Markus Miessen – Katılım Kâbusu (2013)

  • KATILIM KÂBUSU, Markus Miessen, çeviren: Bülent Doğan, Metis Yayınları, siyaset, 204 sayfa

KATILIM

Markus Miessen ‘Katılım Kâbusu’nda, eşitlikçi bir toplumda herkesin sesinin eşit ağırlıkta olduğu kabulüne dayanan alışılagelmiş katılım modellerini eleştirel bir gözle değerlendiriyor. Bu katılım biçiminin siyasi meşruluk hevesiyle harekete geçirilen sahte bir katılım olduğunu belirten Miessen, herkesi kapsayan bir demokrasiden bazen ne pahasına olursa olsun kaçınmak gerektiğini söylüyor. İşbirliğine dayalı her türlü yapıda çatışmaların aşılmasının en nihayetinde ancak birinin sorumluluk almasıyla mümkün olduğunu belirten yazar, katılımı güçlendirmek adına, proaktif bir yurttaşlığın müdahale etme imkânlarını sorguluyor.

Defne Sandalcı – Ah! (2013)

  • AH!, Defne Sandalcı, Metis Yayınları, şiir, 76 sayfa

AH

‘Ah!’, feminist ve anarşist çizgideki yazılarıyla bilinen Defne Sandalcı’nın ilk kitabı. Kendisini tebrik ediyoruz. Sandalcı, buradaki kısa şiirsel metinlerinde çocukluğu, sevgiyi, kaybedilenlerin ruhumuz üzerindeki etkilerini konu ediniyor. ‘Kafes’ isimli şiirden bir alıntı: “şimdi sıralara yaslanır bu cılız kollarım. çocuğum ben, nereden / bileydim ‘Aaahh..!’? // akşam tırnaklarımla neremi çizsem beyaz izler bırakan tuzun / ve ahırların kokusu çıksın diye kurnada yıkardılar ova ova / kadınlar beni. // henüz suyun çarpıntısını ve beygirlerin kederini tanıyan / tiz kız beden sabun kokulu bembeyaz çarşafların arasında. (…)”

Duygu Türk – Öteki, Düşman, Olay (2013)

  • ÖTEKİ, DÜŞMAN, OLAY, Duygu Türk, Metis Yayınları, felsefe, 346 sayfa

 OTEKI

Duygu Türk, nitelikli incelemesi ‘Öteki, Düşman, Olay’da, önemli izler bırakmış Emmanuel Levinas, Carl Schmitt ve Alan Badiou’da etik ve siyaset ilişkisini irdeliyor. Etiğin ve siyasetin ne olduğunu, birbiriyle nasıl ilişkilenebileceğini ve bu ilişkiden ne tür sonuçlar çıkarsanabileceğini üç düşünürün bağlamlarına odaklanarak tartışan Türk, Levinas’ta etiğin, Schmitt’te de siyasetin öncelikli olmasından ötürü iki düşünürün etik ve siyaset bağlamında iki karşıt uca denk düştüğünü söylüyor. Yazara göre Badiou ise, etik ve siyasetten herhangi birine öncelik vermeden, iki kavramı da birlikte düşünme girişimini temsil ediyor.

Henry Bauchau – Çevre Yolu (2013)

  • ÇEVRE YOLU, Henry Bauchau, çeviren: Sosi Dolanoğlu, Metis Yayınları, roman, 212 sayfa

CEVRE

Belçikalı romancı Henry Bauchau ‘Çevre Yolu’nda, yaşlı anlatıcısının geçmişiyle ve bu geçmişin içinde önemli yer tutan Nazi zulmüyle yüzleşmesini hikâye ediyor. Roman, günümüz Paris’inde yaşayan yaşlı bir anlatıcının anımsamaları üzerine kurulmuş. Anlatıcı, bir hastane odasında kanser tedavisi gören ve durumu kritik olan gelini Paule’yi her gün ziyaret etmektedir. Bu sıkıntılı ziyaretlerinde anlatıcı, geçmişinin belli belirsiz anılarına doğru yol alır. Yaşlı adamın hikâyesinde kaybettiği eşi, Naziler tarafından katledilen bir direnişçi ve kahramanımızın bugününe yansıyan geçmişinin kimi önemli kırılma anları yer alır.

Bülent Diken – İsyan, Devrim, Eleştiri (2013)

  • İSYAN, DEVRİM, ELEŞTİRİ, Bülent Diken, çeviren: Can Evren, Metis Yayınları, siyaset, 267 sayfa

 ISYAN

Bülent Diken, başlangıç noktasını devrimin bir fikir olduğu düşüncesinin oluşturduğu elimizdeki kitabında, isyan, devrim ve eleştiri kavramlarını toplum paradoksunu ifade eden olaylar olarak ele alıyor. Bu kavramlara dair mevcut perspektiflerin bir haritasını çıkaran Diken, isyanın yeni değerler yaratmadaki rolünü; isyan kavramının yaşam, toplumsallık ve eleştirel düşünce ile bağlantısını; isyanın siyaset ve zamansallıkla ilişkisini; Badioucu anlamda bir “saf siyaset”in, isyanın siyaset ile nasıl ilişkileneceği sorusuna ne gibi yanıtlar verebileceğini; modern siyaset içinde sınıfın konumunu ve kitle siyasetini tartışıyor.

Guy Deutscher – Dilin Aynasından (2013)

  • DİLİN AYNASINDAN, Guy Deutscher, çeviren: Cemal Yardımcı, Metis Yayınları, dilbilim, 293 sayfa

 DILIN

Dilbilimci Guy Deutscher elimizdeki kitabında, dilin kültürle ilişkisini ayrıntılı bir analize tabi tutuyor. Deutscher, her geçen gün sayıları azalan yerel diller de dahil, dünyadan pek çok dili inceleyerek, dilin kültür tarafından mı biçimlendirildiği, yoksa doğadan mı devralındığı; dil ile düşünüş tarzı arasında ne gibi bağlantılar olduğu ve dilin düşünce üzerinde etkileri gibi tartışmaları, çalışmasının merkezine alıyor. Akıcı tarzıyla, dilbilimciler kadar, konuya vakıf olmayan okurlara da hitap eden kitap, dilin renk ve mekân algımız ile cinsiyet ayrımına dair fikirlerimizdeki belirleyiciliğini de araştırıyor.

Daniel Frampton – Filmozofi (2012)

  • FİLMOZOFİ, Daniel Frampton, çeviren: Cem Soydemir, Metis Yayınları, sinema, 341 sayfa

 FILMOZOFI

Daniel Frampton ‘Filmozofi’de, sinema ile gerçeklik arasındaki kavramsal bağı sorgulayarak, filmin benzersiz bir dünya, neredeyse geleceğin dünyasını sunduğu argümanını tartışıyor. Burada “Filmozofi” kavramını geliştiren Frampton’a göre, film bir tür düşünmedir ve Filmozofi’nin temel kavramlarından olan film-zihin de, filmin ampirik bir betimlenişi değil, bilakis filmin eylemlerinin ve kökenlerinin “kavramsal” olarak anlaşılmasıdır. Frampton bu kavramsal çerçeveden yola çıkarak, film felsefesinin ortaya koyduğu meselelere, film-zihin ve film-düşünme kavramlarının, özetle Filmozofi’nin bir açıklama getirebileceğini savunuyor.

Susan Buck-Morss – Hegel, Haiti ve Evrensel Tarih (2012)

  • HEGEL, HAİTİ VE EVRENSEL TARİH, Susan Buck-Morss, Metis Yayınları, inceleme, 172 sayfa

 HEGEL

Susan Buck-Morss, yayınlandığı günlerde önemli tartışmaları da ateşleyen elimizdeki makaleleri, tarih ile felsefe arasındaki sınırda duruyor. Yazar, kitabının ilk makalesi olan ‘Hegel ve Haiti’de, Haiti devrimini, Hegel’in “efendi-köle” diyalektiği bağlamında ele alıyor. Burada Avrupamerkezciliği eleştiren Buck-Morss’un tartışma yaratmasının en önemli nedenlerinden biri, Batı modernliğinin mirasını merkezinden edip modernliği evrensel bir yönelim olarak değerlendirmesiydi. Kitabın ‘Evrensel Tarih’ başlıklı ikinci makalesi ise, Buck-Morss’un, ilk makalesine getirilen eleştiri ve yorumlara verdiği yanıtlardan oluşuyor.

Patricia Fara – Bilim: Dört Bin Yıllık Bir Tarih (2012)

  • BİLİM: DÖRT BİN YILLIK BİR TARİH, Patricia Fara, çeviren: Aysun Babacan, Metis Yayınları, bilim tarihi, 508 sayfa

 

Britanyalı bilim tarihçisi Patricia Fara elimizdeki çalışmasında, bilimi kökenleri, etkileşimleri, çığır açan deneyleri, kurumları ve yasalarıyla değerlendiriyor. Fara’nın kitabını ilgi çekici kılan etkenlerden biri, biliminsanlarını dâhiler olarak tanımlayan anlayışı ve bilimsel iktidarı eleştirel bir perspektifle değerlendirmesi. Bilime damga vurmuş Avrupamerkezci yaklaşımı tartışan ve Çin ile İslam uygarlıklarının bilime katkılarını aydınlatan yazar, bilimin ve toplumun bir arada nasıl değiştiğine bakıyor ve bilimi küresel hale getiren mali çıkarları, imparatorluk hırslarını ve akademik girişimleri gözler önüne seriyor.

Franco “Bifo” Berardi – Ruh İşbaşında (2012)

Franco “Bifo” Berardi, “ruh”u maddeci bir yolla tartıştığı ‘Ruh İşbaşında’da, ruhun adım adım maruz kaldığı yabancılaşmayı araştırıyor.

Berardi bunu, 1960’lı yılların yabancılaşma ve bütünsellik gibi Hegelci kavramlarını, günümüzün biyopolitika ve arzunun psikopatolojileri gibi kavramlar çerçevesinden mukayese ederek yapıyor.

Yazar, bir yandan o dönemdeki felsefeyle emek kuramları arasındaki ilişkiyi tasvir ederken, öte yandan da Deleuze ve Guattari ile Baudrillard’ın düşüncelerinden hareketle, çalışma süreçlerinin ilerleyen bir biçimde zihinselleşmesini ve bunun ruhu iş süreçlerine tabi kılıp köleleştirişini araştırıyor.

  • Künye: Franco “Bifo” Berardi – Ruh İşbaşında, çeviren: Fırat Genç, Metis Yayınları, felsefe, 193 sayfa, 2012