Kolektif – Yüzüncü Yılında Türkiye (2023)

Alanında uzman birçok ismin emeğiyle meydana gelen bu kitap, yüzüncü yılına gelen Türkiye Cumhuriyeti’nin hem geçmişine hem bugününe odaklanıyor.

Bu doğrultuda Levent Ürer ve Davut Taş, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyete vatandaşlık kavramını çözümlerken Anıl Mühürdaroğlu, Türkiye’de disiplin olarak sosyolojinin modernleşme perspektifiyle geçirdiği safhaları inceliyor.

Mustafa Budak, Erken Cumhuriyet dönemi tarih ders kitaplarında Osmanlı ve İslam algısının seyri üzerinde duruyor.

Namık Sinan Turan ve Bilen Işıktaş, müziğin ulusal inşa sürecindeki önemini vurguluyor.

Can Kakışım, sol siyasal düşünce geleneğinin Türkiye’deki seyrini sorgularken Serap Yolcu Yavuz ve Miraçhan Yılmaz da Atatürkçülüğün dönem içindeki seyrini Gramsciyen teori çerçevesinde sorguluyor.

Sedef Zeyrekli Yaş, 1960-2019 arası yapılan seçimleri analitik bir bakış açısıyla değerlendiriyor.

Göktürk Tüysüzoğlu, Türkiye’de Avrasyacı düşüncenin dış politikadan iç siyasete uzanan tarihsel seyrine odaklanırken Cenk Özgen ise 15 Temmuz askeri darbe girişiminin Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinde kurumsal dönüşüm noktasında yarattığı etkilerine odaklanıyor.

Yeliz Yazan Koç, Türkiye’de son zamanların en tartışmalı konularından biri olan kadın cinayetlerinin hukuksal olarak geçirdiği süreci toplu bir bakış açısıyla ortaya koyuyor.

Son olarak Gizem Bilgin Aytaç, Türkiye’de hala gelişmekte olan kadın hareketini feminist bakış açısıyla tartışıyor.

  • Künye: Kolektif – Yüzüncü Yılında Türkiye: Tarih, Toplum, Siyaset, editör: Serap Yolcu Yavuz, Ünsal Yavuz, Paradigma Akademi Yayınları, inceleme, 368 sayfa, 2023

Namık Sinan Turan – Portede Saklı Tarih (2022)

Portede saklı olup ortaya çıkarılmayı bekleyen müzik evrensel bir dil olarak görülür.

Toplumları, kültürleri, coğrafyaları bağlayıp, iletişim sağlar.

Seslerden örülü müzikal köprüde politik ve kültürel boyutlar iç içedir.

Sosyopolitik bir mücadele alanı olarak yaklaşıldığında müzik, imparatorluk ya da ulus devlet kurgularının kültürel yönelimlerinde kimi zaman kışkırtıcı, kimi zaman telkin edici potansiyeliyle yer alır.

Bireysel ya da toplumsal açılardan bakıldığında müziğin insanı diğer hiçbir sanat dalının yapamayacağı kadar belli bir düşünce etrafında birleştirebilecek mesajları iletebilme özelliği, ona estetik bir beğeni olmanın ötesinde ardında gizli toplumsal süreçleri anlamaya yönelik bir uğraş niteliği kazandırır.

Söz konusu özelliği müziği disiplinlerarası çalışmalarda sıra dışı bir araç hâline dönüştürür.

Namık Sinan Turan’ın ‘Portede Saklı Tarih’ çalışması, asıl alanı siyasî tarih olan bir akademisyenin kaleminden müziği toplumsal tarih merceğiyle incelemeye yönelik bir girişimin sonucu.

Burada yazar, yüzyıllar içinde yaşanan siyasal ve kültürel değişimlere eşlik eden müziğin toplumsal arka planına ışık tutuyor.

Uzun bir tarihsel kesit içinde geniş bir coğrafyada, farklı kültürel dokularda üretilen müziğin sosyopolitik etki alanını değerlendiriliyor.

Osmanlı dünyasında müziğin üretim süreci ve aktörleri, modernleşmenin Osmanlı/Türk müzik geleneğinde yol açtığı dönüşümler, gelenek ve modern arasında biçimlenen müzik yaşamının toplumsal analizi, oryantalizm ve müzikal temsilleri, operanın emperyal bir tahakküm aracı olarak kullanımı gibi konular kitapta ayrıntılı biçimde incelenen baslıklar arasında yer alıyor.

Kitaptaki anlatıya besteciler, icracılar, müziğin icrasının gerçekleştiği kurumlar ve himaye merkezleri kadar dönemin siyasî elitleri ve kültür politikalarını yönlendirenler de eşlik ediyor.

Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e ve modern Ortadoğu’ya uzanan gelişmelerin müzik üzerindeki çarpıcı sonuçlarının incelendiği kitapta müzik ve toplum arasındaki karmaşık ilişkiler ağı analiz ediliyor.

Böylece okurlara coğrafyalar ve kültürler arasında müzik-toplum ilişkisinin farklı ve çoğu zaman göz ardı edilen yönleri üzerine düşünme olanağı sağlıyor.

  • Künye: Namık Sinan Turan – Portede Saklı Tarih, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, müzik, 498 sayfa, 2022

Namık Sinan Turan – Hilafet: Erken İslâm Tarihinden Osmanlı’nın Son Yüzyılına (2017)

Osmanlı İmparatorluğu, hilafeti 1517’de devralmış ve Cumhuriyet döneminde bu kurum, 1924’te tümüyle kaldırılana kadar farklı yorum ve boyutlarla varlık göstermişti.

Namık Sinan Turan’ın elimizdeki kapsamlı çalışması ise, hem hilafetin tarihsel rolünü hem bizdeki hem de farklı kültürdeki anlamlarını kapsamlı bir şekilde irdelemesiyle önemli.

Kitap,

  • Siyasal bir kurum olarak hilafetin gelişimi,
  • Merkezi hilafetin kuruluşu,
  • İlk dört halife dönemi ve İslam toplumu,
  • İlk dönem hilafet kurumunun yapısal niteliği,
  • Emevi hilafeti ve gelenekten ilk kopuş,
  • Abbasi idaresinde merkezi hilafet anlayışının değişimi,
  • Siyasal teorinin hilafet yorumu,
  • Ve iktidar kurumu içinde hilafetin sembolik yüzü gibi konular irdeleniyor.

Çalışmanın önemli bir kısmı da İslam dünyasında yeni bir siyasal güç olarak yükselen Osmanlı’yı ve onların hilafeti devralışını inceliyor.

Burada da,

  • Osmanlı hilafetinin ideolojik temelleri,
  • Osmanlı’da padişahlık kurumu ve hilafet,
  • Klasik dönem Osmanlı hilafetinin dayanağı olarak gaza ideali,
  • Osmanlı hilafetinin sembolik ve siyasal yansımaları,
  • Abdülhamid döneminde hilafetin değişen anlamı,
  • Abdülhamid’in hilafet anlayışının biçimlenişinde Ahmed Cevdet Paşa’nın etkisi,
  • Hilafet üzerinde Osmanlı-İngiliz mücadelesi,
  • Ve II. Abdülhamid döneminde hilafete karşı gelişen muhalefet gibi önemli konular tartışılıyor.

Künye: Namık Sinan Turan – Hilafet: Erken İslâm Tarihinden Osmanlı’nın Son Yüzyılına, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 611 sayfa

Namık Sinan Turan – İmparatorluk ve Diplomasi (2014)

Namık Sinan Turan, Avrupa’da yaşanan Rönesans sürecinden sonra gelişen yeni diplomasi anlayışı karşısında Osmanlı İmparatorluğu’nun nasıl bir tavır geliştirdiğinden başlayarak Osmanlı’nın diplomasi yaklaşımının gelişimini araştırıyor.

Yazar kitabına, Osmanlı’nın kuruluş yıllarında Bizans, Balkan ve Akdeniz devletleriyle diplomatik ilişkilerini analiz ederek başlıyor.

Çalışmanın devamında ise, Osmanlı-Avrupa ilişkilerinin tarihsel gelişimi, Rönesans’la birlikte Avrupa’da yeni bir diplomatik düzenin kuruluşu ve Osmanlı’nın buna karşı tutumu, Osmanlı’nın modernleşme süreci ve kriz dönemlerindeki diplomasi uygulamaları gibi konular irdeleniyor.

  • Künye: Namık Sinan Turan – İmparatorluk ve Diplomasi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 568 sayfa