M. Kâmil Mutluer, Erdoğan Öner ve Arife Coşkun – Sayıştay Hukuku (2016)

Akademik bir bakış açısıyla Sayıştay’ı inceleyen, alanında öncü bir çalışma.

Sayıştay’ın tarihi, dünyadaki örgütlenme biçimleri, teşkilat yapısı, denetim görevi, yargı görevi ve Sayıştay-Parlamento ilişkileri gibi konularda aydınlanmak isteyen uzmanlar için bir başucu kitabı.

  • Künye: M. Kâmil Mutluer, Erdoğan Öner ve Arife Coşkun – Sayıştay Hukuku, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Kolektif – Kültür Politikaları ve Yönetimi (KPY) Yıllık 2009 (2010)

Türkiye, Hollanda ve Avrupa’nın birçok bölgesinden yazarların deneyimlerini barındıran ‘Kültür Politikaları ve Yönetimi Yıllığı’, kent planlaması, şehir gelişimi ve yerel sanat üretimi ekseninde kültür politikası ve kültür yönetimi konularını araştırıyor.

Dosya konusunun kültür politikaları ve kentler olduğu yıllıkta, Talât Sait Halman ve Pulat Tacar’la yapılmış söyleşiler de bulunuyor.

Başyazının Avrupa Kültür Vakfı Danışma Kurulu üyelerinden Gijs de Vries’e ait olduğu yıllığın, Türkiye’de kültür politikası hakkında yeni veriler üretmek, bilgi sağlamak ve yeni bakış açıları ortaya koymak konusunda öncü olacağını söyleyebiliriz.

  • Künye: Kolektif – Kültür Politikaları ve Yönetimi (KPY) Yıllık 2009, editör: Serhan Ada, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kültür, 191 sayfa

David Rosenfeld – Ruh, Zihin ve Psikanalist (2015)

David Rosenfeld, içinden kolay sıyrılamadıkları psikotik yönleri bulunan, diğer bir deyişle kilitli kapının arkasına hapsedilmiş hastalarla yapılmış çalışmaların neticesini sunuyor.

Çalışma en çok, psikanalizdeki analitik çerçeveyi ve karşıaktarımı ustaca kullanmasıyla dikkat çekiyor.

Kitap, Thomas Ogden’in önsözü ile başlıyor ve ayrıca, Ayla Yazıcı’nın hastane ortamında psikotik hastalar ve kurum çalışanları arasındaki ilişkinin farklı yönlerini ele aldığı Akıl Hastanesinde Psikanalist Olmak isimli bölümünü de içeriyor.

  • Künye: David Rosenfeld – Ruh, Zihin ve Psikanalist: Psikotik Yönleri Olan Hastalarla Psikanalitik Çerçevenin Yaratılması, çeviren: Ayla Yazıcı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Gülten Kazgan – Bir İktisatçının Tanıklıkları (2010)

Gülten Kazgan ‘Bir İktisatçının Tanıklıkları’nda, iktisatçı olarak mesleğe ilk adım atışını izleyen dönemin ve sonrasının hikâyesini, Türkiye’nin yanı sıra diğer ülkelerde yaşanan değişim ve dönüşümler paralelinde anlatıyor.

Kazgan, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne 1946 yılında öğrenci olarak birinci sınıfa başlamış.

Anılarını İktisat Fakültesi’ndeki öğrencilik yıllarıyla başlatan Kazgan, 2006 yılı sonuna uzanan 60 yıllık sürede yaşadığı olaylardaki tanıklıklarını ve karşılaştığı kişiler hakkındaki görüş ve değerlendirmelerini paylaşıyor.

1946’da nüfusu henüz 20 milyona varmamış bir Türkiye; fakülte sonrası hayat; 50’li yıllardan 2000’li yıllara uzanan süreçte siyasal, ekonomik ve akademik ortam; yeni dünya düzeni; SSCB’nin dağılması; tek kutuplu dünya ve küreselleşmenin getirdikleri, Kazgan’ın anılarında karşımıza çıkan konulardan birkaçı.

  • Künye: Gülten Kazgan – Bir İktisatçının Tanıklıkları, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, anı, 320 sayfa

Kolektif – Acıyan Beden (2016)

Psikanalitik bir bakışla “Acıyan Bedeni” nasıl anlamlandırırız?

Bu kitapta bir araya gelerek bu sorunun yanıtını arayan yazarlar, psikosomatik kavramını farklı yönleriyle değerlendiriyor.

Çalışmayı, psikanalitik kuram ve uygulamaların beden ve ruhsallık konusunda yürüttüğü güncel tartışmaları yakından takip etmek isteyenlere öneriyoruz.

Kitaba, makaleleriyle katılan isimler ise şöyle: Pınar Limnili, Mine Özmen, Ayla Yazıcı, Berrak Ciğeroğlu, Jacques Press, Bella Habip, Meltem Temiz, Nesli Keskinöz Bilen, Işın Sayın Tamerk, Sibel Mercan, Luigi Solano, Maurice Apprey ve Mine Özgüroğlu.

  • Künye: Kolektif – Acıyan Beden, derleyen: Yasemin Cengiz, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Kolektif – Türkiye’de Kadın ve Müzik (2019)

‘Türkiye’de Kadın ve Müzik’, Türkiye’de kadın bestecilerin tarihini Osmanlı döneminden bugüne uzanarak inceleyen harika bir derleme.

Kadınlar, her yerde olduğu gibi müziğin görünen hiçbir yüzünde de yoktur.

Oysa müzik yaratıcıları olarak kadınlar Türkiye’de Anadolu’da, Çatalhöyük’ün Neolitik kültürlerinde, Mezopotamya’nın Antik Sümer medeniyetinde ve Roma İmparatorluğu süresince hep vardı.

Öte yandan bugün Türk müziği Orta Asya halk müziği, Arap müziği, Bizans, Yunan, Osmanlı İmparatorluğu, İran, Balkanlar, Ermenistan, Avrupa ve hatta Kuzey Amerika’dan gelen türler ve unsurları kucaklıyor.

Kuşkusuz bunda kadın müzisyenlerle bestecilerin çok önemli emeği vardır.

İşte, Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan ve pek çok müzisyenle akademisyenin katkıda bulunduğu bu çalışma, geniş bir zaman aralığında, kadınların müziğe yaptığı katkıyı izliyor, bu emeği daha görünür kılıyor.

Tanrıçalar ve Antik tefçilerden Osmanlı müziğinde kadınlara ve Türkiye Cumhuriyeti’nde kadın bestecilere pek çok konuyu irdeleyen çalışma, aynı zamanda güncel kadın bestecilere ilişkin ayrıntılı bir araştırmaya dayanan Türkiye’den Kadın Besteciler Sözlüğü de barındırıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Patricia Adkins Chiti, E. Şirin Özgün, Ş. Şehvar Beşiroğlu ve Selen Gülün.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Kadın ve Müzik / Women and Music in Turkey, derleyen: Patricia Adkins Chiti ve Selen Gülün, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, kadın, 292 sayfa, 2019

Kolektif – Osmanlı Döneminde Diyarbekir’de Toplumsal İlişkiler (2016)

Diyarbakır Vilayetinin 1870-1915 zaman aralığındaki toplumsal hayatını irdeleyen ve böylece dönemin Diyarbekir bölgesindeki gelişmelerin çok yüzlü bir tablosunu çizen usta işi makaleler.

Kitap diğer bir yönüyle de, vilayetteki etnik ve dini gruplar ile Kürtlerin bölgedeki Süryani, Asuri ve Ermenilerle ilişkileri konularında bir başucu kitabı.

Çalışma, vilayetin o döneminde devlet ve aşiret ilişkilerinden, Hamidiye Alayları’na, Ermeni soykırımından, Kürtlere, Süryanilere uzanan pek çok konuyu ve ayrıntılı bir şekilde inceleniyor.

  • Künye: Kolektif – Osmanlı Döneminde Diyarbekir’de Toplumsal İlişkiler (1870-1915), derleyen: Joost Jongerden ve Jelle Verheij, çeviren: Ayşen Gür, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, inceleme, 384 sayfa, 2016

Zafer Balpınar – İsrail Perspektifinden İki Devletli Çözüm (2019)

Bölgesel ve uluslararası konjonktür, uzun sürmüş İsrail-Filistin sorununun aşılmasında, bugün iki devletli çözümden yana.

Zafer Balpınar da bu önemli çalışmasında, İsrail’in Filistin tarafıyla barışı sağlayacak iki devletli çözüme İsrail’in kendi perspektifinden nasıl baktığını irdeliyor.

Balpınar kitabının ilk bölümünde, Filistin’in müstakbel Yahudi yurdu olarak belirlenmesi sonrasında Filistin coğrafyasına gelmeleriyle birlikte bölgede yaşayan yerel Arap halkla temasını, birlikte yaşama sorununu çözmeye yönelik arayışlarını, uluslararası aktörlerin meseleye müdahil olmasını, Yahudilerin bölgedeki dinamikleri kendi lehlerine çevirme çabalarını, büyük güçlerin iradesinin aksine çıkarlarını koruma mücadelesini, sunulan çözüm önerilerine yaklaşımlarını, barışçıl çözüme yönelik lehte ve aleyhteki Yahudi düşüncelerini ve bunun gibi önemli konuları tartışıyor.

Kitabın ikinci bölümünde, iki devletli çözüm siyasi liderlerin görüşleri ve eylemleri bağlamında ele alınıyor.

Balpınar burada, İzak Şamir, İzak Rabin, Ehud Barak, Ariel Şaron, Ehud Olmert ve Binyamin Netanyahu’nun siyasi tutumları, Oslo süreci öncesi ve sonrasında İsrail’in iki devletli çözüm anlayışına yön veren köşe taşı aktörler olarak irdeliyor.

Kitabın analiz bölümünde ise, İsrail’in tek devlet ve iki devlet seçenekleri arasında yaşadığı gel-gitler, din-toprak-kimlik ilişkisinin çözüm arayışındaki yeri, İsrail’in iki devletli çözüme tehdit ve avantaj açılarından bakışı, çözüme yönelik kolaylaştırıcı ve zorlaştırıcı faktörler, İsrail’in siyasi dinamiklerinin çözüme olan etkisi, Filistinlilerin çözüm ortağı olarak ele alınma şekli ve bunun gibi konular ele alınıyor.

  • Künye: Zafer Balpınar – İsrail Perspektifinden İki Devletli Çözüm, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 532 sayfa, 2019

Fung Yu-Lan – Çin Felsefesi Tarihi (2019)

“Bizim hayatımız, bizim sahip olduğumuzdur ve onun faydası çok büyüktür. Bu faydanın derecesine gelince, imparator olmak bile, onunla karşılaştırılamaz.” –Yang Chu

Çin felsefesi hakkında bir başucu kitabı olarak önerebileceğimiz bu çalışma, Çin felsefesinin 25 yüzyıllık bir zaman boyunca, alan olarak hem Konfüçyüs hem de Lao Tzu’dan, hatta Konfüçyüsçü ve Taocu okullardan bile daha geniş olduğunu ortaya koyuyor.

Kitaptan öğrendiğimiz bir diğer önemli bilgi ise, Çinli düşünürlerin, hemen hemen Batı’da felsefecilerin zihinlerini meşgul eden bütün ana konuları ele aldığıdır.

Feng Yu-Lan’ın, toplamda yirmi sekiz bölüme ayırdığı kitabında karşımıza çıkan kimi konular şöyle:

  • Çin medeniyetinde felsefenin ruhu,
  • Çin felsefesinin tarihsel, ekonomik, coğrafi, sosyolojik ve sanatsal arka planı,
  • Çin felsefesinde okulların kökeni,
  • “Büyük öğretmen” diye de tanımlanan Konfüçyüs’ün Çin tarihi ve felsefesindeki yeri,
  • Konfüçyüs’ün ilk muhalifi olan Mo Tzu,
  • Taoculuğun safhaları,
  • Mohistler,
  • Yin-Yang Okulu ve ilk dönem Çin kozmogonisi,
  • Konfüçyüsçü metafizik,
  • Han Fei Tzu ve Yasacı Okul,
  • Çin Budizmi’nin kuruluşu,
  • Sessizlik felsefesi (Ch’anizm),
  • Yeni-Konfüçyüsçülük,
  • Batı düşüncesi ve felsefesinin Çin’e girişi,
  • Modern dünyada Çin felsefesi…

Çalışma, Konfüçyüs’le olan başlangıcından günümüze kadar, Çin düşüncesinin tamamını kapsamlı ve sistematik bir anlatımla vermesiyle çok önemli.

  • Künye: Fung Yu-Lan – Çin Felsefesi Tarihi, çeviren: Fuat Aydın, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 498 sayfa, 2019

Ali Akkemik – Japonya’nın İktisadi ve Sosyal Tarihi, Cilt 1 (2019)

Toplamda 864 sayfayı bulan elimizdeki muazzam eser, Ali Akkemik’in Japonya’nın ekonomik ve sosyal tarihini ele aldığı üç ciltlik çalışmasının ilk kitabı.

Eylül 2017’den beri Japonya’da Yamaguchi Üniversitesi Ekonomi Bölümünde görev yapan Ali Akkemik, kitabının ilk cildinde, Japonya’nın ekonomik ve sosyal tarihinin erken ve antik dönemlerinden savaştan yenik ayrıldığı 1945 yılına kadar olan kısmını kapsıyor.

Japonya’nın kısa tarihinin anlatımıyla açılan kitap, devamında da,

  • Savaşlar ve güç mücadeleleri şeklinde geçen önceki dönemlerden farklı olarak, barışçıl bir düzenin sağlandığı Edo dönemini,
  • Edo döneminde yaşanan büyük sosyal ve ekonomik dönüşümü,
  • Meiji döneminde meydana gelen siyasal, sosyal ve ekonomik değişiklikleri,
  • 1912-1926 dönemine denk gelen Taishō hükümranlığında yaşanan siyasi ve sosyal gelişmeleri,
  • Japonya’nın 1931’de Mançurya’yı işgal etmesinin hem ülke içinde hem de uluslararası camiada yarattığı sonuçları,
  • Ve yine bu dönemde askeri rejimin ve ekonomi bürokrasisinin yoğun müdahaleleriyle gerçekleştirilen sanayi politikalarını kapsamlı bir şekilde ele alıyor.

Akkemik’in oylumlu çalışması, Japonya’nın tarihini toplumsal, siyasi ve iktisadi gelişmeler bağlamında irdelerken, aynı zamanda Japon modernleşmesinin dinamiklerini ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: K. Ali Akkemik – Japonya’nın İktisadi ve Sosyal Tarihi, Cilt 1: Savaş Öncesi Dönem (~ 1945), İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 864 sayfa, 2019