Charles Gates – Antik Kentler (2021)

Antik Yakındoğu, Mısır, Yunan ve Roma dünyalarının kentlerini, ağırlıklı olarak fiziksel görünüm, kentsel biçim ve bu kentlerin kültürel ve tarihsel bağlamları üzerinden izleyen usta işi bir eser.

Charles Gates’in, şimdi dördüncü baskısına ulaşan kitabında kilit unsur da mimaridir.

Gates, antik kentleri, sokakları, meydanları ve bunların aralarındaki diğer alanları dolduran binalar, bunların kent planı içindeki düzenleri ve antik toplumlardaki işlevlerini derinlemesine ele alıyor.

Kitap böylece, uzun zaman önce yaşamış insanlarca inşa edilmiş bina ve nesnelerin Akdeniz havzası ve Yakındoğu’daki uzak atalarımızın yarattıkları ve içinde yaşadıkları kentsel ortamları anlamamıza nasıl yardımcı olabileceklerini gösteriyor.

Kentsel merkezlerin izini Yakındoğu’nun MÖ dokuzuncu ve altıncı binyıllarda ortaya çıkışlarından MS dördüncü yüzyılın başlarında paganlığın sonlarına dek süren yazar, bunları yaparken de, arkeoloji başta olmak üzere, sanat ve mimarlık tarihi, kentçilik, antropoloji, coğrafya, tarih, filoloji ve edebiyat araştırmaları gibi farklı alanlardan yararlanıyor.

  • Künye: Charles Gates – Antik Kentler: Antik Yakındoğu, Mısır, Yunan ve Roma’da Kentsel Yaşamın Arkeolojisi, çeviren: Barış Cezar, Koç Üniversitesi Yayınları, arkeoloji, 608 sayfa, 2021

Catherine Mayer – Cinsiyet Eşitliği Dünyayı Nasıl Kurtaracak (2019)

Kadınların her biri erkeklerce ve erkekler için biçimlendirilen bir dünyada yolunu bulmaya çalışıyor.

Başka bir deyişle, dünya, erkeklerin etrafında dönüyor.

Birkaç örnek:

  • Küresel bağlamda kadınlar erkeklerden daha az şeye sahipler ve genellikle en kötü ve en kötü denetlenen işlerde çalışarak erkeklerden daha az kazanıyorlar,
  • İnsan bakımı ve bedelsiz ev işlerinin aslan payını üstleniyorlar ve ayrımcılığa, tacize ve cinsel şiddete maruz kalıyorlar,
  • Pek çok araba modelinde yakın dönemlere kadar sadece erkek boyutlarında çarpma testi mankenleri kullanıldığı için kadın sürücüler kazalarda daha ağır yaralanma riski taşıyorlar,
  • Kimi ilaçlar kadınlarda işe yaramıyor çünkü hormonsal döngülerle uğraşmamak için erkek hayvanlarda test ediliyorlar,
  • İş yerlerinde termostatlar erkek metabolizmasına uygun sıcaklıklara ayarlı olduğu için kadınlar üşüyor…

Catherine Mayer bu kitabında, cinsiyet eşitliğinin aslında nasıl erkeklerin de lehine olduğunu açık bir biçimde ortaya koyuyor ve toplumsal cinsiyet açısından gerçek bir eşitliğin yaratılacağı bir dünyanın özünde herkesin menfaatine olacağını çarpıcı örnekler eşliğinde gösteriyor.

Mayer, girift teorik tartışmalar hiç girmeden, bugünün dünyasında eşitsizliğin bertaraf edileceği bir yaşamın olanakları üzerine düşünüyor.

  • Künye: Catherine Mayer – Cinsiyet Eşitliği Dünyayı Nasıl Kurtaracak, çeviri: Barış Cezar, İletişim Yayınları, feminizm, 360 sayfa, 2019

Senem Aydın-Düzgit – Türklük, Müslümanlık, Doğululuk (2015)

AB’nin Türkiye söylemlerinin, Avrupa kimliğinin söylemsel inşasını nasıl sağladığını tartışan bir kitap.

Avrupalı milletvekilleriyle yapılmış mülakatlara dayanan kitap, Türkiye’nin AB üyeliğine dair yürütülen ideolojik, ulusal ve kurumsal tartışmaların kapsamlı bir dökümü.

Kitap, temelde Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve üç Avrupa Birliği ülkesinin (Fransa, Almanya, İngiltere) Türkiye üzerine söylemlerini inceliyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Uluslararası ilişkilerde kimlik,
  • Türkiye’nin üyeliği bağlamında, genişleme politikası yoluyla Avrupa’nın inşası,
  • AB-Türkiye ilişkilerindeki başlıca meseleler,
  • Bir güvenlik topluluğu olarak Avrupa,
  • Medeniyetler çatışmasına deva olarak Türkiye,
  • Avrupa için potansiyel bir güvenlik tehdidi olarak Türkiye,
  • Demokratik değerlerin savunucusu olarak Avrupa,
  • Türkiye demokrasisindeki belli başlı sorunlar,
  • Türkiye ve bir siyasi proje olarak Avrupa,
  • Avrupa’nın kültürel homojenliğini seyrelten veya Avrupa’da kültürel çeşitliliğe katkı yapan bir ülke olarak Türkiye…

Künye: Senem Aydın-Düzgit – Türklük, Müslümanlık, Doğululuk: AB’nin Türkiye Söylemleri, çeviren: Barış Cezar, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 217 sayfa, 2015

Maude Barlow – Mavi Sözleşme (2009)

Maude Barlow, alt başlığı ‘Küresel Su Krizi ve Su Hakkı Mücadelesi’ olan ‘Mavi Sözleşme’de, okuru, büyük şirketlerin suyu bir metaya dönüştürme heveslerine karşı mücadele etmeye davet ediyor.

“Yaşamak için temiz suya erişim şarttır; su hakkını inkâr etmek yaşam hakkını inkâr etmektir.” diyen ve su mücadelesine katılan bir eylemci olan Barlow, suyun bir insan hakkı olarak kabul edilebilmesi için acil olarak harekete geçilmesi gerektiğini söylüyor.

Beşinci Dünya Su Forumu, yakın zamanda Türkiye’de yapıldı.

Büyük şirketlerin su üzerinde imtiyaz kurmaktaki hırslı ve pervasız çabalarını gözler önüne seren Barlow, anayasalarda suyun bir insan hakkı olarak güvence altına alınmasının zorunluluğunu anlatıyor.

  • Künye: Maude Barlow – Mavi Sözleşme, çeviren: Barış Cezar, Yordam Kitap, siyaset, 208 sayfa

Michael Fischer ve George Marcus – Kültürel Eleştiri Olarak Antropoloji (2018)

İlk baskısı 1986’da yapılmış bu önemli çalışma, geçmiş antropoloji çalışmalarının tarihsel bir eleştirisi ekseninde antropolojinin güncel durumunu netleştiriyor.

Bu analizi yaparken, kültürel antropolojiye başvuran, kitabın yazarları Michael Fischer ve George Marcus, antropoloji disiplininin geçmişte kaydettiği başarıları, karşı karşıya bulunduğu sorunları ve gelecekte nasıl bir yön alacağını tartışıyor.

Kitapta bu bağlamda,

  • İnsan bilimlerinde temsil krizi,
  • Etnografya ve yorumsal antropoloji,
  • Antropolojinin kültürel eleştiri olarak yurduna geri dönüşü,
  • Ve antropolojinin iki çağdaş kültürel eleştiri tekniği gibi dikkat çekici konular ele alınıyor.

Künye: Michael M. J. Fischer ve George E. Marcus – Kültürel Eleştiri Olarak Antropoloji: İnsan Bilimlerinde Deneysel Bir An, çeviren: Barış Cezar, Koç Üniversitesi Yayınları, antropoloji, 266 sayfa, 2018

Mike Wayne – Marksizm ve Medya Araştırmaları (2009)

Mike Wayne ‘Marksizm ve Medya Araştırmaları’nda, anahtar Marksist kavramlar aracılığıyla kapsamlı bir medya analizine girişiyor.

Yazar analizini yaparken, kimi bölümlerde internet, dijital teknoloji, televizyon, yazılı medya, sinema, belgesel ve Biri Bizi Gözetliyor türü programlar gibi, argümanlarını daha sağlam kılan çeşitli medya örneklerinden yararlanıyor.

Wayne’ın, bir medya tarihçesini vermekten özellikle imtina eden çalışmasının asıl özgünlüğünün, karşılıklı bir dinamik içinde, güncel medya uygulamalarının analizine Marksizmin kavramları çerçevesinden bakması ve aynı zamanda medyanın bu kavramlarla nasıl ilişki kurabildiğini göstermesidir diyebiliriz.

  • Künye: Mike Wayne – Marksizm ve Medya Araştırmaları, çeviren: Barış Cezar, Yordam Kitap, medya, 350 sayfa

Erving Goffman – Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu (2009)

Kanadalı sosyolog Erving Goffman ‘Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu’nda, toplumsal yaşamı

ev yaşamından sinai veya ticari yaşama uzanan geniş bir çerçevede irdeliyor.

Goffman, insanların üstlendiği farklı rollere ve bu rolleri pratiğe dökerken sergilediği “performanslara” odaklanıyor.

1950’lerde yazılmış olmasına rağmen, sosyal bilimlerdeki etkisini yitirmeyen çalışma, evde, işyerinde, resmi veya gayriresmi ortamlarda üstlenilen birbirinden farklı rollerle toplumsallığın nasıl oluştuğunu gösteriyor.

Yazar, sahnede belli bir karakteri canlandıran bireyin, başkalarına vermeye çalıştığı imajı çözüyor.

  • Künye: Erving Goffman – Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu, çeviren: Barış Cezar, Metis Yayınları, sosyoloji, 241 sayfa

Christopher Dole – Seküler Yaşam ve Şifacılık (2015)

Yakın zamanda Hacamatçılar Federasyonu’nun Türk Tabipler Birliği’nin (TTB), “Savaş bir halk sağlığı sorunudur,” açıklamasını protesto etmişti.

Bu değerli kitap ise, Türkiye’de dini şifacıların ve hastalarının, kentsel yoksulluk ortamında devlet ve İslam’ın dışında yeni gelecek imkânları arayışının analizi.

Uzun süreli alan araştırmalarına dayanarak bu çalışmayı ortaya koyan antropolog Christopher Dole, bu şifacılık biçimlerinin varlıklarını sürdürdükleri tarihsel, maddi ve söylemsel koşulları detaylıca ele alıyor.

  • Künye: Christopher Dole – Seküler Yaşam ve Şifacılık, çeviren: Barış Cezar, Metis Yayınları

Paul Magdalino – Ortaçağda İstanbul (2017)

Paul Magdalino, dünyanın önde gelen Bizans tarihçilerinden.

Magdalino’nun bu çalışması da, 6. ve 13. yüzyıllarda İstanbul’un geçirdiği dönüşümleri kayda alan çok önemli bir kitap.

Magdalino, Konstantinopolis’in nasıl olup da Hıristiyan Avrupa’sının en büyük kentine dönüştüğünü irdelerken, şehrin 6. yüzyıldan başlayarak nasıl sağlam bir altyapıya kavuşturulduğunu ve kentsel hayatın temel yapılarının nasıl güçlendirildiğini adım adım izliyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Erken dönem Hıristiyan megapolünün hayatta kalışı,
  • Şehrin istikrar öğeleri,
  • İulianus ve Sophia limanı,
  • Fırınlar,
  • Canlı hayvan ve et pazarları,
  • Hıristiyan binaları,
  • Hayır kurumları,
  • Dini kurumlar ve kamusal kent tesisleri,
  • Halk hamamları,
  • Noterlik büroları,
  • Orta eğitim kurumları,
  • Büyük Saray,
  • Ortaçağdan itibaren şehrin genişlemesi ve buradaki yeni biçimlenme,
  • İtalyan yerleşimlerinin başlangıcı,
  • Haliç ve İtalyan semtleri,
  • Akropol…

Yazılı kaynaklardan olduğu kadar arkeolojik bulgulardan da yararlanan çalışmanın, Konstantinopolis’in tarihi yarımadası ve çevresinde yaşanmış kentsel tecrübeleri derinlemesine izlemesiyle alan için çok önemli bir kaynak olduğunu söylemeliyiz.

  • Künye: Paul Magdalino – Ortaçağda İstanbul: Altıncı ve On Üçüncü Yüzyıllar Arasında Konstantinopolis’in Kentsel Gelişimi, çeviren: Barış Cezar, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 173 sayfa, 2017

 

 

 

 

 

Jon Elster – Ekşi Üzümler (2008)

Jon Elster, ‘Rasyonalitenin Altüst Edilmesi Üzerine Çalışmalar’ alt başlıklı ‘Ekşi Üzümler’de, insanların neden irrasyonel davranışlar sergilediklerine odaklanıyor.

Rasyonaliteye dair genel anlayışı, “Rasyonalite faile ne yapması gerektiğini söyler; fail başka türlü davranırsa o zaman irrasyoneldir,” cümlesiyle özetleyen Elster, bu düşüncenin çeşitli seçenekleri ayıklamanın ötesinde işe yaramadığını savunuyor.

İlk olarak verili rasyonel anlayışı sorgulayan yazar, tilkinin ulaşamadığı üzüme ekşi demesi örneğinde simgelendiği gibi, insanların irrasyonel davranışlar sergilerken her aşamada bunları nasıl mantığa büründürdüğünü adım adım açıklıyor.

Elster araştırmasını, mantık ile insan psikolojisi arasındaki çatışmaları merkeze alarak yapıyor.

  • Künye: Jon Elster – Ekşi Üzümler, çeviren: Barış Cezar, Metis Yayınları, inceleme, 224 sayfa