Delal Arya – Mühürlerin Muhafızı (2014)

  • MÜHÜRLERİN MUHAFIZI, Delal Arya, resimleyen: Sedat Girgin, Can Yayınları, çocuk, 200 sayfa

‘Mühürlerin Muhafızı’, Delal Arya’nın beğeni toplayan fantastik serisi ‘Pera Günlükleri’nin üçüncü kitabı. Daha önceki macerada Pera Palas Oteli’ndeki bir sırrı çözmüş ikizler Ran ile Lusin, şimdi de İstanbul’a musallat olan bir deniz canavarıyla karşı karşıyadır. Bu yetmezmiş gibi, şehri koruyan mühürler de tuhaf bir şekilde kırılmıştır. İkizler bu garipliklerin üstesinden gelmeye çalışırken, kendilerini fantastik bir dünyada, maceralı olayların göbeğinde bulacaktır.

Carl Gustav Jung – Anılar, Düşler, Düşünceler (2008)

  • ANILAR, DÜŞLER, DÜŞÜNCELER, Carl Gustav Jung, yayına hazırlayan: Aniela Jaffé, çeviren: İris Kantemir, Can Yayınları, otobiyografi, 292 sayfa

‘Anılar, Düşler, Düşünceler’, analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung’un 81 yaşındayken, 1957 baharında, yakın dostu Aniela Jaffé’ye anlattığı yaşam öyküsünden oluşuyor. Dolayısıyla bu kitabı diğer biyografi örneklerinden ayıran da, bizzat Jung’un kendi anlatımlarıyla oluşmuş, oldukça derli toplu otobiyografik bir eser olması. Kitapta öne çıkan unsurlardan biri de, Jung’un dışsal yaşamından çok, ruhun çok derin bir gerçek olduğuna inanan bir insanın, zihin dünyasını ve deneyimlerini içeriyor olmasıdır denebilir. Anlatımların çoğunlukla, yaşamın ruhsal özüne inmeye çalışmaları da, tümüyle bundan kaynaklanıyor.

 

László Krasznahorkai – Savaş ve Savaş (2014)

  • SAVAŞ VE SAVAŞ, László Krasznahorkai, çeviren: Gün Benderli, Can Yayınları, roman, 317 sayfa

László Krasznahorkai ‘Savaş ve Savaş’ta, rutin arşivcilik işleriyle uğraşan Korin’in gizemli bir belgeye ulaştıktan sonra koyulduğu uzun ve heyecan dolu yolculuğunu anlatıyor. Küçük bir kasabada arşivcilik yapan Korin, sıradan bir hayat sürmektedir. Günün birinde arşivde, korkunç bir savaştan kurtulmaya çalışırken daha feci bir savaşla karşı karşıya gelen dört arkadaşa dair bir elyazmasına ulaşır. Korin bu hikâyeyi internete yükleyerek tüm dünyaya yaymak ister ve bunun için de New York’a gitmeye karar verir. Fakat bu yolculuk, zorlukları ve tehlikeleriyle Korin’in asla tahmin edemeyeceği maceraları da beraberinde getirecektir.

Bryndís Björgvinsdóttir – Savaşı Bitiren Sinek (2017)

  • SAVAŞI BİTİREN SİNEK, Bryndís Björgvinsdóttir, resimleyen: Þórarinn Már Baldursson, çeviren: Mahir Ünsal Eriş, Can Yayınları, çocuk, 112 sayfa

Savaşın küresel çapta büyük bir sorun haline getirdiği mültecilik sorununu hikâye eden, bir cesaret ve dayanışma öyküsü. Hikâyenin kahramanları Kolkex, Sinek ve Hermann Şeker adında üç karasinektir. Evet, yanlış duymadınız. Günün birinde üç kafadarın yaşadıkları evin sahibi, şu öve öve bitirilemeyen elektrikli sinekliklerden birini almaya karar verir. Bu olaydan sonra üç karasinek, bu evden ayrılarak Nepal’in iyi kalpli keşişlerini aramak için yola koyulur. Zira efsaneye göre bu keşişler, bir sineği dahi incitmeyecek denli yüce gönüllüdür. Kolkex, Sinek ve Hermann Şeker bu yolculuklarında bir süre sonra, savaşın yaşandığı bir ülkeye misafir olur. Üç arkadaş, aklı başında her varlık gibi savaşın anlamsızlığına isyan edecek ve bu saçmalığa bir son vermek için kolları sıvayacaktır. Bu harikulade umut ve cesaret öyküsünün, 2011 yılında İzlanda Çocuk Edebiyatı Ödülü’ne değer görüldüğünü de belirtelim.

Emine Çaykara – Arkeolojinin Delikanlısı: Muhibbe Darga (2008)

  • ARKEOLOJİNİN DELİKANLISI: MUHİBBE DARGA, Emine Çaykara, Can Yayınları, söyleşi, 369 sayfa

Emine Çaykara’nın ‘Arkeolojinin Delikanlısı: Muhibbe Darga’ isimli bu çalışması, Türkiye’nin saygın arkeologlarından olan Prof. Muhibbe Darga ile yapılan bir söyleşiden oluşuyor. Söyleşide, Prof. Darga’nın çocukluğu, ilk gençliği, üniversiteye gidişi, arkeolojinin kendisi için ne ifade ettiği, katıldığı arkeolojik çalışmalar, bu çalışmalar esnasında tanıdığı ünlü isimler ve günümüzdeki arkeoloji çalışmalarına dair düşünceleri gibi, çok sayıda ayrıntı yer alıyor. “Arkeoloji, benim bütün hayatımı ifade ediyor,” diyen ve bu disiplinin Türkiye’de yeni yeni oturtulmaya çalışıldığı bir dönemde işe koyulan Prof. Darga, arkeolojinin kendisine ve Türkiye’ye yaşattığı dönüşümleri paylaşıyor.

 

 

Osman Şahin – Ağız İçinde Dil Gibi (2008)

  • AĞIZ İÇİNDE DİL GİBİ-ACI DUMAN, Osman Şahin, Can Yayınları, öykü, 232 sayfa

‘Ağız İçinde Dil Gibi-Acı Duman’, eleştirel gerçekçi yöntemi temel alarak eserler yazmış Osman Şahin’in bütün öykülerinin ikinci cildini oluşturuyor. Şahin’in ‘Fareler’ isimli öyküsü, Atıf Yılmaz tarafından ‘Kibar Feyzo’ ismiyle, ‘ Acenta Mirza’ ve ‘Reşim’ öyküleri de Yavuz Turgul tarafından ‘ Züğürt Ağa’  ismiyle sinemaya uyarlanmış ve büyük ilgi görmüştü. Şahin’in bu kitapta yer alan ‘Ağız İçinde Dil Gibi’ isimli öyküsü ise, 1980 yılında Nevzat Üstün Öykü ödülünü kazanmıştı. Bu eser, toplamda iki kitaptan ve yirmi bir öyküden oluşuyor. Osman Şahin’in bütün öykülerinin bu ikinci cildi, Türkiye edebiyatının bu değerli ismini yeniden okumak için iyi bir fırsat.

Alex Capus – Munzinger Paşa (2008)

Alex Capus ‘Munzinger Paşa’da, Osmanlı tarihinde de önemli bir figür olan özgün bir karakterin dünyasına iniyor.

Werner Munzinger, 19. yüzyılda yaşamış bir seyyah ve kâşif.

Aynı zamanda dilbilimci, tüccar ve siyaset adamı da olan Munzinger, Kızıldeniz’in çeşitli bölgelerine keşif gezileri düzenlemiş, Afrika topraklarında araştırmalar yapmış, Habeşistan’da dolaşmış, 1872’de “paşa” unvanıyla Doğu Sudan valisi olmuş, hatta savaşlara dahi karışmış bir Batılı.

Daha önce kaleme aldığı tarihsel romanlarıyla da hatırlanacak Capus bu kitabında da, çok kişilikli ve ziyadesiyle enerjik Munzinger’in serüven dolu hayatını hikâye ediyor.

Künye: Alex Capus – Munzinger Paşa, çeviren: İlknur İgan, Can Yayınları, roman, 191 sayfa

Jane Austen – Emma (2008)

  • EMMA, Jane Austen, çeviren: Nihal Yeğinobalı, Can Yayınları, roman, 464 sayfa

emma

Jane Austen, ‘Emma’nın en sevdiği romanı olduğunu söyler. Yazarın 1815’te, otuz dokuz yaşındayken tamamladığı roman, kendisinin ‘Aşk ve Gurur’ ve ‘Mansfield Parkı’ gibi romanlarıyla beraber, dünya edebiyatının en önemli klasikleri arasında duruyor. Bir taşra kasabasındaki üç genç kızın gerçek aşkı arayışını hikâye eden roman, bir yandan bu ilişkilerle beraber öğrenilen insan yaradılışının zaaflarını anlatır, öte yandan da 19. yüzyıl İngiliz toplumunun katı geleneklerini alaya alır. Jane Austen’in romanları, İngiliz edebiyatında modern roman türünün öncüsü sayılıyor. Yazarın Türkçeye kazandırılan bu eseri de, kendisini yeniden okumak için iyi bir fırsat.

Rudolfo Anaya – Alburquerque, Yılanın Dansı (2007)

  • ALBURQUERQUE, YILANIN DANSI, Rudolfo Anaya, çeviren: Suat Ertüzün, Can Yayınları, roman, 306 sayfa

alburquerque

Meksikalı edebiyatçı Rudolfo Anaya, daha önce aynı yayınevi tarafından yayınlanan ‘Kutsa Beni, Ultima’ isimli romanıyla hatırlanacaktır. Anaya yeni yayınlanan bu romanında da, kahramanı Abrán González’in inişli-çıkışlı hikâyesini anlatıyor. New Mexico’nun yoksul bir mahallesinde büyüyen González, hiç tanımadığı öz babasının gerçek kimliğini, annesi ölüm döşeğindeyken öğrenir. Bu arayış González’i, Alberquerque kentinin en zengin çevrelerine götürecek; onu açgözlü işadamları, hırslı politikacılarla yüz yüze getirecektir. Kahramanımız tam bu esnada, kendini kentin geleceği uğruna verilen bir savaşın içinde bulacak ve böylece ruhunu yeniden keşfedecektir.

Halide Edip Adıvar – Türk’ün Ateşle İmtihanı (2007)

  • TÜRK’ÜN ATEŞLE İMTİHANI, Halide Edip Adıvar, yayına hazırlayan: Mehmet Kalpaklı ve S. Yeşim Kalpaklı, Can Yayınları, anı, 313 sayfa

turkun-atesle-imtihani

‘Türk’ün Ateşle İmtihanı’, Türkiye’nin hem bir kadın hem de bir yazar olarak önemli figürlerinden olan Halide Edip Adıvar’ın İstiklal Savaşı anıları ile tanıklıklarından oluşuyor. Kendisinin de onbaşı rütbesiyle görev yaptığı Kurtuluş Savaşı sırasında yaşananlar, Adıvar’ın canlı gözlemleri ve etkili anlatımıyla okura sunuluyor. Yazar, çocukluk günlerinden 1918’e kadarki anılarını ‘Mor Salkımlı Ev’ başlığıyla kaleme almıştı. Adıvar’ın bu kitabı da, kendisinin 1918’den 1923’e kadarki anılarına yer veriyor.