Flora Hajdarmataj Rizanaj – Yeni Medyada Gözetim ve Mahremiyetin Dönüşümü (2020)

Bugün bireysel gizliliğimizi, yani mahremiyetimizi yeteri kadar koruyup koruyamadığımız konusunda hepimiz kaygılıyız.

Nihayetinde teknolojinin dört bir taraftan ve gece gündüz demeden kuşattığı, buna mukabil eski mahremiyet anlayışlarının da yerle yeksan olduğu bir dünyada yaşıyoruz.

İşte Flora Hajdarmataj Rizanaj’ın bu değerli çalışması da, çağımıza özgü mahremiyet anlayışının dönüşümünü kayda alıyor ve gözetim kültürünün yeni medyada nasıl ve hangi biçimlerde yeniden üretildiğini ortaya koyuyor.

Kitap, bununla da yetinmeyerek gelecekte mahremiyetimizi bekleyen olası tehditler hakkında öngörülerde bulunuyor ve bunlara karşı nasıl bir strateji geliştirebileceğimizi tartışıyor.

  • Künye: Flora Hajdarmataj Rizanaj – Yeni Medyada Gözetim ve Mahremiyetin Dönüşümü, Gece Kitaplığı, medya, 226 sayfa, 2020

Eirik Løkke – Mahremiyet: Dijital Toplumda Özel Hayat (2018)

Birçok ütopik romana ve filme konu olmuş gözetleme toplumu, günümüzde gerçek haline mi geldi?

Bu şüphe, yeni değil, daha 2013’te, dünya çapında infial yaratan NSA sızıntısından hemen sonra The Guardian’da yayınlanan bir makalede dile getirilmişti.

Şurası bir gerçek ki, bugün mahremiyetin yok edildiğinin çok az insan farkında ve bunun yarattığı veya yaratması muhtemel sorunların çok az insan bilincinde.

Oysa, her şey bir yana, yalnızca bu kitap yayınlandıktan sonra ortaya çıkan Facebook kişisel veri skandalına baktığımızda dahi, kişisel verilerimizin kaydedildiğini ve bunların hem istihbarat örgütlerine hem ticari işletmelere ve hem de manipülasyon için kullanmaları amacıyla kimi siyasi kuruluşlara pazarlanıyor.

Peki, bunun önüne geçilmesi için hem bireylerin hem de yasa koyucuların üstüne düşen görevler nelerdir?

Eirik Løkke, özel yaşamımızın korunması için hangi yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu, faydalı teknolojileri ve hizmetleri öne çıkarıp zararlı olanlarını ortadan kaldıracak bir dengenin nasıl kurulabileceğini ve tabii, kişisel olarak mahremiyetimizi korumamız için neler yapmamız gerektiğini anlatıyor.

  • Künye: Eirik Løkke – Mahremiyet: Dijital Toplumda Özel Hayat, çeviren: Dilek Başak, Koç Üniversitesi Yayınları, sosyal medya, 160 sayfa, 2018

David Vincent – Mahremiyet: Kısa Bir Tarih (2017)

Son yıllarda, özellikle de sosyal ağların gündelik, hatta özel hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelişi, mahremiyetin ortadan kalktığına dair şikâyetlerin daha sık dillendirilmesini de beraberinde getirdi.

Bu nitelikli kitap ise, bugün açık bir tehdit altında olan mahremiyetin 14. yüzyıldan bugüne uzanan gelişimi ve yaşadığı muazzam dönüşümü konu ediniyor.

Yalnız kalmak bir haktır.

Peki, kendimizi neden gönüllü olarak ifşa ediyoruz?

Vincent, bu sorunun yanıtını ararken,

  • Ev hayatının dönüşümü,
  • Refah ve mülkiyet ilişkisi,
  • Ev tasarımının evrimi,
  • Şehirleşme,
  • Yüz yüze iletişim,
  • Dinsel inanç ve dinsel ritüeller,
  • Ve yeni teknolojiler gibi birçok konu ve kavram üzerinde yeniden ve derinlemesine düşünüyor.

“Mahremiyetin internetten önceki on yılları zamanın sisi içinde kaybolmuş gibi görünüyor,” diyen Vincent, çalışmasında mahremiyetin kapsamlı bir tarihçesini sunduğu gibi, aynı zamanda insanın, kültürün geçirdiği olağanüstü dönüşümü de kayda alıyor.

  • Künye: David Vincent – Mahremiyet: Kısa Bir Tarih, çeviren: Deniz Cumhur Başaraner, Epos Yayınları, 232 sayfa, 2017