Toygar Sinan Baykan, Murat Somer — Partiler ve Patronlar (2026)

Türkiye’de siyasal partiler gündelik hayatta nasıl örgütleniyor, yerelde nasıl güç kazanıyor ve seçmenle ilişkilerini hangi mekanizmalar üzerinden kuruyor? Bir partiye katılmak yalnızca ideolojik bir tercih mi, yoksa temsil, dayanışma, himaye ve toplumsal ağların kesiştiği çok katmanlı bir süreç mi? Toygar Sinan Baykan ile Murat Somer, bu sorulara İstanbul’un en hızlı büyüyen ve en karmaşık toplumsal dokularından birine sahip Esenyurt üzerinden yanıt arıyor.

‘Partiler ve Patronlar: Esenyurt’ta Siyaset’, Esenyurt’u göç, kentleşme, yoksulluk, kimlik siyaseti, imar ekonomisi ve yerel iktidar ilişkilerinin iç içe geçtiği bir siyasal laboratuvar olarak ele alıyor. AKP, CHP, HDP ve İYİ Parti’nin yerel örgütlenmelerini karşılaştırmalı biçimde inceleyen çalışma, parti üyelerinin siyasete katılma motivasyonlarından aday belirleme süreçlerine, parti-seçmen ilişkilerinden finansman ve patronaj ağlarına kadar Türkiye’deki parti siyasetinin görünmeyen işleyişini ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.

Popülizm, klientelizm ve örgütsel dönüşüm kavramlarını saha araştırmasının zengin bulgularıyla bir araya getiren eser, yerel siyasal elitlerin kurduğu himaye ilişkilerinin demokrasi, temsil ve siyasal rekabet üzerindeki etkilerini analiz ediyor. Esenyurt örneğinden hareketle Türkiye’deki parti sisteminin dönüşümünü, rekabetçi otoriterleşme dinamiklerini ve küresel ölçekte benzer örneklerle kurduğu ilişkileri tartışarak, yerelden ülke siyasetine uzanan kapsamlı bir okuma öneriyor.

Kitap, öncelikle araştırmanın kuramsal çerçevesini, yöntemini ve Esenyurt’un neden seçildiğini açıklayarak başlıyor. Ardından ilçenin tarihsel gelişimi, demografik yapısı, sosyoekonomik dönüşümü ve siyasal aktörleri incelenerek araştırmanın toplumsal zemini kuruluyor.

Sonraki bölümlerde AKP, CHP, İYİ Parti ve HDP ayrı ayrı ele alınıyor. Her parti; üyelerin siyasallaşma süreçleri, örgütsel yapı, aday belirleme yöntemleri, parti içi iletişim, seçmenle kurulan bağlar ve yerel toplumsal aktörlerle ilişkileri bakımından ayrıntılı biçimde değerlendiriliyor. Böylece partilerin yalnızca ideolojik farklılıkları değil, gündelik siyaset pratikleri ve örgütsel işleyişleri de karşılaştırmalı olarak görünür kılınıyor.

İzleyen bölümlerde Esenyurt’taki parti sisteminin genel özellikleri değerlendirilirken, araştırmanın bulguları daha geniş bir çerçeveye taşınıyor. Son bölüm ise popülizm, klientelizm, örgütsel benzeşme, rekabetçi otoriterleşme ve demokratik gerileme gibi kavramlar üzerinden Esenyurt deneyiminden hareketle Türkiye’nin siyasal rejim dönüşümüne ilişkin teorik çıkarımlar geliştiriyor.

Yazarlar, bu kitabın Türkiye’nin farklı bölgelerinde yürütülen uzun soluklu bir saha araştırmasının en önemli duraklarından biri olduğunu vurguluyor. Amaçları, Türkiye’de siyasal partilerin gündelik hayattaki gerçek işleyişini yerel aktörlerin deneyimlerinden hareketle ortaya koymak.

Esenyurt, Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal ve toplumsal dönüşümlerin en görünür örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. İlçenin benzer dinamiklerin yaşandığı pek çok gelişmekte olan ülkeyi anlamaya da katkı sağlayacak temsil gücüne sahip olduğu savunuluyor.

Toygar Sinan Baykan, Murat Somer — Partiler ve Patronlar: Esenyurt’ta Siyaset
• İletişim Yayınları
Siyaset • 384 sayfa • 2026

Kolektif – Türkiye Siyaseti (2025)

1980’lerden 2010’lara uzanan süreçte Türkiye siyasetine dair hâkim analizler, devlet-toplum, merkez-çevre, asker-sivil gibi ikiliklere dayalı bir bakış açısıyla şekilleniyor. Bu yaklaşım, muhalif bir söylem üretse de zamanla hegemonik bir konum kazanıyor. Siyasi tarih, büyük ölçüde devlet ve bürokrasi içi ilişkiler üzerinden okunuyor; burjuvazi dahil toplumsal aktörlerin devlet ve siyaset üzerindeki etkileri yok sayılıyor. Kapitalizmin sınıfsal boyutları ya da sosyo-politik güç dengeleri arka plana itilerek, liberal demokrasi nihai hedef olarak sunuluyor. Böylece, teorik ve olgusal açıdan sorunlu bir devlet-merkezci anlatı ortaya çıkıyor.

2000’lerden itibaren ise farklı kuramsal yaklaşımlarla beslenen eleştirel çalışmalar yeni bir yönelim geliştiriyor. Bu araştırmalar, Türkiye siyasetini sınıf, toplumsal cinsiyet, etnisite ve dini kimlik eksenlerinde çözümlüyor. Devletin ve siyasetin, toplumsal mücadelelerin ve güç ilişkilerinin sahnesi olduğu vurgulanıyor. Bu derleme, Türkiye siyasetini devlet-merkezli ve ikiliklere dayalı anlatılardan çıkararak sınıf, toplumsal cinsiyet, etnisite ve kimlik mücadeleleri üzerinden yeniden okuyor. Cumhuriyet’in yüz yılı aşan tarihinde işçiler, kadınlar, LGBTİ+ bireyler, Kürtler ve Aleviler gibi toplumsal kesimlerin siyasal özneliğini görünür kılıyor. Türkiye’nin hem içerideki güç dengeleri hem de küresel kapitalizmle ilişkileri bu yeni kuşak çalışmalar ışığında ele alınıyor.

Cumhuriyet’in yüz yılı aşan tarihini konu edinen derleme, dönemsel dinamiklere ve temel meselelere odaklanarak kapsamlı bir bilanço çıkarıyor. 1990’larda gelişen eleştirel birikimden faydalanmakla birlikte esas olarak son yıllarda sosyal bilimlerde ortaya çıkan bu yeni araştırma geleneğinin ışığında Türkiye’nin siyasal geçmişine ve bugününe bakıyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: İsmet Akça, Ahmet Demirel, Taha Baran, Y. Doğan Çetinkaya, Alexandros Lamprou, Ozan Kuyumcuoğlu, Cangül Örnek, Ayfer Genç Yılmaz, Mustafa Şener, Gencer Özcan, Ahmet Bekmen, Fulya Atacan, Evren Balta, Umut Bozkurt, Murat Somer, Özgür Sevgi Göral, Ayşegül Kars Kaynar, Özlem Kaygusuz, Yasemin Özgün, Eylem Özdemir, Levent Köker, Ulaş Bayraktar, Gülseren Adaklı.

  • Künye: Kolektif – Türkiye Siyaseti: Dönemler, Aktörler, Meseleler, derleyen: İsmet Akça, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, siyaset, 2025

 

Murat Somer – Milada Dönüş (2015)

Kürt sorununun çözümünün önündeki tarihsel engel ve ikilemler neler?

Bu sorunun yanıtını aramak için Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze uzanan Murat Somer’e göre üç temel ikilemle boğuşup durmaktayız.

Bunlar da, ayrılıkçılık potansiyelinin bertaraf edilememesi, siyasi elitlerin işbirliği eksikliği ve toplumu ortaklaştıracak bir kimliğin yokluğu.

Ulus, millet, ulus-devlet ve devlet-ulus kavramlarını irdeleyerek çalışmasına başlayan Somer,

  • Osmanlı modernleşmesi, yeni Türkiye’nin kuruluşu bağlamında Kürt sorununun neden doğduğunu,
  • 1990’larda değişen bağlamı,
  • 2000’li yıllardaki açılımların neden yeterince başarılı olmadığını,
  • Ve Kürt sorununun çözümündeki düşünsel zaafları, zengin bir bakışla tartışıyor.

Yalnızca sosyal bilim veya siyaset bilimi alanlarında çalışanların değil, Türklerle Kürtlerin ne yöne gittiklerini merak eden herkesin ilgisini çekecek olan ‘Milada Dönüş’ün, 2015 Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü’nü kazandığını da belirtelim.

  • Künye: Murat Somer – Milada Dönüş, Koç Üniversitesi Yayınları