Nathan Perl-Rosenthal — Devrimler Çağı ve Bu Devrimleri Yapan Kuşaklar (2026)

Nathan Perl-Rosenthal bu çalışmasında Amerikan, Fransız, Haiti ve Latin Amerika devrimlerini yalnızca birkaç büyük liderin ya da ani patlamaların sonucu olarak değil, kuşaklar boyunca biriken deneyimlerin ve fikirlerin sonucu olarak ele alıyor. ‘Devrimler Çağı ve Bu Devrimleri Yapan Kuşaklar’ (‘The Age of Revolution and the Generations Who Made It’), 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başında yaşanan dönüşümlerin tek tek ülkelerin iç meselelerinden ibaret olmadığını; Atlantik dünyasına yayılan ortak bir siyasal hayal gücünün parçası olduğunu gösteriyor. Perl-Rosenthal’a göre devrimler, bir kuşağın eski düzeni sorgulamasıyla başlayıp sonraki kuşakların bu sorgulamayı örgütlü bir siyasal programa dönüştürmesiyle derinleşiyor. Böylece “Devrimler Çağı”, yalnızca tahtların yıkıldığı bir dönem değil, modern dünyanın düşünsel temelinin atıldığı uzun bir tarihsel süreç olarak okunuyor.

Kitapta özellikle fikirlerin dolaşımı büyük önem taşıyor. Gazeteler, mektuplar, liman kentleri, ticaret ağları ve savaşlar sayesinde özgürlük, yurttaşlık, anayasa ve eşitlik gibi kavramların kıtalar arasında hızla yayıldığı anlatılıyor. Amerikan Devrimi’nin yarattığı cumhuriyet fikri Fransa’da yeni bir siyasal tahayyülü beslerken, Fransız Devrimi de Haiti’de köleleştirilmiş insanların özgürlük mücadelesine ilham veriyor. Aynı şekilde Latin Amerika’daki bağımsızlık hareketleri de Avrupa’daki krizlerden ve Atlantik dünyasında dolaşan devrimci fikirlerden etkileniyor. Yazar, bu bağlantılar sayesinde devrimlerin birbirinden kopuk olaylar değil, birbirini sürekli dönüştüren tarihsel dalgalar olduğunu savunuyor.

Perl-Rosenthal, devrimlerin yalnızca başarı ve kahramanlık hikâyeleri üretmediğini de vurguluyor. Her devrim yeni umutlar kadar büyük hayal kırıklıkları, iç çatışmalar ve şiddet biçimleri yaratıyor. Özgürlük vaatleri çoğu zaman sınırlı kalıyor; kadınlar, köleler, yerli halklar ve yoksullar eşitlik söylemine rağmen dışarıda bırakılabiliyor. Buna rağmen devrimler, insanların siyasal düzeni değiştirebileceği düşüncesini kalıcı hale getiriyor. Kitap, modern demokrasilerin, ulus-devletlerin ve yurttaşlık fikrinin bu çalkantılı süreçlerden doğduğunu gösterirken, devrimlerin gerçek mirasının tek bir ayaklanma anında değil, nesiller boyunca süren mücadelelerde saklı olduğunu ortaya koyuyor.

Nathan Perl-Rosenthal — Devrimler Çağı ve Bu Devrimleri Yapan Kuşaklar
Çeviren: Gökhan Arıkan • Kolektif Kitap
Tarih • 480 sayfa • 2026

Sadakat Kadri – Dava (2019)

Uluslararası insan hakları davalarıyla tanınan avukat, yazar ve gazeteci Sadakat Kadri, bir hukukçu olarak şimdiye değin Karayipler’de idam cezasıyla yargılanan bazı sanıkların vekâletini üstlendi, Afrikalı bir diktatörü soruşturdu ve Fiji’deki bir askeri diktatörlüğün meşruluğuna meydan okudu.

Sadakat Kadri’nin elimizdeki kitabı ise, tarihin en ünlü ceza davalarını masaya yatırıyor.

Kadri, ceza davalarının tarihini yazarken teorilerden ziyade hikâyelerle anlatısını ileri taşıyor.

Kitap, zengin içeriğiyle hukukçular kadar sıradan okura da hitap ediyor demeliyiz.

❝Yeryüzünde hüküm verme hakkı tam olarak kime tanınmıştır?❞

Kadri bu sorunun yanıtını ararken,

  • Sokrates’in ünlü savunmasını,
  • Ortaçağ’ın acımasız engizisyon mahkemelerini,
  • Cadı avlarını,
  • Hayvanların, cesetlerin ve eşyaların yargılandığı akıl almaz davaları,
  • Nürnberg mahkemelerini,
  • Stalin döneminin düzmece duruşmalarını,
  • Savaş suçlarının yargılanmasını,
  • Ve bunun gibi önemli tarihi davaları, mizahı da ihmal etmeyen güzel bir üslupla irdeliyor.

Kitap, bu tür ceza davalarını takip edip cezalandırma yöntemlerini sorgularken, aynı zamanda bizi günümüze de damgasını vuran cadı avları, hukuksuz yargılamalar ve haksız kararlar üzerine yeniden düşünmeye sevk etmesiyle önemli.

Kitaptan birkaç alıntı:

❝Kukuletalı giysiler hukukçuların cüppesi haline gelse ve bütün o efsunlu laflar mesleki jargona dönüşse de antik zamanlardan kalan dürtüler hâlâ her duruşma salonunda varlığını hissettirir. Rasyonel kaygılar ve mantıklı tartışmalar her davanın belirgin özelliklerindendir, fakat bir zamanlar cadıların ölüme gönderilmesine neden olan bebek katilliği ve Şeytan’a tapınmanın yarattığı dehşet 1980’ler boyunca satanist cinsel istismar suçlamalarıyla hortlamıştır.❞

❝Acil yetkiler sapkınlık ve cadılık günlerinden beri korkunç suçlara karşı savaşmak için yardıma çağrılmıştır ancak 21. yüzyılın yorumcularının, engizisyoncuların 18. yüzyılda terk ettiği konuma yeniden sahip çıktı.❞

❝Hayvanlar ve cesetler artık mahkemeye çıkarılmıyor fakat akli durumları gözetilmeksizin sanıkları cezalandırmak için duyulan telaş, çocukların ve akıl hastalığından mustarip olanların kovuşturmalarında hâlâ görülüyor.❞

❝Gizlediği çeşitli mühürler ve kaideleriyle ruhban sınıfı yasaların sırlarını her zaman sadece kendilerinin yorumlayabileceğini ileri sürdü, ileride ihtiyaç duyulduğunda da yeni vahiylerle görüşlerini destekledi.❞

❝Göklerden gelen yasaların değişmezliği ve ilahi adaletin şaşmazlığı hususundaki tüm ısrara rağmen bir soru sürekli karışıklığa sebep oldu: Yeryüzünde hüküm verme hakkı tam olarak kime tanınmıştır?❞

  • Künye. Sadakat Kadri – Dava: Sokrates’ten O. J. Simpson’a Yargılamanın Tarihi, çeviren: Gökhan Arıkan, Kolektif Kitap, hukuk, 552 sayfa, 2019