Barış Aydın — Sosyalizmin Definesini Aramak (2026)

Ernst Bloch ile Hikmet Kıvılcımlı’yı ortak bir düşünsel hatta buluşturarak sosyalizmi yalnızca ekonomik ya da siyasal bir teori olarak değil, tarihsel, kültürel ve hatta dinsel katmanlarıyla birlikte yeniden düşünmeye açıyor. Barış Aydın, bu iki düşünürün farklı coğrafyalarda geliştirdiği fikirleri karşılaştırırken, onların ortak bir arayışta buluştuğunu gösteriyor: sosyalizmin köklerini geçmişte, geleneklerde ve insanlığın kolektif hafızasında aramak.

‘Sosyalizmin Definesini Aramak’, Bloch’un umut, ütopya ve “henüz olmamış olan” fikri etrafında kurduğu ontolojiyi merkeze alarak başlıyor. Ona göre insanlık, sürekli olarak daha iyi bir dünyaya yönelen bir arzu ve eksiklik duygusuyla hareket ediyor; sanat, din ve kültürel miras da bu ütopyacı enerjinin taşıyıcısı oluyor. Bu çerçevede din ve gelenek, gerici kalıntılar değil, devrimci dönüşümün potansiyel kaynakları olarak yeniden değerlendiriliyor.

İkinci bölümde Kıvılcımlı’nın düşüncesi üzerinden Türkiye’ye özgü bir sosyalizm arayışı öne çıkıyor. Kıvılcımlı, tarih tezleriyle Osmanlı’dan İslam’a uzanan geniş bir tarihsel birikimi sosyalist dönüşüm açısından yeniden yorumluyor ve yerli dinamiklerle evrensel sosyalizm arasında bir köprü kuruyor. Onun yaklaşımı, sosyalizmin yalnızca dışarıdan ithal edilecek bir model olmadığını, yerel tarih ve kültür içinde de filizlenebileceğini savunuyor.

Son bölümde ise iki düşünür arasındaki paralellikler ve ayrımlar derinleştiriliyor. Kolektif eyleme duyulan inanç, devrimci romantizm, dinin dönüştürücü potansiyeli ve kültürel mirasın rolü gibi başlıklar etrafında ortak bir zemin kuruluyor. Kitap, farklı geleneklerden beslenen bu iki düşünürün aslında aynı soruya yanıt aradığını gösteriyor: İnsanlık, geçmişin birikimini kullanarak nasıl özgürleşebilir?

Sonuç olarak eser, sosyalizmi yalnızca geleceğe ait bir proje değil, geçmişin içinde saklı bir “define” olarak kavrıyor ve bu defineyi açığa çıkaracak gücün insanın kolektif iradesinde yattığını savunuyor.”

Barış Aydın — Sosyalizmin Definesini Aramak: Ernst Bloch ve Hikmet Kıvılcımlı’da Sosyalizm, Din, Kültür ve Gelenek
• İletişim Yayınları
Siyaset • 295 sayfa • 2026

Allen W. Wood – Karl Marx (2017)

Karl Marx, iktisat, tarih ve toplumsal teori alanlarında öylesine büyük entelektüel dönüşümler yarattı ki, kendisinden sonra gelen düşünürlerin ilk yüzleşmesi gereken, asla görmezden gelemeyecekleri bir isim oldu.

Felsefeci ve sosyolog Allen Wood’un ilk baskısı 1981’de yapılan ve daha sonra da genişletilip güncellenen bu önemli kitabında, 19. yüzyılın bu en büyük filozoflarından birinin düşüncelerini felsefi ve eleştirel bir perspektifle izliyor ve daha da önemlisi, Marx’ın düşüncelerinin yanlış yorumlanışlarını açıklığa kavuşturuyor.

Yirmi birinci yüzyılda Marx’ı okumanın anlamını, Marx’ın modern felsefe tarihindeki yerini, Marx ve Adam Smith arasındaki bağı, Marx’ın kapitalizm karşısındaki ikircikliğini ve Marksizm ile reel dünya arasındaki ilişkiyi analiz ederek çalışmasına başlayan Wood,

  • Yabancılaşma,
  • İnsanın özü,
  • Tarihsel materyalizm,
  • Sınıflar,
  • Hak ve adalet,
  • Marksizm ve ahlâk,
  • Felsefi materyalizm,
  • Diyalektik yöntem,
  • Ve kapitalist sömürü gibi, Marx’ın ve Marksizmin alanına giren pek çok konuyu tartışıyor.

Tarafgirlikten uzak bir bakışla Marx’ın düşüncelerini bir uçtan diğer uca kat etmesiyle önem arz eden kitap, bunu yaparken Marx’ın anlaşılması bilhassa zor ve müphem bir yazar olmadığını da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Allen W. Wood – Karl Marx, çeviren: Dilek Yücel ve Barış Aydın, İletişim Yayınları, felsefe, 424 sayfa