Slavoj Žižek, ‘Liberal Faşizmler’de (‘Liberal Fascisms’) siyasal krizi Trump’ın ikinci başkanlık dönemi üzerinden tartışıyor ve bu dönüşümü klasik faşizmin geri dönüşü olarak görmüyor. Ona göre ortaya çıkan yeni bileşim, devlet baskısını güçlendirirken piyasanın ve dijital oligarkların önünü açan “liberal faşizm” olarak beliriyor. Liberal özgürlük ile otoriter denetimin zıt değil, birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu savunuyor. Trump, Putin, Modi ve Avrupa’daki sağ hareketlerini bu dönüşümün görünümleri olarak ele alıyor.
Žižek ilk bölümde küresel keşmekeşin toplulukları ve ortak yaşam biçimlerini dönüştürdüğünü inceliyor. “De-kolonizasyon” tartışmalarında özgürleştirici taleplerin nasıl kimlikçi kapanmalara dönüştüğünü sorguluyor ve aklın kamusal kullanımını savunuyor. Meta olmaktan çıkarmanın ikircikliği üzerinden kapitalizmin emeği, arzuları ve bağları metalaştırdığını gösteriyor. Gazze bölümlerinde savaş ve barış söylemlerinin çelişkilerini ele alıyor; Filistinlilerin “Sumud” ile ifade edilen direnme iradesini öne çıkarıyor.
Kitabın merkezinde Trump’ın yükselişi yer alıyor. Žižek onu düzene duyulan öfkeyi örgütleyerek hegemonya kuran bir figür olarak okuyor. Gramscici Trump paradoksunda Trump’ın düzen karşıtı söylemle düzeni yeniden ürettiğini ve öfkeyi sağcı bir projeye bağladığını savunuyor. Sol ise halkın öfkesini küçümsediği, yerel bağları ihmal ettiği ölçüde toplumsal zeminini sağa bırakıyor. Žižek, radikal siyasetin bu öfkeyi yeniden sahiplenip özgürleştirici bir programa bağlaması gerektiğini vurguluyor. Mamdani örneğinde de bu ihtimali tartışıyor.
Žižek, kitabın Türkçe baskısına yazdığı önsözde teşhisi “dijital feodalizm” kavramıyla derinleştiriyor. Yapay zekâ, veri ve algoritmik iktidarın birkaç teknoloji tekelinde toplanmasının dijital efendiler yarattığını belirtiyor. Peter Thiel ve Palantir örneğinde liberal özgürlük ile otoriter denetimin birleştiğini gösteriyor: Devlet “totaliter” diye eleştirilirken şirketlerin iktidarı özgürlük adına savunuluyor. Yapay zekânın askerî kullanımı bu çelişkiyi somutlaştırıyor. “Bütün umudunuzdan vazgeçin” diyerek düzenin kendiliğinden düzeleceği beklentisinden vazgeçmeye çağırıyor. Žižek, solun sıfır noktasından başlayarak halkın öfkesini, özgürlük talebini ve kolektif eylem kapasitesini birleştirmesi gerektiğini söylüyor.
Slavoj Žižek — Liberal Faşizmler
Çeviren: Barış Özkul • İletişim Yayınları
Siyaset • 224 sayfa • 2026

