Kolektif — Estetiğin Tarihi (2026)

‘Estetiğin Tarihi’, estetiği yalnızca sanat üzerine düşünmenin bir alanı olarak değil, insanın dünyayla kurduğu duyusal ve varoluşsal ilişkinin tarihsel ve felsefi bir incelemesi olarak yeniden konumlandırıyor. Ayşe Taşkent ve Gamze Keskin editörlüğünde hazırlanan bu çalışma, estetik düşüncenin Antikçağ’dan günümüze uzanan çok katmanlı serüvenini, kavramlar, filozoflar ve temalar etrafında bütünlüklü bir çerçevede ele alıyor.

Kitap, estetiğin kökenini duyum ve algı kavramlarına dayandırarak, Alexander Baumgarten ile bağımsız bir disiplin hâline gelen bu alanın aslında çok daha eski düşünsel tartışmalara uzandığını gösteriyor. Güzellik, yüce, temsil, beden, doğa ve hayal gücü gibi kavramlar, yalnızca teorik başlıklar olarak değil, farklı dönemlerin düşünsel ve kültürel bağlamları içinde anlam kazanan dinamik unsurlar olarak ele alınıyor.

Eserin temel yaklaşımı, estetik düşünceyi tek bir geleneğe indirgememek. Bu nedenle Platon’dan Jacques Rancière’e uzanan Batı felsefesi hattı kadar, İbn Rüşd ve İhvân-ı Safâ gibi isimlerle İslam düşüncesinin estetik birikimi de çalışmaya dahil ediliyor. Böylece estetik, farklı coğrafya ve geleneklerin katkısıyla çoğul bir düşünme alanı olarak yeniden kuruluyor.

Kitap, yalnızca filozofların ne söylediğini aktarmakla yetinmiyor; onların düşüncelerinin hangi koşullarda ortaya çıktığını ve nasıl şekillendiğini de sorguluyor. Bu yönüyle estetik tarihini, sabit bir anlatıdan ziyade eleştirel ve metodolojik bir problem alanı olarak ele alıyor. Aynı zamanda sanat eserlerini anlama, yorumlama ve estetik duyarlılığı geliştirme amacıyla teorik bilgi ile deneyim arasında bir köprü kuruyor.

Genel olarak eser, estetiği hem felsefi bir disiplin hem de yaşam pratiğinin merkezinde yer alan bir duyarlılık biçimi olarak düşünmeye çağırıyor; farklı düşünsel hatları bir araya getirerek estetik tarihine kapsamlı ve eleştirel bir bakış sunuyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: A. Onur Aktaş, Abdulkadir Coşkun, Abdullah Başaran, Ateş Uslu, Ayşe Taşkent, Berker Basmacı, Çiğdem Yazıcı, Derya Sakin Hanoğlu, Elis Şimşon, Emre Şan, Fatma Turgay, Gamze Keskin, Habip Türker, Hazal Gemicioğlu, M. Taha Tunç, Maya Mandalinci, Mehmet Barış Albayrak, Mehmet Şiray, Mert Erçetin, Merve Arlı Özekes, Muhammet Fatih Kılıç, Murat Tala, Oğuzcan Sever, Özge Ejder, Sena Aydın, Seniye Tilev, Serkan Denkçi, Umur Başdaş, Zeynep Talay Turner.

Kolektif — Estetiğin Tarihi
Editör: Ayşe Taşkent, Gamze Keskin • Akademim Yayıncılık
Felsefe • 860 sayfa • 2026

Kolektif – Tapınağın Dışında (2024)

Tapınak kendisini içeriye kapatan duvarlarla çevrilidir.

Bu duvarların yüksekliği içeride korunması beklenen kutsal bir özün ritüellerin ötesine taşan kirli bir alana bulaşmasını önlemek içindir.

Üniversite skolastik bir akademinin tapınağı haline geldiğinde, orada kural dışını düşünmek yasaktır.

Oysa elinizdeki derlemenin akademik ciddiyetin yüce sınırlarını çiğnemekle hiçbir sorunu yoktur.

Zaten ismi de buradan ileri gelir: Latince kökenli profane sıfatı (dindışı, seküler, kutsala saygısız vs.) profanum sözcüğünden türer.

Profanum ise kökensel olarak tapınağın önündeki yer, yani tapınağın dışı demektir.

‘Tapınağın Dışında’ uygarlığı iki yönden kuşatan yeme rejimlerinin değerlendirilmesiyle başlar; insanın uygarlaşma sürecinde bir tiksinti olarak tezahür eden kokuların izini sürerek; ölüme, baş sağlığına, kültürel ya da doğal, vahşi ya da uygar her türlü yaşamın sonuna varır.

Yaşam ile ölüm arasındaki bulanık ve sancılı bir süreci, bebeğini doğurduktan sonra kendisi de yeniden doğan annelerin çok katmanlı deneyimini katederek; bir kez daha yaşamın tam kalbine: sekse, hazza ve acıya, hazzın acılı, acının haz verici hallerine geri döner ve cinselliğin en büyük hapishanesi olarak kodlanan tek-eşli aşkın acımasız eleştirisiyle son bulur.

Hannibal Lecter ile Stoacılığı, Spinoza ile BDSM’i, Hegel ile ménage à trois’yı ya da diyalektiğin asık suratı ile lohusa kanından henüz arınmış bir annenin neşesini bir araya getiren bu düşünce denemelerinde filozofların metinlerinden itinayla kazımaya çalıştığı yüzlerinden arta kalan izler bulunur.

Peki ama şimdiye kadarki tüm ciddiyetin; skolastik olanın sınırları içerisine gizlice, el altından hapsedilmiş düşüncenin önünde hazır bulduğu meşru görevlerdeki ağırbaşlılık ve resmiyetin ötesine geçerek halihazırda kutsal, yakışıksız ve dokunulmaz bulunan her şeyle böylesi oyuncu bir cesaretle ilişkilenmeyi amaçlayan bu ‘felsefe’ ciddiyetsizlik mi demektir?

Hiç de değil. Tam aksine, Nietzsche’nin de dediği gibi: Belki de büyük ciddiyet ancak böyle başlayacak…

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Alev Özkazanç, Hüseyin Deniz Özcan, Maya Mandalinci, Mustafa Çağlar Atmaca, Nazile Kalaycı, Toros Güneş Esgün.

  • Künye: Kolektif – Tapınağın Dışında: Marjinal Konular Üzerine Felsefi Denemeler, derleyen: Hüseyin Deniz Özcan, Livera Yayınevi, felsefe, 184 sayfa, 2024