Malcolm Bowie – Lacan (2020)

Jacques Lacan’ın temel kavramları ve felsefesi üzerine iyi bir çalışma arayanlar, bu kitabı muhakkak edinsin.

Malcolm Bowie, entelektüel bir şölen eşliğinde, Lacan’ın fikirlerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden biri olan Lacan, özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Fransız psikanalizinin en özgün ve en çok tartışılan figürlerinden biri olarak ortaya çıktı.

1950’lerin Paris entelektüel dirilişinin yol göstericisi olarak Freud’un çalışmalarını, dil üzerine yapısalcı kuramlar temelinde yeniden yorumlamak için çalışmaya başlayan Lacan, bu çalışmalar ışığında, dil ve arzu arasındaki ilişkinin ayrıntılı ve sistematik bir analizini geliştirerek, dilsel ve toplumsal açıdan insan öznesine odaklandı.

Bowie’nin kitabı da, Lacan’ın düşüncesini açıklamakla kalmıyor, aynı zamanda onun yaşadığı dönemi ve etkilerini serimliyor; Lacan’ın geleneksel kuramla giriştiği ayrıntılı kavganın bir değerlendirmesini sunuyor.

Bugün de tartışılan bir entelektüel figür olarak Batı düşünce sahnesindeki ağırlığını koruyan Lacan üzerine yayınlanmış özellikli monografilerden biri.

  • Künye: Malcolm Bowie – Lacan, çeviren: Vahide Şener, Alfa Yayınları, psikanaliz, 252 sayfa, 2020

Jacques Lacan – Yine / Hâlâ (2020)

Arzu ile bilgi edinme arasındaki ilişki bize neler söyler?

Jacques Lacan’ın ünlü seminerlerine dayanan ‘Yine/Hâlâ’, Aristoteles, Freud ve Marx gibi düşünürlerin fikirlerini tartışmaya açarak arzu ile bilgi arasındaki ilişkiyi tartışıyor.

Bunu yaparken matematikten felsefeye, dinden psikanalize ve bilime birçok disiplinden yararlanan o engin bilgi birikimiyle bizi yeniden şaşırtan Lacan, bu iki en temel insan dürtüsünü ve bununla bağlantılı olarak beden, cinsel ilişki, ruh ve aşk, erkekle karşıtlığı içinde kadın, öteki ve Tanrı gibi önemli tartışma konularını kendine has bakışıyla irdeliyor.

Lacan’ın metni, aşk, arzu ve bilgi bağlamında hem bilim hem felsefe hem de psikanalizle giriştiği hesaplaşmayla da öne çıkıyor.

  • Künye: Jacques Lacan – Yine / Hâlâ, çeviren: Murat Erşen, Metis Yayınları, psikanaliz, 192 sayfa, 2020

Nami Başer – Lacan (2010)

Nami Başer’in yazdığı ve yayına hazırladığı ‘Lacan’, psikanalizin en tartışılan isimlerinden biri olan Jacques Lacan’ın hayatına ve eserlerine odaklanıyor.

Lacan’ın yaşamı, yapıtları ve felsefesi, eserlerine dair tahliller, kendisine getirilen eleştiriler kitabın omurgasını oluşturuyor.

Lacan çetrefilli anlatımı nedeniyle genel olarak zor anlaşılan düşünürlerden.

Başer’in buradaki anlatımının, düşünürün teorisini ve argümanlarını daha anlaşılabilir kıldığını belirtmekte fayda var.

Bu derli toplu kitap, farklı Freud okumalarıyla psikanalizi yeniden temellendiren, verdiği seminerlerle psikanalizin mevcut algılarını ve sınırlarını zorlayan Lacan’ı, farklı bir okumaya tabi tutuyor.

  • Künye: Nami Başer – Lacan, Say Yayıncılık, psikanaliz, 208 sayfa

Mutluhan İzmir – Öznenin Diyalektiği (2019)

Mutluhan İzmir’in  Hegel, Sartre ve Lacan’ı diyaloga soktuğu ‘Öznenin Diyalektiği’, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

İzmir’in çalışmasında, özne kavramının felsefede ve psikanalizde nasıl gelişim gösterdiğini enine boyuna irdeleniyor.

Sahnedeki oyuncunun ego olduğunu belirten İzmir, oyun yazarının ve ışıkları yönetenin de “öteki” olduğunu söylüyor.

Fakat yazara göre, “ego” da “öteki” de öznenin yapısının içinde yer alır ve özne doğal olarak bu unsurları içeren diyalektik bir bütündür.

Yazar bu bağlamda Hegel, Sartre, Freud ve Lacan’ın düşüncelerinde özne kuramında kendilik konusunun nasıl ele alındığını irdeliyor.

Çalışma özellikle şu soruların yanıtlarını arayanlar için önemli değerlendirmeler barındırıyor.

  • Özne kuramında bilinçle bilinçdışı nasıl bir bütüne işaret eder?
  • Öznenin “Öteki”yle kurduğu diyalektik ilişki nedir?
  • “Öteki” özne yapısının içinde nasıl işler?
  • “Öteki” ve ego birbirini nasıl etkiler?
  • Farklı ego görünümlerinin birbirlerine entegre edilip edilmemesi neden sağlıklı bir kişiliğin olmazsa olmazıdır?

Künye: Mutluhan İzmir – Öznenin Diyalektiği: Hegel, Sartre ve Lacan, İmge Kitabevi, felsefe, 501 sayfa, 2019

Kolektif – Çağdaş Fransız Felsefesi (2019)

Çağdaş Fransız felsefesi hakkında iyi bir derleme.

Kitabı benzer türdeki çalışmalardan ayıran en önemli husus, hem konuyu çok daha geniş bir kapsamda irdelemesi hem de aynı zamanda bir felsefe tarihi çalışması olarak tasarlanması.

Kitapta, Paul Janet, Henri Bergson, Gabriel Marcel, Jacques Lacan, Jean-Paul Sartre, Emmanuel Levinas, Albert Camus, Paul Ricoeur, Gilles Deleuze, Michel Foucault, Jacques Derrida, Alain Badiou ve Jacques Rancière üzerine makaleler yer alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Ülker Öktem, Ali Osman Gündoğan, Emrah Akdeniz, Faezeh Abedkouhi Akdeniz, Ogün Ürek, Cevriye Demir Güneş, Feyza Şule Güngör, Eren Rızvanoğlu, Kasım Küçükalp, Ufuk Bircan, Banu Alan Sümer, Murat Erşen ve Fatma Erkek.

Kitabı, çağdaş Fransız felsefesinin önde gelen aktörleri üzerine pratik bir çalışma arayanlara tavsiye ediyoruz.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Fransız Felsefesi, editör: Işıl Bayar Bravo, Hamdi Bravo ve Banu Alan, Phoenix Yayınları, felsefe, 392 sayfa, 2019

Alain Badiou – Fransız Felsefesinin Macerası (2015)

Alan Badiou’dan, bugün artık başlı başına bir felsefe okulu olmuş Fransız felsefesinin 1960’lardan günümüze öznel bir dökümünü sunuyor.

Bu dönemin Fransız felsefesinin tefekkür ve bilgeliğin yerine eylemi tercih etmeyi önerdiğini söyleyen Badiou, Sartre’dan Deleuze’a, Lacan’dan Foucault’ya birçok filozofu derinlikli bir okumaya tabi tutuyor.

Badiou, bunu yaparken 1960’lardan 1980’lere, oradan 1990’ların ortalarına uzanıyor ve Avrupa felsefesine yön vermiş bu isimlerin hem felsefi söylemlerini eleştirel bir bakışla analiz ediyor hem de bu isimlerin kendisindeki karşılıkları üzerine yoğun bir şekilde düşünüyor.

Badiou’nun burada tartıştığı düşünürlerin tam listesi:

Jean-Paul Sartre, Paul Ricœur, Georges Canguilhem, Louis Althusser, Jacques Lacan, Michel Foucault, Gilles Deleuze, Jacques Derrida ve Jacques Rancière.

  • Künye: Alain Badiou – Fransız Felsefesinin Macerası:1960’lardan Günümüze, çeviren: P. Burcu Yalım, Metis Yayınları, felsefe, 176 sayfa, 2015

Jacob Rogozinski – Ben ve Ten (2018)

Ben dışsal gerçeklik tarafından üretilen bir yanılsama mıdır?

Önde gelen çağdaş Fransız düşünürlerinden Jacob Rogozinski’nin bu kitabı, “ben” konusuna geniş bir çerçeveden bakmasıyla önemli.

Rogozinski kitabına, iki ego katili olarak tanımladığı Heidegger ve Lacan’ın düşüncelerini irdeleyerek başlıyor ve oradan da Descartes, Husserl, Merleau-Ponty ve Artaud’un fikirlerine uzanarak ben ile ben-olmayan arasındaki farkı çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Yazar bunu yaparken de, fenomenolojinin ve psikanalizin zengin mirasından olabildiğince yararlanıyor, ayrıca yaşam, ölüm, aşk ve nefret gibi varoluşun temel sorularıyla sıkı bir yüzleşmeye girişiyor.

Kitaptan alıntı:

“Yaşamın benim yaşamım olmaktan çıktığı ve kolektif bir antiteye aktarılmak üzere egonun içkinliğinden koparıldığı andan itibaren faşizmi uzaklarda aramamıza gerek kalmaz.”

“Direnmek bir ben’in değil, bir biz’in işidir: Bir halkın, bir sınıfın ya da diyelim ki bir çokluğun işidir.”

  • Künye: Jacob Rogozinski – Ben ve Ten: Ego-Analize Giriş, çeviren: Melis Aktaş, Pinhan Yayıncılık, psikoloji, 392 sayfa, 2018