Michelle U. Campos – Osmanlı Kardeşler (2015)

Her ne kadar Filistin bugün sonu gelmez çatışmalar ve anlaşmazlıklarla boğuşsa da, Osmanlı’nın erken 20. yüzyılında burada Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yahudiler birlikte barış içinde yaşamışlardı.

Michelle Campos, bu dönemde halkların imparatorluk vatandaşlığı çatısı altında nasıl bir araya geldiklerini araştırıyor.

Filistin’de, arka planda ortaya çıkan Siyonist harekete ve Arap milliyetçiliğine rağmen, Yahudiler ve Araplar özgünde imparatorluk vatandaşlığını benimseyerek birlikte hareket etmişlerdi.

Campos kitabında, Filistin’deki Arap-Yahudi çatışmasının kadim olmadığını, özünde Osmanlıcılık düşüncesinin vaatleri ve yetersizliklerinin yarattığı gerilimlerle ortaya çıktığını savunuyor.

  • Künye: Michelle U. Campos – Osmanlı Kardeşler, çeviren: Mine Yıldırım, Koç Üniversitesi Yayınları

Kolektif – Hayatı Hatırlamak (2018)

Bizi biz yapan otobiyografik belleğimizi, farklı disiplinlerin perspektifiyle tartışan nitelikli bir derleme.

Psikoloji, psikiyatri ve nörobilim gibi alanlara ilgili okurların özellikle seveceği ‘Hayatı Hatırlamak’, otobiyografik bellek kavramını, kişisel ve toplumsal bellekten, bağlanma ve hatırlama ilişkisine, dil ve kültürden istemsiz hatırlamaya ve anılardan anıları zihinde canlandırmaya zengin açılardan irdeliyor.

Kitapta,

  • Otobiyografik bellek araştırmalarında kullanılan yöntemler,
  • Neden ve nasıl hatırlayıp neden ve nasıl unuttuğumuz,
  • Otobiyografik anıların yaşam boyu dağılımı,
  • Yaşamımızın kimi dönemlerini daha çok, kimilerini daha az hatırlamamızın nedenleri,
  • Otobiyografik bellekte kültür ve dil,
  • Otobiyografik bellekte imgelem perspektifi,
  • Bağlanma ve hatırlamada benlik, duygu ve dikkat süreçlerinin rolü,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu irdeleniyor.

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler ise şöyle: Sami Gülgöz, Berivan Ece, Sezin Öner, Burcu Demiray, Tuğba Uzer, Çağla Aydın, Bilge Göz, Pınar Ersoy, Ezgi Aytürk, Müge Özbek, Ezgi Mamus, Dilay Z. Karadöller, İnci Boyacıoğlu, Burcu Kaya-Kızılöz, Ayşe Altan-Atalay, Aysu Mutlutürk, Ayşecan Boduroğlu ve Ali İ. Tekcan.

  • Künye: Kolektif – Hayatı Hatırlamak: Otobiyografik Belleğe Bilimsel Yaklaşımlar, derleyen: Sami Gülgöz, Berivan Ece ve Sezin Öner, Koç Üniversitesi Yayınları, psikoloji, 280 sayfa, 2018

Matthew Kahn ve Siqi Zheng – Pekin’de Mavi Bir Gökyüzü (2018)

Çin ekonomisi, dünyanın en büyüklerinden.

Fakat bu büyümenin çevre üzerindeki bedelleri de ağır.

Zira Çin, ağır sanayi üretimi nedeniyle dünyada en çok sera gazı üreten ülkelerden biri.

Aynı zamanda dünyadaki en kirli şehirlerin çoğu da Çin’de bulunuyor.

İşte Matthew Kahn ve Siqi Zheng bu önemli çalışmalarında, Çin’deki kentsel gelişmenin yerel ve küresel düzeyde çevre üzerindeki etkileri hakkında dört dörtlük bir inceleme.

Çin’de şehirlerin bugün içinde bulunduğu vahim durumu hem üst ve orta sınıfın hem de yoksulların gözünden izleyen çalışma, gelecek yıllarda Çin’in çevresel ilerleme konusunda ne gibi süreçlerden geçebileceğini de irdeliyor.

Kitabın bir diğer önemi de, Çin’deki verili durumu, Amerikan şehirlerinin tarihsel evrimiyle karşılaştırarak izlemesi.

Kitap, daha temiz bir Çin’in, yalnızca kendisi için değil, asıl olarak küresel anlamda ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Matthew Kahn ve Siqi Zheng – Pekin’de Mavi Bir Gökyüzü: Çin’in Büyüyen Ekonomisi ve Çevre Sorunları, çeviren: Burcu Uğuz, Koç Üniversitesi Yayınları, ekoloji, 248 sayfa, 2018

Kolektif – Camera Ottomana (2015)

Doğduktan kısa bir süre sonra Osmanlı’da büyük bir heyecanla karşılanan fotoğraf, imparatorluk açısından nasıl bir moderleşmeye işaret ediyordu?

Bu kitap, 1840-1914 arasında fotoğrafın bizdeki serüveninin eleştirel bir perspektifle inceliyor ve ayrıca, modernitenin fotoğraf aracılığıyla nasıl bir yayılım sağladığını aydınlatıyor.

  • Künye: Kolektif – Camera Ottomana: Osmanlı İmparatorluğu’nda Fotoğraf ve Modernite 1840-1914, derleyen: Edhem Eldem ve Zeynep Çelik, çeviren: Ayşen Gür, Koç Üniversitesi Yayınları

Murat Somer – Milada Dönüş (2015)

Kürt sorununun çözümünün önündeki tarihsel engel ve ikilemler neler?

Bu sorunun yanıtını aramak için Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze uzanan Murat Somer’e göre üç temel ikilemle boğuşup durmaktayız.

Bunlar da, ayrılıkçılık potansiyelinin bertaraf edilememesi, siyasi elitlerin işbirliği eksikliği ve toplumu ortaklaştıracak bir kimliğin yokluğu.

Ulus, millet, ulus-devlet ve devlet-ulus kavramlarını irdeleyerek çalışmasına başlayan Somer,

  • Osmanlı modernleşmesi, yeni Türkiye’nin kuruluşu bağlamında Kürt sorununun neden doğduğunu,
  • 1990’larda değişen bağlamı,
  • 2000’li yıllardaki açılımların neden yeterince başarılı olmadığını,
  • Ve Kürt sorununun çözümündeki düşünsel zaafları, zengin bir bakışla tartışıyor.

Yalnızca sosyal bilim veya siyaset bilimi alanlarında çalışanların değil, Türklerle Kürtlerin ne yöne gittiklerini merak eden herkesin ilgisini çekecek olan ‘Milada Dönüş’ün, 2015 Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Murat Somer – Milada Dönüş, Koç Üniversitesi Yayınları

Kolektif – Türkiye Dünyanın Neresinde? (2015)

Türkiye’nin coğrafi konumu, siyasetçilerin kullanmayı pek sevdikleri bir cümle.

Bu nitelikli derleme ise, hem ülkede hâkim olan coğrafi kalıpları eleştirel bir jeopolitik yaklaşımla tartışıyor hem de farklı araçlarla jeopolitik dogma ve algıların nasıl üretildiğini gözler önüne seriyor.

Bunun yanı sıra, devlet, ordu, dış politika söylemleri, okul kitapları ile film ve roman gibi popüler kültür ürünlerinde coğrafi algı kalıplarının nasıl “jeopolitik dogma”lara dönüştüğünü gösteren çalışma, genel olarak askeri nedenler ve güvenlik endişeleriyle oluşan bu dogmaların, jeopolitik karşısında siyaseti nasıl sınırlandırdığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Kolektif – Türkiye Dünyanın Neresinde?: Hayali Coğrafyalar ve Çarpışan Anlatılar, derleyen: Pınar Bilgin, Murat Yeşiltaş ve Sezgi Durgun, Koç Üniversitesi Yayınları

James Gleick – Zaman Yolculuğu (2018)

Zaman yolculuğu, insanlığın en büyük ütopyasıdır.

Ezelden beridir bilimden edebiyata pek çok alanın konusu olagelmesinin en büyük nedeni de budur.

Ünlü bilim yazarı James Gleick de, zamanda yolculuk sevdamızın peşine düşüyor ve bu ütopyanın sinemadan gündelik hayata, fizikten edebiyata uzanan yolculuğunu ayrıntılı bir bakışla ortaya koyuyor.

Gleick bununla da yetinmeyerek, okurlarını zamanın anlamı, bilinç, bellek, yaşam, ölüm, geçmiş, gelecek, şimdi, uzayzaman ve dördüncü boyut gibi ufkumuzu genişletecek konular üzerine de derinlemesine düşünüyor.

Geçmiş değiştirilebilir mi?

Peki, geçmişe gidip Hitler’i veya dünyanın başına bela olmuş başka bir diktatörü öldürmek ister miydiniz?

İşte bu kitap, bizi hem böylesi yakıcı sorularla hem de bu soruların olası yanıtlarıyla da karşı karşıya bırakmasıyla ilgi çekici.

  • Künye: James Gleick – Zaman Yolculuğu: Geçmiş, Şimdi ve Geleceğin Kısa Tarihi, çeviren: Aylin Onacak, Koç Üniversitesi Yayınları, bilim, 352 sayfa, 2018

Patricia Blessing – Moğol Fethinden Sonra Anadolu’nun Yeniden İnşası (2018)

Moğol fethinden sonra, Anadolu’da İslami mimari alanında büyük bir dönüşüm yaşandı.

Patricia Blessing’in elimizdeki dikkat çekici çalışması ise, hem yetkin bir tarih hem de nitelikli bir mimari incelemesi olarak söz konusu dönemdeki dönüşümleri geniş bir perspektifle inceliyor.

Blessing özellikle bu dönemde Konya, Sivas, Erzurum, Tokat, Amasya ve Ankara’da yapılmış camiler, medreseler ve kervansaraylar gibi anıtlar ekseninde fetihten sonraki yönetim değişimleri, nüfus hareketleri ve kültürel dönüşümlerin mimaride ne gibi izler bıraktığını açıklığa kavuşturuyor.

Çok zengin kaynaklardan beslenmesiyle de önem arz eden Blessing’in incelemesi, Ortaçağ Anadolu’sunun İslami mimarisinin sağlam bir fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Patricia Blessing – Moğol Fethinden Sonra Anadolu’nun Yeniden İnşası: Rum Diyarında İslami Mimari, 1240-1330, çeviren: Merve Özkılıç, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 296 sayfa, 2018

Michael Fischer ve George Marcus – Kültürel Eleştiri Olarak Antropoloji (2018)

İlk baskısı 1986’da yapılmış bu önemli çalışma, geçmiş antropoloji çalışmalarının tarihsel bir eleştirisi ekseninde antropolojinin güncel durumunu netleştiriyor.

Bu analizi yaparken, kültürel antropolojiye başvuran, kitabın yazarları Michael Fischer ve George Marcus, antropoloji disiplininin geçmişte kaydettiği başarıları, karşı karşıya bulunduğu sorunları ve gelecekte nasıl bir yön alacağını tartışıyor.

Kitapta bu bağlamda,

  • İnsan bilimlerinde temsil krizi,
  • Etnografya ve yorumsal antropoloji,
  • Antropolojinin kültürel eleştiri olarak yurduna geri dönüşü,
  • Ve antropolojinin iki çağdaş kültürel eleştiri tekniği gibi dikkat çekici konular ele alınıyor.

Künye: Michael M. J. Fischer ve George E. Marcus – Kültürel Eleştiri Olarak Antropoloji: İnsan Bilimlerinde Deneysel Bir An, çeviren: Barış Cezar, Koç Üniversitesi Yayınları, antropoloji, 266 sayfa, 2018

Mostafa Minawi – Osmanlılar ve Afrika Talanı (2018)

Mostafa Minawi’nin bu önemli çalışması, II. Abdülhamid döneminde Osmanlı’nın Afrika’daki emperyalist yayılmacılık çabalarını kapsamlı bir şekilde inceliyor.

Bu bağlamda 19. yüzyıl sömürgeciliğin karakteristik özelliklerini irdeleyen Minawi, Osmanlı İmparatorluğu’nun söz konusu dönemin sömürgecilik dünyası içindeki yerini aydınlatıyor.

Bunu yaparken, okurunu Berlin’e, doğu Sahra’ya, Çad Gölü havzasına, Hicaz’a ve ardından yeniden İstanbul’a uzanan uzun bir yolculuğa çıkaran kitap, Osmanlı’nın rekabetçi emperyalizm denemesinin nasıl sonuçlandığını adım adım izliyor.

Zengin arşiv kayıtlarına dayanan kitap, padişahın emriyle çok defa Libya’ya ve Hicaz’a görev yolculukları yapmış bir Osmanlı paşası olan Sadik al-Mouayad Azmzade’nin seyahat günlüklerine de başvuruyor.

Kitabın bir diğer katkısı da, şimdiye değin hakkında yeteri kadar çalışma yapılmamış Hicaz Telgraf Hattı’nın ilginç hikâyesini de aydınlatmasıdır diyebiliriz.

  • Künye: Mostafa Minawi – Osmanlılar ve Afrika Talanı: Sahra’dan Hicaz’a İmparatorluk ve Diplomasi, çeviren: Ayşen Gür, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 232 sayfa, 2018