirisine girişiyor.

Modern bilimi bu kadim tartışmanın bağlamında ele alırken, Einstein’ın fizik kuramına içkin genel anlama da felsefi bir yorum getiriyor.

Bir doktrin değişiminin salt bir doğru ve yanlış bilgi tartışması olmadığını, asıl meselenin yeni bir düşünme ve kavrama biçimini fark etmek olduğunu öne sürüyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Çok değil birkaç yıl içinde, hayattan kültüre hizmet için herhangi bir rıza elde etme işi saçma görünecektir. Yeni çağın misyonu tam olarak bu ilişkiyi tersine çevirerek kültürün, aklın, sanatın ve etiğin hayata hizmet etmesi gerektiğini göstermektir. Dolayısıyla bizim tavrımız yeni bir ironiyi, sokratik ironinin tersyüz edilmiş bir biçimini işaret etmektedir. Sokrates spontan olana güvenmeyip onu rasyonel normlar üzerinden ele alırken, günümüz insanı da akla güvenmeyip ‘Çağımızın Meselesi’ onu spontanlık normları üzerinden yargılamaktadır. Aklı reddetmez, ama onun mutlak egemenlik girişimlerini reddederek bu girişimlerle alay eder. Eski kafalı insanlara göre bu belki saygısızlıktır. Mümkündür, ancak kaçınılmazdır. Kaçınılmaz olarak hayatın kendi taleplerini kültüre sunmasının vakti artık gelmiştir.”

  • Künye: José Ortega y Gasset – Çağımızın Meselesi, çeviren: Züleyha Yılmaz, Babil Kitap, felsefe, 144 sayfa, 2021

Nick Mansfield – Öznellik (2021)

“Ben” kimdir?

Nick Mansfield bu özenli çalışmasında Freud, Foucault, Nietzsche, Lacan, Kristeva, Deleuze ve Guattari gibi düşünürleri merkeze alarak öznelliğe yönelik farklı yaklaşımları açıklıyor.

“Ben” dediğimizde tam olarak neyi kastediyoruz?

Günlük yaşamda kolaylıkla kullandığımız bu sözcük, teorik ve felsefi tartışmalarda büyük bir zorluğa karşılık geliyor.

Benlik hissimizin kökeni nedir?

Kendiliğinden mi ortaya çıkar, yoksa toplum ya da medya tarafından mı yaratılır?

Kendimizi gerçekten biliyor muyuz?

Daha ötesi, bilebilir miyiz?

Benlikle, öznelliğimizle ilgili kaygılar bir süredir toplumumuzun ana referans noktalarından birini teşkil ediyor.

Kimlik artık varoluşumuzun belirleyici unsurlarından biri.

Peki, bu mesele nasıl ve ne zaman bu denli önemli hale geldi?

Öznelliğe yönelik farklı yaklaşımlar neler ve birbiriyle hangi noktalarda ayrışıyorlar?

Mansfıeld çalışmasında, öznellik anlayışımızın geçtiğimiz yüzyıl boyunca nasıl geliştiğini mercek altına alıyor.

Bizi Freud, Foucault, Nietzsche, Lacan, Kristeva, Deleuze ve Guattari gibi modern ve postmodern düşüncenin önde gelen kuramcılarının düşünceleri arasında bir yolculuğa çıkaran kitap, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, etnisite, teknoloji, postmodernizm gibi başlıklar üzerinden modem kuram tartışmalarında öznelliğin nasıl merkezi bir konum işgal ettiğini gözler önüne seriyor.

Kitap, “Ben kimim?” sorusuna çağdaş felsefe dünyasında cevap arayanlar için derleyici, açıklayıcı ve kapsayıcı bir giriş metni sunmasıyla önemli.

Künye: Nick Mansfield – Öznellik: Freud’dan Haraway’e Benlik Kuramları, çeviren: Elif Okan Gezmiş, Babil Kitap, felsefe, 272 sayfa, 2021