Tolga Şirin – Meclis Hükümeti (2023)

Meclis hükümeti 1793’te Jakobenlerin, 1918’de Bolşeviklerin ve 1921’de Kemalistlerin kabul ettiği siyasal rejimin adı.

Jean-Jacques Rousseau ve Karl Marx’ın teorilerinde ve sırasıyla Maximilien Robespierre ve Vladimir İlyiç Lenin’in pratiklerinde karşılık bulan bu modelin, Atatürk Türkiye’sinde de kendine özgü bir yansıması olmuştu.

Bu devrimci model, günümüzdeki anayasa tartışmalarında nadiren gündeme geliyor veya kimilerince olumsuz sıfatlarla anılıyor.

Anayasa Hukukçusu Tolga Şirin, bu kitabında, adı geçen filozofların anayasa teorilerini karşılaştırmalı olarak ele alıyor; Fransız, Rus ve Türk devrimlerinin neden bu modeli tercih ettiklerini analiz ediyor ve bir bakıma bu siyasal rejime sahip çıkıyor.

Meclis Hükümeti’nin, kuvvetlerin yürütmede birleştiği modellerden neden farklı ele alınması gerektiğini akıcı bir dille anlatan yazar, çalışmasını Bonapartizm ile Jakobenizmin bir tutulamayacağı belirlemesiyle tamamlıyor.

Günümüzdeki pek çok tartışmaya da eleştirel bir projeksiyon tutan eser, sadece hukukçulara değil; siyaset bilimi, tarih ve felsefe gibi farklı alanlarla ilgilenen okurlara da hitap ediyor.

  • Künye: Tolga Şirin – Meclis Hükümeti: Rousseau’dan Marx’a, Lenin’den Atatürk’e Bir Ortak Kesen, On İki Levha Yayınları, hukuk, 200 sayfa, 2023

Adam Ferguson – Ahlak Felsefesi Kurumları (2022)

Pozitif hukukun liberal temelleri hakkında arşivlik bir eser.

İskoç Aydınlanması’nın önde gelen düşünürlerinden Adam Ferguson’un, ahlak felsefesi derslerinden oluşuyor.

Çalışmalarıyla İskoç düşünce hayatına önemli katkılar sunan ve kendinden sonra gelen birçok düşünürü etkileyen Ferguson’ın çeviriye konu olan eseri ‘Institutes of Moral Philosophy’, düşünürün Edinburgh Üniversitesinde verdiği ahlak felsefesi dersleri için hazırlamış olduğu ders notlarından oluşuyor.

Eser; Fransızca, Almanca, Rusça başta olmak üzere birçok dile çevrilmiş, dünyanın çeşitli üniversitelerinde okutulmuştur.

Düşünürün eşine az rastlanır şekilde teolojiyi de kapsayan düşünsel çerçevesi, John Austin’in analitik pozitivizmine uzanan çizginin hareket noktasını oluşturmuş olduğu kanaatini uyandırıyor.

Eser, pozitif hukukun liberal temellerinin öğrenilmesi açısından değer taşıyor.

  • Künye: Adam Ferguson – Ahlak Felsefesi Kurumları (Pozitif Hukukun Liberal Temelleri), çeviren: Caner Birdal, On İki Levha Yayıncılık, hukuk, 175 sayfa, 2022

Nagehan Gürbüz Ersoy – Çoğunluğun Tiranlığı (2021)

Deneyimle sabittir: Çoğunluğun yönetimi, özellikle gelişmemiş coğrafyalarda bulduğu ilk fırsatta çoğunluğun tiranlığına dönüşebilir.

Nagehan Gürbüz Ersoy, çoğunluğun tiranlığını tarihsel ve eleştirel bir bakışla analiz ediyor.

Demokrasi çoğunluk yönetiminden mi ibarettir?

Demokrasilerde meşruiyetin yegane kaynağı çoğunluk iradesi mi olmalıdır?

Çoğunluk sırf çoğunluk olduğu için her zaman doğru kararlar mı alır?

‘Çoğunluğun Tiranlığı’, bir yandan bu sorulara yanıt ararken diğer yandan da mutlak, sınırsız bir çoğunluk yönetiminin eleştirisi niteliğindeki çoğunluğun tiranlığı savını felsefi, teorik ve hukuki yönlerden inceliyor.

Kitapta,

  • Çoğunluğun tiranlığının olağan şüphelisi olarak Rousseau,
  • Çoğunluğun tiranlığını kavramsallaştıran düşünür olarak Tocqueville,
  • Amerika’da çoğunluğun tiranlığını önleyen ve yumuşatan koşullar,
  • Bireyciliğe ve çoğunluğun tiranlığına karşı örgütlenme özgürlüğü,
  • Demokratik despotizm,
  • Faydacı teori ve çoğunluğun tiranlığı,
  • Bentham’ın fayda ilkesi ve çoğunluğun tiranlığı,
  • Çoğunluğun tiranlığının panzehri olarak anayasacılık,
  • James Madison ve çoğunluğun tiranlığının hukuki boyutu,
  • Ve çoğunluğun tiranlığına karşı bir çözüm olarak Dworkin’in ortaklık demokrasisi yaklaşımı gibi ilgi çekici konular tartışılıyor.

Künye: Nagehan Gürbüz Ersoy – Çoğunluğun Tiranlığı, On İki Levha Yayınları, hukuk, 234 sayfa, 2021

Dolunay Çörek – Axel Honneth’in Toplum Felsefesinde Tanınma ve Özgürlük (2021)

Kişisel ve toplumsal hayatımız gerçekten bir tanınma mücadelesi üzerine mi kuruludur?

Dolunay Çörek, Hegel’in etik yaşam düşüncesiyle Honneth’in demokratik etik yaşam fikri arasındaki ilişkiyi çözümlüyor.

Çalışma, çağdaş Alman düşünür Honneth’in tanınma ve özgürlük kavramları arasındaki ilişkiyi merkeze alıyor.

Yaşadığımız toplumsal patolojilerin, sosyal özgürlüğün gerçekleşmemesinin bir sonucu olup olmadığı sorusuna yanıt arayan Çörek’in çalışması, bilhassa hukuk felsefesi alanına önemli bir katkı sunuyor.

  • Künye: Dolunay Çörek – Axel Honneth’in Toplum Felsefesinde Tanınma ve Özgürlük, On İki Levha Yayınları, hukuk, 214 sayfa, 2021

Özge Demir – Laiklik İlkesi Bağlamında Türkiye’de Zorunlu Din Dersi ve Muafiyet Sistemi (2021)

Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlet, fakat paradoksal biçimde din dersleri zorunludur.

Avukat Özge Demir, laiklik ilkesine aykırı olarak verilen ve insan haklarını ihlal eden zorunlu din dersinin neden müfredattan kaldırılması gerektiğini tane tane açıklıyor.

Zorunlu din dersi, cumhuriyetin kuruluşundan beri laiklik ilkesi bağlamında en çok tartışılan konulardan biri oldu.

Söz konusu ders 1939 yılından 1980 yılına kadar kimi zaman zorunlu olarak kimi zaman seçmeli olarak müfredatta yer aldı, kimi zaman ise müfredattan kaldırıldı.

Nihayetinde, anayasada başka hiçbir dersin zorunlu olarak müfredatta yer alacağı belirtilmezken, din kültürü ve ahlak bilgisi 1982 Anayasası’nın 24. maddesi uyarınca ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu derslerden olacağı belirtiliyor.

Demir’in çalışması, tüm bu sürece odaklanırken, ilk bölümde laiklik ilkesi bağlamında zorunlu din dersine nasıl yaklaşılması gerektiğini, ikinci bölümde zorunlu din dersinin tarihsel sürecini, yasal dayanaklarını, içeriğini ve uygulanışını, üçüncü bölümde ise, çocuğun bu dersten muaf tutulması için ebeveynlerin yapması gerekenleri ve zorunlu din dersinden muafiyet hakkında mahkemelerin kararlarını içeriyor.

Çalışma sonuç olarak, laiklik ilkesine aykırı olarak verilen ve insan haklarını ihlal eden zorunlu din dersinin müfredattan kaldırılması gerektiğini savunuyor.

Zorunlu din dersinin müfredattan kaldırılmaması halinde ise, dinlerini açıklamaya mecbur bırakılmadan ebeveynlerin talepleri doğrultusunda çocuğun tamamen ve uygun bir şekilde dersten muaf tutulması gerekir.

Bununla birlikte, din dersinden muaf tutulan çocuğun, ayrımcılığa maruz kalmaması konusunda devletin gerekli önlemleri de doğal olarak alması gerekiyor.

  • Künye: Özge Demir – Laiklik İlkesi Bağlamında Türkiye’de Zorunlu Din Dersi ve Muafiyet Sistemi, On İki Levha Yayınları, hukuk, 146 sayfa, 2021

Kolektif – Toplumsal Cinsiyet ve Hukuk (2021)

Toplumsal cinsiyet ile hukuk arasındaki ilişki üzerine devasa bir külliyat.

İki cilt olarak hazırlanmış bu derleme, deniz hukukundan medeni hukuka, hukuk felsefesinden hukuk tarihine, toplumsal cinsiyet meselesinin hukukta kendine nasıl yer bulduğunu çok yönlü bir şekilde tartışılıyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Kamuda emzirme hakkı,
  • Toplumsal cinsiyet ve flört şiddeti,
  • Türk ceza hukuku ve zorla evlilik,
  • Türkiye’de erkekliğin inşasında askerlik hizmetinin rolü,
  • Çocukların cinsel sömürüsü,
  • İleri teknoloji kullanılarak gerçekleştirilen taşıyıcı annelik,
  • Toplumsal cinsiyet ve kadına yönelen şiddet,
  • Cinsiyet değişikliğine ilişkin güncel gelişmeler,
  • Kadının evlendikten sonra devlet karşısında değişen kimliği,
  • Pandemi döneminde merkezi idare ve yerel yönetimler açısından toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele,
  • Cezaevinde kadın olmak,
  • Pozitif ayrımcılık türü olarak kadın kotası,
  • Toplum sözleşmesi ve modern ataerki anlayışı,
  • Kadın bedeninin denetlenmesi bağlamında kürtaj tartışmalarının tarihi,
  • Kadına yönelik şiddet bağlamında kötü muamele suçu,
  • Uluslararası hukukta kadın ve kadının birey olarak uluslararası hukuk süjeliği,
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat sonrası kadının toplumsal konumu,
  • Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye dair Avrupa Konseyi sözleşmesi…

Künye: Kolektif – Toplumsal Cinsiyet ve Hukuk, derleyen: Zeynep Özlem Üskül Engin, Dolunay Çörek ve Göktürk Öcal, On İki Levha Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 2 Cilt, 801 sayfa, 2021

Olgan Akbulut – Barış İçinde Birlikte Yaşamanın Hukuk Zemini (2008)

Türkiye’nin bugününde yaşadığımız sorunların öne çıkanlarından biri de, farklılıklara tahammülün olmaması.

Hukukçu Olgan Akbulut bu kitabında, birlikte yaşamanın hukuki zeminini sorguluyor.

Yazar siyaset bilimi, sosyoloji, antropoloji, etnoloji, eğitim bilimi, psikoloji vb. disiplinlerin verilerinden de yararlanarak, şu anki güncel tartışmaları değerlendiriyor. Azınlıklar,

Etnik ve dilsel kimlikler,

Farklı kültürlerin korunması,

Ana dilde, ana dilinde eğitim,

Azınlık dillerinin mahkemelerde, kamu kurumlarında, radyo ve televizyon yayınlarında, trafik işaretlerinde kullanılması,

Bireysel haklar ve özerklik, kitapta irdelenen kimi konular.

  • Künye: Olgan Akbulut – Barış İçinde Birlikte Yaşamanın Hukuk Zemini, On İki Levha Yayınları, hukuk, 402 sayfa