Dana Mackenzie ve Judea Pearl – ‘Neden’ Sorusunun Kitabı (2020)

“Korelasyon nedensellik değildir” yaklaşımı, bilim alanında yürütülen nedensellik tartışmalarını sınırlandırdı, daha doğrusu bu tartışmalara bir anlamda yasak getirdi.

Matematikçi Dana Mackenzie ve bilgisayar bilimi profesörü Judea Pearl de bu çalışmalarında nedenselliği yeni ve sağlam bir bilimsel temele dayandırıyor.

Buradan hareketle, bir şeyin bir başkasına neden olup olmayacağını bilmemize imkân tanıyan bir yaklaşım oluşturan yazarlar, aynı zamanda içinde yaşadığımız dünyayı keşfetmemizi de olanak sağlıyor.

Çalışma, bize insan düşüncesinin özünü ve yapay zekânın anahtarını göstermesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Dana Mackenzie ve Judea Pearl – ‘Neden’ Sorusunun Kitabı: Yeni Bir Neden-Sonuç Bilimi, çeviren: Murat Havzalı, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 408 sayfa, 2020

Amanda R. Hendrix ve Charles Wohlforth – Yeryüzünün Ötesi (2020)

Günün birinde dünya dışı bir gezegene adım atabilecek miyiz?

Tam da bu sorunun yanıtını aramak için kaleme alınmış ‘Yeryüzünün Ötesi’, olası bir gelecek ile uzay araçları, robotik ve uzay tıbbı konusundaki güncel ilerlemeleri açıklıyor.

Amanda Hendrix ve Charles Wohlforth, uzay bilimlerinde bugün ne gibi gelişmeler kaydedildiğini açıkladıkları gibi, Güneş sisteminde yeryüzünden gelecek bir yaşama uygun bir ortamın olup olmayacağını da irdeliyor.

Yazarlar, Güneş sisteminde, yaşama umuduna ilişkin en gerçekçi (ve heyecan verici) konumun Mars değil, Satürn’ün uydusu Titan olduğunu savunuyor.

Bunun başlıca nedeni ise, Titan’ın azottan bir atmosfere ve mevsimler ile sınırsız ve kolay ulaşılabilir enerji kaynaklarına sahip olmasıdır.

Kitap, uzay kolonilerine ilişkin sunduğu ilginç öngörülerle de dikkat çekiyor.

  • Künye: Amanda R. Hendrix ve Charles Wohlforth – Yeryüzünün Ötesi: Gezegenlerdeki Yeni Yuvamıza Uzanan Yol, çeviren: Murat Havzalı, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 347 sayfa, 2020, bilim, 347 sayfa, 2020

Stuart Kauffman – Fiziğin Ötesinde Bir Dünya (2020)

Yaşamın en ilkel biçiminin nasıl ortaya çıktığı ve karmaşık organizmalara nasıl evrimleştiği hakkında çok iyi bir çalışma.

Tıp doktoru, teorik biyolog ve karmaşık sistemler araştırmacısı Stuart Kauffman, yaşam nasıl başladı sorusuna ufuk açıcı yanıtlar veriyor.

Kitabı özgün kılan hususların başında, yaşamın evrimini, fiziktekine benzer yasalarla açıklaması.

Kauffman, karmaşık kimyası olan bir ortamdan moleküler çoğalmaya, metabolizma ile erken ön-hücrelere ve tanıdığımız yaşama olan evrime ilişkin fizik yasalarının sağlayabileceğinin ötesinde bir açıklama sunuyor.

  • Künye: Stuart Kauffman – Fiziğin Ötesinde Bir Dünya: Yaşamın Ortaya Çıkışı ve Evrimi, çeviren: Murat Havzalı, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 136 sayfa, 2020

Brian Garvey – Biyoloji Felsefesi (2020)

Biyoloji felsefesini kapsamlı şekilde tanıtan, ayrıca güncel bilimsel kuramları masaya yatıran usta işi bir çalışma.

Brian Garvey’nin ufuk açıcı kitabı, Darwin’in evrim kuramından günümüze bütün evrim felsefesini kapsıyor ve bir şeyin doğuştan olması ne demektir, bir şeyin işlevinin olması ne demektir, tür nedir gibi, evrim ve evrimsel biyolojinin ortaya koyduğu önemli felsefi sorulara yanıt arıyor.

Kitap, evrim teorisinin altta yatan bazı ince ayrıntılarını aydınlatması ve evrim teorisinin genel dünya görüşümüzdeki yerini incelemesiyle özellikle önemli.

Yazar, doğal seçilim, yaratılışçılık, bencil gen, alternatif seçilim birimleri, sistem kuramı, makroevrim gibi konular bağlamında biyoloji ile etik, din ile insan doğası ilişkisini de çok yönlü tartışıyor.

  • Künye: Brian Garvey – Biyoloji Felsefesi, çeviren: Murat Can Mutlu, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 382 sayfa, 2020

John H. Holland – Karmaşıklık (2020)

“Karmaşıklık” kuramının temel unsurları ve kavramsal çerçevesi hakkında usta işi bir çalışma.

Büyük bilim insanı Stephen Hawking, karmaşıklık kuramını 21. yüzyılın bilimi olarak nitelemişti.

Karmaşıklık biliminde genetik algoritma araştırmalarına öncülük etmiş John Holland da, karmaşıklık biliminin altında yatan bilimsel ve matematiksel ilkeleri ayrıntılı bir bakışla açıklıyor.

Holland bununla da yetinmeyerek, doğadaki pek çok sürecin karmaşıklık kullanılarak anlaşılabileceğini gözler önüne seriyor.

Böylece kitap, akışkan akımı ve hava tahminlerinin zorluğu gibi karmaşık fiziksel sistemlerden yağmur ormanlarının çok çeşitli ve birbirine bağlı ekosistemleri gibi karmaşık uyarlanım sistemlerine kadar uzanıyor.

Holland bunu yaparken, Adam Smith’in toplu iğne fabrikası, Darwin’in kuyrukluyıldız orkidesi ve Herbert Simon’ın “saatçi”si gibi basit, iyi bilinen örnekleri karmaşıklık kuramının yaklaşımlarına ilişkin anlatıyla da birleştiriyor.

  • Künye: John H. Holland – Karmaşıklık: Karmaşık Sistemlere Kısa Bir Giriş, çeviren: Ozan Karakaş, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 100 sayfa, 2020

Peter Crane – Ginkgo: Zamanın Unuttuğu Ağaç (2020)

Botanik üzerine okunabilecek en güzel kitaplardan biri olan bu çalışma, Dünya’daki en eski ağaç olan ginkgo biloba’nın 250 milyon yıllık tarihini adım adım keşfediyor.

Botanik dünyasının önde gelen isimlerinden olan Peter Crane, ginkgonun gizemli bir şekilde ortaya çıkışından yayılmasına uzanan süreci izlediği gibi, bu ağacın kültürel ve sosyal önemini, tıbbi ve beslenme amaçlı kullanımını, sanatta ve dinde bir esin kaynağı olma özelliğini ve dünyanın en popüler sokak ağaçlarından biri olarak neden önemli olduğunu açıklıyor.

Ginkgo, büyük buzul çağlarından sadece Çin’de bir kalıntı halinde ve dinozorların çağından günümüze canlı bir bağlantı olarak sağ çıkabilmeyi başarmıştı.

Ancak bin yıl kadar önce insanlar ginkgonun faydalarını keşfetmeye başladıklarında feraha kavuşan bu ağaç, günümüzde yapraklarının zarafetine hayranlık duyulan, yenebilir fındıksı meyveleri için değer verilen, uzun yaşamı nedeniyle saygı duyulan bir ağaçtır.

İşte bu kitap da, insanlar tarafından nesli tükenmekten kurtarılan, dünyanın en yaşlı ağacının zengin ve merak uyandıran öyküsünü anlatıyor.

Ginkgo’nun kültürel önemine, buraya ve bugüne nasıl geldiğine, üreme biyolojisine, ekonomik kullanımına veya filogenetik konumuna daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Peter Crane –Ginkgo: Zamanın Unuttuğu Ağaç, çeviren: Şule Ölez, Ginko Bilim Yayınları, botanik, 346 sayfa, 2020

Dirk Schulze-Makuch ve William Bains – Kozmik Hayvanat Bahçesi (2020)

Yüzyıllardır insanoğlunun en merak ettiği sorulardan biridir:

Evrende yalnız mıyız?

Önde gelen iki astrobiyolog, Dirk Schulze-Makuch ve William Bains, güçlü argümanlarla, gelişmiş, karmaşık bir yaşamın Dünya dışındaki gezegenlerde mümkün olduğunu savunuyor.

Okurlarını Dünya üzerindeki yaşama ilişkin tarihsel bir yolculuğa çıkaran yazarlar, Dünya’daki canlı evrimini ayrıntılı bir şekilde ortaya koydukları gibi, Dünya dışı zeki yaşam konusunda aklımızdaki pek çok soruya yanıt veriyor.

Astrobiyolojiyle ilgilenenlerin özellikle seveceği kitap, Dünya’da yaşamın nasıl ortaya çıktığı sorusundan başlayarak, adım adım karmaşık yapıların ve sonunda akıllı canlıların gelişimini açıklıyor ve bu sürecin evrenin her yerinde nasıl tekrar tekrar gerçekleşme potansiyeline sahip olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Dirk Schulze-Makuch ve William Bains – Kozmik Hayvanat Bahçesi: Birçok Dünyada Karmaşık Yaşam, çeviren: Banu Özgür, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 268 sayfa, 2020

Arsel Berkat Acar ve Çağrı Mert Bakırcı – Şüphecinin El Kitabı (2019)

Şüphecilik olmasaydı bilim asla olmazdı.

İşte ‘Şüphecinin El Kitabı’ da, bilimin kalbinde yer alan şüpheciliğin tam olarak ne anlama geldiği ve neden vazgeçilmez olduğu konusunda harika bir çalışma.

Arsel Berkat Acar ile Çağrı Mert Bakırcı, “Aksi kanıtlanana kadar, inandığımız veya doğru varsaydığımız her şey yanlıştır.” gerçeğinden yola çıkarak bilimsel şüpheciliğin gerçek olan ile olmayanı, doğru olan ile sahte olanı ayırt etmede bize nasıl yardımcı olduğunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

Çalışmanın en güzel yanlarından biri ise, şüpheciliğin yalnızca bilimsel çalışma sürecinde değil, gündelik yaşamımızda bile bize ne denli muazzam bir perspektif sunabileceğimizi gözler önüne sermesi.

Hayata daha bilimsel bir pencereden bakmak, bilimin baş döndürücü dünyasına daha yakından bakmak isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir kitap.

  • Künye: Arsel Berkat Acar ve Çağrı Mert Bakırcı – Şüphecinin El Kitabı: Bilgi Çağında Gerçeği Bulmak, Ginko Bilim Yayınları, bilim felsefesi, 424 sayfa, 2019

Sean Carroll – Higgs: Evrenin Sonundaki Parçacık (2019)

Tanrı parçacığı gibi havalı bir adı da olan Higgs bozonu hem bulunması güç hem de anlaşılması oldukça zordur.

Sean Carroll’ın açık ve anlaşılabilir elimizdeki kitabını ise, konu hakkında harika bir rehber olarak öneriyoruz.

Higgs ne olduğuyla değil ne yaptığıyla önem kazanır.

Higgs parçacığı uzayı kaplayan, adına “Higgs alanı” denen bir alandan doğar.

Bilinen evrendeki her şey, uzayda ilerlerken, Higgs alanı içinde hareket eder; hep oradadır, ardalanda görünmez bir şekilde dolanır ve önem taşır: Higgs olmadan, elektronlarla kuarklar, tıpkı ışık parçacığı olan foton gibi kütlesiz olurdu.

Onlar da ışık hızında hareket eder ve bırakın bildiğimiz anlamıyla yaşamı, atomlarla moleküllerin oluşması bile mümkün olmazdı.

Özetle Higgs alanı, sıradan maddenin dinamikleri açısından etken bir oyuncu değildir ama ardalandaki mevcudiyeti yaşamsaldır.

Carroll kitabında, 1962’de ortaya atılan Higgs parçacığının 50 yıl sonra 2012’de CERN’de saptanmasına uzanan süreci başından sonuna izliyor.

Günümüz parçacık fiziğinin geldiği son nokta olan Standart Modelin son parçasını oluşturan bu parçacığın neden bu kadar önemli olduğu ve Higgs parçacığının keşfinden sonraki adımın ne olacağı, kitapta ayrıntılı şekilde açıklanan diğer önemli konular.

  • Künye: Sean Carroll – Higgs: Evrenin Sonundaki Parçacık, çeviren: Mehmet Moralı, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 332 sayfa, 2019

John Maynard Smith ve Eörs Szathmáry – Yaşamın Kökenleri (2019)

Sıcak bir karbon çorbasından başlayan yaşam nasıl virüslere, hücrelere ve bizlere evrimleşti?

John Maynard Smith ve Eörs Szathmáry’nin modern biyolojinin son keşiflerinden yola çıkarak yaşamın kökenlerine iniyor, başka bir deyişle karmaşıklığın evrimini açıklıyor.

Özellikle her seviyeden okurun zorlanmadan okuyabileceği bir eser olmasıyla dikkat çeken ‘Yaşamın Kökenleri’, Dünya üzerindeki yaşamın görünmez hücrelerden başlayarak balinalara, ağaçlara ve oradan insanlara kadar nasıl evrimleştiğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Yaşamın ortaya çıkışı, yaşamın kimyasal evrimi, RNA’dan DNA’ya geçiş, cinsiyetlerin kökenleri, ortak yaşam, milyonlarca yıllık canlı evrimi ve daha fazlası, burada.

  • Künye: John Maynard Smith ve Eörs Szathmáry – Yaşamın Kökenleri: Yaşamın Doğuşundan Dilin Ortaya Çıkışına, çeviren: Avni Uysal ve Gizem Uysal, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 240 sayfa, 2019