Karyl McBride – Çarpık Sevgi (2024)

‘Boş Ayna’ ve ‘Senden Kurtuluş Yok mu?’ ile Türkiye dahil birçok ülkede geniş bir okuyucu kitlesine erişen Karyl McBride, ‘Çarpık Sevgi’ ile narsistler tarafından yetiştirilenlerin hikayesine yüzünü dönüyor.

Narsist ebeveynlerin kurduğu aile yapılarının oluşumundan, böyle ailelerde yetişmenin yaralarını sarmaya kadar geniş bir kapsamla okuyucusunun karşısına çıkıyor.

Lisanslı bir aile terapisti olarak belki de en iyi bildiği şeyi yaparak narsisizmle bozulmuş çarpık sevgilerin anatomisini çıkarıyor, bu acı mirastan kurtuluş yolu vadediyor.

  • Künye: Karyl McBride – Çarpık Sevgi: Ebeveyn Narsisizminin Zararlı Etkilerinden Kurtulmak ve İyileşmek, çeviren: Nalan Uysal, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 361 sayfa, 2024

Rory O’Connor – Karanlık Çöktüğünde (2023)

Kendini trenin önüne atan insanların düşüncesizlikle suçlandığı, biri canına kıydığında “ne gerek vardı”ların havada uçuştuğu bir dünyada intiharın ne olduğunu ve ne olmadığını kavramak hayati önem taşıyor.

‘Karanlık Çöktüğünde’, yıllar süren araştırmaların ve klinik tecrübelerin toplamı niteliğinde bir eser.

Psikolog Rory O’Connor, intiharın etrafında örülü gizem kabuğunu kırarak, bir insanı bu trajik sona iten tüm faktörleri çarpıcı bir dürüstlük ve içtenlikle masaya yatırıyor.

Yakınlarını intihara kurban vermiş insanlara el uzatarak onlara şefkat ve içtenlik dolu bir yol haritası öneriyor.

Yıllarını intiharı soruşturarak geçirmiş, onunla kişisel olarak da sınanmış birinden, anlayışlı, ustalıklı, ümit dolu bir eser.

İnsanın olduğu yerde umudun asla tükenmeyeceğinin bir hatırlatıcısı niteliğinde.

  • Künye: Rory O’Connor – Karanlık Çöktüğünde: İnsanlar Neden İntihar Eder ve Bunu Önlemek İçin Ne Yapabiliriz?, çeviren: Ayşe Nalan Uysal, Okuyanus Yayınları, psikoloji, 376 sayfa, 2023

Matthew Williams – Nefretin Bilimi (2023)

Dünya çapında bir kriminoloğun gözünden önyargı ve nefretin çarpıcı hikayesi.

Irk, din, cinsel yönelim, etnik köken ve engellilik gibi ayrımcılık kaynaklı şiddet ve suçların bilimine yıllarını veren Matthew Williams, git gide çığırından çıkan ve insanlığın ufkunu kara bulutlarla kaplayan bir meseleyi tüm detaylarıyla masaya yatırıyor.

  • İnsanlar neden kendileri gibi olmayanlardan nefret ederler?
  • İnternetteki nefret dili gerçek hayatı da etkiliyor mu?
  • Nefret suçlarının hiç olmadığı kadar arttığı bir dünyada neler yapılabilir?
  • Masum görünen bir önyargıyı ateşli bir nefrete dönüştüren faktörler nelerdir?
  • Nefret, beynimizin ‘doğasında’ mı vardır?

Hepsi ve daha fazlası, yirmi yılı aşkın bir çalışmanın ürünü olan ‘Nefretin Bilimi’nde.

Kitap nefreti nörolojik, psikolojik, tarihsel ve sosyolojik perspektiflerden irdelemesiyle önemli.

  • Künye: Matthew Williams – Nefretin Bilimi: Zararsız Görünen Önyargılar Nasıl Nefret Suçuna Dönüşür, çeviren: Nalan Uysal, Okuyanus Yayınları, inceleme, 416 sayfa, 2023

Roy Richard Grinker – Kimse Normal Değil (2021)

Yüzyıllar boyunca bilim insanları ve toplum akıl sağlı konusunda ahlaki yargılarda bulundu.

Antropolog Roy Richard Grinker de, 18. yüzyıldan bugüne uzanarak akıl hastalığı damgasına karşı verilen mücadeleyi izliyor.

Kitap, tarih boyunca akıl hastalığına karşı gelişen tutumların ve damgalanmayı sona erdirme mücadelesinin şefkatli ve büyüleyici bir incelemesi olarak okunabilir.

‘Kimse Normal Değil’de Grinker, on sekizinci yüzyıldan Amerika’nın büyük savaşlarına ve günümüzün yüksek teknoloji ekonomisine kadar akıl hastalığı damgasına karşı mücadeledeki ilerlemeyi ve gerilemeleri anlatıyor.

Damgalanmanın kültürel tarihle açıklanabilecek, akıl hastalığını tanımladığımız anda başlayan, toplumdan öğrendiğimiz ve nihayetinde değişme gücüne sahip olduğumuz, sosyal bir süreç olduğunu savunuyor.

Utanç ve gizliliğin mirası bugün hâlâ bizimle olsa da Grinker, akıl hastalarının marjinalleştirilmesine son vermenin eşiğinde olduğumuzu yazıyor.

Yirmi birinci yüzyılda, akıl hastalıkları hızla insan çeşitliliğinin daha kabul gören ve görünür bir parçası haline geliyor.

Grinker, kitabı büyükbabasının Sigmund Freud ile yaptığı analiz, kendi kızının otizm deneyimi ve nöroçeşitlilik üzerine yaptığı araştırmayla sonuçlanan da dahil olmak üzere, ailesinin psikiyatriye dahil olduğu dört neslin kişisel tarihiyle besliyor.

Afrika ve Asya’daki en son bilim, tarihi arşivler ve kültürlerarası araştırmalardan yararlanan Grinker, nöroçeşitliliğe kültürel tepkimizin kökenlerini ve farklılıklarını keşfetmek için hepimizi uluslararası bir yolculuğa çıkarıyor.

Akıl hastalığı etrafında damgalanmanın nasıl birleştiğini araştıran ve depresif veya psikotik hastaların aşağılanma duygusunun verdiği kümülatif zararı değerlendiren ‘Kimse Normal Değil’, akıl hastalığını nasıl dönüştürdüğümüzü açıklıyor ve damgalanmanın gölgesini sona erdirmek için bir yol sunuyor.

  • Künye: Roy Richard Grinker – Kimse Normal Değil: Zihinsel Rahatsızlıkları Damgalayan Kültür, çeviren: Nalan Uysal, Okuyan Us Yayınları, antropoloji, 492 sayfa, 2021