Arnaud Orain — El Konulan Dünya (2026)

Arnaud Orain ‘El Konulan Dünya’da, kapitalizmin tarihini, liberal ve “sonluluk kapitalizmi” olarak adlandırdığı iki farklı biçimin gerilimi üzerinden yeniden okuyor. Ona göre neoliberal küreselleşmenin sınırsız büyüme, serbest ticaret ve rekabet vaadi çözülürken dünya yeniden sınırlı ve ele geçirilmesi gereken bir alan olarak kavranıyor. “Sonluluk kapitalizmi” bu zihniyeti ifade ediyor: toprak, maden ve deniz gibi varlıkların tekelleştirilmesi ve bunlardan rant elde edilmesi hedefleniyor.

Orain bu yaklaşımın yalnızca geçmişte kalmış bir merkantilizm biçimi olmadığını savunuyor. Ona göre kapitalizmin tarihinde üç dönemde belirginleşen bir mantık bulunuyor: 16.-18. yüzyıllar, 1880-1945 arası ve 2010’dan günümüze uzanan dönem. Bu dönemleri birleştiren temel unsur, dünyanın “sonlu” olduğuna ilişkin kaygının siyasal davranışları şekillendirmesidir. Kaynakların ve pazarların sınırlı olduğu düşüncesi, aktörleri önce davranmaya, stoklamaya, kapatmaya ve stratejik varlıkları denetim altına almaya yöneltiyor.

İlk iki bölümde denizlerin kapatılması ve askerileştirilmesi ele alınıyor. Orain, okyanusların Avrupalı güçler tarafından keşfedilmesini coğrafi genişleme değil, sahiplenme ve rekabet süreci olarak değerlendiriyor. Deniz yolları ve ticaret alanları üzerindeki denetim, savaş donanmalarıyla ticaret filolarını birbirine bağlıyor. Böylece ticaret ile savaş arasındaki sınır bulanıklaşıyor ve denizler ekonomik ve askerî bir mücadele alanına dönüşüyor.

Üçüncü ve dördüncü bölümlerde kapitalizmin rekabetle özdeşleştirilmesine itiraz ediliyor. Sonluluk kapitalizminde amaç, piyasaya daha fazla aktör katmak değil, rakipleri dışarıda bırakarak ayrıcalıklı konum ve rant yaratmak. Tekeller, korumacı düzenlemeler, ayrıcalıklı anlaşmalar ve zor kullanma, serbest ticaretin yerini alabiliyor. Böylece kapitalizm ile piyasanın aynı şey olmadığı gösteriliyor.

Beşinci ve altıncı bölümler, tüccarların ve şirketlerin hükümranlık işlevleri üstlenmesine odaklanıyor. Büyük ticaret şirketleri, devletlerin desteğiyle topraklar, limanlar, kaynaklar ve ticaret ağları üzerinde denetim kuruyor. 1880-1945 döneminde emperyal rekabet yeniden güçlenirken, günümüzde lojistik ağları, enerji, kritik hammaddeler, deniz yolları ve dijital altyapılar stratejik değer kazanıyor.

Orain’in temel tezi, günümüzdeki gelişmelerin yeni olmadığı yönünde. İklim değişikliği, enerji dönüşümü ve kaynak kıtlığı, sonlu bir dünya duygusunu yeniden güçlendiriyor. ‘El Konulan Dünya’ (‘Le Monde Confisqué’), kapitalizmin kimi dönemlerde dünyayı kapatma, kaynakları tekelleştirme ve rakipleri dışlama eğilimini görünür kılıyor.

Arnaud Orain — El Konulan Dünya: Sonluluk Kapitalizmi Üzerine Deneme (16. – 21. Yüzyıllar)
Çeviren: Alp Tümertekin • İş Kültür Yayınları
Tarih • 272 sayfa • 2026