Tom Rockmore – Hegel’den Önce Hegel’den Sonra (2019)

Yaşayan en önemli Hegel uzmanlarından biri olan Tom Rockmore, tek başına felsefi bir doruk noktası olan Hegel’in düşüncesi üzerine tarihsel bir girişle karşımızda.

Rockmore, hem Hegel’in Batı felsefe tarihi içinde nerede durduğunu ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor hem de Hegel’in mirasının yansımalarını ondan sonra gelen önemli isimler üzerinden izliyor.

Yazar ilk olarak Hegel’in zamanındaki felsefe tartışmalarının ana problemlerini ve kendi konumunu formüle ederek bunları nasıl çözdüğünü gösteriyor.

Ardından, tartışmayı ikinci bir aşamaya taşıyarak, Hegel’in tüm felsefe geleneğinin temel problemlerinin üstesinden nasıl geldiğini ortaya koyuyor.

Kitap, Hegel ile Kant’ın birbirinden apayrı felsefi tavırlarını kapsamlı bir bakışla karşılaştırmasıyla da önemli.

Felsefi altyapısı olmayan, fakat Hegel düşüncesine iyi bir giriş yapmak isteyen okurlara özellikle önerebileceğimiz kitap, her kitaplıkta bulunmayı hak ediyor.

  • Künye: Tom Rockmore – Hegel’den Önce Hegel’den Sonra: Hegel’in Düşüncesine Tarihsel Bir Giriş, çeviren: Kağan Kahveci, Say Yayınları, felsefe, 280 sayfa, 2019

Gareth Southwell – Marx Bu İşe Ne Derdi? (2020)

Bana göre et yemek yanlış. Herkesin de öyle düşünmesi gerekmez mi?

Oy kullanmak için zahmet etmeye değer mi?

Üç beş ağaç için hapse girsem mi?

İşim inançlarımla çatışıyor. Ne yapmalıyım?

Ülkemin savaşa girmesini desteklemeli miyim?

Bu kitabın yazarı Gareth Southwell, siyaset teorisinin önde gelen isimlerinin fikirlerinden yola çıkarak bu ve bunun gibi sorulara yanıt veriyor.

Dünya bugün, biraz da sosyal medya ve internetin getirdiği imkânlar sayesinde daha politik bir yer haline geldi.

İşte eşitlik, özgürlük, güç ve otorite, haklar ve adalet başlıklı beş bölümden oluşan bu kitap da, bugün yaşadığımız politik ikilemlere Marx, Platon, Mill, Aristoteles, Hegel ve daha pek çok düşünürün nasıl çözüm getirebileceğini tartışıyor.

İyinin, görevin ne olduğuyla ilgili etik tavır almak; ayrıca devletle ilişkisi içinde bireyin gücü ve özgürlüğü, neyin adil ve hakça olduğu, servetin ve mülkiyetin nasıl dağıtılacağı gibi konular üzerine düşünmek isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

  • Künye: Gareth Southwell – Marx Bu İşe Ne Derdi?, çeviren: Devrim Çetinkasap, İş Kültür Yayınları, siyaset, 192 sayfa, 2020

Robert Bernasconi – Irk Kavramını Kim İcat Etti? (2020)

Irk sorusu felsefe tarihinde kendine nasıl yer buldu?

Robert Bernasconi’nin yeni baskısıyla raflardaki yerini alan bu kitabı, uzun bir süre görmezden gelindi, bunun asıl sebebi ise,  Kant, Hegel, Herder gibi filozofların felsefelerindeki ırkçı fikirleri veya örneğin John Locke gibi bir düşünürün köle ticaretine müdahil olduğunu ve felsefesinde bunu hiçbir şekilde sorun olarak görmediğini gözler önüne seriyor.

Kitapta, Hegel’in ırkçı fikirlere sahip olması, kendisinin Afrika’yla ilgili görüşleri bağlamında ele alınıyor.

Bernasconi, Hegel’in Afrika’yı nasıl gördüğünü, kullandığı seyahatnamelerde anlatılan tecrübeleri nasıl Afrikalıların aleyhine çarpıtıp abartarak, onları dünya kültürünün tarihsel gelişimine hiçbir olumlu katkıda bulunmamış halklar konumunda bıraktığını anlatıyor.

Bernasconi, kitaba adını veren makalesinde ise, uzun yıllar ırkçılığı beslemiş, ırkın bilimsel bir gerçeklik olduğu savının ortaya çıkma sürecini irdeliyor ve bu süreci bizzat Kant’ın başlattığını savunuyor.

Felsefenin “Batı uygarlığı”nın temel çelişkilerini sergilediği bir alan olduğunu söyleyen Bernasconi’nin çalışması, tarihin önde gelen Batılı düşünürlerinde ırk fikrinin izlerini takip ederek ırkçılık ve köleciliği sömürgecilik pratikleriyle ilişkilendiren ve böylece felsefenin masumiyetini de sorgulayan çığır açıcı bir çalışma.

  • Künye: Robert Bernasconi – Irk Kavramını Kim İcat Etti?: Felsefi Düşüncede Irk ve Irkçılık, çeviren: Zeynep Direk, İsmail Esiner, Tendü Meriç ve Nazlı Ökten, Metis Yayınları, felsefe, 192 sayfa, 2020

Kolektif – Estetik Üzerine Yazılar (2019)

Hem çeviri hem de telif yazıları bir araya getiren bu güzel derleme, estetik konusunda Türkçe felsefe literatürüne katkı sunacak türden.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, Baumgarten’dan postmodern döneme uzanarak öznenin estetik kavrayışı üzerine çeşitli düşünürleri ve kavramlarını yorumluyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Hegel’de özne-nesne birliği arayışında sanatın rolü,
  • Hume’un estetiğinde beğeninin ölçütü,
  • Fichte ve Alman romantisizmi,
  • Nietzsche’nin perspektifinden ‘güzel’in ölçütü olarak “güç istemi”,
  • Sanatta postmodern obje kavrayışı,
  • Baumgarten’dan Kant’a estetikteki dönüşüm…

Çalışmanın bir diğer önemli özgünlüğü ise, çağımızdaki haliyle estetiği daha iyi kavramak için estetik alanına giren kavramların tarihsel bağlamını aydınlatması.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alexander Gottlieb Baumgarten, Gamze Keskin, Nurten Öztanrıkulu Özel, Friedrich Schiller, Nil Avcı, Berk Özcangiller, B. Utkan Atbakan ve Oktay Taftalı.

  • Künye: Kolektif – Estetik Üzerine Yazılar: Baumgarten’dan Postmodernizme, editör: Gamze Keskin, Alfa Yayınları, estetik, 276 sayfa, 2019

Hegel – Karalama Defterinden Aforizmalar (2010)

‘Karalama Defterinden Aforizmalar’da yer alan kısa metinler, felsefe tarihinin önde gelen isimlerinden Hegel’in dünyaya bakışındaki renkli, ironik ve iğneleyici söylemine ilişkin iyi örnekler sunuyor.

1803-1806 döneminde kaleme alınmış bu aforizmalar, Hegel’in düşüncelerinin gelişimine dair bazı ipuçlarını sunuyor.

Ayrıca bu kitapta, düşünürün ‘Kim Soyut Düşünür’ başlıklı bir yazısı da yer alıyor.

Bu yazısında, sıradan düşünme biçiminin tek yanlı, indirgeyici ve böylece soyut oluşuna dikkat çeken Hegel, spekülatif düşüncenin soyuttan somuta gidişini tartışıyor ve soyut düşünmeye düşman olan felsefenin, ‘somut’u aradığını savunuyor.

  • Künye: Georg Wilhelm Friedrich Hegel – Karalama Defterinden Aforizmalar, çeviren: Enver Orman, Belge Yayınları, felsefe, 119 sayfa

Ivan Soll – Hegel’in Felsefesine Eleştirel Bir Giriş (2019)

Ivan Soll’un bu kitabı elli yıl önce yayımlanmasına rağmen, bugün de Hegel’in felsefesini, içinde doğduğu dönemin düşünce geleneğini ihmal etmeden açıklayan en iyi eleştirel çalışmalardan biri olmaya devam ediyor.

Hegel, Alman felsefi geleneğinin panteonunda bir dev olmaya devam ediyor.

Fakat onu okumaya çalışanlar her seferinde, adı anlaşılmaza çıkmış yazım üslûbunun engeline takılır.

Bu kitabın önemli katkılarından biri de, Hegel’in düşüncelerini açık bir şekilde ortaya koymasıdır.

Soll burada, Hegel’in bilginin sınırlanmasına karşı argümanlarından filozofun öznellik ile nesnellik çözümlemesine kadar pek çok konuyu irdeliyor ve bunu yaparken de, felsefe ve sonsuz, anlama yetisi ile akıl, ikilem ve diyalektik, mantık tutkusu ve metafizik gibi felsefenin ağırlıklı olarak üzerinde düşündüğü kavramları tartışmaya açıyor.

Soll’un kısa ama çarpıcı kitabı,özellikle Hegel’in felsefi yazılarının çekirdeğini oluşturan dört kitabından üçü üzerine yoğunlaşıyor.

Bunlar da ‘Tinin Fenomenolojisi’, ‘Mantık Bilimi’ ve ‘Felsefi Bilimler Ansiklopedisi’.

  • Künye: Ivan Soll – Hegel’in Felsefesine Eleştirel Bir Giriş, çeviren: Tufan Karaağaç, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 160 sayfa, 2019

Walter Terence Stace – Hegel üzerine (2019)

Hegelci felsefe, Hegelci diyalektik ve Hegel’in metodolojisi hakkında, çok net ve sistemli bir giriş arayanlara bu kitabı muhakkak tavsiye ederiz.

Walter Terence Stace’in kapsamlı çalışması, Hegel’in bütün kitaplarını didik didik etmesinin neticesinde ortaya çıkmış.

Hegel’i yorumlamaktan çok onu açıklaması ve tanıtmasıyla aslında bu konuya giriş yapmak isteyenler için çok değerli olan çalışma, Hegel’in sistemini kapsamlı bir biçimde ortaya koyuyor, en önemlisi de, Hegel’in bu sistemde hangi akli çıkarımlara başvurduğunu gözler önüne seriyor.

  • Künye: Walter Terence Stace – Hegel Üzerine, çeviren: Murat Belge, Fol Kitap, felsefe, 192 sayfa, 2019

Mutluhan İzmir – Öznenin Diyalektiği (2019)

Mutluhan İzmir’in  Hegel, Sartre ve Lacan’ı diyaloga soktuğu ‘Öznenin Diyalektiği’, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

İzmir’in çalışmasında, özne kavramının felsefede ve psikanalizde nasıl gelişim gösterdiğini enine boyuna irdeleniyor.

Sahnedeki oyuncunun ego olduğunu belirten İzmir, oyun yazarının ve ışıkları yönetenin de “öteki” olduğunu söylüyor.

Fakat yazara göre, “ego” da “öteki” de öznenin yapısının içinde yer alır ve özne doğal olarak bu unsurları içeren diyalektik bir bütündür.

Yazar bu bağlamda Hegel, Sartre, Freud ve Lacan’ın düşüncelerinde özne kuramında kendilik konusunun nasıl ele alındığını irdeliyor.

Çalışma özellikle şu soruların yanıtlarını arayanlar için önemli değerlendirmeler barındırıyor.

  • Özne kuramında bilinçle bilinçdışı nasıl bir bütüne işaret eder?
  • Öznenin “Öteki”yle kurduğu diyalektik ilişki nedir?
  • “Öteki” özne yapısının içinde nasıl işler?
  • “Öteki” ve ego birbirini nasıl etkiler?
  • Farklı ego görünümlerinin birbirlerine entegre edilip edilmemesi neden sağlıklı bir kişiliğin olmazsa olmazıdır?

Künye: Mutluhan İzmir – Öznenin Diyalektiği: Hegel, Sartre ve Lacan, İmge Kitabevi, felsefe, 501 sayfa, 2019

Frederick C. Beiser – Hegel (2019)

Hegel felsefesine giriş yapmak için iyi bir kaynak arayanlara bu kitabı öneririz.

Frederick Beiser, Hegel’in çalışmalarını oldukça geniş bir çerçevede ve rahat anlaşılabilir bir üslupla ele alıyor.

Yazar, Hegel’in dönemine ve fikirlerine odaklanırken, aynı zamanda Hegel düşüncesinin Spinoza ve Kant başta olmak üzere kendisinden önceki veya kendi dönemindeki düşünürlerle nasıl bir ilişki içinde olduğunu da aydınlatıyor.

Hegel felsefesinde önemli yer tutan ve daha sonra Marx’ın geliştireceği diyalektik kavramına da ağırlıklı yer veren Beiser, bu bağlamda Hegel’in toplumsal ve siyasi düşüncelerini, buna ek olarak filozofun etkilerini ve mirasını da ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Hegel ile ilk defa karşılaşanlar kadar 19. yüzyıl felsefesi alanında çalışanların da çokça yararlanacağı bir çalışma.

Frederick Beiser, Alman idealizmi, Alman romanizmi ve genel olarak 19. yüzyıl felsefesi konusunda yaptığı çalışmalarla dünya çapında tanınan bir isim.

Beiser’in Hegel üzerine bu çalışmasının adeta her sayfasında, bu birikimini görüyoruz.

  • Künye: Frederick C. Beiser – Hegel, çeviren: Seçim Bayazit, Alfa Yayınları, felsefe, 416, 2019

Georg Lukács – Toplumsal Varlığın Ontolojisi (2018)

Georg Lukács’ın ölümünden sonra yayınlanma olanağı bulmuş ‘Toplumsal Varlığın Ontolojisi’, aradan geçen yıllara rağmen Marksist literatürün en verimli tartışmaları hakkında halen muhteşem bir kaynak.

Ateş Uslu’nun, esere ve etkilerine dair sağlam bir çerçeve sunduğu sunuş yazısıyla açılan bu kitabında Lukács,

  • Hegel’in doğru ve yanlış ontolojileri,
  • Marx’ın temel ontolojik düşünceleri,
  • Emek,
  • Neo-pozitivist ontoloji,
  • Mekanik materyalist ontoloji,
  • Yeni-Kantçı ontoloji,
  • Neo-pozitivizm ve varoluşçuluk,
  • İdeal ve ideoloji,
  • Yabancılaşma,
  • Emek dışında yeniden üretim dinamikleri,
  • Ve bunun gibi, pek çok önemli konu ve kavramı tartışıyor.

Künye: Georg Lukács – Toplumsal Varlığın Ontolojisi: Hegel, Marx, Emek, çeviri editörü: Doğan Barış Kılınç, Nota Bene Yayınları, felsefe, 416 sayfa, 2018